Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Bilim > İnsan Bilimleri

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Maskelerimiz ve rollerimiz.

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji...


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski31-03-06, 15:17  #1
Türesin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807
Maskelerimiz ve rollerimiz.



" Ya olduğun gibi görün,ya göründüğün gibi ol " ( Mevlana Celalettin Rumi )

Yukarıda bahsedilen Mevlana'nın cümlesini uygulamak insan oğlu için neredeyse imkansız denecek kadar zor bir uygulamadır.Çünkü insan yaşamı boyunca doğası gereği halden hale geçmekte ve toplumsal yaşamın getirdiği koşullar içerisinde aldığı görev ve sorumlulukları sürekli değişim göstermektedir.

Bebek olarak dünyaya gelir,çocukluğumuzu,gençliğimizi,olgunluğumuzu,yaş lılığımızı ve ihtiyarlığımızı yaşayarak bu dünyadan geçer gideriz.Bu yaşam evreleri içinde,evde,ailedede,okulda ,işyerinde ve sosyal ilşkilerde bir çok görev ve sorumluluklar yüklenirken,aynı gün içinde bile birbirleriyle çelişen görev ve sorumlulukları üstleniriz.Bu görev ve sorumlulukları yerine getirirkende farklı roller ve rollere göre de maskeler takmak zorunda kalırız." Dünya bir tiyatro sahnesi,bizde bu sahnenin oyuncuları olarak rolerimizi oynayan kişileriz " diyene gerçekten hak vermek gerekir.

Rollerimiz ve maskelerimiz;çocukluktan itibaren olgunluk devresine kadar rolerimiz ve maskelerimiz artan oranda devam eder.Olgunluk döneminde rolerimiz ve o rollere uygun maskelerimiz en üst seviyeye ulaşır.Yaşlanmaya ve bazı işlerden elçekmeye başlayınca bazı maskelerimizi tozlu raflara kaldırırken,rollerimiz ve kullandığımız maskelerimizde azalma eğilimi görülmeye başlar.Yaşlılıkta maskelerimiz az fakat olgunluğa göre biraz daha farklıdır.

Olgunluk döneminden bir örnek vermek gerekirse ki siz bu örnekleri olabildiğince çoğaltabilirsiniz;örneğin bir baba evde babalık görev ve sorumluluğunu üstlenirken,çocukalrına karşı babalığın gerektiği role göre hareket edip o role uygun maskesini takarken eşine göre de onunla muhatap olurken kolayca bir eş ve koca rolüne uygun rolü oynarken ona uygun maskesini takmak durumunda kalabilir,aynı baba işyerindeki konumuna uygun maskelerle ve rollerle gününü geçirip işyerinden çıktıktan sonra yakın arkadaşlarıyle bulunurken durumu arkadaş rolüne uygun rol ve maskeleri giymek zorunda kalacaktır.Aile ziyeretlerinde aynı kişi yaşlı babasına karşı çocuk,küçüklere karşı amca,dayı vs'ye uygun roler ve o rollere göre maskeler takacaktır,yaşıtlarına göre bacanak ve birader yada enişte rollerine göre de roller ve maskelerle insan ilişkilerine göre roler ve maskelerini uygulama alanına sokacaktır.

Maskelerimizden bazılarının daha çok kullanılır hale gelmesi yakınlarımız için bazı sıkıntılara da yol açabilir.Amir konumundaki bir baba işyerinde kullandığı maskeyi ve rolü benimseyerek eve geldiğinde,eşinin ve çocuklarının da amiri gibi davranmaya başladığında roler karışacak ve maskelerin kullanımı diğer bireyler üstünde sıkıntı ve ızdırap halini alabilecektir.Muhim olan yer,zaman ve koşullara göre uygun roller üstlenerek maskelerin yerinde kullanılması ahenk ve huzurun sağlanmasına daha fazla katkı sağlayacaktır.

