"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Ekonomi

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Liberalizm'de devlet, Kemalizm'de devlet...

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye ve Dünya Ekonomisi, Döviz, Faiz, Borsa


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski16-12-07, 19:47  #1
kemaler
 
kemaler'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 36
Liberalizm'de devlet, Kemalizm'de devlet...



Liberalizm terimi 18 YY sonları ile 19 YY başlarında gelişen ve o geliştiği şekli ile halen terimsel manada duruş gösteren bir ekonomi modelidir. Liberalizm adı altında örgütlenen düşünsel akım, özgürlüğü nihai amaç, kişiyi ise biricik varlık olarak kabul etmekteydi. Özellikle Fransız ekonomistlerin teorinin sağlamlaşması üzerine önemli çalışmaları olmuş ve devletin, ekonomiye müdahalesi minimuna indirmenin yolunun liberalizmin gelişiminden geçeceğinden savundular. Model, insanların ekonomik tavırlarının serbestleşmesi fikrine dayanmaktaydı.

Liberal görüşü savunanlar, aktif olarak kendisi kendi çıkarlarını koruyan özgür bireylerin oluşturduğu bir toplum isteği içinde olmuşlardır.

Liberal tavrın getireceği ve savunacağı en büyük yaklaşım. Devletin görevidir. Bu nokta da devlet üzerinde özellikle büyük tartışmaların yaşandığı 19 YY sonları liberalizmi savunan teorisyenler tarafından kabullenecek en geçerli modelin oluşumunu gözeten biçimde olması için gerekli tavrın ortaya konulması noktasında çok önemli çalışmalar yapılmıştır. Özellikle devlet varlığının edilgenleştirilmesi ve devletin sosyal tabaka içinde ki rolünün olabildiğince indirilmesi, özgür bireyin tabakayı eline almasında tutumunun ön plana çıkarılması, devletin bir hakem rolünde ikili ekonomide yan tutmayan bireyleri sadece birleştiren ekonomi noktasın da gelişimin bireysel bağlamda tutunacağı bir dayanak olması gereğini ön plana çıkarmaya çalışan nesnel bir işlev ürünü olması, kısıtlanan devletin liberalizm içinde ki yerini ortaya koymaktadır. Devletin bu kadar geri plana atılıp, bireyin özgürlüklerinin ve çıkarlarının farkına varma çizgisine sokulmasını, dönemin liberalleri şu şekilde açıklamaktadır. ‘ Birey kendi çıkarlarının farkındadır. Onların ne olduğunu bilir ve çıkarlarının devlet tarafından tanımlanmasına ihtiyacı yoktur.

Özellikle 19 YY sonlarına doğru gelişen devlet kavramı, sınırlı devletin liberallerin tanımları içinde olabildiğince yer bulmuştur. Devletin alanına sınırlanmanın düşmesi için bireyin özgürlüğünün negatifleşmesi noktasında önemli bir rol oynadığını savunanların varlığı oldukça fazladır. Belirtmek gerekirse, negatif özgürlük içinde bireyin kişisel çıkarlarında bireysel duruşun sergilenişinde karşı bireyin ya da toplumun baskı uygulamaması özgürlüğü negatifleştirerek onun birey içinde özgün bir hale dönüşmesini sağlamaktadır. Liberallerin temel aldıkları özgür bireyin yaratılması noktasında bunun gereği oldukça fazladır. Dönemin liberalleri özgürlüğün pozitifleşmesi asla düşünülemez, özgür negatif ve bireyin kendi özgü tavrına ait bir tutumdur olarak savunmaları da bireysel bakış açısından önemli bir görüştür. Zaten, devletin sınırlanması noktasın da bu duruşun önemi oldukça önemlidir. Çünkü, birey özgürlük manasında toplumdan ne kadar negatifleştirilip, kendi içinde birey olma tutumu içine sokulursa, ekonomiye kendi çıkarlarını olabildiğince yansıtabilecektir.

Genel olarak liberal görüşü benimseyenler, özgürlük ve verimlilik temelinde devletin eylem alanının olabildiğince kısıtlanması gereğinin altını önemle çizmişlerdir. Liberal görüşün destekleyeceği tipik politik tercihler şunlar olabilir: Bireysel teşebbüsü destekleyecek dürtülerin artırılmasının önemi, özel teşebbüse devletin müdahalesinin olabildiğince bitirilmesi, özelin dahi yapacağı her hangi bir atak noktasın da bireysel özelliğin varlığının artırılması, sosyal hizmetler için bir piyasa mekanizmasının kurulması; kamu planlaması ve yatırımın en aza indirilmesi ve nihayet devletin rolünün hukuk ve düzenin sağlanması dışında genel olarak en alt düzeye indirilmesi.

Devletin amacı noktasında belki de tarih içinde en önemli duruşu gösteren ideoloji Kemalizmdir. Dönemin Türkiye Cumhuriyeti lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün ekonomik model duruşu üzerinde inceleme yapılacaksa, öncelikle Mustafa Kemal kime ve neye karşı hareket edip, kim için, ne için mücadele verdiğini araştırmak gerekir. Çünkü; devletin rolünü belirleyen tarih ve toplumun geliş yapısıdır. Mustafa Kemal’in karşı savaş gösterip, başarı sağladığı Anti-emperyalist duruş onun anti-kapitalist bir çizgi içine girmesine neden olmuştur. Tarihsel roller incelenirken, tarihsel akış içinde tarihi kişinin etkilendiği görüş kuşkusuz önemlidir. Kapitalizm tarihi içinde Mustafa Kemal’in duruşunu çok ayrı bir köşeye koymak kanaati içindeyim. Çünkü; savaşım verip, savaşıma karşı içinde ekonomik mücadele verebilmiş tek liderdir.

Kapitalizm tarihine indiğimiz zaman, çatışma ve mücadelenin toplumun yapısını üretmesinin ve yeniden üretmesinin ürünüdür. Özellikle Mustafa Kemal ekonomik model geliştirirken, birey ve devletin tutumu üzerinde toplumsal manada pragmatist davranarak, sosyal yapının güdüsü üzerinde durmuş, bilimci ve materyalist bir yapıdan gelmesi noktasın da önemli bir bakış sergilemiştir. Ona göre; birey doğası itibariyle sosyal bir varlıktır. Çünkü onun evrimleşmesi, sosyalleşme ile oluşmuş ve gelişmiştir. Görüşün temellenmesin de sosyalliğin durmadığı devamlı ileri gittiği ve gideceği hususunda önem belirten Mustafa Kemal birey sosyal yapılar tarafından şekillenir çizgisini savunarak döneme bir bakış katmıştır.

Devlet bakışı üzerinden tutumun incelenmesi noktasında, kapitalist devletin altını çizen Mustafa Kemal, kapitalist devletin sermayenin kucağında olduğunu savunarak, devletin varlığından önce devletin işlevi üzerinde durmuştur. u yaklaşımda anlaşılması için izlenecek yol bellidir. Devletin, tarih içindeki ortaya çıkışı. Devletin gereğinin edilgenlikten öte toplumun ekonomiye entegre edilmesinde ve entegre sonucu oluşacak düzlemin sağlanmasının olabildiğince tarafsız olma noktasında müdahale eder bir halde olması, onun görece olarak özerk ancak varlığının sürdürülmesi noktasın da sert tutum içinde olması gerekliliğini savunmuştur.

Mustafa Kemal, mevcut devletin nihai dönüşümünün sağlanmasında ekonominin gerekli kaldırım gücü üzerinde dururken, ekonominin daha fazla kolektif kontrolü endüstriyel demokratik tavırla sağlanacağını görmüştür ve bunun gerekli temellerinin atılımı için gerekli adımları atmıştır.

Mustafa Kemal, devletin görevlerinin altını çizerken, onun aktif olma noktasında ki gerekliliğini, geniş kapsama yayılmasında sosyal tabakanın ihtiyacının önemini, tarafsız olma noktasında iş gücü hacminin yüksek düzeyde olmasının getireceği örnek politikaların, teknik ve bilimsel gelişmelerin çoğalması bunların hepsine paralel olarak, toplumsal sağlık hizmeti ve eğitim devlet tarafından sağlanmasının oluşacağı kanısı içindeydi.

Konuda aktarmaya çalıştığımız, devletin rolünün iki temel ayrı model de nasıl gösterim gösterdiği hususunda umarım yararlı olabilmiştiriz. Biliyoruz ki ekonomik öğretiler noktasında anlamdırılması ve çözülmesi gereken en temel kavramın devlet olduğu ve devletin anlamı noktasın da kavramsal çalışmaların daha gerçeği arar biçimde oluşacağı kanısı içindeyiz.

