"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Bilim > İnsan Bilimleri

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Bilimadamlarının tedirginliği

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji...


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski08-11-07, 16:02  #1
sedat sencan
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 186
Bilimadamlarının tedirginliği



Her çeşit bağnazlık karşısında bilim adamlarının başına gelenleri,örneğin Bruno’nun yakıldığını,Galilie’nin hapsedildiğini hepimiz biliyoruz.Şüphesiz tarihin her döneminde ve her yerde böyle olaylar olmuştur.Hatta olagelmektedir.Küçük bir örnek vermek istiyorum.
İngiliz yurttaşı Richard Norwood,17.yüzyılda yaşamış olan bir matematikçiydi.Daha o günlerde bir derecelik meridyen yayı için uzunluğunu 110,72 kilometre olarak açıklamıştı.Vardığı sonuç 550 metrelik bir farkla doğruydu. 1637 yılında denizcilik konusundaki eseri olan ‘The Seaman’s Practice’ kitabını yayınladı. Bu kitap 17 baskı yaptı.Ölümünden sonra 25 yıl geçtikten sonra bile kitap satışı devam ediyordu.Ama esas tutkusu matematikti.Hem bu konuda çalışmalarını ilerletmek,hem de kendi düşüncesine uygun yaşam sürmek üzere ailesini yanına alarak Bermuda’ya gitti. Orada yaşadığı 38 yıl kendisi için hiç te mutlu olmadı.Aile fertlerinin çeşitli sıkıntıları yanısıra son yıllarında dinsel bağnazlık ile karşı karşıya kaldı. 1650 yıllarında Bermuda’da cadı mahkemeleri başladı. Richard Norwood,trigonometri çalışmaları için aldığı notlarda kullandığı birtakım sembollerden dolayı tedirginlik duyuyordu.Bu sembollerin şeytanla iletişim kurduğunun işareti olarak algılanmasından korkmuştu.Bütün bu nedenlerden ötürü son yıllarını kuşku içinde geçirdi.
Ben bilimadamı değilim.Ama kaynağı ne olursa olsun her türlü baskıdan oluşan tedirginliği hem hissettim,hem de şahit oldum.Ülkemizde korkudan kitap yakanları gördüm.O da bir şey mi?Öyle dönemler oldu ki,toplumsal konularda yazı yazanlar ‘sosyal’ kelimesini bile kullanmaktan korkuyorlardı,sosyalizmi çağrıştırır diye.
O nadenle Richard Norwood’un trigonometrik sembollerinden duyduğu tedirginliği birazcık anlayabiliyorum.
sedat sencan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-11-07, 21:09  #2
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,415

Bilim adamlarının diri diri yakılmasının üzerinden çok zaman geçti. Şimdilerde Bruna ve Galile örnekleri pek yaşanmamakta. Ama bilim yapmanın tamanlamıyla özgür olduğu da söylenemez.

Özellikle ABD'de evangelist hareketlerin yarattığı mistik terör başta evrim kuramına olmak üzere, dünyanın her yanında etkisini gösteriyor. Arkalarına gerici siyaseti alarak bilime mistik anlayışı katmak isteyen bu anlayış, ülkemiz de dahil olmak üzere pek çok ülkede çabalarını sürdürüyorlar.

Bedava kitap kaset dağıtımını dünyanın her yerinde yapabilecek kadar güçlü para musluklarına da sahip olan bu gerici hareket, bugün için de bilimlerin üzerinde demoklesin kılıcı gibi durmaktadır. İnsanlığın yüzlerce yıl bir yığın acı ve ölümlerden geçerek vardığı noktadaki anlama çabamızı, doğa üste güçlere dönüştürmek isteyenlere karşı ortak mücadele yükseltilmelidir.

Bilim düşmanlığı sonuçsuz kalmıştır.
Bilimle girdikleri ideolojik mücadele yenik düşmüşlerdir.

