| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Yunanlılar Türk azınlıkların organizesinden korkuyor/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Nov 2007 Ülke / Şehir: Edirne
Mesajlar: 0
| Yunanlılar Türk azınlıkların organizesinden korkuyor Yunanistan da Estia’ gazetesinde Efthimios P. Petrou imzasıyla yayınlanan yorumda, Bulgaristan’ın AB’ne tam üye olmasından sonra buradaki Türk Azınlığın serbest dolaşım hakına kavuştuğu belirtilmekte ve bunun Yunanistan için “saatli bomba” gibi her an patlamaya hazır bir tehlike olduğu vurgulanmaktadır. Efthimious P. Petrou şu görüşleri ortaya atmaktadır: “Son dönemde dikkattimizi Skopia’ya (Üsküp) ve isim sorununa odakladık.Fakat henüz olgunlaşmamış uluslararası ilişkiler, Yunanlıların çoğunluğunun kabul etmeyeceği çözümler dayatabilir. Ancak bunun sorumluluğu sadece bugünkü hükümete ait değildir. Geçmiş dönemden devraldığı değişik durum üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Sorumluluk daha çok zamanı gerektiği gibi kullanamayanlara aittir ve konu da gittikçe daha kötü bir durum arzetmektedir. Skopia ile ilgili sorunlar sadece isim üzerinde toplanmaktadır. Bu küçük ülkeden doğrudan tehlike gözükmemektedir. Yugoslavya’nın dağılmasının üzerinden 15 yıl geçti ve ülke zaman zaman iç savaşın eşiğine geldi. Ancak sınırlarımıza karşı kontrolsüz bir göç belirmedi. Bunun yanısıra Yunan yatırımları bu ülkenin ekonomisinde önemli rol oynamaktadır. Balkanlardaki durumu soğukkanlı bir biçimde analiz ettiğimizde doğrudan bir tehditin olmadığını görürüz. Ancak kuzey sınırlarımızda böyle bir tehlike vardır ve de her zaman patlamaya hazır saatli bir bomba gibidir. Burada Bulgaristan’daki Türk Azınlığını kastediyorum. Burada milli azınlık olarak tanınan yekpare bir nüfus bulunmakta, bunlar Trakya’daki Müslüman azınlığa çok yakın yerlerde yaşamaktadırlar. Bulgaristan Türklerinin siyasi organları bulunmakta ve ülkedeki olayların içine girmiş durumdalar, ancak, bütün ülkede olduğu gibi onlar da ekonomik sorunlarla karşı karşıyadırlar. Doğal olarak Sofya hükümetinin herhangi bir düşman tavrı ve kötü niyetli planlamaları yoktur. Ancak bu hiç bir şey ifade etmemektedir. Sorun resmi hükümet tarafından yaratılmayacaktır. Bazı Türk merkezleri tarafından yaratılacak. Ve, belki de nüfusun topluca hereket etmesi şeklinde olacak. Kademeli olarak bunlar Batı Trakya’ya yerleşecek, buradaki Müslümanların nüfusları artacak, ses tonları yükselmeye başlayacak ve böylece Yunan hükümetinin uzun yıllardan bu yana bölgede sağlamaya çalıştığı istikrar ortamı “havaya uçacak” Bulgaristan AB’nin tam üyesi olduğundan teorik olarak her AB ülkesi vatandaşının birlik ülkeleri arasında serbest dolaşım imkanı vardır. Bulgaristan’ın ekonomik durumu dolayısıyla, veya da doğu’dan herhangi bir merkezin tahrikiyle , buradaki Türkler kuzeydeki topraklarımıza yönelirlerse, işte o zaman buna karşı gelmemiz çok zor olacaktır... Bu durumda yasaklar ve polisiye tedbirler kabul görmeyecek, çünkü AB gerçeğine aykırı olacaktır. Brüksel’in itirazları ile karşı karşıya kalacağız. AB’nin bir iç sorunu olduğundan, diğer üyelerden dayanışma da isteyemeyeceğiz. Biz Yunanlılar duygusal davranma eğiliminde olduğumuzdan, sınırlarımızı korumak için olağanüstü önlemler almamıza