"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." Lütfen forum kurallarını okuyunuz. |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Aşağılık Duygusunun Dışa Vurumu... / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,996
| Dostlar, Kullandığımız sözcükler kişiliğimizin göstergesidir. Konuşurken yapmakta olduğumuz mimiklerimiz, el ve kol devinimlerimiz, ayaklarımzın durumu da hesaba alındığında kişiliğimizin dışa vuran aksiyle bir tablo çizmiş olmaktayız. Durum böyle olunca, konuşan ve yazan arkadaşlarımızın içinde oldukları psikolojik durumlarından tutun da, kişilikleriyle ilgili olan dışa vuran imgelerini de kolaylıkla anlamamız mümkün olur. Bu konuyla ilgili olarak hemen şu söylenebilir. Türkçe sözcükler dururken, onların yerine yabancı sözcükleri kullanan arkadaşlar açıkça kişiliklerinde bir aşağılık duygusu yaşamaktadırlar. Öyle olmasaydı, kendi ana dilleri dururken bu gibi yabancı sözcüklere değer vermeyeceklerdi. Bu çok açık ve de acı bir gerçek. Trend,,,topic,,,concept,,,ve bunlar gibi pek çok sözcük ortalıkta gelişi güzel bir şekilde dolaşmaktaysa, bu yabancı sözcükleri kullananların bize yansıttıkları gerçek kendi ana dillerindeki sözcükleri beğenmedikleri olgusudur. Ama bu yabancı sözcükleri kullananlar dışarıya yansıttıkları kişilikleri hakkında acaba bir bilgiye sahip mi? Sanmıyorum. Farkında olsaydılar, bu yabancı sözcükleri kullanmayacaklardı. Dilerim bu yabancı sözcükleri kullanan arkadaşların kısa zamanda içinde bulundukları aşağılık duygusundan kurtulmalarıdır. Farkındalık en büyük aracımızdır. Sevecenlikle, |
|
| #2 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 881
| Sayin Sesli; Kopyala/yapistir yapanlarin kisilikleri hakkinda ne tur bilgiler edinebiliriz? Bu tur davranista bulunanlarin kisiligi'nin aciga cikmasi/desifre olmasi hayli zor olsa gerek. Tesekkurler. |
|
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,996
| Alıntı:
Kopyala/Yapıştır ne şekilde yapılmakta,,,önce ona bakmak gerekir. Eğer bu işlem yapılırken bu işlemin yapıldığı belirtiliyorsa, o zaman sorun yoktur. Ama başkalarına ait olan nesnelerin veya düşüncelerin kendimize aitmişcesine bir görünüm kazanmasına çalışıyorsak, o zaman, ortaya çıkan sahtekarlık, hırsızlık gibi nitelikler olacaktır. Saygıyla, | |
|
| #4 | |
Kültür&Sanat ![]() Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 3,160
| 20 Senedir yabancı dil kullanmaktayım, zorunlu olarak, acaba ben ve benim gibilerin kişiliklerini çözümleyebilir misiniz? teşekkürler. __________________
düşüşte.. |
|
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 667
| Alıntı:
![]() __________________
Saygılarımla | |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,996
| Alıntı:
Yabancı dil kullanmanın gerektiği yerler ve de zamanlar doğaldır ki vardır. Ama Türkçe yazım ve konuşum esnasında tutup da yabancı sözcükler serpiştirince durum açıkça bunu yapanın kendi ana dilini aşağı gördüğünün göstergesidir. Sizin durumunuz hangisine uymaktaysa kararı da siz verebilirsiniz... Saygıyla, | |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,356