Son çare sulandırmadır. Mistik anlayış, hurafeci yaklaşım bir kere sızdı mı, gitmeyip yerleşik bir hal alacağından ve bunu da bildiklerinden, tek çabaları budur artık. Hurafeleri eğitime sokmak. Kısmen başarılı da oluyorlar.
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-11-07, 21:36  #3
phidas
 
phidas'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,231

Alıntı:
Sayın melnur şöyle demiş:

Mesajı Göster
Bilim adamlarının diri diri yakılmasının üzerinden çok zaman geçti. Şimdilerde Bruna ve Galile örnekleri pek yaşanmamakta. Ama bilim yapmanın tamanlamıyla özgür olduğu da söylenemez.

Özellikle ABD'de evangelist hareketlerin yarattığı mistik terör başta evrim kuramına olmak üzere, dünyanın her yanında etkisini gösteriyor. Arkalarına gerici siyaseti alarak bilime mistik anlayışı katmak isteyen bu anlayış, ülkemiz de dahil olmak üzere pek çok ülkede çabalarını sürdürüyorlar.

Bedava kitap kaset dağıtımını dünyanın her yerinde yapabilecek kadar güçlü para musluklarına da sahip olan bu gerici hareket, bugün için de bilimlerin üzerinde demoklesin kılıcı gibi durmaktadır. İnsanlığın yüzlerce yıl bir yığın acı ve ölümlerden geçerek vardığı noktadaki anlama çabamızı, doğa üste güçlere dönüştürmek isteyenlere karşı ortak mücadele yükseltilmelidir.

Bilim düşmanlığı sonuçsuz kalmıştır.
Bilimle girdikleri ideolojik mücadele yenik düşmüşlerdir.

Son çare sulandırmadır. Mistik anlayış, hurafeci yaklaşım bir kere sızdı mı, gitmeyip yerleşik bir hal alacağından ve bunu da bildiklerinden, tek çabaları budur artık. Hurafeleri eğitime sokmak. Kısmen başarılı da oluyorlar.
Siz bilime saldıran güçlerin sadece gerici-dinsel çevreler olduğunu düşünmektesiniz...

Bu işin sıfat kısmıdır.

Tarihte brunolar vs egemenlerin zulmüne uğramışlardır.

Yani devletlerin baskısı ...

Eskiden devletleri yöneten güçler dinsel çevrelerdi...

Bu sebeple bilim adamlarına karşı yürütülen baskı politikaları dinsel olarak algılanır....

bilindik egemenlerin ve halkı yönetme (!) gücünü ele geçirenlerin zulmüdür...

Halkın uyanmasını istemezler...

Mesela laik bir devlette ismail beşikçi isimli bir sosyolog yazmış olduğu iki adet bilimsel tez yüzünden 20 yıl kadar cezaevinde yatmıştır...

Bunun dinsel bir baskı olmadığı açıktır...

Sorun egemenlerin egemenliklerini sürdürebilme barbarlığıdır...

Bu sebeplede uyuyan uyuşturulan halkı uyaranlar , her zaman hedeftedirler...

Her türlü aşağılamalara maruz kalırlar...

Bilimde, devletlerin ve onların geçmişteki versiyonlarının baskılarını hep yaşamıştır...

Bu dünyada hiçbir din kalmasada bilim yine devletlerce kontrol altında tutulmak istenecektir...

tabi o zaman devletler kalırsa...
phidas is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-11-07, 21:52  #4
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,415

Dinci anlayış zaten gerici egemenlerin ideolojisidir. Bir toplumda feodalizm aşılamadığı sürece bilim üzerindeki baskı her zaman daha yoğun olarak gerçekleşir. İsmail Beşikçiye yapılan baskı egemenlerin hukuk sistemiyle yürür, evrim kuramına baskı da dinci softalar yoluyla. Arkasındaki perdeyi araladığınızda aynı yüzlerle karşılaşırsınız. Söyledikleriniz elbette doğru.

Ama strateji de bir "savaşın" kazanılmasında önemli bir aşamadır. "Hepsi aynı" dediğimizde, sorunların çözümü veya bir ölçüde iyileştirilmesi konusunda bir şey yapılmamış olur. Bu nedenle dinci-gerici siyaseti açıkça eleştirmek söylediklerinizle aynı kapıya çıksa da, bu düzenle "barışık" olanların bile karşı çıkması gereken bir nitelik taşımaktadır.
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 18:07.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz