| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Müteşabihlik meselesi/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Forum tartışmalarında evrensellik ve yerellik konusundan sonra en çok tartışılan konulardan birisi de müteşabihlik kavramıdır. Arkadaşlarımız, müteşabihliği de tarihsellik olayında olduğu gibi Kuran çelişkilerini bertaraf etme girişimi olarak açıklıyorlardı.Uzun süre bu konuyu özel olarak açıklamayı düşünüyordum.İşte bu çalışmamızda bu konuyu ineceleyeceğiz. Kuranda müteşabih dediğimiz ilk ve gerçek anlamıyla kullanılmayan ayetlerin bulunduğu fikri içtihadi değildir. Konu ile ilgili Ali İmran süresi 7.ayet bulunmaktadır. Sana kitabı indiren O'dur. Onun (Kur'an) bir kısım âyetleri muhkemdir, ki bunlar kitabın esasıdır; diğerleri ise müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve onu (kişisel arzularına göre) te'vil etmek için ondaki müteşâbihlerin peşine düşerler. Halbuki onun te'vilini ancak Allah bilir; bir de ilimde yüksek payeye erişenler. Derler ki: Ona inandık, hepsi rabbimiz katındandır. (Bu inceliği) yalnız aklıselim sahipleri düşünüp anlar Ayette Kuranın özünün muhkem ayetler olmasının yanında, müteşabih hüküm bildiren ayetlerin de bulunduğu konusuna değinmekte bir kısım insanın bu manalar üzerinde oynamak istedikleri ifade edilmektedir. Ancak başka ayetlerde Kuranın apaçık olduğu söylenirken burada müteşabih ve yoruma açık olan ayetlerin de var olduğunun söylenmesi bazılarında bir çelişki olarak görülmüştür. Müteşabih ve Muhkem Kavramları İslam bilginleri, muhkemin kesin anlam ifade eden ve yoruma gerek duymayan ayeler olduğu konusunda ve bunların kuranın ana temelini oluşturan ayetler olduğu meselesinde görüş birliği içerisindedir. Bunun gibi, müteşabihliğin yoruma açık ayetler olduğu konusunda da bir ittifak vardır. Ancak” kesin anlam” veya “yoruma açık anlam” ölçüsü konusunda görüş ayrılığı bulunmaktadır. Müteşabihlik Ölçüsü Müteşabihliğin ölçüsü hakkında farklı görüşlerin olması, konu ile ilgili ayetin bile yoruma açık olmasındandır.Çünkü ayetin bir bölümü iki şekil açıklanmıştır: Birincisi,''Allah'' ile ''ilimde'' derinleşenler arasındaki vav harfinin ''ve ''anlamında bağlaç olmadığın 'iyeni bir cümlenin başlangıç işareti'' anlamında olduğunu söylemişlerdir. Bunlar müteşabihin bu dünyada bilinmesinin mümkün olmadığını düşünenlerdir. Çünkü bunlara göre sadece Allah müteşabihi bilir. Diğer grup ise,vav harfini bağlaç kabul etmişlerdir ki bunlara göre Kurandaki müteşabih ayetlerin manası,zaman içinde bilimin gelişmesi ile çözülecektir.Bunlara göre Allah ve ilimde derinleşenler bu anlamları bilir. Kanaatime göre her iki görüş te doğrudur. Çünkü müteşabih olarak açıklamaya çalışacağımız bazı konular(Allahın mahiyet gibi) her zaman bilinmez olacağı için birinci görüşün düşündüğü görüşü seçmeliyiz. Allahın mahiyetinin çözemezsek de dinde ona iman edebilme gereği olduğu aşikârdır. İkinci görüşün doğru yönü ise Kuranın sembol dil kullanımından kaynaklanan bazı değişmeceli ifadelerinin bir gün bilinebileceği şeklindedir. Müteşabihlik Kuranın Apaçık oluşunu etkiler mi? Burada sınırı iyi çözmek gerekir. Eğer müteşabih ayetler birinci görüşün dile getirdiği gayb konuları ve Allahın mahiyeti ile ilgili ise bu Kuranın apaçık oluşunu engellemez. Çünkü Kuranın apaçık oluşu dünya hayatı standartlarında insanların sorunlarına çözüm bulma noktasındadır. Güçlerinin yetmediği konuları açıklamak apaçıklık değildir. Yine eğer ikinci görüşün dediği şekliyle de olaya yaklaşsak çelişki bulamayız.Bunlara göre apaçıklık zamanı gelen her konuya uygulanır.Bilimin ilerlemesi sonucu bazı müteşabihler de bilinenler kategorisine gelebilir.Apaçıklık 7.yy standartlarıyla ölçülemeyeceğine göre yine müteşabihlik apaçık oluşunu engellemez.Kuranın bazı sosyal düzenlemeleri önce belirsilikte bırakırken sonra açıklaması da bunu göstermektedir. |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,409
| Sn özedönüs: Sizden alıntılayıp sordugum sorulara cevap verme lütfünda bulunmasanızda... O mutesabih dediginiz ayetlerin aslı sudur. Muhammed ögrendigi sözleri ayet olarak getirirken bazıları asırı anlamsızdı. Bunları duyan musrik mekke halkı Muhammed ile alay etmeye basladılar. MUhammed bunların anlamlarını sadece Allahın bilebilecegi söylemini getirmekten baska bir sey yapamadı cünkü kendiside anlamıyordu. Malesef sayın öze dönüs tüm sacmalayan insanlar gibi, siz beni anlamıyorsunuz demekten baska bir sey degil. Sn özedönüs ayetler günün sartlarına göre iniyordu. Bazılarıda günü kurtarmak icin iniyordu. Misal Ve me Muhammed eba ehadün min ricelikum' Muhammed diyorki Zeyd artık bana baba deme. __________________
Bütün insanlar kardestir. |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Yorumunuzu konu ile ilgili bulmadım.Aslında sadece bu konu değil,açmış olduğum en az 10 konu hiç cevaplanmamıştır.Çünkü benim mesajlarım üzerinde yapılacak her yorum fikri tartışmayı açar.Yazmama sebebplerini de şuna bağlıyorum.Konuyu okuyan arkadaşlar ilk mesajı da okuyabilir.Bunun için planlanan "çamur at izi kalsın" hedefini tutmaz. Kendimden alıntılanan her konuya cevap veririm sayın Şüpheci.Ama şu an mesajıma cevap olarak yazdığın bu içeriğe cevap veremem.Çünkü tamaman kurgulanma ile ilgili tespitler..Oysa ben sizden yukarıdaki mesajımın veya diğer mesajlarımın paragraf paragraf eleştirisini beklerdim. |
|
| #4 | ||
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 293
| Alıntı:
Yaptığınız ayet-i çevirinin yanlış olduğu kanaatindeyim. Doğrusu, nice mealcilerin yapmış olduğu şeklidir ve şudur: Sana Kitab'ı indiren O'dur. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab'ın esasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler. Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek payeye erişenler ise: Ona inandık; hepsi Rabbimiz tarafındandır, derler. (Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar. (bkz.: Diyanet vakfı, Edip Yüksel, Elmalılı H. Yazır, Muhammed Esed, suat Yıldırım, v.s.) Yaşar Nuri Öztürk haricinde tüm mealciler bu ayeti verdiğim şekilde ele almışlardır. Bir düşünün ki, acaba niye? Sizin ayet-i çevirinizdeki basık harflerle işaret ettiğim cümle verdiğiniz şekliyle anlamsızlık içermekte. Bu yüzden, o cümle o şekilde kurulamaz diyorum. Zira sözü geçen "derlerki" ile kim kast edildiği sorusunun cevabı anlamsızlık içerir. Farkında değilsiniz herhalde... Biraz daha düşünün derim!!! Saygılar! | |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 186
| sayın özedönüş yazınız için teşekkürler emeğinize sağlık.. müteşabihlik konusunda şu noktalar da önem taşıyor...muhkem ve müteşabih ayetlerin tespit edilmesinin zorluğu ve buna getirilebilecek ölçüler...yani hangi ayetleri anlamaya çalışmak sorumluluk alanımızı zorlamak anlamına gelecek... diğer konu eğer vav atıfsa ilimde rasih olanlar kimler... son olarak mukattaa harfleri burada müteşabih içinde mi yoksa üçüncü bir konum mu size göre.. selamlar.. |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Alıntı:
Aslında o konu hakkındaki iki görüş çoktan sürmektedir.Yaşar Nuri Öztürk ile başlamamıştır.Kıraat kitaplarında her iki okunuşta eşit düzeyde taraftar bulmuştur.Kısa cevap vermek istediğimden şu an kaynak veremiyorum. | |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Alıntı:
| |
|
| #8 | |||
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 293
| Alıntı:
Hal böyle olunca bana, yaptığınız çeviride işaret edilen "derler ki" ile kimlerin kast edildiğini cevaplayabilirsinizdir sanırım. Alıntı:
| ||
|
| #9 | ||
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 808
| Alıntı:
| |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Sayın Bol Dikkatlice oksanız iki görüşü getirdikten sonra,ikinci görüşü desteklememe rağmen her iki görüşün de doğru olabileceğini ifade ettim.Çünkü görüş ayrılığı müteşabihliğin kapsamında gerçekleştiği için,iki görüşün de doğru olabileceğini düşünüyorum. Eğer bazı yorumcuların dediği gibi müteşabih olayı Allahın mahiyeti gibi insanın çözümlemekte zorlanacağı bir konu ise derler ki ile başlayan cümle ile ‘’İlimde derinleşenler” olur.Yani Müteşabihlerin yorumunu ancak Allah bilir,ilimde derinleşenler ise biz ancak ona iman ettik derler.v.s..Bu okunuş tarzı müteşabihliği Allahın zatı ile sınırlayan görüşe uygundur. Eğer diğer yorumcuların ifade ettiği üzere müteşabih meselesi ayetin indiği ortam içinse ve zamanı geldiği zaman muhkem ayete dönüşecekse o zaman “Anlamını Allah ve ilimde derinleşenler”bilir demek olur.Sanırım takıldığın nokta şu.. Allah ve ilimde derinleşenler derler ki… şekline çevrileceğinden anlamsız bir hale gelecektir. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ülkemizde diyanet kurumu | Antioksidan | Türkiye Siyaseti | 15 | 18-10-06 22:35 |