| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
| Anket Sonuçlarını Göster: Akilli insan; | |||
| Inanan insan mi? | 5 | 12.82% | |
| Düsünen insan mi? | 34 | 87.18% | |
| Oy Verenler: 39. Bu ankete oy veremezsiniz | |||
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,330
| Akilli insan; a) Inanan insan midir? b) Düsünen insan midir? her iki madde icin; neden? saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #2 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,831
| Şüphesiz düşünen insandır. İnananla düşünen arasındaki temel fark da: Biri inanırken, diğeri bilir. Bilim toplumu olmanın ve aydınlanmadan geçmenin yegâne yolu budur. Bu süreci sıkıntılı da olsa atlatacağız. Saygılar. __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) |
| #3 | |
Onay bekleyen Yazar Adayı Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 51
| elbetteki düşünen insandır turker bey ; düşünmek inanmak yolunda atılacak en sağlam adımdır..körü körünede inanılmazki değilmi ? sevgi ve muhabbetle..! |
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 178
| İnanan insan zaten düşünerek inanmıştir.Düşünen bir insan ise eninde sonunda inanacatır. __________________
B İ Ş N E V ! |
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 178
| Biri inanırken, diğeri bilir. Ya bilipte inanmamak gibi bir kategoriye giriyorsa eger;o insana hangi sıfatı uygun gorursunuz??? Bendende saygılar herkese.... __________________
B İ Ş N E V ! |
| #6 | ||
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,831
| Alıntı:
Örneğin, yer çekiminin olduğuna inanmazsınız, çünkü zaten olduğunu bilirsiniz. Ya da suyun kaldırma kuvvetini. Teolojik açıdan da inanmak, bilmediğimiz şeyleri olmasını istediğimiz/düşündüğümüz gibi kabullenmektir. Din ve Tanrı gibi kavramlar da böyledir. Bilimsel açıdan da inanmak ne yazık ki günümüzde geçerliliğini korumaktadır. Örneğin, Evrim bilimsel bir gerçekliktir. Evrim teorisi ise henüz %100 kanıtlanmamış ama şu ana kadarki canlılığı en iyi açıklayan kuramdır. Fakat Teizm ekseninde fikirlerini şekillendiren kişiler evrime inançsal nedenlerle sert şekilde karşı çıkarlar. Oysa ki bilimsel bir dayanak sunmaları mümkün değildir. Düşünmek, Araştırmak, Sorgulamak ile "İnanmak" arasındaki temel fark bu şekilde özetlenebilir. Saygılar. __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) | |
| #7 | |
Onay bekleyen Yazar Adayı Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 51
| aralarında fark var evet ama verdiğiniz örnekler kabul edilemez bizlerce turker bey ![]() o sizin kabulünüzdür değilmi ![]() Örneğin, yer çekiminin olduğuna inanmazsınız, çünkü zaten olduğunu bilirsiniz. Ya da suyun kaldırma kuvvetini. bunu güzel demişsiniz..iyi bir yaklaşım.. Bizler Allah ın varlığına inanırız ve bildiğimizden şüphemiz olmadığı için inanıyoruz..! |
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 178
| Hayır neden zıt kavramlar olsun sayın türker.Sizin çelişkili bir düşünce yapınız var.Yerçekimi olduguna inanıyorumçünki onun mana boyutunda dayandıgı noktalar var.Tıpkı suyun kaldırma kuvveti gibi.Bizler bunlara sadece bilim isbatladı diye degil cook evveliyatı oldugu için inandık.Evrime gelince elbetteki insanın atasının bir maymun olabilecegi,yada ne bileyim kirli gömlek+buğday bilmem kac gun kapalı ortamda durunca fare olusuyor safsataları deil.........kainatın duzeni insanları fizyolojik olarak etgiler.Cok ama cok basit bir ornek vereyim.Bir insanın basparmagı kopsa,yada kesilse ayak işlevini yarı yarıya yitirir.Ve bas parmak insan yurumesinde vites gorevini yapar.Ama bu parmak olmayınca dusunmesi zor ama insan yuruyemez hale gelir.Ve zaman içerisinde o olmayan parmagın yerinden aynısı olmasada baska bir parca buyumeye ve sekilllenmeye baslar.Bu olayı genel olarak dusunurseniz "evrim" deyince cok daha geniş düşünce ufukları olacaktır Yaratıcıyı inkaryerine. __________________
