"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

İnsanın imtihan edilmesi

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski02-11-07, 09:45  #1
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,048
İnsanın imtihan edilmesi



İmtihan aslında sanıldığı gibi Allahın insanları onların da onayını almadığı halde soru ve tekliflere maruz bırakması değildir. Tersine, varoluşla beraber insanın iyi ve kötü yönlerle çift kutuplu olarak meydana getirilmesiyle, insanin özünde olan bu ikililiği çalıştırma ve geliştirme ve iyiye doğru yönlendirme gerçeğidir. Ve bu çatışmanın gerçekleşmesi için de, insanın serbest olması gerek. Yoksa eğer insan, bir otomatik makine olsaydı, kafasında özellikle soyut değerleri anlayacak derecede diyalektik çatışma ve bu sayede gelişme olmazdı. Varlığı yine tekdüze bir seviyede kalırdı. Yani imtihan edilme insandaki bu kutupların çalışmasının bir sonucudur Allahın insandan beklemesinden değildir.

Eğer imtihan veya tecrübeden geçme özelliğinin neden (diğer varlıkların aksine) insana verilmiş olduğu merak edilecekse buna da şunu söyleyebiliriz. İnsan mutlak öz(Tanrı)den gelen varlık dünyasının en olgun türüdür. Onun için dini terminolojide Allahın halifesi olarak tanıtılmıştır. Halife olan varlık, vasfını ötede bir tanrıdan almamaktadır. Bu idrak, O'nun özünden gelmektedir. Dini anlayışta Allahın ruhundan üfleme olarak açıklanan işte budur. Çünkü artık zaten kendisinde tanrısal yansımalar oluşmuştur. Tasavvufta bu öğreti yaygındır. Öze indikçe Tanrı görülür ve hissedilir. Bunun da yolu ibadetten geçmektedir. İbadetin düzgünlüğü bu tecrübeden geçme olayının başarılı olduğunu gösterir. O halde imtihan yukarıdan aşağıya doğru bir tekliften çok insanın özünü bulma yolculuğunda kendisinde var olan iyi ve kötü yetiler arasında tecrübeden geçirilmesidir.

özedönüş Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 02-11-07 10:05 .
özedönüş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski02-11-07, 12:53  #2
esitlik
Felsefe&Konu Dışı
 
esitlik'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,567

imtihan konusunda sizin koyu harflerle yazdığınız cümlenize katılıyorum sn özedönüş. İmtihan demek, çoğu kez tanrı'nın bizi bakalım onun istediği şekilde davranıyor muyuz diye durmadan gözlemlemesi olarak anlaşılıyor. İnsanda büyük bir akıl gücü olduğundan bu gücü sayesinde sosyal bilimlerde (etikte, ahlakta ve felsefede) tanrı istemese bile hayatı boyunca düşünecek ve bunun sonucunda kendini geliştirecektir zaten. "imtihan" kelimesi, insanların aklı sayesinde sosyal meseleleri düşünebilmesi, adım adım ilerlemesi ve sonunda doğru ahlaka ulaşabilmesidir bana göre. yani "imtihan" diye bir olgu hiç ortaya atılmamış olsaydı bile insanlar kendilerini düşünsel olarak geliştirdiklerinden dolayı iyiye doğru bir süreç içerisinde olacaklardı, haliyle bu durum da imtihan olarak algılanabilir.
__________________
"Eğer demokrasi adına Cumhuriyet'in temellerine kazmayı vuranlar demokrat ise... Ben demokrat değilim!'' AHMET TANER KIŞLALI
esitlik is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski04-11-07, 16:53  #3
meyci
İnançlar & Dinler
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 685

Sayın Özedönüş,
Yazdıklarınızı okuyunca insan pembe bir gözlük takmış gibi hissediyor, ne güzel. Fakat dinlerdeki cehennem kavramını düşünmeye başlayınca, bahsettiğiniz cici Tanrının, insanı sonsuza kadar mangalda közleyecek olması psikopatça bir davranış gibi geliyor. Sizin bu bahsettiklerinizin İslamiyetle alakası olmadığını düşünüyorum. Çünkü "tecrübeden geçme olayında" başarılı olamayanların kebap olacağından bahsetmemişsiniz.
meyci is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski04-11-07, 17:12  #4
PESİMİST
 
PESİMİST'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Ülke / Şehir: bedenim
Mesajlar: 526

Alıntı:
İbadetin düzgünlüğü bu tecrübeden geçme olayının başarılı olduğunu gösterir. O halde imtihan yukarıdan aşağıya doğru bir tekliften çok insanın özünü bulma yolculuğunda kendisinde var olan iyi ve kötü yetiler arasında tecrübeden geçirilmesidir.
Neden özümüzü bulalım ki islama göre zaten tanrıdan gelmiyor muyuz, özümüz o değil mi? yada özümüzü mü kaybettik ki onu tekrar bulalım..
__________________
Hayat kızgın boğa, ben kırmızı pelerin...

sagopa!
PESİMİST is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski05-11-07, 10:50  #5
anibal
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225

Eskiden neymiş..

Adam ne güzel, koşuyor, zıplıyor, oynuyor... Ama o da ne? Birden "durüyor.."..

Bakıyoruz, bakıyoruz, bu admaın koşup oynamaz hale gelmesi nasıl da olurda olur? Adam aynı adam..

Adam bazen tekrar uyanıyor.. Demek uyuyormuş.. Ama bazen uyanamıyor.. Demek ölmüş..

Şimdi buna bir izahat lazım.. Ölü / uyuyan / diri adamlarda vücut, yani madde tarafı aynı olduğu halde, neden sadece diri olan öyle hareket ediyor, zıplıyor, yiyip içiyor vs?

Bu durum ruh denen olgunun kökenlerini oluşturur.. Ve binlerce yıl, hatta bugün bile insnaın bir posa olan vücur ve onu idare eden bir "insan" olarak ikiye ayrık düşünülmesini sağlar..

Ama biyoloji, modern tıp bize göstermiştir ki, vaziyet hiç te öyle değilidr.. Biyolojik insan, yani insanı oluşturan madde, insandan asla ayrılamaz..

Yani, insan davranışlarını belirleyen, insanın bilfiil kendi fizyolojisidir..

Yani, sizin iyi mi kötü mü olacağınıza, siz karar veremezsiniz.. Sizin hormonlarınız, kimyanız, beyniniz vs. bunu belirler.. Motamot, birebir..

En güzel örnek, şarap içenin başına gelendir.. Elbette denebilir ki, "O halde şarap içmeyeceksin.."..

Ama mesele bu kadar basit değildir.. Sarhoşluk sizi muhakeme yeteneğinden çok uzağa götürür.. Ama buna sebep olan sadece ve sadece alkol veya başka bir şey değildir.. Bir sürü şey vardır, velakin, en önemlisi bu soruna doğuştan sahip olmanızdır..

DAT1, DRD4 ve DBH TaqI genleri, beyninizin frontal korteks denen bölgesinde bir takım sorunlara sebep olur.. Görünürde her şey normal, aklı başında birisidir bu insanlar.. Ama çok önemli bir mevzuları vardır: DEHB.. Yani, Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu..

Bu sendromun önemli bir noktası, dürtüselliktir.. En basit anlatımıyla, kişinin canı bir şey çekerse, onu yapmasını engelleyecek bir mekanizma beyninde mevcut değildir..

Ve bu insanları sıradan insanlardan ayırmak imkana haiz değildir.. Taa ki, günümüze gelene kadar..

Ve hatta aramızda yaşayan her 100 kişiden 10-12 tanesi bu soruna sahiptir.. Hatta siz bile, ben bile böyle olabilirim..

Şimdi, bir insanı, mesela uçamadığı için yargılamak, suda boğulduğu için kınamak mümkün müdür?

O halde bu insanların imtihan vs. diyerek, doğruyu/yanlışı ayırmalarını istemek mümkün müdür?

Kısaca, imtihan denen şey sadece bir uydurmadan ibaret olabilir..

İnsan, biyolojik yapının bir sonucudur.. Fizyolojiniz size hizmet için vs. mevcut değildir.. Siz o fizyolojinin sebebi değil, sonucusunuz.. Ve davranışlarınızı yönlendiren güya "siz" değil, kimyanız, fiziğinizdir..

Sizin elinizde olmayan mevzulardan dolayı, sizin sorguya çekileceğinizi düşünmeniz, abesle iştigaldir..
anibal is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski05-11-07, 14:00  #6
anibal
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225

Sn. mnzv, eğer bu bir imtihansa, doğru cevap ateizm olacaktır..

Akla ziyan bir sürü safsata ile zar zor ayakta duran, insana eziyeti emreden bir dine inanmakla bu imtihan geçilemez..

Allah varsa, ancak bu semavi dinleri reddederek doğruyu bulmuş oluruz..

Bak mesela, karınızı dövün diyen bir dine tabi olmak sence ne kadar insani?

Eğer allah varsa, ben eminim ki bu saçmalıklara inanan ve hatta bu iğrenç emirleri kendinin yolladığını sananları "Defolu üretim.." olarak cehenneme geri dönüşüme yollayacaktır..

meyci Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 05-11-07 19:39 .Sebep: kural dışı hitap
anibal is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-11-07, 11:16  #7
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,048

Alıntı:
Sayın meyci şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sayın Özedönüş,
Yazdıklarınızı okuyunca insan pembe bir gözlük takmış gibi hissediyor, ne güzel. Fakat dinlerdeki cehennem kavramını düşünmeye başlayınca, bahsettiğiniz cici Tanrının, insanı sonsuza kadar mangalda közleyecek olması psikopatça bir davranış gibi geliyor. Sizin bu bahsettiklerinizin İslamiyetle alakası olmadığını düşünüyorum. Çünkü "tecrübeden geçme olayında" başarılı olamayanların kebap olacağından bahsetmemişsiniz.
Cehennemi dünyadaki asayişi bozanların cezaevlerine girmesi gerekliliği ile açıklamak mümkündür.Kuranı kerimde suçlular için cehennemden bahsedilmektedir.Herkes iyiliğe teşvik edilmektedir,iyiliğin,sevginin tüm yolları açıklanmaktadır ve buna rağmen suçlu olanların girecekleri yeri de tarif etmiştir.Cehennemde yedi dereceden bahsedilmesine karşı cennette fazla derecelerden bahsedilmesi asıl olanın cennet olduğunun ve iyilik yollarının çok daha fazla olduğunun kanıtları sayılabilir.İnsaoğlunda sevgi gibi yaklaştırıcı bir etkenin yanında azabın da varolduğunun söylenmesi avam tabakası açsından bakıldığında gereken bir durumdur.

Cehennemin ebedi oluşunun baki gibi mutlak sonsuzluk olup olmadığı islam bilginleri tarafından tartışılmaktadır.Bu görüşleri cehennem ve cennet bölümünde detaylıca vermiştim.

Cehennemde yanmanın bu dünya standartlarında bir yanma olup olmadığı da şüphelidir.Cennet boyutu gibi cehennem boyutunu da bu bağlamda düşünmemek gerekir.Diğer taraftan, bizleri bekleyen gerçek aslında bizim elimizle olmaktadır.

Çağın insanı ,artık kutsal metinleri tüm yönleriyle okumalıdır.Dinin metafizik boyutunun olduğu düşüncesi gereğince açıklamakta zorlanaılacak olay ve olguların olabileceğini kabul etmelidir.Yok eğer yapılacak bir tartışama da her türlü görüşü gerçeğe ulaşma yolunda bir adım olarak görmeyecekse tartışmanın hiçbir anlamı yoktur.İslamın Tanrısı ne cicidir ne de psikopattır.

Buradaki tespitlerimin ''islamı cici gösterme derdi'' sonucu olmadığını bir daha belirteyim.
özedönüş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-11-07, 11:31  #8
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,048

Alıntı:
Sayın PESİMİST şöyle demiş:

Mesajı Göster
Neden özümüzü bulalım ki islama göre zaten tanrıdan gelmiyor muyuz, özümüz o değil mi? yada özümüzü mü kaybettik ki onu tekrar bulalım..
Anladığımız kadarıyla Allah dışındaki herşey Allahtan sudur ettikten sonra özlerinide kaybettiler.Aslında Allah-insan ilişkisi efendi-köle ilişkisi değildir.İbadet denilince de İslam’da dahil hepsi birbirine karıştırılarak, namaz, oruç, abdest, camiye, kiliseye veya havraya gitmek, günah çıkartmak, yağmur duasına çıkmak vs. akla geliyor.

Neden din denilince akla hak, hukuk, adalet, işgaller, zulümler, tecavüzler, yoksulluk, yolsuzluk, sokak çocukları, özürlüler, açlar, susuzlar, giderek artan boşanmalar, dağılan aileler, işsizler, zam, zulüm, işkence, plansız şehirleşme, trafik, gecekondu, sanat, edebiyat, şiir, felsefe, muzik, sinema, tarih, tabiat, uygarlık vs.vs… gelmiyor..Halbuki Allah ile insanın aktüel ve dinamik ilişkisinde ortaya çıkardığı, meydana getirdiği, yaptığı, yarattığı, icat ettiği, ürettiği her tür iş ve oluşibadet kapsamına giriyor


Öte yandan abd kelimesi Kuran’ın nazil olduğu dünyada yaygın olarak kullanılıyordu. Özellikle bir takım putlara, krallara ve imparatorlara yönelik olarak kul köle olmak” deniliyordu.Babil, Sasani, Mısır, Roma, Bizans gibi eski dünyanın Tanrı-Devlet kralları ahaliye “kullarım, kölelerim” diye seslenirlerdi. Kendilerine de Tanrı’nın oğlu, temsilcisi veya doğrudan Tanrı derlerdi. Kuran’daki abd ve ibadet kavramı birinci aşamada işte bu anlayışa isyan olarak doğdu. Kur’an bunu alıp kullandı ve fakat kavramın içeriğini değiştirdi ve bunun sadece evrenin oluşturucusuna bağlanmasını istedi.


İkinci aşamada taşındığı yeni Kur’an ikliminde abd kavramı “yâr ile yolculuk”a dönüşmüştür. Bunun anlamı ise insanın batıl bağımlılıklardan azat olması, ilâhî anlam ve mananın derinliklerinde durmaksızın yol almasını ifade eder. Allah ile canı gönülden dost olması, O’nun sınırsız, şekilsiz, enlemsiz, boylamsız ve sonsuz varlığında kendini açması, iş ve oluş üretmesi, ortaya çıkarması, meydana getirmesi, inkişaf ettirmesi manasına gelir.

Allah görünen bir nesne olmadığı ve herhangi bir insanda, peygamberde, kurumda, otoritede tecessüm etmediği için, yer ve mekan da biçilemeyeceği için, son tahlilde Allah’a ibadet, görünür nesnelerden tam bir bağımsızlaşmayla “insanın” bütün görkemi ile ortaya çıkışıdır.

Artık bu ortaya çıkışta abd-mabud ilişkisi efendi-köle ilişkisini değil; yâr-yarân, âşık-mâşuk, seven-sevilen ilişkisini ifade eder. İbadet sevdiğin için uğraş ve çabaya, dua sevdiğinle iyi günde kötü günde istek, çağrı ve dertleşmeye, namaz sevdiğinle buluşmaya dönüşür
özedönüş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-11-07, 11:47  #9
anibal
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225

>>> Cehennemde yanmanın bu dünya standartlarında bir yanma olup olmadığı da şüphelidir.

Bak mesela buradan tut. Şimdi diyorki, bana inanmazsanız, karınızı dövmezseniz, evlatlık filan alırsanız, hatta onun karısına göz dikmezseniz, sizi cehennemde yakarım. Her neyse, nihayet nereye geliyor: Bir yanmaya, bir de hurilerle fingirdeşmeye..

Ama bakıyoruz, sizin dediğiniz şey var ortada. Kısaca, eğer cehennemde yanmak, yanmak değilse, o zaman nedir?

İki temel yorum olabilir. Birisi, bir şekilde yanmak kadar acı verici bir zulümdür, ama yanam dediğimiz oksitlenme hadisesi değildir de, başka bir şeydir.

İkincisi, yanmak filan yoktur, balondur bu laflar. Allah sadist mi, psikopat mı böyle zulm edecek..

Ama ikinci önerme hiç bir şekilde kabul edilemez. Çünkü cehennem bir ceza yeridir. İmansızlığın veya imana mukabil hayırsızlığın cezası için mekandır. Eğer, siz cehennem ve zulm yok diyorsanız, bu imtihan dediğiniz mekanizma güme gider, hiç bir anlamı kalmaz..

Ve bu da gösterir ki, allah psikopat bir canidir. İnsanları sonsuz zulme tabi tutmak için gün sayan bir tanrıdır.

özedönüş Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 08-11-07 15:02 .
anibal is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-11-07, 12:04  #10
ReMaT
Genel Moderatör
 
ReMaT'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,840

Alıntı:
Sayın anibal şöyle demiş:

Mesajı Göster
Ve bu insanları sıradan insanlardan ayırmak imkana haiz değildir.. Taa ki, günümüze gelene kadar..

Ve hatta aramızda yaşayan her 100 kişiden 10-12 tanesi bu soruna sahiptir.. Hatta siz bile, ben bile böyle olabilirim..

Şimdi, bir insanı, mesela uçamadığı için yargılamak, suda boğulduğu için kınamak mümkün müdür?

O halde bu insanların imtihan vs. diyerek, doğruyu/yanlışı ayırmalarını istemek mümkün müdür?

Kısaca, imtihan denen şey sadece bir uydurmadan ibaret olabilir..

İnsan, biyolojik yapının bir sonucudur.. Fizyolojiniz size hizmet için vs. mevcut değildir.. Siz o fizyolojinin sebebi değil, sonucusunuz.. Ve davranışlarınızı yönlendiren güya "siz" değil, kimyanız, fiziğinizdir..

Sizin elinizde olmayan mevzulardan dolayı, sizin sorguya çekileceğinizi düşünmeniz, abesle iştigaldir..
O zaman bu mesajdan öğrendiklerimizle,bir soru sorabiliriz sanırım.

Bir adam,iş bu ya,adam öldürmek istiyor canı,cani ruhlu bir arkadaşımız biraz,gel zaman git zaman birini öldürüyor,hakim karşısında sizin bu mesajınızı alıntılayı veriyor,sizce bu yargılamalar da mantıksız mıdır?

Acaba?

saygılar
__________________
"Yeneceğiz bu karanlıkları,bu tutsaklıkları yeneceğiz!Çevremizdeki bu kanlı zincirleri söküp atacağız,diz çökmeyeceğiz!Yenilmeyeceğiz"
Uğur Mumcu..
ReMaT is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Hayatın anlamı senin düşüncendedir Türesin Bilgi ve Ahlak felsefesi 16 12-07-07 05:51
Ahlak üzerine hancı Bilgi ve Ahlak felsefesi 50 21-07-06 20:37
Dilekçe (Toprak satışını tekrar sağlayan yasanın veto edilmesi) cemuzan Türkiye Siyaseti 2 18-01-06 18:10
AŞK,SANAT ve FELSEFE Objektivis Arşiv 0 07-01-06 15:37


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 10:31.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz