"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Yitirdiğim hazan yaprakları../konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Öykü - Deneme Çalışmalarınız... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,046
| Gözümde canlanır koskoca mazi Sevdiğim nerede ben neredeyim Suçumuz neydiki ayrıldık böyle Mutluluktan bir haber ver dilektaşı Maziye dalıpta yaprak dökümü misali kaybettiklerim canlanır hergece bir önceki geceye inat.Sonbahar yaprakları gibi bir bir koptu dallarımdan, her kopan yaprak biraz daha eksitti bizi.Yitip giden sevdiklerimiz miydi yoksa benliklerimiz miydi bilemedik.Her ayrılık içimden bir parçayla yola çıktı, ellerimin arasından kayıp gidenlere ne ben dur diyebildim nede onlar kalmaya cüret edebildi.Bunca yıl geçip gitti kime dert yandım kime ne söyledim, her yanımı saran iğde kokularında kaldı özlemlerim.Bugünle iki senem gitmiş, tek bir kurşun almış bizi.Geriye bakmaya cüretim yok gelecekse benden bi haber."Bir insan ömrünü neye vermeli" geçip giden onca sene, kimi sevdim neydi beni tutan bilmiyorum, bildiklerimi anlatsam neye yarar.Üzülmek, ağlamak acıların en büyüğünü tatmak.Yaşadıklarımı yaşamamış saymak bir kalemde silip atmak o yılları getirir mi bana?Geçmiş her zaman güzellikleri kadar acılarada gebedir, iki damla yaş çapında bir yaşam, kıyısından kayıp gittiğim geçmişim bu günüm bihaber geleceğim.Geçmişin acıları geleceğin sevinçleri olabilir mi acaba? Efkarım birikti sığmaz içime Bin sitem etsemde azdır kadere Gülmeyi unutan yaşlı gözlere Mutluluktan bir haber ver dilektaşı Biriktirdiklerimiz ve yüreğimizde çoğalttıklarımız bahçelerine vurulduğumuz topraklarımız, bir zaman bir sabah ertesi ihanetlerimiz!Keşkelerimizin çoğaldığı mutluluktan bi haber kaldığımız şu günlerimiz, yastığım, ömrüm neydi yitirdiklerim?Neydi kazandıklarım?Yada kazançlarım bu belirsizlik çeker beni en dibine, dirhem dirhem azalır.Ufacık bir umuttur kalan içimde, bir ay ertesi yitirdiğim bir ay sonrası büyüttüğüm.Geleceğim, aydınlığım ömrüm dediğim uğruna benliğimi feda edeceğim kızımın doğumu!Senin ve acılarından bana yadigar tek umut ışığı!Sahi nasıl oluyorda bunca acı ve bataklık içinde çıka geliyor umutsuzluğumun kör noktasına? Yüzümü acılarla da dağlasalar son tebessümüm sana kalsın yavrum! __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! |
|
| #2 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,046
| ![]() Ölümüne sevda sandığım uğruna bedeller ödediğim erişilmezim, hayallerim ellerimin arasından yitip gidenler özlemlerimin bir bir bittiğini puslu camın arkasından bakıyorum sana bu gidişler içimi acıtıyor yüreğimin kanadığını hissediyorum benliğimde hep gülüşlerimiz kalmış ölümün soğuğuna inat gülüşler bu bendeki ben değil sen se hiç değil bedenime ağır geliyor yüreğim baharı bekleyen kuşlar gibiyim biraz daha yorgun biraz daha aç.. korkutur beni bu bekleyişler.. __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! Serda Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 19-12-07 09:16 . |
|
| #3 | |
İnançlar ve Dinler ![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: şarap şişesi..
Mesajlar: 3,033
| ..köyümüzden gelen beş kiloluk peynir tadında bir ay açlık hiç o zamanki gibi güzel olmadı baba uzun uzun buğulu camlardan gecenin kör soğuk namlusunda yaşamak akşam sekiz sularında akıp gitmek karanlık betonlara alıştığımıza yabancı sorgulamalar çocukluğumun vazgeçilmez hüznü! biz ne zaman terkettik ki geçmiş aydınlığımızı ışıl ışıl parlayan memleketimin karlı dağları nede güzeldi yasadışı tırmanışlarımız yasasız sevdalarımız iğde kokularını getiremedim belki sana ama memleketimin hırçın suyuyla yıkandım sana.. ..nede ilginçti okumak bizim oralarda titreyerek ve bir o kadar aç yasak denilen kitaplarda düşlemek gelinlik giymiş vatanımızı korkutmazdı kanla yazmak tarihi korkuturdu unutulmak ürkütürdü dokuz-altı yollarında yitip giden ömürlerde canlanmak nede güzeldi yasadışı tırmanışlarımız çoğu yaralı, çoğu ölü hepsi yaşadığı zamandan daha canlı.. nede güzeldi yasadışı sevmek! |
|
| #4 | |
İnançlar ve Dinler ![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: şarap şişesi..
