08-12-07, 22:07 |
#1 |
Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 348
| Yeter Enayilik Buraya Kadar (Şükrü Aykutlu)
Alıntı:
Yeter! Enayilik buraya kadar. Şimdi can kulağıyla dinleyin:
Cüzdan nasıl kullanılır uygar bir ülkede? Benim kriterlerim çoktan belli. Bundan böyle bu kriterler işler. Parama talip olan esnaf “kardeş” yazsın bir kenara:
Biiir: Düzgün Türkçe kullanacaksın arkadaş! Bana sempatik görüneceksin önce. Tabelanda Türkçe kelimeler isterim; öyle İngiliz, Frenk ağızları, Amerikanca bozması ıvır zıvır pespaye sözcüklerden ya da Mezopotamya ağzından anlamam ben. Bana “bence” hitap edeceksin, düzgün Türkçeyle.
İkiiii: Allahın Brezilyalısının göğsüne takmaktan gocunmadığı o hilal ve yıldızı, dükkanının girişine bir yere koyacaksın ki anlayayım İngiliz misin, Frenk mi, Amerikan mı; veyahut Amerikancı mı?... Vatanını sana teslim ederken doğum yerini bile sormamış önderinin bir resmini asacaksın ki mütevazı bir duvara, bilelim birbirimizi. Anlayalım bir, Ada’lı mıyız, Moda’lı mıyız... İmralı’dan mıyız, yoksa Mudanya’dan mı?... Yani önce bir ispat edeceksin bana kendini; İngiliz misin, Frenk mi; yoksa Allah korusun İrlandalı mı içimizdeki...
Üüüüüççç: Dükkanında haraçcı görmeyeceğim. Yani ne demek mi? Sana verdiğim kuruşun yüzde bilmemkaçına ortak bir koruyucu, döşeyici, hortumlayıcı, yani hasılı senden başka bir “kardeş” kokusu almayacağım dükkanında. Uzak diyarlarda gümbürdeyen İtalyan mayınlarının düşmanıyım ben... Para yollamak istemem oralara.
Ayrıca söylemeyi unutmayalım da “hemşehrilik” ya da ırkçılık güttüğümüz sanılmasın: Ben bisküvi isterken raflarda “Eti” aranırım; Türklüğümü hatırlatır zahir, bazı muadillerinin tadını pek sevmem... Gazete alırken Hocaefendi paçavralarına kuruş koklatmam. Dışarıda yemek yerken alışkanlığımdır; tencere yemeklerinden halis Türk mutfağına para öderim; ille et yiyeceksem de, Bursa’nın kebabını medeniyetten sayarım... Markete gireceksem, holdinginin şeceresini sorar öğrenir, sepetimi öyle doldururum. Ha bir de, canım simit çektiğinde, kırk yıllık sokak simitçilerimi arar gözlerim. Modernlik görüntüsü verilen şiddet besleyicilerinin zincir mağazalarını her alanda sorar, öğrenirim. Yerli malı severim huyum kurusun. İster milliyetçilik de, ister tutuculuk; paramı ‘benden’ olana harcarım. Yalnız sanma ki ne pahasına olursa olsun Türk olana... Bak sana ipucu işte: Kendinden utanan Türk’e de kapalıdır cüzdanım. Yobazına... Yozuna... Satılık’ına...
Gördüğün gibi, fazla bir şey istediğim yok senden. Düzgün Türkçe, düzgün insanlık, düzgün namus! Bayrağımı, yani bayrağını da tuttun mu ucundan köşesinden, cüzdanım sana ardına kadar açık “kardeş.” Doğum yerin mi? Geç öyle teferruatları. İlgilendirmez beni. Sen kalbinin yerini söyle. | tamamı: http://www.turksolu.org/164/aykutlu164.htm__________________ Yaşasın Milli Mücadele! Yaşasın Mustafa Kemal!
|
| |