| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 469
| Hangi internet sitesine bakıldığında küfürbaz birbirine hakaret eden görüşlerinin kutsallığını bile küfürle izah etmeye çalışan seviyeye ait hiç bir örneğin olmadığı konuşma(!) adı altında birbirine hakaret eden bir gençliğimiz türedi. Bakıyorum da bilhassa youtube da kemikleşmiş küfürbaz halkımız her milletten insanın girdiği Youtube de sadece bizim halkımız pornografik açıdan bakmış sadece bizim halkımız sataşmalarla birbirine üstünlük sağlamaya çalışmış gibi geldi. Ne yazık ki halkımızın bilinçsiz olduğunu vurgulayan bu tablo hep canımı sıkar bir halde ufak çaplı bir arama yaptığım da bir sürü forum da birbirine küfür eden insanların oluşu beni üzdü. Çok değerli yazıların altına bile yazılan iğrenç küfürler çığrından çıkmış sapıkça yazışmalardan sonra Yazıyaz grup daki seviyeyi koruyan arkadaşlarımızdan yorumlar bekliyorum. Belki bir gün yeni küfür öğrenmek isteyen gençlerimiz google'a küfür yazar da sizin yorumlarınızı okur halinden utanır. __________________
Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı fuzuli |
| #2 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 884
| Sayin mgms bu aslinda insanlarda (ozellikle genclerde) bulunan heyecan hormonlari; dopamin ve serotonin'in asiri salgilanmasinin sonucudur. Turk milleti'nin girisimciliginin geri planda olmasi, dogru sekilde yansiyamamasindan kaynaklanmaktadir. Genclerimizin sanatsal faaliyetlere yonelmesi ve uretme'nin bilincine kavusturulmasi gerekiyor. Aile iptidasindan genc ve ogrencilerin terbiye edilisinin makul analizlerinin yapilmsi uzerine; onlara daha cozumcul egitimler verilmelidir. Ornegin orf ve adet norm ve ya standartlarinin asilanmasi genclerin nahiflikten ergenlige ve olgunluga kavusmasi acisindan ve tabiki ahlaki kurallar duzeyinde ilerleyebilmesi acisindan oldukca faydali sayilabilmektedir. Kanaatkar genclerimizin dusunce yapilarini on planda tutarak arastirmak ve onlarin dusuncelerini tarafgirlik yapmadan aciklamalarini saglayici sekilde tesvik etmenin esas ve temel hat olarak alinmasinin, son olarakta genclerin cevresindeki etkilesimlerin haritasini olusturarak istikrarli bicimde gayret gostermelerini arzu ederek ve sosyal kriterlere uymalari acisindan yararlarina dokunabilecegi gercegi bilinen olgulardan ibarettir. Genclerin sosyal duzene kavusturulmasi icin gerek devlet eli, vakif ve dernek desteklerinin ihmal edilmemesi gereklidir. Genclerin bu vesileylede sanal ortamda ve ya hakiki yasamda istismar edilmekten korunulabilecegini dusunuyorum. |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 62
| Taraf olmayan bertaraf olur. Bertaraf olmama korkusuyla, sürüklendikleri nehirde, can havliyle herhangi bir dalın ucundan tutan arkadaşlarımız, taraf oldukları şey hakkında sınırlı bilgiye sahiptir -can havliyle sarıldıkları için. Karşıdan gelen, muazzam şekilde sıralanmış kelimelere, mantığa uygun yorumlara karşı üstünlüklerini sadece küfürle sağlayabileceklerine inanırlar. Söylediklerinin arasından küfürleri süzdüğümüzde geriye kalanlar sadece bir kaç kavramdır. |
| #4 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,532
| AB referandumu öncesi, M.Ali Birand hem Kuzey Kıbrıs ve hem de Güney Kıbrıs'ta, üniversite gençliği ve hocalarıyla birlikte açık oturumlar düzenlemiş ve görüntüler de TV'den canlı olarak yayınlanmıştı. Rum kesimindeki tartışmalar imrenecek bir şekilde gerçekleşiyordu. Karşıt görüşler tam bir demokratik ortam içinde dile getiriliyor; söz kesme, laf yetiştirme, slogan atma...-asla gözükmüyordu. Bizim Akdeniz Üniversitesi'nde tartışmalar ise bildik görüntülerle sürüyordu...-bağırışlar, çağırışlar, konuşturmama çabaları! Bu kadar yakın bir coğrafyada bile bu kadar birbirine zıt tavırların ortaya çıkması gerçekten üzücü ve düşündürücüydü. Bir kaç yıldır Doğu Karadeniz'e gidip geliyorum. Halkın konuşmasına dikkat ettiğinizde bütün bir hayatın adeta seksen-yüz sözcük içine hapsedildiğini görürsünüz; daha kötüsü bu seksen -yüz sözcüğün de çok büyük bir çoğunluğu argo sözcükler ve küfür içeriyor. İşsizlik, yoksulluk, küçük çaplı bir ticaretten başka bir şey içermeyen toplumsal hayat dumura uğradıkça sanki sözcüklerimiz de kabalaşıyor ve kısırlaşıyor. İstanbul farklı mı! Kırsaldan gelenler buralarda, bırakıp geldikleri yerlerden çok daha kalabalık "getto"lar oluşturarak, benzer bir yaşam biçimini çok daha çetin koşullarda,yine aynı kısırlık ve aynı sözcüklerle devam ettirmiyorlar mı? Malatyalısı, Rizelisi, Siirtlisi, Yozgatlısı... bin bir soru işaretleriyle dolu olan geleceklerinin dayattığı kaygı ve korkular içinde bir hayatı her gün durmadan ağırlaşan koşullarda sürdürmeye çalışmıyorlar mı? Hayatımızda güzel olan ne var? Böyle bir toplumun gençliği hayatına hangi güzellikleri katabilir? İşsiz güçsüz insanlarımızın her an duyumsadıkları gelecek korkusu ve bunun dayattığı güvensizlik, üniversite öğrencisinin belki son iki senesinde ortaya çıkıyor ve yaşamının her an'ında onunla birlikte olmaya devam ediyor. Bütün bu olumsuz yapıya, kadın ve erkeğin hayatın pek çok alanındaki ayrılmışlığını da eklediğinizde ortaya çıkan şey kaba saba bir hayattan başka bir şey değil. Aileden başlayan güvensizlik ortamı varolan koşulların acımazlığıyla edilgin ama eğilip bükülmeyen bir özellik olarak karşımıza dikiliyor. Kendini güvensiz hissettiği ortamda genellikle "olur" diyen, kafa sallayan bir kişilik yapısı, yabancısı omadığı "rahat" koşullarda sertleşiyor, bağırıp çağırıyor, "küfür ediyor". Yaşamlarımızın daha güzel, geleceğimizin daha güven verici olması gerek. Kadın ve erkeğimizin hayatın her alanındaki birlikteliğini sağlayabilmemiz gerek. Uygar bir yaşam, temelde bunu oluşturacak ekonomik koşulların iyileşmesine bağlıdır.Bu koşullar büyük çoğunluk yararına değiştirilmedikçe varolan ortamdan daha güzel yaşam tarzları çıkmayacaktır. Birbirimizi kırıp dökerken, birbirimize küfürler ederken belki de, hiç farkında olmadan varolan koşullara bir isyanı dile getiriyoruz. Yaşam bizi örselerken birbirimize yönelik davranışların bundan esintiler taşımaması nasıl mümkün olacak? İnternetse, sahip olduğu sanallık nedeniyle bütün bu çirkinliklerin en tepe noktada yaşandığı bir alan ne yazık ki! |
| #5 | ||
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 808
| Alıntı:
| |
| #6 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 884
| Sayin beysim hic bir kultur hakareti ve kufru barindirmaz. Zaten kulturu zedeleyende kufur ve uzantilarini bulunduran davranislardir. Bize dusen sorumluluk, kulturumuzu en iyi sekilde muhafaza etmek; gencleri bu alisila-gelmis kufurbazligin tesirinden cekip almak ve bilinclendirmektir. Saygilar. |
| #7 | ||
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 808
| Alıntı:
| |
| #8 | ||
Ayrıldı Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 469
| Alıntı:
__________________
Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı fuzuli | |
| #9 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 808
| |
| #10 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 469
| İnsanlarımızı küfre sürükleyen argo konuşmaya iten sebepler zincirinin başında da tv denen icadı görüyorum nedense sokakta bir sürü cem yılmaz olmuş sokakta bir sürü yılmaz erdoğan hepsinin ağzında klişe küfürler... __________________
Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı fuzuli |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Internette HYIP Furyası? Aman Dikkat! | ocsnltd | Bilişim | 2 | 18-02-06 20:43 |