| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
dini araştırdıktan sonra kavramı ve dini tartışma metodu/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Birçok arkadaşımızdan dinleri araştırdıktan sonra şöyle veya böyle inanmaya karar verdim türünden değerlendirmeler duyuyorum. Ancak bu ifadede kullanılan kavramların içinde geçen ‘’araştırma’’ kavramını açıklamak gerekir. Dinleri araştırmak, önceden karar verilmiş bir dinsel tepki anlayışıyla dinlerin içyüzünü ortaya çıkarmak değildir. Aksine dinleri sosyal bilimler perspektifinden ve herhangi bir dini veya dinleri savunma gayesi gütmeden ve ideolojik muhalefet tavrı içine girmeden olgusal temelde araştırmak demektir. Araştırdıktan sonra dine inanmama yolunu seçen insanların bu olgusal çerçevede kaldıklarını düşünmüyorum.Bir toplumun yüzlerce yıllık düşünsel ve bilişsel hafızasını bir anda çöp sepetine atan böyle bir bakış açısının ardından özgün ve nesnel kalabilmek mümkün mü? Forumumuzun inançlar bölümünde genelde tartışılması gereken din ise de özelde İslam dininin tartışıldığı görülmektedir. Bu gerçek bile tartışmacıların araştırma peşinde olmadıkları ve ideolojik dünyalarının görüşlerini dikte etme peşinde olduğunu göstermektedir. Dahası, dinleri araştırdıktan sonra bırakmadığını henüz okul sıralarda edindiği ideolojik çevrenin etkisiyle dine bakışını da şekillendirdiğini göstermektedir. Katılımcılarımızdan önemli oranda deist olmasına rağmen herhangi bir Ateist veya panteist ile ‘’Tanrının kavramı’’ hakkında tartışma gereği duymamaktadır. Oysa forum alanımızda her dini felsefik görüş tartışılabilmelidir. Fakat her türlü felsefi görüş teizm ile ve genel olarak da İslam ile çatışma gereği duymaktadır. O halde bundan sonra ezberci ithamlar ve bilindik eleştirileri özelde islamın kitabına ve onun peygamberine harcamak yerine dinin kendisini ve dinsel kavramları açığa kavuşturmak gerekir. Aksi takdirde bu platformun faydasını göremeyiz. Forumda İslamcı-antislamcı kavgasını artık görmek istemediğimizi ve tartışmaların ideolojik sahadan felsefik düzeye çıkarılmasını istediğimizi söylüyoruz. Dini tartışma metodu özel bir maharet gerektirmektedir. Bunu çok defa söyledim. Benim bir dünya görüşüm olabilir ama konu benim gibi düşünmeyen biri ile bir gerçeği araştırmak ise yapmam gereken kendi inancımdan bile şüphe etmek ve inancımı bile tartışmaya açmaktır..Teistlere, bilgisi yetersiz olanların forumda inançlar bölüme girmemelerini tavsiye eden yazılarım vardır. Ama hem inanan hem de inanmayanlardan bir destek alamadım. İnananlar da inanmayanlar da agnostiği bırakıp ideoloji edasıyla tartıştılar. Sonra, forumda amaç gerçeklere ulaşmaktır. Hem ateizm, hem de din gerçeği vadeder. Oysa "gerçek" denilen olgu tek ise hangi yoldan ulaşıldığı önemli değildir.Ha din yoluyla ha ateizm yoluyla. Hayat boyu karşımıza çıkan eserler, kişiler, olaylar ayna değil mi? Onlarda kendimizi seyretmek, eksiklerimizi görmek, fark edemediklerimizi fark etmek bize sunulmuş bir nimet değil mi?... Böyle bakmak varken acımasızca karalamanın ne karı olacak bize..Bunu her iki taraf içinde söylüyorum. Eleştirme yerine karaladığımız her yön, kendimize kapattığımız kapıdır. Objektif baktıkça yeni kapılar açar, bilinmeyene uzanan sağlam köprüler kurarız. Bu içten serzenişim ne kadar etkili olur bilmem ama artık forumda son bir ümid olarak çözümün bir tarafı olmak istedim.Yoksa zaten paylaşacağım fazla bir şey kalmamış zaten.. |
|
| |
| #2 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 130
| Söylendiğinde söylenecek söz kalmadığından, söylemesi zor ama; Senin serzenişlerine yanıt verecek insanların bulunmadığı bir plartform burası. Olması gereken ile "olan" arasında, akıl, vicdan ve bilimsel metodoloji ile bir KÖPRÜ inşa edilemiyecek kadar geniş, derin ve büyük bir "BOŞLUK var. Sözde "bilimsel" bağnazlık, inananların taasubuna "rahmet" okutturacak boyutta! Bilimin en temel özelliği olan merak ve kuşku'dan eser bulunmayan "bilimsellik" iddiasıyla, kavrayamadığını kesin bir dille reddedenler ile neyi nasıl tartışacaksınız? Böyle bir ihtimal var mı? Senin "arabulucu" tavrını takdir etmekle birlikte sonuç alıcı bir gayret olduğuna inanamıyorum. İstediğin kadar mutedil ol! Sürekli ve sistemli bir şekilde sahip olduğun değerlere hakaret ediliyorsa, itidalini kaybedip TEPKİ gösterirsin. Aksine davranış eşyanın tabiatına aykırıdır! Lise öğrencilerinin Einstain kesildiği bir ortamda hangi "felsefi" derinliği arıyoruz! Bu forum, inançlara hakaret ederek kendilerini "tatmin" eden bir grup marjinalin "rehabilitasyon" ALANIDIR. Başka hiç bir özelliği olmayan bu foruma isnad edilenler "hikaye"dir sadece! O halde neden buradasın diye bir soru sorulabilir. Söyliyeyim; ifade ettiğim bu gerçekleri söylemek için buradayım! Aklı başında, son İNANÇLI arkadaşım burayı terkedene kadar, ya da forum yönetimi tarafından kovulana kadar da buradayım! Bir ihtimal daha var! Gerçek anlamda saygı, gerçek anlamda farklı düşüncelerin özgürce ifade edildiği, gerçek anlamda seviyeli tartışmaların yapılabildiği bir plartform olma yolunda adımlar atılabilir. Sevgili özedönüş, çok zayıf bir ihtimal olarak görsem de senin umudunu paylaşıyorum. . |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 293
| Sayın özedönüş; Ben, dinleri enine boyuna araştırma yolunu seçmedim. Böyle bir merağım olsaydı, belki ilahiyat okumaya karar verirdim. Yada bunun gibi başka birşey. Ama ilgim bu boyutlarda olmamıştır. Nice insanın yine öyle. O yüzden, burada yazışan insanların, dini kendi edindiği bilgiler düzeyinde tartışıyor olmalarından dolayı yetersiz bulup kınayamazsınız. Bizlerde, kendimizce bir şekil bazı şeyleri okumuş, araştırmış ve bilgi sahibi olmuşuzdur. Şu Kuran'ı okuma şeklimizi her ne kadar beğenmeyip hor görseniz de, okumuşuzdur! Hadis külliyatını yine öyle! Ve burada ben, kimliğimde adı geçen İslam'ı tartışıyorum. Yaşantımın büyük bir bölümüne hükmetmiş İslamı. Anamın, babamın, dostlarımın, komşumun ve çevremin hayatında olup, böylece hala yaşantımın bir şekil parçası olmaya devam eden bir İslamı. Şimdi anladın mı, niye tevrat'ı, Incil'i değil de, İslamı tartıştığımı? Kitabı, hadisi ve sünnetiyle hayatımızın her alanına müdahale etmeyi kendine hak görmüş İslam'ı tartışıyorum. Senin anlayacağın, bana ne elin İncil'inden!!! Topu topuna 114 sure'nin hemen hemen 86 suresi Mekki'dir. Geri kalan 28 sure Medini. Bizlerin tartışmaya açtığımız ayetler de, bu hıcre'ten sora gelen ayetler doğrultusundadır. Mekki ayetlerdeki ılılmlı siyasetin nedenleri vardır elbet... Muhammed'in pegamberliğini ilan edişinden hicret'e kadar ki süre içinde, sadece 80 ila 100 küsür insan'ı kendine çekebildiğini göz önünde bulunduracak olursak, bazı şeyler açıklanabilmektedir kendiliğinden. O zaman süreci içinde de, niye savaşların olmadığı, veya niye tek evlilik yaptığı yada Muhammed'in rahatı ve keyfine yönelik ayetlerin niye gelmemiş ve gelememiş olduğu, veya içki yasağı ayetleri niye böyle geciktiği gibi konulara daha bir anlaşılırlık kazandıra biliyoruz! Tartışmaktan usandığınız ayetler, işte bu 28 sureyi bağlıyor genelde. O yüzden bu tartışmalar, hep o şikayet ettiğiniz aynı minval üzerine sürüp gitmekte. Artık çıkmam gerek. Birdaha ki sefere yazışırız. saygılar |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,409
| Sn Özedönüs: Cekmeye calıstıgın tartısma zemin, katılımcılar acısından gecerli olmadıgı acıktır. Sn Özedönüs sizde blirsinizki inanırların kullandıgı argumanlar bu zemine uygun degildir. Sorulan sorulara genellikle ani reflex gösterirler. İki taraf icinde gecerlidir diyebilirsiniz, lakin inanırlar acısından baktıgımızda büyük bir yüzde olarak karsımıza cıkıyor. Bir platformda yaptıgımız konusmadan sonra bize telkin edilen, bu konusmayı baska bir yerde yapmıs olsanız sizi yok ederler olmustur. Sorgulamaya tahammülün olmadıgı bir cevrede nasıl bir yaklasım beklenebilr? Sizin son yazılarınız artık tamamı ile felsefik. Bir ayetin inis nedeninin ,zamanının, kosullarının ne oldugunun bilinmedigi bir ortamda bu yaklasım ne kadar gecerlidir. Sordugumuz en basit soruya bile anlasılamaz cevapların verildigini hayretle gözlemliyoruz. Kur'an neden peygamber onayından gecmedi diye bir soru sordugumuzda kagıt, matbaa yoktu gibi bir cevap karsısında nasıl bir yaklasım sergililenebilir? Ceylan derisi vardı deyip tartısmayı polemige dmgoji'ye cekmekten baska bir sansımız varmı? sn özedönüs akademik bir ortamda olmadıgınızı unutmayın. __________________
Bütün insanlar kardestir. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Sayın Mnzv.Özellikle’’Lise öğrencilerinin Einstein kesildiği ortam’’tespitiniz aslında her şeyi açıklamaktadır. Yalnız son günlerde artık herkesin kabul ettiği bir gerçek var:Kültürel altyapımız eksik olduğu için tartışmalar, istenen düzeyde gitmemektedir.Bunu bir mazaret saymakla beraber ‘’dinleri araştırdıktan sonra bıraktım’’veya ‘’dinler bilime ters olduğu için vazgeçtim’’ diyenler için mazeret sayılmaz.Çünkü bu iki cümle ile akademik düzeyde araştırma yaptıklarını ve bilin ışığında her şeyi tarttığını söylemiştir.Aslında böyle söylemek,dine ideolojik olarak bakmanın haykırışıdır .Forumda Müslümanların bulunmaması gerekliliği konusuna gelince;bu istek forum aylar önce kapanmadan ve arşive alınmadan önce dile getirilmişti. Ben yine de bu forumun diğer arenalardan(ateistforum,Turandursun.com,turkish-media vs..)farklı olduğunu düşündüm.Hala bu düşüncemi sürdürmekle beraber üyeler bazında burayı diğer arenalar gibi gerilimli ortama dönüştürmek isteyenlerin olduğunu da görüyoruz. |
|
| |
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Sayın Bol! Dini konuların neden bir olgu olarak tartışılmadığı itirazımıza genelde islamın insanların hayatlarını yönlendirdiği gerekçe gösterilir.Oysa herhangi bir olgu hayatımıza yön veriyorsa bu durum buna karşı yeterli bilgimiz olmamasına rağmen yazma hakkını vermez.Ben şahsen hayatımız ilgilendirdiği halde siyaset konularında pek bilgili olmadığımdan siyasette az yazarım mesela…Ayrıca yetersiz bile olsa en azsından tartışma üslubunu başarabilse haydi yine olsun diyelim.Diğer taraftan ‘’neden peygamber ve Kuran eleştirilmektedir’’ diye bir itiraz değil,’’neden bu konular sonraki aşamada tartışılmaz’’türünden bir şikâyetimiz var. Yine ateist ve deistlerin, agnostik ve panteistlerin birbirleriyle neden ‘’Tanrı’’kavramını tartışmadıklarını merak ediyoruz.Tartıştığımız konuların Kuranın az bir bölümünü teşkil ettiği konusunda hemfikir olmakla beraber, medeni ayetlerin hepsinin tartışmaya açık olduğu konusunda aynı düşünmüyorum. Aslında bunlar; itham, diğer fikri mahkûm etme yoluyla anlatılmaması durumunda hiçbir zaman bıkkınlık veremez.Diğer yandan burada kendimi akademik ve âlim, diğerlerini cahil ve hor görmüş değilim. Ancak bu duruma gelmeme sebep olanları açıklamak istiyorum:Birincisi içinde bulunduğum durum, ikincisi forumun içinde bulunduğu durum ikincisi ise bundan sonraki planlarım hakkında yazmak istiyorum. Bir imamın oğlu olarak, İmam Hatip Lisesi ve İlahiyat Fakültesi geleneğinden gelen biriyim. Kısacası gelenekçi ve klasik İslam anlayışının yoğun olduğu bir çevreden İlahiyat dünyası ile tanışmışım. İlahiyat Fakültesine girmeyene kadar yoğun bir gelenekçi Müslüman tiplemesi çizdim. İlahiyat Fakültesinde her okuduğumuz hadisi sorgulayan, İsa’nın gökten inmeyeceğini söyleyen, kadınların başlarının örtülü olmayabileceğini ifade eden öğretim üyeleri ile tanıştım. Aramızda şiddetli tartışmalar yaşandı. Eski âlimlere saygısız davrandıklarını ve kendilerini allame sandıklarını söyleyerek elimizden geldiği oranda fikirlerine itiraz ediyorduk. Ortamın kalabalık oluşu ve birebir iletişimin olmaması sebebiyle ne onlar bizi anladı, ne de biz onları anlayabildik. Ancak genel anlamda değerlendirsem, en azından gelenekçi anlayışın dışında da fikirleri öğrenme imkânı buldum. Bu açıdan ufkumu biraz da olsa açtığını söyleyebilirim.Ardından Temel İslam bilimleri dalında yüksek lisansı kazandım. Öğrenci sayısının 3 gibi az ve iletişimin rahat sağlanabildiği bir ortam oluşmuştu. Bir yıl boyunca süren ders aşamasında gelenekçi kimliğimden tamamen kopacak ve bir çizgi çizecek bir fikir dünyası ile iç içe oldum. Önümde duran Kuranın neden insanlarca anlaşılmadığını artık anlıyordum. Çünkü halk onu kutsayıp hayattan atmıştı. Önemli oranda fikirlerimi genişleten ve ufkumu açan yüksek lisans oldu.Yüksek lisansın tez aşamasını sonuna doğru yaziyazforumu ile tanıştım. Buradan önce büyük ve genel forumların dini bölümlerinde paylaşım yapıyordum.Arasıra google de konu araştırırken bu site önüme çıkıyordu.Ancak diğer tüm ateist fikirlere de açık olan forumlar gibi girip paylaşmak istemiyordum.Henüz buraya üye olmadan Turandursun.com u okumuştum.Beynim allak bulak olmuştu.Birincisi eleştirilerin aslında mantıkiliği, diğeri ise eleştirinin çok aşırı derecede argo tabirlerle(Tanrıyı pezevenk olarak niteleme gibi) yapılmasından dolayı şok geçirmiştim.Bir arkadaşın daveti üzerine buraya girip üye oldum. O aralar hocalarımdan yeni duymuş olduğum ve tam olarak benimsediğim yaratılışçı evrim ile ilgili bir makaleyi burada yayınlayarak yazmaya başladım. Arda arda metafizik konular(şeytan,adem,melek vs,,) ile ilgili ilginç tespitleri verince,karşı görüşlerinizle ,sizden,yamyamdan,anibalden,vs…çok şeyler öğrendim.Eleştirilerin mantıkiliği ile arayış içine girdim.İşte beynimi kestane gibi patlatacak süreç 2007 nin mart aylarına doğru başladı.Metafizik kavramlara bakış açım baştanbaşa değişti,nisan aylarında tam bir agnostiK kimliğine büründüğümü rahatlıkla söyleyebilirim.Ne garip bir tecellidir ki bu kimliğimle oluşum içinde iken İslam karşıtı taraf forumda sivrileşti. Normalde bir insana bile söylenmeyecek sözleri(Yukarıdaki örnekten beter) insanların değerlerine karşı kullandı. İşte bu tavırlar ister istemez devamlı savunma tarzında tespitlere yönelmemi sağladı. Bu arada benimsenmiş gözle dini metinleri de okumaya başlayınca tarihsellik ve evrenselliği yakaladım. Aynı zamanda doktora sınavlarını da kazandıktan sonra artık İslami bilgilerde çok yönlü araştırma için her şey tamamlandı.(modernizm ile gelenek arasını yakalama bağlamında)Yüksek lisans ve doktora her türlü İslami görüşü verirken yaziyaz islamdışı görüşleri de vermişti.Bu açıdan yaziyazın en az bir akademik çalışma kadar bana faydalı olduğunu söyleyebilirim.Belki buradan bir türlü kopamamam bundandır.Bölüm kapatıldığı zaman açılması için en çok uğraş veren olmam da bundandır.Yeni açılış sürecinde bölümün artık ideolojik boğuşmayı bırakıp bilgi paylaşabileceğini düşünmüştüm.Her ne kadar eskilere göre çok daha iyi durumda ise de ideolojik ikna ile yazılan yazıların bittiğini söylemek mümkün değildir.Ancak yine de az takılarak ve az yazarak bu süreci geçiştirmeye çalışıyordum.Fakat 4-5 gün önce ‘’Kuran Allahın kelamı olabilir mi?’’ başlığı altında iğneleyici tespitlerin gelmesi ardından forumu eski hale sokacak gerilimli mesaj ve Sayın Anibalin 14 gün uzaklaşması ile biten süreç artık sözlerin bu şekilde söylenmesinin yeterli olduğu kanaatini peliştirdi.Ayrıca zaten her konu söylendi ve her iddia öğrenildi. Yani gerek eski gerekse de yeni üye olan hiçbir insanın eleştirisini yaparken İslami bir cevabını bilmediğini sanmıyorum. Yalnız en son Nisa süresi 34.ayeti gibi çalışması birkaç günlüğümü alan ve bir görüşü dikte etmekten çok, herhangi bir konu ile ilgili tüm görüşleri açıkladıktan sonra kendi görüşünü dile getirmekten ibaret olan makalelerimi yayınlamaya ise devam edeceğim. özedönüş Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 04-12-07 11:13 . |
|
| |
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Sayın Şüpheci Bu forumda eskisi kadar Müslüman yoktur.2 veya 3 kişi var.Yeni bir iki yazar adayı da var gibi..Bunların dinlerini sizin kadar bilmiyor olmaları dinlerine ‘’illet’’demek için hak verebilir mi?Verecekleri cevapları çok tutarsız olsa bile onların tutarsızlıklarını dil getirmeli idin veya onları tahrikten çok sorgulamaya sevk edecek cevaplar verebilirdin.Zaten sorgulayan buraya yazıyor.Sorgulamayan Müslüman’ın takılacağı forumlar çoktur. |
|
| |
| #8 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 48
| Ben sayın özedönüşün galiba dediği gibi yeni yazar adaylarındayım.Aslen bu platforma başka amaçlarla geldim.Kesinlikle sert ifadeler konuşmayı ya da yazmayı sevmem. Benim dinimi ciltlerle dolusu kitaplarla araştırdım ve okudum.Dedelerim hep yıllarca bu işlerde çalışmış insanlar.Kısacası imam. İnsanlar inanmayabilir ya da başka tanrılara ya da dinlere inanabilir.Buna ses çıkardığımız yok.Ancak arkadaşlar tartışma yaparken sert ifadeler kullanıyorlar.Mesela İslam dini peygamberi hakkında Muhammed diyorlar.Bu benim zoruma gider.Ben buna tepki göstertirim.Bu benim hakkım. En azından Hazreti Muhammed demek bu kadar zor olmamalı.Dahası o insan çoğunluk tarafından kabul edilen bir peygamber.Onun hakkında biraz daha saygılı olunmalı.Ciddi araştırma yapıp da tartışan insanlar var. Sayın Ezkamo gibi. Ama araştırma yapmadan deliller göstermeden şu şöyle bu böyle diyenler çoğunlukta.Bu insanlar sert tabirler kullanıyorlar öyleyse ben de kullanırım saygı çerçevesinde. Teşekkürler... __________________
Irmağının akışına ölürüm TÜRKİYEM |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,409
| Alıntı:
Sn özedönüs: Tek basına Muhammed'i ögretiyi hedef almadıgımı belirtmekle beraber, asırılık icerdigini kabul ediyorum. Hepimiz insanız. Bazen anlatımlarımızın dojazını kacırabiliriz. Aslında belgisiz zamir kullandım. ''Tümü'' __________________
Bütün insanlar kardestir. | |
|
| #10 | |||||||
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 293
| Alıntı:
Kibarca ve bir şekil; "herkes haddini bilmeli", demeye getirmişsiniz. Ben ise, pek öyle göremediğimden düşüncenizi paylaşamıyorumda, sayın özedönüş. İnsanları, -özellikle gençleri- bir şey söylemeye ürkütmeyin. Sıkılmasınlar, korkmasınlar, çekinmesinler, yılmasınlar... Daha nice böyle! Bırakın soruştursunlar. Bırakın konuşsunlar, tartışsınlar... Tartışmak; bilgi ve bilgilenmeyi gerektirir. Yeri geldiğinde de araştırmayı. Yeterli gördüğü bilgisinin eksikliğini tıkandıkça fark edecektir zaten o. Üstelik birde siz, konuda bilgeyseniz, bu akibete uğramaları kaçınılmazdır. Meraklanma; ilim ehli cahili yola getirir! O yüzden; susturmaya kalkmayın kimseyi. Bırakın düşünceler filizlensin. Asırlardır sindirildiler yeterince, birde siz sindirmeyin! Bu sitede, nice ayet ve nice hadis, sonu ardı kesilmeksizin sil baştan ele alınıp tekrar işleniyor. Artık, yazı yazarken alacağımız cevabı bile öngörebiliyoruz neredeyse. Çoğunu okumuyorum bile artık. Şunu fark ettim ki, aslında ayetleri tek tek incelemeye ve tartışmaya açmadan önce, sizlerin Kuran’a yönelik düşünce ve yaklaşımlarınızı tartışmamız gerekmekte. Çünkü, temel sorun buradan kaynaklanıyor. Sayın kebikeç, bir kısmına, yukarıda ele aldığı yazılarında değinmiş az çok. Siz de, nice yazılarınızda aynı düşünce ve savunmaları getirdiydiniz önceden. Bakın, nedir bunlar: Alıntı:
Alıntı:
Fakat bu yinede ve ısrarla Alıntı:
Yaptığım bu alıntılara, bu satırlarımda yorum getirmeyeceğim şimdi. Fakat, fikri paylaşmadığım aşikar! Önce, bunları ele alıp tartışmamız gerekiyor. Söylemek istediğim budur. Savunduğunuz bu düşünce ne denli kabul edilir ve ne denli mantık içermektedir? Kendimize edindiğimiz “doğru”ları tartışalım! Daha bitmedi, devamı var: Alıntı:
Alıntı:
Saygıyla! bol Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 06-12-07 12:59 . | ||||||
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ali Şeriati ve Şirk Dini | bozkır | Arşiv | 22 | 18-09-07 16:19 |
| Başka bir açıdan Kürt meselesi ve Dini bakış açısıyla Kimlik kavramı | özedönüş | Türkiye Siyaseti | 60 | 12-04-07 21:32 |