Ozan DOĞAN
kemaler is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski16-12-07, 22:45  #2
Hasan Rua
 
Hasan Rua'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 1,862

Kemalizm'de devlet bir parti devletidir. Tek ve değişmez bir görüşün etrafında ve tek bir adamın peşinden gidilir. Bu yapı ordu ile korunur ve halkın bu fikirde olup olmadığıyla ilgilenilmez. Genelde seçim yoluyla değil darbe veya ihtilal yoluyla başa gelen diğer idealojilerle benzerlikler taşır. Kemalizmde tüm insanlar devlet ve lider içindir.

Liberalizm ise tam tersidir. Liberal devlet bir insan devletidir. Çoğulcu, çağa ve ihtiyaçlara göre değişebilen bir fikrin peşinde seçimlerle yenilenebilen bir liderin peşinden gidilir. Halkın hangi fikirde olduğu son derece önemlidir. Liberalizmde devlet ve lider, halk içindir. Halk ise hiçbirşey için değildir.

Liberalizm; ekonomik ve fikirsel özgürlük demektir. Kemalizm ise ekonomik ve fikirsel tekliktir.
__________________
Egonuzu siyasal yönetimlere karşı koruyunuz.
Hasan Rua is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski28-03-08, 22:44  #3
Hasan Rua
 
Hasan Rua'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 1,862

Biz liberaller; devleti insan için görürürüz. Özgür sermaye başlangıçta insanın emeğini sömüren bir yapılanma gibi görülse de aslında hakları koruma altına alındığında sosyal yaşamın bir gerçekliği olarak insanın emeğini ve yaratıcılığını ortaya koyabileceği en etkili alandır.

Liberalizm harici düşünceler hoş birer hayal olmakla birlikte pasif insana yönelik ajitasyonların bir ürünüdür. Hep aynı masal tekrarlanır. Aslına bakarsanız kolektif düşüncelerin bütününde çektiği acıyı bir süre sonra mutluluk kaynağı olarak görme eğilimi vardır. Doğal olarak da bu görüşler mutluluk kaynağını daha yaygın hale getirmeyi beraberinde sağlar.

Tıpkı devletçi, komunist ülkelerde eşitlik adına insanların açlıktan ölmesine rağmen kapitalist ülkelerde insanların rahatça yaşıyor olmaları gibi..

Liberalizm ile kolektivizim arasındaki fark; Küçük Emrah ile Süpermen arasındaki farktır. Başka bir şey demiyorum
__________________
Egonuzu siyasal yönetimlere karşı koruyunuz.
Hasan Rua is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski28-03-08, 22:44  #4
Hasan Rua
 
Hasan Rua'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 1,862

‘‘Bundan böyle güçlü devlet, memurları çok olan devlet değildir. Güçlü devlet, harcamaları çok, fakat iki yakası bir araya gelmeyen devlet değildir. Güçlü devlet, bir istihdam kapısı değildir. Güçlü devlet, bir mabut veya baba değildir. Hepsinden önemlisi, yeni görüşte, aslolan devletin zenginliği sonucu milletin zenginliği değil, milletin zenginliği sonucu devletin zengin olmasıdır. Yani, yeni görüşte hedef, insanın, ferdin bizzat kendisidir.’’
__________________
Egonuzu siyasal yönetimlere karşı koruyunuz.
Hasan Rua is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-03-08, 11:27  #5
bozkır
Tarih
 
bozkır'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,091

Liberalizm adı altında dünyaya getirilen düzen etiyopyada milyonları açlıktan öldürürken üç beş kişinin dünya gelirinin beşte birini almasına yol açmıştır.Ne güzel bir insancıllık böyle...

Yine aynı düzende devlet kamu adına değil birkaç ayrıcalıklı insan için çalışır.Yani adı aslında "güdümlü liberalizm" olmalıdır.Güdümlü liberalizmde parası olan adam haklardan yararlanırken parasız adam çaresiz durumdadır.Yararlanamadığın hak,haktan sayılmayacağı için aslında sahte bir özgürlük ortamı vardır....

30'ların Kemalist Türkiyesinde devlet gidip gelen bir yapıdadır.Bir yandan burjuva yaratmak amacıyla devlet zenginlere çalışırken diğer yandan ağaların sömürüsüne karşı halkın yanında yer almıştır.Bu kemalizmin bir ideoloji olarak oturmamasından kaynaklanmaktadır....
__________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME...
nuri bilge ceylan
bozkır is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-03-08, 14:57  #6
Hasan Rua
 
Hasan Rua'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 1,862

Sayın bozkır;

Kamboçya'da tam 3,5 milyon kişinin öldürülüp geri kalanının da günde bir avuç pirinç karşılığı tarlalara sürülmesi, gözlüğün bir burjuva simgesi olduğuna kanaat getirilerek gözlüklerinin elinden alınıp kırılması liberalizmin bir sonucu mudur?

Yoksa o sizin övündüğünüz komunizmin mi?

Ya da Ukrayna'da 4,5 milyon Ukrain'in açlıktan öldürülme emrinin verilmesi?

Balkan ve eski Sovyet ülkelerinden 'ülkemde 100 dolara çalışmak istemiyorum'' diyip buraya gelen ve fuhuş yapan kadınların da suçlusu sizce liberalizm midir?

İşsizlik ve açlık yüzünden Türkiyê'ye geçen on binlerce Ermeni'nin sorumluluğu Ermenistan eski bir sovyet ülkesi olduğuna göre komunizmde değil midir?
__________________
Egonuzu siyasal yönetimlere karşı koruyunuz.
Hasan Rua is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski01-04-08, 13:32  #7
serserikuş
 
serserikuş'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2006
Ülke / Şehir: Aydın-Erzurum
Mesajlar: 280
Şaka mı?

Alıntı:
Sayın Kapitalist şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sayın bozkır;

Kamboçya'da tam 3,5 milyon kişinin öldürülüp geri kalanının da günde bir avuç pirinç karşılığı tarlalara sürülmesi, gözlüğün bir burjuva simgesi olduğuna kanaat getirilerek gözlüklerinin elinden alınıp kırılması liberalizmin bir sonucu mudur?

Yoksa o sizin övündüğünüz komunizmin mi?

Ya da Ukrayna'da 4,5 milyon Ukrain'in açlıktan öldürülme emrinin verilmesi?

Balkan ve eski Sovyet ülkelerinden 'ülkemde 100 dolara çalışmak istemiyorum'' diyip buraya gelen ve fuhuş yapan kadınların da suçlusu sizce liberalizm midir?

İşsizlik ve açlık yüzünden Türkiyê'ye geçen on binlerce Ermeni'nin sorumluluğu Ermenistan eski bir sovyet ülkesi olduğuna göre komunizmde değil midir?
Yazınızı ne mantıkla yazdığınızı anlayabilmiş değilim. Yanlışı savunmanın erdemliliği ya da bir yanlış en fazla ne kadar savunulabilir, bunları mı ölçmek istiyorsunuz?

Kapitalizmin doğmasını, liberalizmin insanlara dağıttığı başkasının emeği üzerinden yaşam hakkıyla açıklayabiliriz. Emperyalist ülkelerin sömürgelerini görmezden gelerek, yine emperyalistlerin zoruyla yıkılan SSCB'nin bugünkü ülkeleri mi gözünüze batıyor. Bu ülkeler şu anda komünist ya da sosyalist bir yapıya sahip değiller ki. Aksine övdüğünüz liberalizmin sonuçları.

SSCB döneminde yapılan katliamlar sistemin değil, kişilerin sorunudur. Yoksa komünist programda bunlar yok. Ama liberalizmin başkasının emeği üzerinden yaşamayı kısıtladığı hakkında bir şeyler var mı?
__________________
Kural Kuralsızlıktan Daha İlgi Çekicidir!
serserikuş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski03-04-08, 12:47  #8
bozkır
Tarih
 
bozkır'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,091

Alıntı:
Sayın Hasan Rua şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sayın bozkır;

Kamboçya'da tam 3,5 milyon kişinin öldürülüp geri kalanının da günde bir avuç pirinç karşılığı tarlalara sürülmesi, gözlüğün bir burjuva simgesi olduğuna kanaat getirilerek gözlüklerinin elinden alınıp kırılması liberalizmin bir sonucu mudur?

Yoksa o sizin övündüğünüz komunizmin mi?

Ya da Ukrayna'da 4,5 milyon Ukrain'in açlıktan öldürülme emrinin verilmesi?

Balkan ve eski Sovyet ülkelerinden 'ülkemde 100 dolara çalışmak istemiyorum'' diyip buraya gelen ve fuhuş yapan kadınların da suçlusu sizce liberalizm midir?

İşsizlik ve açlık yüzünden Türkiyê'ye geçen on binlerce Ermeni'nin sorumluluğu Ermenistan eski bir sovyet ülkesi olduğuna göre komunizmde değil midir?
valla arada bir ben de şaşırıyorum.Kemalist mi kalsam sosyalist mi?Hatta bana sovyetlerin avukatlığı şanını yakıştırdığınıza göre sanırım marksist leninist olmalıyım.İyi de ben neden stalinin ya da bilmem ne gerillalarının avukatlığını yapmak zorundayım????

Bu arada "savaş lordları"nı izlemiş miydiniz?ABD ekonomisinin bel kemiği olan silah sektörörün dünyayı nasıl parsellediğini ve sizin sosyalist gerillalara ABD şirketlerin nasıl silah sattıklarını bilir miydiniz?
Yanlış anlamayın.Sizden gidip de ABD nin vahşi kapitalistliğinin avukatlığını yapmanızı beklemiyorum.Sadece liberalizm veya kapitalizmin Adam Smith'İn kitaplarında yazdığından daha farklı uygulamaları olduğuna dikkat çekmek istiyorum....
__________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME...
nuri bilge ceylan
bozkır is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski03-04-08, 13:22  #9
Aristo
Moderator
 
Aristo'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Ülke / Şehir: Dünya'da bir yerdeyim...
Mesajlar: 2,182

Bir görüş: Liberalizm / Kapitalizm

Karşıt görüş: Sosyalizm / Komünizm

Benim görüşüm: İki uç'da zarar, en akılcısı Soysal ve Liberal Demokrasi...

Sömürü tamamen ortadan kaldırılamaz, ancak azaltılabilinir...
__________________
"Gerçekleri yazmak, insanlara bir şeyler öğretmeye çalışmak, insanları düşünmeye, kendilerine dayatılanları yutmamaya yönlendirmek en ağır suç sayılıyor artık!" E.Ardıç.
Aristo is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski03-04-08, 23:12  #10
Hasan Rua
 
Hasan Rua'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 1,862

Alıntı:
Sayın bozkır şöyle demiş:

Mesajı Göster
valla arada bir ben de şaşırıyorum.Kemalist mi kalsam sosyalist mi?Hatta bana sovyetlerin avukatlığı şanını yakıştırdığınıza göre sanırım marksist leninist olmalıyım.İyi de ben neden stalinin ya da bilmem ne gerillalarının avukatlığını yapmak zorundayım????

Bu arada "savaş lordları"nı izlemiş miydiniz?ABD ekonomisinin bel kemiği olan silah sektörörün dünyayı nasıl parsellediğini ve sizin sosyalist gerillalara ABD şirketlerin nasıl silah sattıklarını bilir miydiniz?
Yanlış anlamayın.Sizden gidip de ABD nin vahşi kapitalistliğinin avukatlığını yapmanızı beklemiyorum.Sadece liberalizm veya kapitalizmin Adam Smith'İn kitaplarında yazdığından daha farklı uygulamaları olduğuna dikkat çekmek istiyorum....
Forum içerisinde pek çok kez tekrar ettim:

Bir kişinin, partinin, fikrin kapitalist olması için serbest piyasa ekonomisini savunuyor olması yeterlidir. Ancak liberal olmak için sadece serbest piyasa ekonomisini savunuyor olmak yetmez. Bahsettiğiniz şeyler kapitalizmin tek çıkar yol olduğunu gören bir kaç faşistin işgüzarlığıdır. Bunlar liberal değildir. Kendi ülkelerinde de hep liberallerden tepki görürler. Devlet, millet, ümmet gibi kavramların bulunmadığı bir anlayışta savaş da olmaz.
__________________
Egonuzu siyasal yönetimlere karşı koruyunuz.
Hasan Rua is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Darbe kapıda mı? melnur Türkiye Siyaseti 120 01-06-08 16:53
Sosyal devlet bitiyor mu? fenerbahçeli Türkiye Siyaseti 24 11-03-08 01:10
Devlet ve Halk Rüzgar Türkiye Siyaseti 29 06-01-07 01:27
Alkanlar Icinde, Alkanlara Sarili Sehit Cenazeleri, Kufrun Marsi, Devlet Toreni, ibra Dünya Siyaseti 4 07-09-06 00:25


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 11:33.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz