"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." Lütfen forum kurallarını okuyunuz. |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Hıdır'ım Aslan'ım burda yatıyor... / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,358
| Hıdır Aslan 1958'de Tunceli, Hozat'ta doğdu. Ortaokuldaki başarısı üzerine öğretmenlerinin de ısrarıyla ailesi Ankara'daki ağabeyinin yanına lise için gönderdi. Hıdır Aslan politikayla Kurtuluş ve Etlik Liseleri'nde okurken tanıştı. LİSE-DER'e gitmeye başladı. Bir olaya karıştığı gerekçesiyle tutuklanarak 7 ay cezaevinde kaldı. 1978 sonrası İzmir'e gitti. Şubat 1980'de yakalanınca, tutuklanarak Buca Cezaevi'ne gönderildi. 4 yıl süren cezaevi günlerinden sonra 25 Ekim 1984'de Burdur Kapalı Cezaevi avlusunda idam edildi. Yiğidim Aslanim Su Sılanın Ufak Tefek Yolları Ağrıdan Sızıdan Tutmaz Elleri Tepeden Tırnağa Şiir Dilleri Yiğidim Aslanım Burda Yatıyor Bugün Efkarlıyım Açmasın Güller Yiğidimden Kara Haber Verdiler Demirden Döşeği Tastan Sedirler Yiğidim Aslanım Burda Yatıyor Ne Bir Haram Yedi Ne Cana Kıydı Ekmek Kadar Temiz Su Gibi Aydın Hiç Kimse Duymadan Hükümler Giydin Yiğidim Aslanım Burda Yatıyor Mezar Arasında Harman Olur Mu On Üç Yıl Mahpusta Derman Kalır Mı Azrail Aç Susuz Canım Alır Mı Yiğidim Aslanım Burda Yatıyor Bedri Rahmi Eyüboglu - Zülfü Livaneli http://www.birgun.net/bolum-64-haber...tml#haber_basi __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! |
|
| #2 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,358
| "Canım Abim, Uzun uzun yazacak değilim. Bu ana hep hazırdım. Son yolculuğum yaşamım kadar güzel olmalı. Üzülmek mi? Bunu hiç istemiyorum canlarım. Büyük sözler etmeyi gereksiz buluyorum. Hersey yaşamımız kadar açık ve sade olmalı. Yaşamak bir tür-küyse bunu, bu türküyü en güzel biçimiyle söylemeye çalıştım. Zafer şarkısının söylendiği günler de gelecek. Yüreğimin tüm sevgisiyle, tüm onurlu güçlerimle seni, sizi, hepinizi kucaklar, doyasıya öperim. Güçlü olun. Başı dik olun. 0 güzel günlerde tekrar yanınızda olacağım. Amcanız, kardeşiniz, dostunuz." Hıdır Aslan "Yıldıramaz bizi hücreleriniz Vız gelir celladınız sehpalarınız Bak nasıl coşkulu gidenlerimiz Eksilmeyiz tükenmeyiz darağacında. İlyas kardeşimiz canımız bizim Hıdır kardeşimiz canımız bizim Yaşam dolu sevgi dolu Coşku dolu canımız bizim Simdi senin ilk bölümünü dinlediğin bu türkü, türkülü marşlı hemen her söyleşimizde bitiş türkümüz oldu, beğenildi. Belki de bizim duygularımızı, birlikteliğimizi öz olarak vurguladığı için etkiliyordu dinleyenleri. Adını 'gidenlerimiz' koydu. Bu şiarı kendine rehber edinen bütün devrimcilerin önünde saygıyla eğiliyorum.Onları dar ağacına gönderenler bir gün gelecek hakettekleri cezayı halkın mahkemelerinde karşılığını bulacaktır. __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! Bolşevik Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 28-10-07 02:55 .Sebep: birleştirildi |
|
| #3 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,358
| (...) alnını dağ ateşiyle ısıtan yüzünü kanla yıkayan dostum senin uyurken dudağında gülümseyen bordo gül benim kalbimi harmanlayan isyan olsun şimdi dingin gövdende uğultuyla büyüyen sessizlik bir gün benim elimde patlamaya sabırsız mavzer olsun başını omzuma yasla gövdemde taşıyayım seni gövdem gövdene can olsun (...) A.Z.ÖZGER Hıdır ASLAN ![]() 1958 - 25 Ekim 1984 __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! Bolşevik Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 28-10-07 02:54 .Sebep: birleştirildi |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 705