izin vermeyen Avrupa’lı ortaklarımıza da karşı gelebiliriz. Bu durumda bazı uç davranışlar olabilir, bu da Brüksel’le olan ilişkilerimizi zedeleyebilir. Bu durumda, olayı bizlere karşı kullanmak isteyenlerin aklında da bazı fikirler mutlaka vardır. Bulgaristan’ın AB’ne girişiyle birlikte sınırlarımızı da açtığımızı unutmamak gerekir. O zamanlar, gerçekten de burada bir Türk azınlığın sorun olabileceğini kimse düşündü mü? Öyle bir sorun ki, örneğin Almanya’ya göç eden Çek’lere, Polonya’lılara yada Baltık ülke vatandaşlarına benzememektedir. Ancak, çok değişik bir durumla karşı karşıya olduğumuzu ortaklarımıza anlatabilecek miyiz?” Yazıya karşı yorum Sayın yorumcu Efthimiou P. Petrou, yorumunu yazmazdan önce Türkiye, Bulgaristan ve Yunanistan da yaşayan Türkler ile görüşüp düşüncelerini alsaydı bu yorumu yapmazdı. Halkın desteklemediği hiçbir oluşum ile devlet yönetilemez, idareciler oluşturulamaz. Bulgaristan ve Yunanistan Türklerinin birleşmesinden, kaynaşmasından ne Bulgaristan’a nede Yunanistan’a zarar gelmez. Tam tersi yarar gelir. Dostluk iyi komşuluk güzel ilişkilerin oluşması için gerekli uğraşın verilmesinden yanayım. Ne siz Yunanlılar nede biz Türkler geçmişi düşünüp yorum yapmayalım. Bu günü ve yarını düşünelim dost olalım. Birlik olalım dostluk düşüncemiz ve iyilik temennilerimizi daima gündemde tutalım diyorum. Türk – Bulgar – Yunan Dostluk ve Kültür Derneği Başkanı Sami Gültekin |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 4,979
| Yunanlıların AB ilkeleri diye dayatılan ilkelere, bu arada serbest dolaşıma da karşı çıktığı görülüyor. En iyisi AB'den çıksınlar. |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005 Ülke / Şehir: antalya/ankara
Mesajlar: 1,178
| insanlar neden tarihle yatar kalkarlar ki... düşüncelerimize yön verecek kıstas tarih olmamalı... saygılar... __________________
öğrenci görünümlü müzik insanı |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 662
| Öncelikle bir kaç hususu aydınlatılması gerekir. Bir dönem Bulgar devleti Türklere karşı asimilasyon ve eritme çalışmasına girmişti. Bu politiklarından belli bir süre vazgeçtiklerine inanıyorum. Ayrıca orada yaşayan soydaşlarımız şu an tüm haklarına sahip gibiler. En azından şu ana kadar takip ettiğim gelişme ve neticelerde ben öyle düşünüyorum. Ayrıca Bulgar devletinin Türkiye'ye karşı iç politika malzemesi yapacak siyasi yaklaşımı yok. Bilakis Türkiye ile dayanışma durumuna girdi. Eski Bulgaristan'dan farklı. Gelelim Yunanistan'a. Yunan hükümetler sürekli olarak Türk düşmanlığı ve türkiye düşmanlığını birer iç politika malzemesi yapıyorlar. O yüzden kendilerini sürekli tehdit altındaymış gibi gösterme çabaları var. Eskisi kadar asimilasyon ve eritme çalışmalarını yapamıyor. AB üyesi olarak yaptığı antlaşmlara ters düşmek istemiyor. Ama yinede elinden geleni yapmaya çalışıyor. Tam manası ile soydaşlara yapılan baskı azalmadı. Bazen soydaşlarımıza da kızmıyor değilim. Bu kadar mülayim olmalarına. Pomaklar olsun, Türkmenler olsun nüfus olarak kendilerini daha da çoğaltmalı. Sadece tarım ve hayvancılıkla uğraşmamalılıar. Sanayi ve ticarete el atmalılar. Yaşadıkları devletin hukukuna saygılı bir şekilde toplum içinde kendilerini üst noktalara taşısınlar. Dayanışma var ama yeterli değil. __________________
Saygılarımla |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 4,979
| Sn. Abat, Asimilasyon süreci kapitalist toplumlarda yaşanmıştır. Dolayısıyla en hızlı asimilasyon kentlerde olur. Batı Trakya'da yaşayan Türklerin ise büyük bölümü köylüdür. Asimile olmamalarının nedeni de bu. Bir de Bulgaristan'ı Yunanistan ile karıştırmayın. Bulgaristan sosyalist toplum dönemini yaşadı. Orada Türkçe'ye hiçbir yasak yoktu. Kitapçılar Türkçe kitapla doluydu. Son dönemlerde özellikle Pomaklara karşı bir ad değiştirme süreci yaşandı. Ancak uzun yıllar, farklı halkların varlığı ve azınlıkların hakları kabul edilmiş ve savunulmuştur. Ben Bulgaristan'ı 70'li yıllarda çok gezdim. O yıllarda sistemli bir asimilasyon asla söz konusu değildi. Herkes Türkçe konuşuyordu. Hatta Türklerle içli dışlı Bulgarlar bile. Yunanistan'daki durum ise farklı. Onlar bunların Türk olduğunu bile kabul etmiyor, Yunanistan Müslümanları diyor. Eskiden beri de büyük baskı vardı. Özellikle İstanbul Rumları Yunanistan'a göçüp, Türkiye'de Rum nüfus kalmayınca, bu baskılar yoğunlaşmıştır. Yunanistan Türklerinden, Türkiye'ye gelenler oluyordu. Türkiye ise, oradaki Türkleri koz olarak kullanma peşinde olduğundan, bunları vatandaşlığa almıyor, hatta oturma izni dolanları sınır dışı ediyordu. Bulgaristan sosyalist ülke olduğundan herşey abartılıyordu, Yunanistan'ın yaptıkları ise örtbas ediliyordu. Durum özetle böyle. |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 662
| Alıntı:
Bulgaristan bir dönem sosyalist diye toz kondurmamaya çalışıyorsunuz. O dönemlerde yapılan baskı ve asimilasyonlar yok gibi göstermeye çalışmayın. Yüzbinlerce insan madem keyifleri o kadar iyiydi neden Türkiye'ye göç etti. Sadece Boğmaklara ( Pomak ) değil diğer Türkmen kökenli soydaşlarımıza bile çok baskı yapıldı. Toplama kamplarını unuttunuz herhalde. İsimlerinin değiştirilmeye çalışılması, dillerinin yasak edilmesi, kültürel faaliyetlerin kısıtlanması . Oradan göç eden bir çok arkadaşım var. Ben zaten Bulgaristan ile Yunanistan' ın farklı uygulamalarını vegelişimlerini söyledim. Bu farkıda göstermiştim. Ayrıca Yunanistanlı çok arkadaşım oldu. Birlikte okuduk. Onların ne yaşadıklarını birebir yaşayan insanlardan dinledim. Yunanlılar sizinde belirttiğiniz gibi millet olarak tanımamak sadece dinsel kimlikle tanımak istiyorlardı. Hepsinin pasaportlarında yunanca isimleri vardı. Mesela adı Ahmet olsun. Öyle bir uydurmuşlar ki ad ve soyadlarını, şaşrsınız. Ahmet diyelim Ahmedis veya daha farklı. Oradakilerin soyadları bizim ki gibi değildir. 2 tane özel isim gibidir. Ahmet Ahmet, Mehmet Mehmet gibi olanlarda vardır. Yunanlılar sürekli olarak vesuni bir şekilde Türk tehditi varmış gibi politiklar uygulamaktadırlar. Hükümetler zaten bundan prim yapmaktadırlar. Bir dönem Tür hükümetleri de bu politikayı yapıyordu. Ama uzun bir müddet bu politikalardan vazgeçildi. __________________
Saygılarımla | |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 4,979
