Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Ustalardan Seçkiler

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Dostoyevski...Dostoyevski...

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski25-03-06, 13:19  #1
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
Dostoyevski...Dostoyevski...



Dostoyevski'yi konuşalım.

O büyük bir yazardır.
Tolstoy'un tersine yoksuldur.
Sara hastalığı vardır.
Kumarbaz olduğu söylenir. Ve kumarbaz adlı romanında kendini anlattığı...

Ekonomik olarak zor durumda oluşu sürekli yazma zorunluluğunu dayatmıştır. Ama yazdıkları, psikolojik çözümlemeleri çok gerçekçidir.

Düzene muhalif bir grubun toplantısında rastlantı sonucu bulunurken, çarın askerleri tarafından yakalanır ve tutuklanır. Düzen muhalifleri birlikte kurşuna dizilme kararı ile karşı karşıya kalır.Bir şafak vakti, kendilerine çevrilmiş tüfeklerle karşı karşıyadırlar. Atın üzerindeki asker, ateş emrini verecek, ve diğerleri ile birlikte yaşamları son bulacaktır.

Ama bu emir gelmez. Ve çar tarafından bağışlandıkları kendilerine bildirilir.
Yaşadıkları az şey değildir, Dostoyevski'nin. Ve yaşadığı dönemde Rusya'nın en çalkantılı dönemidir. Tüm romanlarının arka planında bu açık seçik görülür.

Dostoyevski'yi konuşalım!
Ve söylenecek çok şey olduğunu düşünüyorum.
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-03-06, 14:26  #2
canugur
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341

Bir de merak ettigim, -Gogol´u unutmuyorum-
Nikolay Cernisevsky´nin Rus edebiyatinda daha önce hic sözü edimeyeni (sosyalizmin ilk isiklarini) Lenin´in 7 kez okudugu; Carlik döneminde hapishaneden kisa notlarla ziyaretci arkadaslarina vererek iki ciltlik -NASIL YAPMALI- romanininda dünyaya yansitmasi ve ardindan Dostoyevsky.

Napolion, Jean J. Russeaou olmasaydi Fransiz devrimi olmazdi derken, bir ingiliz düsünür de, düsüncenin yeni kutsal kitabini yazmistir der.
Oyasa J.J Russeaou yasami boyu devrimcilerden(!) ve devletten kacarak yasamini sürdürmüstü.

Bu zincirin halkalari Gogol´den Cernisevskiy den, o´ndan Dostoyevsky´e uzanan uzun bir kosunun bayragini alacak yni elleri beklemekte.

Cesaret, sevgi. esittir; bilgi ve calisma...
saygilar
__________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal
canugur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-03-06, 00:52  #3
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040

Alıntı:
Sayın canugur şöyle demiş:

Bir de merak ettigim, -Gogol´u unutmuyorum-
Nikolay Cernisevsky´nin Rus edebiyatinda daha önce hic sözü edimeyeni (sosyalizmin ilk isiklarini) Lenin´in 7 kez okudugu; Carlik döneminde hapishaneden kisa notlarla ziyaretci arkadaslarina vererek iki ciltlik -NASIL YAPMALI- romanininda dünyaya yansitmasi ve ardindan Dostoyevsky.

Napolion, Jean J. Russeaou olmasaydi Fransiz devrimi olmazdi derken, bir ingiliz düsünür de, düsüncenin yeni kutsal kitabini yazmistir der.
Oyasa J.J Russeaou yasami boyu devrimcilerden(!) ve devletten kacarak yasamini sürdürmüstü.

Bu zincirin halkalari Gogol´den Cernisevskiy den, o´ndan Dostoyevsky´e uzanan uzun bir kosunun bayragini alacak yni elleri beklemekte.

Cesaret, sevgi. esittir; bilgi ve calisma...
saygilar
Dostoyevski aslında Sovyet devrimini desteklemiyordu. Hatta ona karşı olduğu bile söylenebilir. Çernişevski için aynı şeyleri söylemek mümkün değildir." Nasıl Yapmalı "adlı yapıtı bu bakımdan önemli bir eser sayılmaktadır.

Dostoyevski'nin önemi yazınsal bir nitelik taşımaktadır. Bütün kitaplarında eşsiz bir psikolojik çözümleme vardır. Roman kahramanları ete kemiğe bürünmüşlerdir ve canlı bir şekilde karşımızda dururlar.

Romanlarında ileri sürdüğü görüşleri de ilginçtir.

Mutlu olabilmenin gizemi ona göre "pazarlıksız" olabilmekte yatmaktadır. İnsanların içlerini açmalarını, hiç bir şey gizlemeden karşısındakine gözükmelerini savunur. Bu nedenle roman kahramanları hep konuşur ve hep içlerini dökerler. Bu durum onda çok belirgin bir özellik halindedir. Özellikle "Budala" adlı romanında konuşmaya başlayan roman kahramanları sayfalarca konuşur ve durmadan rahatsızlıklarını dile getirirler.

Dostoyevski bir yazarın ötesinde filozoftur.
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski02-04-06, 21:59  #4
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040

Dostoyevski'nin hayatı açlık,yoksulluk ve hastalık içinde geçmiştir. Hele son on yıl bütünüyle bir "çığlık"dır. "Hiç bir şeyi kalmamıştır artık." İşi bitiktir. İster,durmadan ister. "Öylesine sıkıntıdayım ki, neredeyse kendimi asacağım." diye yazar mektuplarında. "Ne borçlarımı ödeyebiliyor, ne de, yolculuk için param olmadığından, çekip gidebiliyorum. Tam bir umutsuzluk içindeyim."

Bir yazar için kötü bir durumdur bu. Ama yine de ısmarlama roman yazma konusunda ısrarlı reddedişleri olacaktır. Düşündüklerini ve duyumsadıklarını aynen romanına yedirecek, "onurunu koruyacaktır."

"Yıl sonuna kadar ne olacağım, bilmiyorum. Kafam çatlıyor, borç alacak kimsem de kalmadı artık. Bunun ne demek olduğunu anlıyor musunuz: artık gidecek bir yeri olmamak?"

"Neden esirgesinler benden bu parayı? Üstelik zorla istemiyor, alçakgönüllüce rica ediyorum."

"Bütün ömrümce para için çalıştım ve bütün ömrümce hep sıkıntı içindeydim; şu anda da her zamankinden daha çok." Borçlar...kumar...hayatını çekilmez yapacaktır.

"Ne olursa olsun, yeminettim: yoksulluğun son sınırına da varsam, dayanacağım."

Sözünü tutmuştur. Dayanmıştır. Hayata, her şeye rağmen direnmiştir.

Yaşadıklarını roman kahramanlarının iç dünyalarına serpiştirmiştir. Ketum bir tavır, onun dünyasında söz konusu değildir. Herşeyin açık seçik konuşulmasından yanadır. Gizli kalmış, içte yaşatılmış her şeyin insanı mutsuz kılacağını anlatmak ister gibidir.

Ve sonunda Rasnolnikov her şeyi "itiraf eder."

melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 04-04-06 19:36 .
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski04-04-06, 20:17  #5
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
"Hayat boşa harcanmaz!"

Dostoyevski'nin yaşamı tutarsızlık ve çelişkilerle doludur. Nietzsche bu durum için " ...karşıtlıklar yönünden ele alındığında Dostoyevski eğer bir romancı değil de felsefeci olsaydı, düşüncelerini düzenlemeye çalışacağı için çok şey yitirmiş olacaktık" der. Gerçekten de hem kendi yaşamı ve hem de roman kahramanları bu çelişkiler açısından çok zengin örneklerle doludur.

Gerçek sanatçı, ürününü ortaya koyarken kendisi üzerinde yarı yarıya bilinçsiz olmalıdır. Kim olduğunu bilmemek durumundadır.Hem kendisi ve hem de okur, eser ortaya çıktıktan sonra anlamlandırır yazarı. Dostoyevski'de bu özellik vardır. Kendini tam olarak bilmeden yazar. O bütün roman kahramanlarının bir bileşkesidir bu yüzden ve bu yüzden o bir filozoftur. Hem kendini tanımaya çalışmaktadır ve hem de insanı. Bu nedenle içtendir. Bu saf içtenlik bütün kahramanlarına yansımıştır. Ve bütün kahramanları da biraz Dostoyevski'dir.

Dostoyevski'nin hayatında olaylar, ne denli trajik olursa olsun yüzeyseldir. Onu allak bullak eden tutkular daha derinlerde oynaşıyormuş gibidir. Bu konuda şunları yazar "Ölü Bir Evden Hatıralar"da: " Hiç bir insan belli bir amacı olmadan ve bu amaç uğrunda çalışmadan yaşayamaz. Bir kere amaç ve umut yok oldu mu, bunlaım bir canavar yapar insanı çoğunlukla."

Amaç konusunda yanıldığının ip uçları da vardır yazdıklarında... Bir mektubunda "hepimizin amacı özgürlüğümüze kavuşmak ve hapisten çıkmaktı."

Amaç değişiyor muydu? O zaman farklı mı düşünüyordu? Acı çekiyordu. Sadece özgür olmak istiyordu. Dört yıl Sibirya'da hapislik, altı yıl da orduda zorunlu askerlik yaptıktan sonra, gerçek özgürlüğün zindandan kurtulmak olmadığını anlamıştır.

Dostoyevski'ye göre hepimizin, bütün insanların yüzeysel bir amacının ötesinde, çok daha derin, çok daha yaşamsal bir amaç olmalıydı. O amaç içtenlikle hayatın kendisine yansıtılmalıydı. Belki de hayatın giz'ini bulmuştu. Belki de!

"İnsan ömrünü hiçbir amaç için boşa harcamamalıdır."
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski21-05-06, 12:43  #6
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
Dostoyevski'de karşıtlıklar...

Hepimizde olur: Bir duygu yerini ansızın tam tersi bir duyguya bırakır. Bir yerden bir yere, bir duygudan bir başka duyguya savrulur gideriz. Bu davranış biçimini Dostoyevski'nin yapıtlarında görebilmemiz mümkündür. Bunlardan biri, Karamazof Kardeşler'deki, Alyoşa elini uzattığı zaman nefretle onun parmağını ısıran, oysa işte tam da o anda, farkında bile olmaksızın Alyoşa'yı delice
sevmeye başlayan çocuğun durumudur.

Çocukta sevginin böylesine bir biçim değiştirişi neden ileri gelmektedir? Dimitri Karamazof'u, yani Alyoşa'nın kardeşini, sarhoş sarhoş traktörden çıkıp babasını döverken ve sakalından tutup yerlerde sürürken görmüştü: "Babacığım, nasıl küçük düşürdü seni!" diye bağıracaktır sonunda.

Evet, karşıtlıklar iç içedir Dostoyevski'de...

Alçakgönüllülüğün karşısında, deyim yerindeyse onunla aynı ruhsal düzeyde, ama düzeyin öteki ucunda, küçük düşürülüşün kışkırttığı, azdırdığı ve hatta çoğu kez kişiyi tanınmaz bir biçime soktuğu gurur da vardır.
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski21-05-06, 12:49  #7
ali0_1
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 710

Ustaca bir şeyler söylemem ama;o etkileyici bir yazar...
ali0_1 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski21-05-06, 12:54  #8
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040

Alıntı:
Sayın ali0_1 şöyle demiş:

Ustaca bir şeyler söylemem ama;o etkileyici bir yazar...
Sevgili alio_1;

Biraz çaba biraz araştırma sonucunda "ustaca bir şeyler" söyleyebileceğinden eminim. Dostoyevski'ye "etkileyici bir yazar" diyebilmek de bu ustaca söylemin temeli olur bakarsın.

Evet; Dostoyevski farklı...
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-05-06, 18:40  #9
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040

Dostoyevski geceleri çalışırdı.

Geceyarısına doğru, el ayak çekildiğinde ortalıkta Dostoyevski odasına çekilir, "semaveriyle başbaşa kalırdı. Ve soğuk,pek koyu olmayan bir çayı yudumlayarak, sabahın beşi altısına dek çalışırdı. Öğleden sonra iki ya da üçe doğru yataktan kalkar, günün geri kalan kısmını misafirleri kabul etmeye, gezmeye ya da dost ziyaretine harcardı."

Dostoyevski sadece soğuk, koyu bir çayla yetinmedi; ömrünün son yıllarında, içkiye düşkünlük gösterdiği söylenir. Yoksulluk, her türlü yoksunlukla birleştiğinde insan davranışlarını denetleyemez olur. Bir gün, evinde, "...Ecinnileri yazdığı çalışma odasından çıkar.Mme Dostoyevski'nin misafir günüdür o gün.(...) dalgın, bir sürü, bir sürü kadının toplandığı salona pat diye dalar; ve kadınlardan biri, büyük bir gayretkeşlikle, elinde bir tas çayla kendisine doğru seğirtince:'Sizi de, bütün bu bulaşık suyunuzu da şeytanlar alsın!' diye bağırır.
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski05-06-06, 23:08  #10
lamira
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
lamira'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 458

Dostoyevsky için bir dünya şey yazılabilir yazıldıda hala yazılıyorda. Onun çok büyük bir romancı olduğunu tekrar etmek aslında biraz gereksiz. Hayatına ise şaşırmamak gerek bence bütün büyük yazarların yaşamları çalkantılı ve fırtınalı. kimsenin evde oturup sakin sakin sandivicini yiyip mükemmel bir roman yazdığını sanmıyorum. '' Bir sanatçıdan sıradan insanların ahlakını bekleyemezsiniz'' bu da Woody Allen'ın kısmen konuyla ilintili bir sözü. Dostoyevsky ve onun gibi yazarlar içini görebilen karşısındaki insanların içini algılayabilen ve bunu yazılarına aktarıp yaşayıp aynı zamanda yaşatabilen sanatçılar. Bence başarılarının asıl sebebi bu.
lamira is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 16:07.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz