"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
| #1 | ||
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,830
| Alıntı:
Şimdi yukarıdaki mucize sanılan durumların açıklamasını yapmaya çalışacağım. Yazdıklarımı önce bilgisayarıma kaydettiğim için seri şekilde, siteye koymaya başlıyorum. __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) Antioksidan Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 18-03-06 16:53 . | |
| #2 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,830
| Evrenin Genişlemesi Mucize iddiacılarının gösterdikleri en büyük sözde mucizlerden biri de Kuran'ın 1400 yıl önceden evrenin sürekli genişlediğini belirtmesidir. Bu sözde mucizenin Zariyat Suresi 47. Ayette geçtiğini söylerler. Şimdi, mucize iddiacılarının verdikleri mealdeki ayete bakalım: "Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz (onu) genişleticiyiz." (Zariyat Suresi, 47) Bir de İslâm aleminde en güvenilir meallerden olan Elmalılı Hamdi Yazır Meali ve Ömer Nasuhi meallerine bakalım: Elmalılı Biz göğü kudretimizle bina ettik. Hiç şüphesiz biz, çok genişlik ve kudret sahibiyiz. Ömer Nasuhi Ve göğü bir kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki, biz elbette kâdirleriz. Ayrıca Yine başka bir mealde: Şaban Piriş Göğü ellerimizle bina ettik. Çünkü biz, çok güçlüyüz. Fakat son yıllarda evrenin genişliyor olmasının bilim adamlarınca keşfedilmesinden sonra kimi Kuran meallerinde, Zariyat 47'de bu yönde çeviriler yapılmıştır. Hattâ bazı mealler de o ayetlerin yanına birer yıldız ilave ederek açıklamalarında "Bakın gördünüz mü mucizeyi" tadında açıklamalar yapmışlardır. Oysa ki eski meallere bakılacak olursa hep "kudretten", "geniş güçten" bahsedilmektedir. Yeni meallerde yapılan düzenleme ise Ömer Çelakıl'cılık oyunlarına çok benzer. Yani, bir olay bilindikten sonra, "bakın aslında burada şöyle diyor" derler. Tabi, bunlara artık yorum yapmaya dahi gerek yoktur. Ayrıca, işin bir de büyük sahtekârlık ayağı vardır ki burası tam komedidir. Bazı şahıslar Elmalılı mealini değiştirip ilgili ayeti şu hale getirmişlerdir: "Bir de göğe bakın Biz onu kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki Biz onu genişletmeye de malikiz." Bu açık sahtekârlığın da ne amaçlarla yapıldığı da alenen ortadadır. __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) |
| #3 | ||
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,830
| Alıntı:
A: Tüm bunlar nasıl oluştu? B: Şüphesiz, tüm bunları Yaratıcı (Allah, Yehova, Tanrı, -isimler değişir-) yoktan yarattı. Tabi böyle basit bir mantık Big Bang'i açıklamaktan son derece uzaktır. __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) | |
| #4 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,830
| 3.firavunun yer yünüze yeniden gönderileceği ve üstelikde bunun secde eder vaziyette bulunması. İslâmî kesime yakınlığıyla bilinen Kanal7'nin internette haber yayınlayan sitesi Haber7.com'da "Firavun cesedi efsanesi de fos çıktı" başlığıyla yayınlanan haber sanırım başka açıklama gereğini hissettirmeyecektir: http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=122648 __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) |
| #5 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,830
| 4.yüzey gerilimi adı verilen kanun sebebiyle tatlı suyun tuzlu suya karışmaması Tatlı suyla tuzlu suyun birbirine karışmaması ilkesi Kuran'dan yaklaşık 550 yıl önce yaşamış olan Romalı Bilgin Gaius Plinius Secundus (M.S. 23-79) tarafından keşfedilmiştir ve bu buluş ve Naturalis Historia adlı eserde yer almıştır. Bakalım eserde ne yazıyor, Gaius Plinius Secundus, Naturalis Historiae II, CVI 224: Denize bir borudan akar gibi karışan tatlı suyun özellikleri daha da ilginç ve harikadır. Çünkü suda hayret edilecek özellikler vardır. Kendisi daha ağır olan deniz suyu, kendisinden daha hafif olan Tatlı suyu üzerinde taşır. Dolayısıyla tatlı su, deniz suyundan hafif olduğu için deniz suyuna karışmaz ve denizin üzerinde yüzer. * * * Ayrıca şunu belirtmekte de fayda vardır ki, işin bilimsel yanını ve mekanizmanın açıklanmasını bir kenara bırakacak olursak, Hem okyanus'ta hem de Akdeniz'de avlanan Afrikalı balıkçıların da bu gerçeği çok daha önceden bilmeleri de pek yadırganmaması gerekir. __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) |
| #6 | ||||
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,830
| Alıntı:
Sözde mucizelerle ilgili ayetlere bakalım: Yaratan Rabbin adıyla oku. O, insanı bir "alak"tan yarattı. Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir. (Alak Suresi, 1-3) Çoğu meal de: "İnsanı da bir parça kan pıhtısından var etti." Şeklinde çevirirler. Alak'ın 3 anlamı vardır: 1) Kan pıhtısı, 2) Asılı duran madde, 3) Sülük Burada da yine aynı şekilde, mucizeye dayanak oluşturmak için kelime oyunları yapıldığını görüyoruz. Yani yine, bir şey bilindikten sonra ona göre çeviriyi değiştirme, yorumda oynama görüyoruz. Eğer insan embriyosunun dna'sı ile sülük dna'sı arasında benzerlik olsa şüphesiz ki mealler "sülükten yarattık" şeklinde çevirilecekti ve yine sözde mucize varlığını koruyacaktı. Aslında mucize iddialarının temeline baktığımızda özü bu değil mi? Alıntı:
Bu ayete gelişim aşamaları diyorsanız zaten size başka bir şey demem mümkün değil. Zaten mitolojilere ya da Sümer dinlerine falan bakarsanız benzer açıklamalar göreceksiniz. Alıntı:
Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi? Sonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir 'düzen içinde biçim verdi.' Böylece ondan, erkek ve dişi olmak üzere çift kıldı. (Kıyamet Suresi, 37-39) Buna açıklama yapmaya dahi gerek duymuyorum. Her şey yine aynı mantıkla okunarak zorlama yorumlarla mucize çıkarılmaya çalışılmış. __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) | |||
| #7 | ||
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,830
| Alıntı:
__________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) | |
| #8 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,830
| Evet, şimdi de bahsettiğim "şok edici" ayetlere bakalım: 83: Bir de sana Zülkarneyn'den soruyorlar. De ki: Size ondan bir hatıra okuyacağım. 84: Gerçekten biz onu yeryüzünde iktidar sahibi yaptık ve ona ulaşmak istediği her şeyi elde etmesinin bir yolunu verdik. 85: Derken o da bu yollardan birini tutup gitti. 86: Nihayet güneşin battığı yere vardığı zaman, güneşi, kara bir balçıkta batıyor buldu. Bir de bunun yanında bir kavim buldu. Biz ona dedik ki: "Ey Zülkarneyn! Onları ya cezalandırırsın veya onların hakkında iyi davranırsın." Mucizeler mantığıyla bakacak olursak, bu ayetlerden de Dünya'nın düz olduğu sonucuna çok net bir şekilde varabiliriz. Bu arada, şu "kara balçıkta batıyor" olayını da düşünmek gerekli. Bu durum, eski inanışların Güneş'in battığı yerin tek olduğu inanışını hatırlattı bana. * * * Bir başka konuya ve iki ayete bakalım: Araf Sûresi 79. Ayet: And olsun ki, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık; onların kalbleri vardır ama anlamazlar; gözleri vardır ama görmezler; kulakları