| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Yılmaz Erdoğan/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: Muhacerette
Mesajlar: 345
| BAŞKALAŞAN AŞK Adını anmak güzeldi, dost ağızlarda sana dair cümlelerin ıslatılması... Adını anmak... Yüksek sesle, kimsesiz gecelerin düşsel avuntularına sırt çevirip senden söz açmak... Biraz gülünç, biraz sitemkar... güzeldi... Adının Türkçedeki yankısı özeldi... Seninle yoğurt yemek, kendi Kanlıcanlı, Sülalesi Kandilli yoğurtçunun mekanında... Denize amors durup, yüzüne cepheden bakmak güneşli bir mavilikte.... güzeldi.. İpe sapa konuşlanmaz bahanelerle elini tutmak, yüzünde Yüzyıllık bir hasreti gidermek güzeldi... Güzeldi'li geçmiş zamanları düşünüyorum şimdi... Cümlelerimiz öznesiz...Umursayan yok, Kanlıca'daki yoğurdu... ve eşikteki öpücük, tarih bilinci olmayan bir aşkın mührüdür artık... Yılmaz Erdoğan __________________
Mevsimsiz Ölür Yalnızlar...!!! |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: Muhacerette
Mesajlar: 345
| BENDE SANA YETECEK KADAR BEN KALMADI Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul'muydu yüzün, yoksa çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne Dolmabahçe da çay tadında.... Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında, tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu. Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama yüreği takvim yokuşlarında... Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı, sesinin sesimde yankılanmasının... sanki perdedekine üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün içime... Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe seyrediyorum... Kadın Beyoğlu'nun bir kış akşamında, üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan muzdarip yürüyordu... Adam da... Yürümek hiçbir şeyi çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında... Parmağında yaralı bir öyküyü taşıyordu adam... Kadının yüzünde bir hüzün... Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük... Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti... ... Soğuğun ve karanlığın vehameti! Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş, daraltılmış... İlk sahibinin o pantalonla yaşadığı şeyler, yani pantalonu pantalon yapan anılar, bazı ilkbahar bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen yazlar... Hepsi daraltılmış... Yaşananlara bir beden büyük geliyor artık hayat! Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık olmak içinse erken... Beni sevda yerimden vurdu yine zaman... Şimdi sana söylenecek tek cümle: Bende sana yetecek kadar ben kalmadı... Yılmaz Erdoğan __________________
Mevsimsiz Ölür Yalnızlar...!!! |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: Muhacerette
Mesajlar: 345
| BİLDİĞİN GİBİ DEĞİL Bizi bilirsin; avuçla su içmeyi marifet biliriz, yenilmeyi bir de kendi sahamızda... bizi bilirsin; saçımızı ıslatmayı fiyaka biliriz, limonla! tesbih yaparız, düş kırıklarından.. bizi bilirsin; ağzının içinde oturmak isteriz ve rutubetin en yakıştığı yer biliriz ağzını... bizi bilirsin; yaşamak biliriz, vademiz dolduğunda avuçlarında gömülmeyi... Yılmaz Erdoğan __________________
Mevsimsiz Ölür Yalnızlar...!!! |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: Muhacerette
Mesajlar: 345
| YENİ BİR SAYFADA SANA BAKMAK her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla uçak örneğin uçurtma mesela altına konulabilir bir ayağı ötekinden kısa olduğu için sallanan bir masanın veya şiir yazılabilir süresi ötekilerden kısa bir ömür üzerine. bir beyaz kağıda her şey yazılabilir senin dışında güzelliğine benzetme bulmak zor sen iyisi mi sana benzemeye çalışan her şeyden bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor belki tabiattadır çaresi senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin ve benim bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim anlarım bitkiden filan ama anlatamam toprağın güneşle konuşmasını sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla sen bana ışık ver yeter bende filiz çok köklerim içimde gizlidir gelen giden açan soran bere budak yok bir şiir istersin “içinde benzetmeler olan” kusura bakma sevgilim heybemde sana benzeyecek kadar güzel bir şey yok uzun bir yoldan gelen tedariksiz katıksız bir yolcuyum yaralı yarasız sevdalardan geçtim koynumda bir beyaz kağıt boşluğu her şeyi anlattım olan olmayan acıtan sancıtan bilsem ki sana varmak içindi bütün mola sancıları bütün stabilize arkadaşlıklar daha hızlı koşardım severadım gelirdim gözlerinin mercan maviliğine sana bakmak suya bakmaktır sana bakmak bir mucizeyi anlamaktır sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır aşk sorgusunda şahanem yalnız kelepçeler sanıktır ne yazsam olmuyor çünkü bilenler hatırlar hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar bahçıvanlar değil tüccarlardır sen öyle göz sen öyle toprak ve güneş ortaklığı sen teninde cennet kayganlığı iken sana şiir yazmak ahmaklıktır bir tek söz kalır dişlerimin arasından ben sana gülüm derim gülün ömrü uzamaya başlar verdiğim bütün sözler sende kalsın isterim ben sana gülüm derim gül sana benzediği için ölümsüz yazdığım bütün şiirler sana başlayan bir kitap için önsöz sana bakmak bir beyaz kağıda bakmaktır her şey olmaya hazır sana bakmak suya bakmaktır gördüğün suretten utanmak sana bakmak bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi anlamaktır sana bakmak allah’a inanmaktır Yılmaz Erdoğan [ İŞTE EN KRAL EN BABA ŞİİRLERİNDEN BİRİ ] __________________
Mevsimsiz Ölür Yalnızlar...!!! ŞoreŞ Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 16-12-07 22:58 . |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: Muhacerette
Mesajlar: 345
| __________________
Mevsimsiz Ölür Yalnızlar...!!! |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: Muhacerette
Mesajlar: 345
| AŞK YASAKLANDI ARTIK... Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde El tutmak yol açıyor diye hesapsız Susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları Yasak kelime oyunu yapmak Yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak Artık yağmur sonraları toprak kokmak yok Tomurcuklanmak günah Ve bir insan gözü yüzünden yüz gün art arda uyumamak Kimse ölmesin diye Kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak Güneşi ayı ve hatta hiç bir tabiat olayı Şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya Ne deniyorsa onu atacak kalp Ve süresi 24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın Ne verdinki ne istiyorsun ilk okul fişlerinde yazacak Ve hergün her sevişmeden veresiye değil Peşin satan kazanacak! Yılmaz ERDOĞAN __________________
Mevsimsiz Ölür Yalnızlar...!!! |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 127
| Yılmaz Erdoğan;yüreği güzel,kendi güzel,yaptığı her iş güzel...Ayrıca muhteşem bir aileye sahip.Ailenin tüm fertleri ayrı ayrı güzel.Sevmemek,beğenmemek mümkün değil..... __________________
Bazılarının ahı;beyaz güvercinlerin özgür kanat çırpışlarında kalır.Ah yerde kalmaz bilmezler mi?! |
|
| #8 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 18
| Yılmaz erdoğanın ses tonunu ve şiirlerini bende çok severim.Çok farklı bir tarzı var bence insanlar dinlerken huzur buluyor ve ruhunu dinlendiriyor. |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007 Ülke / Şehir: Tuhaf bir dünyadan...
Mesajlar: 156
| Bu bir mektup. Kuş, güvercin kanadına yazıldı.Kimin vicdanına konarsa o okusun diye. Ölüm üzerine... Mayın üzerine... Kürt meselesi... Türk meselesi üzerine. Güzel kelimeler... Ve çirkin kelimeler üzerine. Ölüme doğru yapılan bu korkusuz koşudan korkuyorum. Mayınlarla parçalanan kardeş cesetleri odamda, yanı başımda duruyorlar. Yazdığım her kelimeye daha bir dikkatle bakıyorlar. Onlar dün parçalandılar. Yazıklar olsun diye başlıyor aklıma gelen her cümle şimdi. Yazıklar oluyor zira, insanın biriktirdiği en güzel şeylere. Yazıklar oluyor, bir çocuğun Kürtçe, Türkçe veya her ne hal ve her ne dilde ise gülümsemesine... HER SİLAH ÖLDÜRÜR AMA MAYINDAN KAHPESİ YOKTUR __________________
Zıpçıktılar ve fikirleri olmasa dünya sıradan bir gezegen olurdu.=))))) Hayat çok uzun... Hayat çok kısa... |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007 Ülke / Şehir: Tuhaf bir dünyadan...
Mesajlar: 156
| Sevgiliye hediye almaya, pazar alışverişine çıkmaya, bir bebek sahibi olmaya, sigarayı bırakmaya, piknik yapmaya, bir insanı her şeyden çok sevmeye.... Yazıklar oluyor... Yazıklar oluyor hayatın bizzat kendisine. Yapmayın! Mayınlar döşemeyin geleceğinizin güzergâhına. Bu kalleşin ne zaman patlayacağı belli olmaz. Bazen yıllar sonra, bir küçük kız çocuğu çiçek toplarken denk gelir, bazen yirmi yaşındayken ve daha önce hiç görmediğin bir yerde, daha önce hiç tanımadığın insanların arasında hem anayasal hem siyasal hem mukaddes bir yolculuk sırasında.... İnsanoğlu her melaneti icat etti; ama mayından kahpesi yoktur. Her silah öldürebilir, her zaman öldürme potansiyeli taşır; ama mayın MUTLAKA ÖLDÜRÜR. Mayın ıskalamaz! O birini mutlaka öldürür! __________________
Zıpçıktılar ve fikirleri olmasa dünya sıradan bir gezegen olurdu.=))))) Hayat çok uzun... Hayat çok kısa... |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Başbakan Tayyip Erdoğan: ''Kişiler laik olmaz'' | fenerbahçeli | Türkiye Siyaseti | 41 | 03-05-08 01:10 |
| En 'Yiğit Başbakan' Erdoğan | redyellow | Türkiye Siyaseti | 16 | 25-10-07 09:15 |
| Yılmaz Erdoğan | japon | Ustalardan Seçkiler | 42 | 09-09-07 18:33 |
| Laz Kapital -- Yılmaz Okumuş | LiberterKedi | Ustalardan Seçkiler | 0 | 23-04-07 23:06 |