| Sayın Sesli, Açtığınız konu tam da bu başlığın konusu mudur emin değilim ama belirttiğiniz görüş ile kimi alanlarda(çoğunlukla)ortak duyumsamama rağmen şunu da gözardı etmemeliyiz. Tanzimat'la birlikte kompleksli entellektüel çevre Fransızca sözcükleri kullanarak kendilerinde bir üstünlük sergiliyordu. Görece haklıydılar da..!Çünkü birbirlerini beğeni sözcükleri ile ödüllendirirlerken bölük bölük hayran kitleleri de oluşuyordu. Hani ''körler , sağırlar birbirlerini ağırlar!'' hesabı.. Bugün gelinen durumda ise bilindiği gibi İngilizce yaygın. Buna e çok dikkat etmesi ve uygulaması gerekenler Sınıf Öğretmenleri,Türkçe Öğretmenleri,Edebiyat Öğretmenleri yazılı ve görsel basın çalışanları olsa gerek... Anilim dallardaki Türkçe ağırlıklı olarak Osmanlıca etkili.Buralarda fazlaca bir gelişme yok ne yazıkki. İst. Ün. Ed. Fak. bu durumun en güzel örneklerinden ... Ulusal Kurtuluş Savaşı döneminin İst. Üni. Felsefe(Düşünce) Bölümü Kürsüsü Prof.'larından Feylosof(o günün deyişi)/Filozof/Düşünür Rıza Tevfik bu konunun din anlamlı seçenek bölümünde de benzer ifadeler kullanır. Aşağılık duygusu/kompleksi neredeyse gökleri delmiştir. Türkler'in kendisine dil ve din anlamında bir uygarlık kuramayacak kadar zayıf,beceriksiz bir halk olduğunu söylemiş;yurtsever öğrencilerin tepkisi ile kürsüsü elinden alınmıştır. Bu aşağıklık duygusu benliğine yerleşmiş öğretim üyesi ağdalı bir dil kullanırken İslam'ı da yerden yere vurmaktadır. Türklee Müslüman diye aşağılık duygusuna kapılmamak gerektiği gibi,Müslüman Türkler'in de Arapça etkisinden uzaklaşması gerekmektedir. İkinci konuda görece başarılı olunmuşsa da ele geçirilen kaleler bu kez de İngilizce'ye teslim edilmiştir ve hatta ABC'miz bile bozulmaya uğramıştır. schaka=şaka disch =diş...gibi... Şu tarz bir sıkıntıyı da her dönem yaşayabiliyoruz. Örneğin sıradan solcularla konuşurken ezber(onlarca tek doğru olarak kabul edilmiş)sözcüklerle kendinizi,düşüncelerinizi anlatmazsanız hele bir de aynı ve/veya yakın düşünce de değilseniz ''cahillikle'' suçlanabilirsiniz. Proleter,komprador,oligarşi,burjuvazi,faşist,marks ist... gibi sözcükleri kullanmanız size bilgi anlamında güven duyguları sağlayabilir. Bilgisayar ile ilgili bir iş yerinde ise makineler ile ilgili sözcükleri,yabancı ve/veya yabanı ortaklı bir iş yerinde İngilizce sözcükler saygınlık(prestij)sağlayabiliyor. Birçok zaman da kendinizi anlatabilmek adına hoşlanmadığınız bu sözcüklerle kendinizi anlatmak durumunda kalabiliyorsunuz. Bir Fransız,bir Alman zor da kalmadıkça kendi dili dışında dil kullanmayabiliyor. Almanya'dan bazı katılımcılar İngilizce'nin etkisinin özellikle genç Almanlar için de dönüştürücü etkiye neden olduğunu örneklemişlerdi. Örneğin Almanca'sını değil İngilizce karşılığı olan ''shopping center''(alışveriş merkezi)'ı kullanıyorlarmış. Sorun biraz da küresel sanırım.Türkçe ile sınırlı değil.Hele yerel dillerin durumu daha da olumsuz durumda. Batı yaşam biçimi kabulenildiğinde ister istemez Batı sözcükleri de yaşamda yerini alabiliyor. Halkların özgün yaşam biçimi sulandırılmadan yenilenirse belki bu dil silahlı kültür sömürü yaymacılığından görece uzaklaşılabilinir.Dışında kalınması ise düşünülemez. Günümüzde Hristiyan köklü Batı ekonomik olarak güçlü.Tüm üretim araçlarını da kendi çıkarları doğrultusunda kullanınca dillendirdiğimiz gönüllü-gönülsüz dönüşümler yaşanabiliyor. Osmanlı döneminde de yazılı ve görsel araçlar bu kadar yaygın olmamasına rağmen Sırpça'da ki Osmanlıca'dan geçen sözcükler on binlerdeymiş. Yine de öz kültürlerin ve temel kaynak dilin benimsenmesi ve dile saygı gösterilmesi gerekiyor. Saygılar, doğançay __________________
Ezberciliğin raconu Batı'ya öykünmektir! |
|
| #8 | ||
Ayrıldı Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 881
| Alıntı:
| |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|