vardır ama işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibi hatta daha sapıktırlar. İşte bunlar gafillerdir. Hac Sûresi 46. Ayet: Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Ama yalnız gözler kör olmaz, fakat göğüslerde olan kalbler de körleşir. Yukarıda yine aynı şekilde düşünürsek İnsan'ın düşünce organının kalp olduğu gibi bir anlam çıkmaktadır. Peki yine tüm iyi niyetimizle düşünelim. Bu kalp mecazî anlamdadır diyelim. Ama her iki ayette de önce kalpten daha sonra da göz ve kulak gibi işlevleri çok iyi bilinen organlardan bahsedilmiş. Yani anlam mecazî değil, somut olarak verilmiş. Acaba bu durum nasıl açıklanabilir? Ayrıca, insan heyecanlandığında, sevindiğinde, korktuğunda kalbinde tempo değişimleri hisseder. Bu da eskiden insanların kalbin düşünce organı olması gibi bir yanılgıya neden olmuştur. Doğrusunu isterseniz, yukarıdaki iki ayet de bana bu durumu çağrıştırdı biraz. Sonuç itibariyle, Dinler inanç konularıdır. Bilimin alanı dışındadırlar. Herkes Dinlere inanmakta özgürdür, ama bu kişinin iç dünyasını ve vicdanını ilgilendirir. Mucize iddiaları ise dinî bilimle ilişkilendirme çabalarından başka bir şey değildir. Her türlü yazıya mucize bulmak amacıyla bakıp da sözde mucizeler bulabilirsiniz. Bu zor değildir, önemli olan yorumdur. Yukarıda da "Şok edici ayetler" başlığı altında yayınlayadığım ayetler de aynı şekilde, farklı bir bakış açısıyla "ters-mucizeleri" de gösterebilir. Sonuç olarak, yorumlarla mucize kılıfları bulmak, temiz duygularıyla inanan halkımızı kandırmaktan başka bir şey değildir. Tabi bu benim görüşümdür. ~ ~ ~ Çok uzun bir yazı dizisi gibi oldu. Yoruldum doğrusu ![]() Sevgiyle Kalın, Saygılarımla. __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) |
| #9 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Sayın Türker ! Araştırma ve derlemelerin için çok teşekkür ederim.Din konusuna inanan kişilerin çoğu mucizeler,sırlar ve gizemler peşindedir.Ölüm ötesi tamamen sır ve gizemlerle doludur.Çeşitli konularda iman meselesinin akıl ve mantıkla bağdaşmayacağını defalarca tartıştığımızı zannediyorum.İman sahipleri bu tür yorumlar yapanları şeytana uymakla ve şeytanın boyunduruğuna girmekle şuçlayacaklardır. Onlar seni şeytana uymakla şuçlamadan önce alınmazsan şaka yollu bir dokundurma yapayım.Şeytanın bol olsun.(alınmamanı temenni edrim) :-) Saygılarımla. |
| #10 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 1,225
| Alıntı:
türker ve türesin arkadaşlarım.şeytan zeki ve düşünebiliyor.onun için sizlerle işi olcağını sanmıyorum.çünkü oda gerçeği biliyor.türker yazılarını okudum yazdıkların bişileri hep bişilere uydurma çabası.KURANI KERİMDEKİ mucizevi ayetlerinin bazılarını almışsın ve kendince cevaplar yazıp çürütmeye çalışmışsın. hatta kelime anlamlarını bile vermeye çalışıyorsun. 1.bilimle ne kadar ilgilisin 2.KURAN.. bir arap bile okuyup bişey anlıyamazken emin olunki ana dili arapça olan bir insan bile kurandan bişe annamamakta.türkçe meallerini alıp gelmek onları kendi kafana göre yorumlamak başını alıp sonunu kesmek.hiç bişiyi çürütmek değildir. | |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kur'an Öğüt müdür, Emir midir ? | ugurozaltn | Arşiv | 105 | 09-04-07 03:52 |
| Tanrı kitap yazdırmaz | Türesin | Arşiv | 181 | 13-03-07 23:42 |
| Alternatif Kur'an ayetleri | Antioksidan | Arşiv | 10 | 07-12-06 09:28 |
| Kur'an Bilimsel konulardan bahseder mi? | ibra | Arşiv | 62 | 28-09-06 21:51 |
| kuran cozumlemeleri | Bilim | Arşiv | 50 | 03-03-06 01:07 |