B İ Ş N E V ! YAZGI Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-03-06 15:48 . |
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 186
| Ben bu testin neyi amaçladığı konusunda şüpheliyim. Siz zaten inanan insanın düşünmediği gibi bir çıkarımı baştan yapmış oluyorsunuz. Düşünce üretmeyen bir insanın akıllı olması muhtemel değildir. İnanmanın saçmalığını bu test yoluyla mı ispatlamaya çalıştınız? Veya sizce bu sınıflandırma ne kadar "akıllıca"? |
| #10 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,532
| Soru ya da anket çok "keskin" bir şekilde ortaya konmuş. Bu üçüncü kez yazmaya kalkışım. Soruyu elbette ki düşünce diye yanıtladım. Düşünme eylemine inanmak eyleminden daha fazla değer verdiğim içindi bu. Ama akıllı adam inanan mıdır, düşünen mi sorusu ayrımı çok keskin bir şekilde ortaya koyuyor ve yazarken zorlanıyorum. Çünkü bir genelleme yapılması istenmektedir. İnanmak düşünmeye engel midir; diye bir soru soruyorum kendime ve kendimce "hayır" yanıtını veriyorum. Peki düşünmek inanmaya bir engel oluşturur mu; ona da "hayır"yanıtını veriyorum. Peki o zaman, böyle bir soru bizim toplumumuzda neden bu kadar anlam kazanabiliyor? Neden bu tür soruları sormak gereğini hissediyoruz? Ve yanıt verilirken bile neden keskin bir şekilde ikiye ayrılıyoruz? Sanıyorum bilim toplumu olamadığımız için bütün kavramlar da birbirine karışıyor. İnancın, düşünme ve bilime olumsuz bir etkisi olabileceğini çok fazla düşünmüyorum. Ama bizim ülkemizde, herşeyi inanç bağlamında açıklama çabası gösteren bir ortam giderek gemi hızıya aldı sanki. Bunu islamın yücelmesi olarak gören ve göstermek isteyen bir kesim oluştu. Dergileri, gazeteleri, kitapları, tv.leri,vakıfları, dernekleri, siyasi partileri...herşeyleri var! Bir yerden kumandaya basılmış gibi topyekün bir "hareket" içindeler. Her konuda misyoner gibi hareket etmekteler. Bunu yaparken de, bilerek veya bilmeyerek bilim-dışı, akıl dışı çabalar içinde olmaktalar. Her konuda inançlarını uluorta belirtmek gereği hissediyorlar. Her koşulda inançlarının savunusunu yapmaya çalışıyorlar. Her konuda, her olayda olguların nedenlerini doğaüstü bir güce bağlıyorlar. Geldikleri noktada bilimle çatışma halinde oldukları kuşkusuz. Ama bu onları da ilgilendirmiyor ki! Sadece Tanrı deyip, sadece öbür dünya izlenimlerinden söz edip bu dünyayı yoksayacak bir idealin peşindeler. Kuramsal olarak ne söylenirse söylensin, pratiğe yansıyan budur. İmtihan yeri olan bu dünya, öbür dünyaya hazırlıktır. Bilim, akıl, düşünme'nin ne önemi vardır artık! Ne düşünme, inancın karşısındadır; ne de inanç düşünmeye engeldir oysa! Ama ne yazık ki yaşanan pratik bunu hiç doğrulamıyor. Her zamankinden çok daha fazla, akla ve bilime ihtiyacımız var! |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Gen - İnsan Etiği paralelliği - Gen mutasyonu | ugurozaltn | Doğa Bilimleri | 6 | 19-06-08 17:06 |
| İnsan: "Ne Alim-i Mutlak, ne de yanılmaz" olabilir. | Objektivis | Bilgi ve Ahlak felsefesi | 3 | 19-03-07 17:12 |
| İnsan davranışları üzerine | Türesin | İnsan Bilimleri | 3 | 02-09-06 22:39 |
| İrrasyonel ahlak doktrinlerinin içeriği: Altrüizm | Objektivis | Toplum Felsefesi | 15 | 08-01-06 12:46 |
| Aksiyomatik kavramlar ve insan bilinci.. | Objektivis | Bilgi ve Ahlak felsefesi | 0 | 06-01-06 17:57 |