| Sn. Abat, Ben Bulgaristan'da son dönem yapılan uygulamaları tasvip ettiğimi yazmadım. Ancak bizim şoven medyanın yazdığı gibi değil herşey. Pomaklar müslümanlığı kabul etmiş olan Slav asıllı bir halk. Pomak sözcüğü de, boğmaktan değil, Bulgarca yardımcı karşılığı sözcükten türetilmiş. Herşeyi Türk yapacağız ya. Bir de Bulgaristan'dan Türk diye gelenlerin hepsi Türkmen filan değil. İçlerinde Pomaklar da var, Çerkesler de, Romanlar da. İçlerinde Türkçe bilmeyenler bunlar. Ama bizim medyaya göre herkes Türk, değil mi? |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 4,979
| Sn. Abat, Yukarıda soyadı kısmını yazmadım. Biliyorsunuz, bizde soyadı kanunu çıkmadan önce erkekler babalarının adını soyadı gibi kullanıyor, kadınlar da eşlerinin adını. Bunun dışında aile lakapları var. Falancagiller, filancazadeler gibi. Yunanistan'da soyadı kanunu geçerli olmadığına göre, soyadları da buna göre. Ya baba adını kullanıyorlar veya "gil" veya "zade" yerine Yunanca son ek olan "cis" kis" "pulos" eklerini getirerek lakaplarını. |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 3,963
| Batı Trakya' da Türk nüfus 1900' lerden beri hiç azalmamıştır, artmamıştır da. Yunanistan' da Türkler Batı Trakya' da birçok ilde çoğunluğu oluşturmaktadır, eski Sovyet bloğu ülkelerinden gelen Rum-Yunan asıllılar ve diğer göçmenlerde Yunanistan hükümeti tarafından genelde Batı Trakya' ya yerleştirilmiştir. (Arnavut göçmenler ülke geneline yayılmıştır) Bunun sebebide Türk nüfus oranını düşürmektir. Aynı şekilde Yunanistan hükümeti Batı Trakya Türk, Çingene ve Bulgar (Müslüman Bulgar-Pomak) nüfusu ''Müslüman Yunanlılar'' şeklinde tanımaktadır. Batı Trakya Türk halkı kendisini yeterince ifade edemekte, kültürünü yaşatamaktadır. Çok yakın bir dönemde çeşitli bahanelerle Türk radyosu kapatılmıştır. Türk azınlığın sendikal örgütlenme, dernek kurma vb sorunları vardır. Peki Türkiye? Bundan 100 yıl önce 2 milyona yaklaşan Rum Ortodoks nüfus (1.5 civarı mübadelede Yunanistan' a gitti) birkaç yüzbine inmiştir. İkinci göç dalgası 6-7 Eylül pogromunda yaşanmıştır. Kıbrıs sorunu dönemlerinde Rumlara yönelik ırkçı baskılar artış göstermiş, üçüncü göç dalgasıda bu dönemlerde yaşanmıştır. Günümüzde Rum nüfus birkaç bin (Rum-Ortodoks) civarındadır, büyük çoğunluğuda yaşlılardan oluşmaktadır. İstanbul ve Türkiye çok önemli kültürel bir rengini, kardeşini kaybetmiştir. Geçmişte Türkiye ve Yunanistan hükümetleri arasında yaşanan gerginliklerden Türkiye' de yaşayan Rumlar, Yunanistan' da yaşayan Türkler bir şekilde mutlaka etkinlenmiştir, her şeye rağmen savunulması gereken tek şey halkların kardeş olduğu, düşmanlaştırılamayacağıdır. __________________
Yok! fenerbahçeli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 15-11-07 18:40 . |
|
| #10 | |
Bilim - Mitoloji Dergi Yazı İşleri ![]() Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,147
| Türkiye’nin penceresinden baktığımızda herkesi düşman olarak algılayan bir ruh kimliği sergiliyoruz. Bu birilerinin bizlere dayatması mı yoksa kendimizi diğer milletlerden üstün görme fantezisi mi? Tam olarak yanıt veremesek de durum aynen böyle bizler birilerini düşman birilerini dost ediniyoruz. Neye bakarak yada hangi bakış açısıyla…Rusya dost düşman arası bir yerde…O günün şartlarına göre değerlendiriyoruz. Fransa düşman…Ama yine de onlara belli etmemek gerekir. Niçin düşman Ermeni destekçisi olduğu için…İngiltere düşman ama Amerika seviyor onu kinimizi içimizde tutalım. Orta Asya’daki halklar kardeşimiz olmaz onlar her zaman dostumuz…Ermenistan seni görmüyorum bile sivrisinek gibi yanı başımda vızıldama….En kötü düşmanımız kim? Hemen hazır cevap gibi “Yunanistan” diyerek bağırırız. Neden? Kıbrıs , adalar ve yurttaşlar sorunları bunun en büyük sebebi… Küçük bir kara parçası için yıllardır süregelen bir soğuk savaş mevcut…. İki devlet kendi arasında iyi ilişkiler kurarak yaşayamaz mı? Olmaz… Siyasi gündem yaratılmalı ve bu gündemde karşılıklı atışmalar olmalı ki yöneticiler halkına gövde gösterisinde bulunsun. Oysa ki Türk ve Yunanlı halklar bireysel olarak çok yakın kültürlere sahip…Çok da iyi diyaloglar geliştirebiliyorlar. Birileri ateşi fişekleyince şovenizm senaryosu ortaya çıkıyor. Bulgaristan’da son yıllarda yaşanan gelişmeler umut verici…Bu durumdan Yunanlılar ürkmeye başlamışlarmış…Neden kardeşim… Yine bir kukla atmışlar ortaya yazıyor adam yarın bizimkilerde karşı atıfta bulunur. Ardından meydan siyasetçilere bırakılır. Buyurun yeni bir kaos başlıyor. Gerilim ve macera meraklılarına duyrulur. Duymasalar ne olur? Her zaman ki olağan paslaşmalar… Gol atan da yok attıran da… Amerika girerse araya gol atılır….Amerikanın hangi ülkeye doping hapı vereceğini beklemek gerekiyor. Yunanistan’ın şansı yok gibi… Şeker vermez Bush amcanız size…Çünkü biz daha süslüyüz onun gözünde diye göğsümüzü gere gere dolaşacağız. Neden? İran, Irak, Suriye’ye komşu olmak gibi bir ayrıcalığımız var. Öğretmen sizin eve gelmez. Bizim evin bahçesinde çeşit çeşit meyveler yetişiyor. Ne haber? Kıbrıs’ı da unutun…Biz Amerika’ya üs kurduracağız oraya… Yaklaşın da görelim… İğne yapar Bush amca… Ya işte böyle Yunanistana üstünlüğümüz…. Biz öyle görüyoruz işte…Kendimizi nimetten saymaya başladık son günlerde… Yıllar öncesi aklıma geldi söz arasında… Yunanistan’da yaşayan Türk asıllı halklar haksızlıklara uğradığı halde neden gündeme gelmedi diye düşünmeye başladım. Ama Bulgaristan ile ilgili ne filmler izlemiştik kaçış öyküleri…Şimdi düşünüyorum da aslında hepsi bizim çocuk beynimize kazındırılmaya çalışılan birer ütopyaymış. Sosyalizmi kötülemenin değişik bir yolu… İşte bakın sosyalist bir ülkede neler oluyor? Denilen cinsten… Bir öğrencim geldi aklıma geçenlerde sohbet ediyorduk…Kendisi fazla Türkçe bilmiyor. Geçen sene gelmişler Sofya’dan…Niye geldiklerini anlattı çocuk aklıyla…Orada fakirlik vardı öğretmenim dedi. Ben doğmadan önce daha fazlaymış… o da öyle aşılanmış işte… Burada fakirlik yok mu? Lüksün içinde fakirlik yaşıyor insan…Çalışmak için çaba harcıyor ve beynini sadece lüks gereksinimlerini gidermek için aldığı malzemelerin borcunu ödemek için çalıştırıyor. Gerisi boş onun için..Dünya, ülke ya da sistemin işlerliğini düşünmüyor irdelemiyor yaşamını… Bu anlamda şu sözleri söylemek durumundayım ki dost bildikleriniz düşmanınız düşman bildikleriniz dostunuz olabilir… Belki de Yunanistan ile birgün aynı ırktan geldiğimizde söylenebilir. __________________
tik tak seslerinden ürkmeden..... |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Atatürk ve Türklük | Peysafi | Türkiye Siyaseti | 6 | 25-06-08 08:54 |
| Atatürk'ün Türklükle İlgili Sözleri | daees | Türkiye Siyaseti | 19 | 19-12-07 11:29 |
| AKP genel merkezi önünde yapılacak "PKK DIŞARI"eylemi | cemuzan | Türkiye Siyaseti | 12 | 10-10-06 13:16 |