Yeni bir koyumavi
Yeni bir başlangıç. Bu kez dinginliği almış ilke. Soğuk, çulsuz, ruhsuz... veya şu ruh, onu yeterince bilen... Öyleyse sadece yeni bir oyun. "Gereksiz!" Gereksiz diyecek o, bilirim onu; gereklerinden daha iyi tanırım kendisini.
Şimdi gece yaklaşıyor, son kez demleniyor çayım. Yarınları yok kendisinin, ya da o var yine yarınlarında koyumavinin. Öbürü, şu gereksiz olan, son bir defa atlıyor geminin arkasından usulca; çünkü o çulsuz.
-Kardan adamlar yapmışlar, duydunuz mu?
Çocuklar yapmış yine ama yaşlı çocuklar bu kez. "Kardan adamın ruhu var" diyorlar bir de. Olabilir, ben bu meseleye karışmıyorum. Ya da şöyle, hani vurgulaya vurgulaya, artık karışmıyorum. Gereksiz çünkü: Gördüm, bir gereği yok.
Çay bitmek üzere, o çulsuz, hem yakında farkedilir de gemide olduğu, sıkı güvenlik görevlileri çalıştırır, şu sözümona mavi geminin tırışkadan efendileri de ondan... neyse bir çay daha var en azından, geceye de var, hem hava da soğuk bereket versin ki... az mı emeği olduğu şu köhnemiş çocukların kardan adama, var daha var, ya da bana mı öyle görünüyor ne...
Gelişigüzel, şiirimtrak, annesini çok özlemiş, davası sürüyor... ne olduğunu bilmiyor, zaten önemli de değilmiş, akıntıyla hiç mi hiç ilgisi yokmuş böyle bir bilginin.
-Bu gece bir bitse de...
Böyle diyor da, ne o, ne öbürü (ki çok gizlidir o çok, yani varolup olmadığı bile bilinemedi bir türlü) ne şu sökonusu görevliler... ne de akışın efendileri: gemisi, zamanı, şu soğuk dingin yeli... bir de çul muydu neydi?... Aman neyse ne, hiçbiri durduramaz geceyi. İşin ilgici yine de dingin deniz, adamcağız tatsız rüyalara dalmış bile. |