| günümüz devrimci mücadelenin kazandığı ivmenin kaynağı, dağ yürekli aslan hıdırlar olduğu unutulmamalıdır. seyid rızanın yoldaşı ruhun şad olsun. ellerine sağlık sevgili serda. Bolşevik Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 28-10-07 02:54 .Sebep: alıntı |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 3,202
| Onlar emperyalizme dur diyebilmek için öldüler. Bağımsız bir Türkiyeyi hayata geçiremediğimiz sürece onlara olan saygımız her zaman eksik kalacak. Halkı adına,bağımsızlık uğruna ölen binlerce devrimciyi saygı ile anıyorum. |
|
| #6 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,358
| Türkiye'nin son idam öyküsü Ali Akgün (soldan ikinci) Konya Cezaevi'ndeki görüş gününde annesi Fadime, kız kardeşi Muazzez ve erkek kardeşi Şinasi Akgün'le...Hıdır Aslan, Ali Akgün ve İlyas Has idamı bekliyordu. Sıra bozuldu, Has ve Aslan asıldıktan sonra infazlar durdu. Şimdi üniversiteye giden Akgün, 'Hiç kimseye kırgın değilim. Ben 7 Ekim 1984'te öldüm' diyor 25/05/2003 (2352 kişi okudu) DEMET BİLGE (Arşivi) İSTANBUL - Ali Akgün 1980 darbesinden sonra askeri mahkemelerin idam cezası verdiği 517 sanıktan biriydi. 1984 yılının ekim ayına kadar 48 idam cezası infaz edilmişti. Ali Akgün 1984'te TBMM'de bekleyen idam hükümlüleri listesinin ikinci sırasındaydı. Ondan önce dava arkadaşı Hıdır Aslan ondan sonra ise koğuş arkadaşı İlyas Has vardı. İlk o ve Hıdır Aslan asılacaktı. İkisi de hazırdı. Ancak yaşamın Akgün için farklı planı vardı. İlk eylemi lisede Aslen Rizeli'ydi Ali Akgün. Lise çağına geldiğinde Kayseri Yapı-Sanat Enstitüsü'ne gönderildi. 1968'de yaptıkları boykot Türkiye'deki ilk lise boykotlarından biriydi. Liseyi bitirdikten sonra İzmir'e gitti. Üniversiteye başlamadan 'kavgaya' atılmıştı. 1980' nin şubat ayında İzmir'de büyük olaylar çıktı. Askeri tanklar Tariş, Gültepe ve Çimentepe'ye giriyor, direnişi kırmaya çalışıyordu. Ali Akgün ve Hıdır Aslan'ın da içinde bulunduğu bir grup genç, direnişi sürdürmek için 'tank çukurları' kazıyordu. Ancak tanklar semtlere girmiş ve direniş yarılmıştı. Olaylarda üç de polis ölmüştü. Aslan ve Akgün'le birlikte dört kişi tutuklandı ve Şirinyer Askeri Cezaevi'ne konuldu. Gençler hakkında İzmir Askeri Mahkemesi'nde 'Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye çalışmak' suçundan idam istemiyle dava açıldı. İşkence günleri Cezaevi günleri ve işkence başlamıştı. O günleri, "İlk kez siyasi mahkûm görüyorlardı. Korkunç işkenceler yaptılar. 1971' den sonra 'ihtilattan men' (mektup, konuşma, görüşme yasağı) kararı alınan tek gruptuk. Yatağa zincirlediler, ellerimiz kelepçeliydi. Böyle 1.5 ay yaşadık" diye anlatıyor Ali Akgün. Zorlu cezaevi ve uzun savunmalarla geçen dava günleri bittiğinde, Hıdır Aslan ve Ali Akgün idama mahkûm edilirken, davanın diğer sanıkları müebbet hapis cezası aldı. İdam kararlarını Yargıtay onadı ve dosyaları TBMM'deki infaz sırasına konuldu. İlk sırada Hıdır Aslan, ardından Ali Akgün geliyordu. Karar kesinleşince tüm idamlıkları İzmir Buca Cezaevi'ne gönderdiler. 16 kişiydiler. İlyas Has da aynı yerdeydi. Onun Meclis'teki infaz sırası üçtü. Akşam türkü söyleyip, şiir okuyorlardı. İlyas'in sesi çok güzeldi. Her seferinde 'Kozanoğlu' türküsünü söylüyordu. Kimi zaman siyasi tartışmalar, kimi gün de idam sırası üzerine espriler bile yapılıyordu. İlyas'la sıkı dost olmuşlardı. Hatta yaptıkları bir eylem sonucu açık görüş hakkı bile kazanmışlardı. Oysa idam, adım adım yaklaşıyordu. 1984 başında Mamak'ta başlayan açlık grevi Türkiye'ye yayılmaya başladı. İstanbul'daki cezaevlerinin ardından Buca Cezaevi'ndekiler başladı eyleme. Eylemin 20'nci gününde hücreler basıldı. Aralarında Hıdır Aslan'ın da olduğu altı kişi Burdur Cezaevi'ne götürüldü. Hiçbiri vedalaşmaya fırsat bulamadı. Bir ara yükselen 'Biz gidiyoruz' sesleri, postal seslerine karışarak yok oldu. Ali Akgün dava arkadaşı Hıdır'ı bir daha hiç göremeyecekti. Bir annenin mücadelesi 'İçeride' bunlar yaşanırken, dışarıda bir anne ölümü bekleyen oğlunu kurtaracak bir yol arıyordu. Oğlunun avukat olan arkadaşına gitti bir gün. "İdamı önleyemez miyiz?" diye sordu. Hukuken, kesinleşmiş bir kararın önlenemeyeceğini anlattı avukat. Ancak geciktirilebilirdi. Hemen bir dilekçe yazdı Fadime Akgün. Oğlunun, 'küçükken de çok yaramaz' olduğunu anlattı ve ruhsal sağlığının yerinde olmadığını yazdı dilekçesine. Bu oğlunu 'ipten kurtaracak' son çareydi. Gizlilik içinde yaptı her şeyi. Kocasına bile söylemedi. Hele oğlu duysa onu asla affetmezdi. Ama o oğlunu kurtarmaya kararlıydı. Yazılan dilekçe işleme konuldu. Ankara'daki Dev-Yol davasının da sanıklarından biri olan Ali Akgün o günlerde Mamak'ta kalıyordu. Yargıtay, Meclis'ten istediği dosyayı İzmir'e gönderdi. İzmir Sıkıyönetim Mahkemesi de Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'nden sanığın ifadesinin alınmasını istedi. Akgün, hâkim karşısına çıktı. İlk duyduğunda ne olduğunu anlayamadı Ali Akgün. Hâkime, 'Korktuğu için böyle bir dilekçe yazmış annem, ben iyiyim' dediyse de muayene için askeri hastaneye gönderilmesini engelleyemedi. Bir hafta sonunda hazırlanan raporda Ali Akgün'ün sağlığının yerinde olduğu yazılıydı. Dosya yeniden Meclis'e gitti. Ancak bu kez idam sırası değişmişti. İdam listesinde daha önce ikinci sırada olan Ali Akgün'ün dosyası son sıraya konulmuştu. Hıdır Aslan yine birinci, üçüncü sıradaki İlyas Has ise bu kez ikinci sıraya gelmişti. www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=76202 __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! |
|
| #7 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,358
| Hüznün Kolları Hüznün kollarına düştüğünü görmedik, Öfkeyse hiç terketmedi seni, Ne zaman nereye yağacağını bilirdin, Ve sen bizimleyken, Tebessüm eksilmedi gözlerinden. Hıdır Aslan __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! |
|
| #8 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,358
| Ne güzel Ne güzel ak giydirmek günlere Alnını güneşe öptürmek ne güzel Yıllar sonra memleketime gittim de Van Gölü’nü yaşlanmış buldum biraz Boştu tekneleri balıkçıların Martıları boş yere dalıyordu Kırçıl dalgalara Balıkçılara seslendim: Çocukluk arkadaşlarım benim zaman sizin için de atar karalarını zamana ak giydirmek ne güzel Hasan Bildirici Bu abluka dağılacak Duru düşledim gökyüzü Kara kara bulutlar nakışlıyorsa Umutların kuşatılmasın Acılarımın gözbebeği Bak! Bahar nasıl da hoyrat Dağlar nasıl da açmış kollarını Görkemli bir ana kucağı gibi Kasırgalı vuruşlara Haziran nasıl da Yükseliyor gökyüzüne Davran hele Acılarımın gözbebeği Senin sesin yenilgi tanımaz Bu abluka dağılacak. Hıdır Aslan __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! |
|
| #9 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,358
| Bir Çığlık Bir çığlık koptu Şarapnelle parçalanan Bebemin taa Yüreğinden bir haykırış Bir gül daha ektim toprağa Bağrından filistinin İşledim silahımın Kabzasına bir gül daha İlk değil bu acılarla Yüzüme işlenen nakış Kanla çizilmesi kaderimizin İlk değil Etten kemikten barikatlar ilk değil canım İlk değil Biz halkız Biz yeşerip yitenleri Yitip yeşerenleriyle Bir halkız Hıdır Aslan __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! |
|
| #10 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 25
| Güzellik derdik adına,direnç derdik biz esaret bize yakışmazdı ey gökyüzü kadar özgür deniz kadar asi yağmur kadar cömert yoldaşım hiç özülme esir yaşadın belki... ama özgür biri olarak öldün.. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Devrimci Şair Hüseyin Haydar | Fedailer | Ustalardan Seçkiler | 5 | 20-04-07 22:39 |