Mesajlar: 3,033
| seher inende aney oy okunur ezen dizlerim tutmuyor yavri oy odamı gezem ellerim varmıyor da aney oy bir mektup yazam vurma zalım vurma aman yaram derindir akşam ezeninde aney oy vah neler oldu yaptırdığım evler yavri oy haraba oldu ellerin vatanı da aney oy bana yurt oldu vurma zalım vurma aman yaram derindir ben bu yaradan kurtulursam da yavri oy mevlam kerimdir söz-müzik:anonim |
|
| #5 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,046
| Dün dağların eteklerinde umutlu yarınları düşlerken Bugün ardından hüsran döllemiş toprağıma Gönlüme.. __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! |
|
| #6 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,046
| Şöyle bir düş misali Başı sonu belli olmayan Gelişi gidişi anlaşılmayan Olmaz acılara yorulan Son sigaramdaki kül gibi Savruldukça yerini bulan Sana dokunmak ibadet gibi, Aldığım tüm hazlar tanrıya adak Şimdi uzaklardan bakan el Bir gülümseyen gülümseten Ben evet ben erişilmezim El oldum şimdi... __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! |
|
| #7 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,431
| Ellerimizin arasından yitip giden o kadar çok şey var ki... Bir arkadaşım 12 Eylül sonrasında evinden alınmıştı. Haberim yoktu; evine gittiğimde hamile eşi, ağlamaklı bir şekilde... -götürüldüğünü ve eğer dönmezse oğluna Özgür adını koymasını istediğini söylemişti. Dönmedi. Çocuğun adının ne olduğunu ve şimdi ne yaptığını da bilmiyorum. Bu güzelim topraklarda gidip de dönmeyen o kadar çok insan var ki... Ellerimizin arasından kayıp giden o kadar çok şey... Şair'in söylediği gibi "Sevgi kurataracak dünyayı" ama, anasız babasız büyüyen çocukların yüreklerindeki kin ve öfkeyi ne yapacağız? "Yağmur çişeliyor, korkarak yavaş sesle bir ihanet konuşması gibi. Yağmur çişeliyor, beyaz ve çıplak mürtet ayaklarının ıslak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi. (...) Yağmur çişeliyor. Serez çarşısı dilsiz, Serez çarşısı kör Havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü. Ve Serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü Yağmur Çişeliyor. Bu size bir armağan olsun Sn.Serda; ve bir kez daha analım koca Nazım'ı. İnsanların elleriyle yüzlerini kapatmadığı bir dünya, ellerimizden uçup gidenlerle kurulacaktır. Ama işte kolay değil. Tarihin yürüyüşü kolay olmuyor. Ve bu yüzden, bir kez daha, "Onlar ki toprakta karınca suda balık, havada kuş kadar çokturlar" deyip, ekliyoruz: "Destanımızda sadece onların yeri vardır." Evet, onların; ve "ellerimizin arasından yitip gidenleri" de unutmadan. melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 17-01-08 13:12 . |
|
| #8 | ||
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,046
| Alıntı:
Teşekkür ederim sn. melnur öyle güzel anlatmışsınız ki, evet dilimizde bilincimizde hep onlar var.Yitirdiklerimiz ve daha çok yeşerttiklerimiz.Şimdi o dönemlerden elimize kalan güzel çocuklarımız var, büyüttüklerimiz yani.. saygılarımla. __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! | |
|
| #9 | |
İnançlar ve Dinler ![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: şarap şişesi..
Mesajlar: 3,033
| ..saman aleviydik her birimiz ateşi iyi harmanlayamayınca çabuk yanan çabuk sönen cinsten öfkeyi anımsardık her şafakta yitirdiklerimizin ardından kalan kin ve nefret hepimiz ayrı bir ucundan tutardık beyaz tülün ayrı dikişler ayrı ilmekler hepimiz iyi bilirdik bu toprakların ölçülerini doksana altmış düzlemlerde tülün bir köşesi beyaz bir köşesi kan kızılı olurdu her damla bir nehir edasında ilizyon gibi gelirdi belki ilk demlerinde kötü bir kabus, çimdik at sevdiğim! (..) sisli sabahların soğukluğunda bir balıkçının ellerinde başlıyordu çocuk gülüşlerimiz Ayşe teyzenin limon atışında Aşkın'ımın özgürlük nidalarında bir ressamın fırça darbelerinde bir şairin mısralarında canlanırdı silahların gölgesinde gözlerine gömülmek biad etmek sevda tutuyordu elimizi, elimiz viran elim kan revan şimdi bir mahsun bakar geleceğe hiç olmadığı kadar engin denizlerden vazgeçen, bir damlayla oyalanan kim bilirki güneşe uğurlanandan başka (..) toprak canlanmakta, bahara döner yüzünü şimdilerde yitirdiğimiz hazan yaprakları filizlenmekte eyyy anadolum..! |
|
| #10 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,046
| ''Gülüşlerine ömrümü böldüğüm'' Candostum seni kaybetmenin bedeli çok ağır biliyormusun,içten içe yüreğimin kanadığını hissediyorum.Bana bir söz vermiştin''kapına kızıl bir karanfil koymadan ölmek bana yasak''sözünü tutmadın çok erken veda ettin bana.Ben sana verdiğim sözü tuttum ama kızıl karanfilleri soğuk mermerlerin üzerine bırakırken.yüreğimdeki bir çok şeyide sana emanet ederek.Gülmek bir insana ancak bu kadar yakışırdı,sen gülünce sanki yüzünde güller açardı,seninle dostluğumuzun bedeli bu kadar ağır olmamalıydı..Beni bırakıp gitmeyecektin söz vermiştin neresi olursa olsun beraber gidecektik,içten içe ektin beni ölüm sana yakışmaz derken kendine yakıştırdın..Düşlerimiz gerçek olacak,kıvılcım çakıldı bilincimiz ateşi harmanlayacak ve biz ateşin çevresinde kurduğumuz halayın coşkusuyla selama duracağız...Seni anmak yaşamaktır sevgili dostum.. __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|