Okuduğum bir kitapta;tek bir insan içinde bir kasaba dolu insan vardır diyordu,o söylemdeki mana insan ilişkileri içinde aldığımız roller ve o rollere uygun kullandığımız maskeleri kastetmekteydi.

Sizin rollerinizin ve maskelerinizin kendiniz ve yakınlarınız üzerindeki etkilerinin mutluluğa götürmesini diler,görüş ve katkılarınızı beklerim.

Sevgi ve saygılarımla.
Türesin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski31-03-06, 17:03  #2
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040

Sn.Türesin,

Toplumsal hayatın biçimlendirdiği rollere karşı kimi zaman farklı- ne demeli- rollere büründüğümüz olur. Bu durumda takındığımız tavra, kendimize biçtiğimiz sorumluluğa ygun davranışlarımız da olur. Ama bunlar biraz olağan davranış biçimleri gibi geliyor bana. Evde, sokakta, işyerinde bir sosyal mekanda...buraların gerektirdiği davranışı göstermek ne kadar "maske" olarak adlandırılabilir...-ayrı bir tartışma konusu.

Ama yaşamın bir tiyatro, bir kumpanya olduğu ve oyunda yüzlerimize maske taktığımız, çeşit çeşit maskelerle dolaştığımız düşüncesi, yukardaki örneklemelerden farklı durumlar için söylenmiş gibi geliyor bana...

Mutsuz bir insanın kimi zaman mutluluğu oynaması...
Söylenen ile duyumsananın farklılık taşıması.

Üzerine bir roman yazılabilir diyeceğim ama zaten, tüm anlatılar da bu trajedi üstüne kurulmamış mıdır?
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski13-03-07, 23:59  #3
lachesis
Felsefe
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 688
Toplumsal maskeler

Hayatta en zor şeylerden biri herhalde insanları anlamaktır. Kendimizle bile çoğu zaman çelişirken başka birini anlamaya, çözmeye çalışmak kim bilir ne kadar zor.

Bazıları sadece görünen yüzle ilgilenir, oysa görünenlerin ardında neler saklıdır? Psikolojide insanların çoğu zaman hissettiklerinin tam tersi tepkiler verdiği savunuluyor. Kişinin içinde bastırdıkları başka birinde göründüğü zaman onu en sert şekilde eleştirmesi gibi. Biraz daha açmak gerekirse konuyu; aşırı ahlak savunucuları vardır herkes karşılaşmıştır böyle kişilerle, aslında kendi içlerinde varolan ahlak yoksunluğunun dışarı çıkmaması için dışarı karşı sert eleştirilerde bulunurlar. Yada çok mutlu insanlar görürüz hiçbir şey etkilemez onları; ama biraz yakınlaşınca böyle kişilerle içlerinde ne kadar mutsuz olduklarını görebiliriz. Burada anlattıklarım yanlış anlaşılmasın, sadece abartılı davranışlardan bahsediyorum.

Narsisizm de; farklı hissedip farklı davranan insan tipi için en güzel örnekleri içinde barındırır. Narsistler genelde kendilerine aşırı güvenli gibi görünseler de aslında aşağılık kompleksidir onları esir alan.

Sizin de mutlaka çevrenizde vardır böyle insanlar.Kendini gizlemek için toplum içinde maskeyle dolaşanlar. Maskeleri düşüp kendileri ile yüzleşecekler diye yalnız kalmaya dayanamayan yada kendi duygularını bastırmak için sürekli birilerini eleştiren, duygusal yıkımlardan korktuğu için duygularına ket vurup çok güçlü görenen ve sizin insanca duygularınızı yaşayıp, göstermenizi güçsüzlük olarak görüp eleştirenler...

Konu biraz geniş oldu ama burada insanların davranışlarıyla hissettiklerinin çeliştiği yerleri, bir insanın neden kendini diğer insanlara farklı göstermek isteyebileceğini tartışalım. Eğer siz de bazen hissettiklerinizle davranışlarınızda çelişiyorsanız, içinizde yaşadıklarınızı dışarı tam tersi olarak yansıtıyorsanız bunları da paylaşırsanız sevinirim.
__________________
"Yaptıklarımız hiçbir zaman anlaşılmaz, sadece övülür ya da yerilir." Nietzsche
lachesis is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski14-03-07, 13:36  #4
turuncu
 
turuncu'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 169

Ben maskeler konusunda daha detaylı fikir sahibi olmak açısından Sayın Doğan CÜCELOĞLU’nun eserlerini tüm arkadaşların okumalarını tavsiye edeceğim.
Eserlerinde “can” ve “yüz” ilişkisinden bahseder
Sayın Doğan CÜCELOĞLU’nun eserlerinin maskeler konusundaki keşiflerimizde bizlere ışık tutacağına inanıyorum.
saygılar
__________________
içimizdeki sahil
turuncu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski14-03-07, 23:34  #5
lachesis
Felsefe
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 688

Sayın Turuncu tavsiyeniz için teşekkürler; ama ben sizin görüşlerinizi merak etmiştim. Bu benim gözlemlediğim ve psikolojide de karşılaştığım bir konu. Bu nedenle bu konuyu açtım.
__________________
"Yaptıklarımız hiçbir zaman anlaşılmaz, sadece övülür ya da yerilir." Nietzsche
lachesis is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski16-03-07, 14:44  #6
turuncu
 
turuncu'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 169


İnsan düşünce gelişimi ve toplumsallaşma süreciyle beraber “doğa”llık sürecini kısmen yavaşlatmış diğer insanlarla uyum içinde yaşamak için toplumsal kurallar koymuş irade sayesinde bu kuralları çoğunlukla uygulayabilmiştir.
Ancak her insanın içinde toplumun çoğunluğu tarafından reddedilen yada toplumsal kurallara aykırı görünen bir takım yönler vardır.
Ben insanın davranış biçimi olarak bütünüyle doğal olmasını ilkellik olarak algılıyorum.
Doğallık yani insanın içinde yaşadığı toplumsal süreci tamamen yok sayarak canının istediği içinden geldiği gibi davranması durumudur. Masumane bakıldığında bu iyi bir özellikmiş gibi görünse bile toplum içinde yaşayan insanın bu özgürlüğü başka insanların alanlarına girmeye başladıkça rahatsız edici tablolar oluşmaya başlar. Hatta bu kaçınılmaz olur.
Bu sebeple insanların kendilerini yetiştirerek bir kalıba dökmeleri gerektiğini savunuyorum.
Ancak burada çok önemli bir ayrıntı var insanların davranış biçimlerini ve üsluplarını kalıba dökmelerini savunuyorum.
Ama insanların düşüncelerini bir kalıba dönüştürmelerine asla taraftar değilim.
Peki düşünce ve davranış nasıl uyum içinde samimi olarak yansıtılabilir .
Biz insanlar sahip olduğumuz düşünceyi bizim dışımızdaki düşüncelerinde varlığını kabul ederek en ince biçimde nasıl ifade edeceğimizi bulabilecek kadar zeki varlıklarız.
Anlamak ve anlaşılmak adına en doğru harekette budur.
Böylelikle hem düşüncelerimizi doğallığı bize aidiyeti içinde ifade etmiş hem de davranışlarımızı kalıba dökmemiz sayesinde diğer insanların düşünceleriyle çatışmak yerine ortak ve ayrı olduğumuz noktaları fark etmek imkanını buluruz.
Dolayısıyla düşündüğümüz gibi (belli bir üslup içinde) davrandığımız içinde kendimizle çelişmemiş ve insanları kendi hakkımızda yanıltmamış oluruz.
Ancak toplumsal kimliklerimiz bizim aynı zamanda toplumda kabul görme kaygımızı da içinde barındırdığından kendimizi çoğu zaman farklı gösterme eğilimi içine gireriz hatta bununla da kalmaz toplum da kabul görmeyen düşüncelerimizi üslubunca anlatmak yerine kolay olanı seçip her hareketimizi toplumda kabul görüp görmeme durumuna göre belirler kendi içsel düşüncelerimizden tamamen vazgeçecek kadar abartılı yaşamaya bile başlarız.

İşte burada bir dengesizlik oluşur. Toplumsal kurallar bizim düşüncelerimizi bütünüyle belirlemez. Biz toplumla uyum içinde yaşamak için toplumsal kurallar inşa ederiz.
Eğer toplumsal kurallar ve yer edinme kaygısı toplumla uyum içinde yaşamanın ötesine geçip bir amaç olarak hayatımıza girerse birey orada tamamen yok olur özgün kişiliği silikleşir kurallar insan için olmaktan çıkar insanlar kurallar için yaşamaya başlar.
Ve ortalıkta cismi olan ama ismi olmayan varlıklar olarak ruhen ölü bedenen yaşayan kimseler olup çıkarız.
Sonuç olarak kendimize ait düşüncelerimizi tarzımızı ve kişiliğimizi toplumla uyum içinde yaşamak için düzenleyip ama asla toplumsal yer edinmenin esiri olmayarak kendi özgün kişiliğimizi üslubunca ortaya koyarak kendimizi aşağılamadan ama asla kimseden de üstün olduğumuz iddiasıyla pervasızlaşmayarak her insanın bir dünya olduğunu kabul ederek bunu zenginlik kabul edip çatışmayarak kendimizi doğru ifade edebilmenin yollarını bulabilmeliyiz.
Hiçbir düşünce baskıyla değiştirilemez ancak üstü örtülür. Eğer doğru düşündüğümüzü ve davrandığımızı iddia ediyorsak insanların bize katılımını ancak ve ancak ikna yöntemiyle başarabiliriz.
Kendimizi saklayarak, sağ gösterip sol vurarak, sadece kabul görme eğilimiyle yaşayarak veya kendimizi dayatarak hiçbir şey elde edemeyiz.
saygılar
__________________
içimizdeki sahil
turuncu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski16-03-07, 16:18  #7
lachesis
Felsefe
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 688

Öncelikle yazınız için teşekkür ederim Sayın Turuncu. İnsanlar tabi ki ilkel davranışlarıyla toplum içinde yer bulamazlar. Benim bahsettiğim ise insanların mekanik davranışlarıdır. Toplumda yer edinmek için kendilerinden vazgeçmeleri, sahip olmadıkları birşeye sahipmiş gibi davranmaları. Düşünmeden, sorgulamadan başkalarının normlarına göre yaşamaları. Bu durum kişinin kendine uzaklaşmasına ve en sonunda ruhsal dengesizliklerle birlikte ciddi rahatsızlıklara neden olur. Kişi, bana göre kendini olduğu gibi kabul etmeli, güçsüz olduğunda bunu da yaşayabilmeli, duygularından kaçmamalıdır. bu konuyla ilgili Nietzsche'nin çok güzel bir sözü geliyor aklıma."Seni övdükleri sürece sakın kendi yolundan gidiyorsun sanma.Başkasının yolunu izliyorsundur." Nietzsche
__________________
"Yaptıklarımız hiçbir zaman anlaşılmaz, sadece övülür ya da yerilir." Nietzsche
lachesis is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski18-03-07, 12:51  #8
esitlik
Felsefe&Konu Dışı
 
esitlik'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,235

sn dreammm, siz narsisizmden basederken aşağılık kompleksine de değindiğinize göre kişilik maskesini kullanan bir kişi bu topicte şu tarz kişiler mi oluyor; hani çevremizde görürüz ya olanakları kısıtlı olunca ya da kısıtlı olmamasına rağmen istediklerini elde dememiş insanların kendilerini daha büyük, daha kültürlü kişiler. Bir kişinin, çevresine karşı kendisini olduğundan farklı göstermesinin (bunu bile bile yapmasının) tek nedeni olarak dikkat çekmek istemesi olarak geliyor bana. İstemeden hissettiklerinden farklı bir şekilde davranıyorsa o zaman psikolojisinde küçük bir sorun olduğu anlamına gelebilir belki.
Ben küçüklüğümden beri insanlara güvenilmesi gerektiğinden yanaıyımdır. Eğer bu topicte söylenmek istenen kişiliğin kısa bir sürede tanınamayacağı ise (ben bu anlama gelen ifadeler de rastladım yazının bazı bölümlerinde) ben bunun doğru olduğuna inanmıyorum. Yani bir insan kendini bile bile yanlış tanıtamaz. tanıtmaya kalktığında ise kısa bir süre sonra doğal davranmadığı anlaşılır zaten.
Çok güzel bir konu. Daha sonra konuşmaya devam ederiz. Narsizm hakkında da bilgi almak istiyorum sizden. Saygılar.
__________________
"Gazi'nin yoksul kondularından aktık öfkeyle sokaklara
Kurtuluşumuzun bayrakları dalgalandı barikatlarda..."
esitlik is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski18-03-07, 16:07  #9
lachesis
Felsefe
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 688

Sayın eşitlik, insanlar neden kendilerini bile bile yanlış tanıtmasınlar ki.Çoğu kişi eksikliklerini ödünlemek için olmadığı birşeye sahipmiş gibi davranabilir. Toplumun bazı kuralalrı vardır. Toplumda yer edinmek için bu kurallar yerine getirilmelidir. Ne yazık ki toplumumuzun bir kısmı hala insanları oldukları gibi kabul etmedikleri için, uyum sağlamak adına kişi olmadığı gibi davranabilir. İş yaşamında da böyledir. Bence sadece görünen değil, görünenin ardına da bakabilmek önemlidir. Fazla zamanım olmadığı için sonra devam edeceğim Narsizmi de anlatmaya çalışacağım.
__________________
"Yaptıklarımız hiçbir zaman anlaşılmaz, sadece övülür ya da yerilir." Nietzsche
lachesis is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski18-03-07, 20:50  #10
lachesis
Felsefe
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 688

Sayın Eşitlik;
Narsizme kısaca kişinin kendini sevmesi diyebiliriz. Ama bu kendini sevmenin ardında kendine güvensizlik ya da kişilikte bozukluk vardır. Her insan kendini sevmeli, kendiyle barış içinde olmalıdır. Fakar narsizm abartılmış bir sevgidir ve diğer insanlara ilginin azalmasıdır. Ayrıca narsistler dış dünyaya karşı da farklı bir kişilik gösterirler.

Şöyle bir örnek sanırım sizin bu konuyu anlamanıza daha yardımcı olur. Cüneyt Evren'in narsizm adlı kitabından:" Açık şekilde görünen; sosyal olarak çekicilik, genellikle başarılı, önemli ölçüde takdir görmek için istikrarlı bir çalışma ve yoğun hırs, görünüşle meşguliyet." Kişinin gizli anlamı ve gerçek hissettikleri: Amaçsızlık, mesleki sığlık, sanat sever tavırlar fakat bunlar hakkında yüzeysellik, can sıkıntısı, yanlış ve kötü bilgi, taklitçi estetik anlayışı"(Akhtar S.,Psyciatr. Clin. North A.-1989)

Burada da görüldüğü gibi kişi kendi benliğini abartılı olarak dış dünyaya gösterir. İçinde yaşadıkları ise daha farklıdır. Narsist insan çoğu zaman çevresinde çok insan olsun ister ama çoğuyla da çıkarları doğrultusunda ilişki kurar ve bu ilişkiler yüzeyseldir. Ya da sanat anlayışı olmadığı halde varmış gibi göstererek kişileri etkilemeye çalışabilir. Umarım yardımcı olmuştur bu bilgiler size.
Saygılar
__________________
"Yaptıklarımız hiçbir zaman anlaşılmaz, sadece övülür ya da yerilir." Nietzsche
lachesis is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 15:34.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz