"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Kızılderililer kazan kaldırdı../konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,046
| Amerika kıtasındaki Lakota kabilesi (Siyular) bağımsızlık ilan etti. Amerika kıtasındaki Lakota kabilesi (Siyular) 150 yıl önce atalarının ABD ile imzaladığı anlaşmaları feshetti; “İsteyen bize katılmakta özgür” duyurusu yaptı. Kabile temsilcisi Russel Means, Washington'da düzenlediği basın toplantısında, "Artık ABD vatandaşı değiliz" dedi. Oturan Boğa (Sitting Bull) ve Çılgın At (Crazy Horse) gibi büyük kabile şeflerinin mensup olduğu Lakota kabilesinin temsilcisi Russel Means, Washington’da düzenlediği basın toplantısında, “Biz artık ABD vatandaşı değiliz ve bizim toprağımızın yer aldığı 5 eyalette yaşamak isteyenler bize katılmakta özgürler” dedi. Means, Amerikan vatandaşlığından çıkmaları halinde kendi topraklarında yaşayanlara pasaport ve ehliyet vereceklerini de söyledi. Lakota kabilesi yetkililerinden oluşan bir heyet hafta başında ABD Dışişleri Bakanlığına gönderdikleri mesajda, Amerikan Federal Hükümetiyle bazıları 150 yıl kadar önce imzalanan anlaşmalardan tek taraflı olarak çekildiklerini açıklamıştı. Kabile yetkilileri, anlaşmaları, “değersiz bir kağıt parçasındaki değersiz sözler” olarak niteliyor ve bu anlaşmaların kendi kültürlerini, geleneklerini ve topraklarını çalmak için defalarda ihlal edildiğini söylüyor. http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=119433 __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! |
|
| #2 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,046
| Kızılderililer en sonunda isyan etmeye başladı helal olsun diyorum. __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 767
| Helal olsun adamlara Serefsizce o topraklardaki kizilderilileri ölduren Amerikaya ders vermeye baslasinlar artik cok gec kaldilar __________________
Bagimsiz Bir Turkiye Icin El Ele |
|
| #4 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,091
| hepimiz oturan boğayız..... Oturan Boğa’nın beyazlar üzerine yaptığı bir konuşmadan kesit: “...sahip olma isteği onlarda bir hastalık olmuş. Bu insanlar, zenginlerin bozabileceği ama fakirlerin bozamayacağı birçok kural koymuşlar. Yönetici olan zenginleri güçlendirmek için fakirlerle güçsüzlerden vergiler alıyorlar. Bizim annemizin, toprağın, kendilerinin olduğunu söylüyor, komşularını çitler yaparak kendilerinden uzaklaştırıyorlar; toprağı binalarıyla ve diğer süprüntüleriyle çirkinleştiryorlar. Bu ulus, baharda yatağından taşarak, yoluna çıkan her şeyi yok eden bir ırmağa benziyor...” __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan bozkır Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 21-12-07 00:16 . |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,331
| http://www.ozelsite.net/forum/forum_...?TID=1672&PN=1 ''Her şey 1492´de, Christoph Colombus´un Amerika ismini verdiği topraklara ayak basmasıyla başladı. Yeni bulunan kıta, hemen ardından ´Avrupa yerlilerinin´ istilasına uğradı...'' ''...Amerika o tarihlerde Kızılderililerin anavatanıydı. Ama ´uygar Avrupa´ya karşı anavatanlarını kaybetmeleri çok uzun sürmedi...'' ''..Görülmemiş bir katliam başladı Kuzey´de. Çatışmalarda canını kurtarabilen yerliler açlıktan, soğuktan veya hastalıktan ölüyordu. Beyazlar, Kızılderilileri sindirmek ve aç bırakmak için milyonlarca yaban sığırını öldürme politikası izliyordu. Elde edilen belgelere göre sadece bir yıl içinde Kızılderilileri açlıktan öldürmek amacıyla tamı tamına 3 milyon bufallo´nun öldürüldüğü biliniyor...'' ''...Köklerini kurutmak için dağ-bayır dolaşıp insan avlıyor, savunmasız köyleri basıp ateşe veriyor, yeni doğmuş bebekleri, yatalak ihtiyarları kılıçtan geçiriyor, ´kaçışı kurtuluş´ sananları kurşuna nişangah yapıyordu....'' ''...Kızılderili önderleri cesaretlerini yitirmişlerdi...'' ''...İşte tam bu dönemlerde uzaklarda, Nevada´da, geleceği görebilen, ölülerle konuşabilen bir Kızılderili´nin yaşadığı söylentisi tüm Kızılderili topluluklarına yayıldı...'' ''...Beyazların ´Hayalet Dansı Ayini´ adını verdikleri bu şölenler, yerlilerde bir silkinişi ve birlikteliği doğuruyordu. Çok geçmeden tüm kıtanın Kızılderilileri bu dansı uygulamaya başladı...'' ''...Hükümet, Hayalet Dansı ile gelen bu özgürlük kıvılcımını tehlikeli ve sakıncalı görerek, dansın yapılmasını tüm kabilelerde yasaklattı. Sioux şefi Oturan Boğa (Totanka Iyotake), Hayalet Dansı yasağına uymadığı için öldürüldü...'' ''Hayalet Dansı. . Kartal mesajı getirdi Güneşin çocuklarına Bufalonun dönüşü için Ve güzel günler yakında Sen bedenimi öldürebilirsin Ruhuma lanet okuyabilirsin Senin tanrına inanmadığım için Dualarım karşısında durma şansın yok Sevgime karşı durma şansın yok Onlar yasakladılar Hayalet Dansı´nı Fakat biz tekrar yaşayacağız Kız kardeşim yukarıda Kızıla boyanmış o yaralı dizde Öldürüldü, bir azize o şimdi Büyük davulun var senin mesafeler ötesinden Gökyüzünde siyah kuş Duyduğun bu ses ve müzik Bufalonun ağlamasıdır Çılgın At gizemliydi Kendinden geçmenin en iyisini bilirdi Ve Oturan Boğa büyük havariydi Hayalet Dansı´na gelin Comanchee´ler Gelin Karaayaklar Gelin Shoshone´ler Gelin Cheyenne´ler Biz tekrar yaşayacağız Gelin Arapaho´lar Gelin Cherokee´ler Gelin Paiute´ler Gelin Sioux´lar Tekrar yaşayacağız. . .'' Anonim Kızılderili Kültürü'nden.. Kaynak:Hakan Görkem. Yazara teşekkürlerimizi iletiriz. Saygılar, doğançay __________________
Ezberciliğin raconu Batı'ya öykünmektir! doğançay Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 21-12-07 00:41 . |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,331
| http://www.turkleronline.com/diger/a..._konusmasi.htm Seattle’ın mektup haline getirilen bu konuşma metninin aslı ABD’de Seattle Squamish Müzesi’nde korunmaktadır. ŞEF SEATTLE'IN MEKTUBU Yüzyıllardır halkımın üzerine merhamet gözyaşları döken şu sonsuz gökyüzü bir gün değişebilir. Bugün açık gözüken gökyüzü yarın bulutlarla kaplanabilir. Sözlerim, asla yer değiştirmeyen yıldızlar gibidir. Şef Seattle her ne söylerse, Washington'daki büyük Şef ona, güneşin ya da mevsimlerin dönüşüne inandığı ölçüde inanabilir. Washington'daki büyük Şef bize dostluk ve iyilik dilekleriyle birlikte bizden topraklarımızı satın almak istediğini bildirmiş. Onun, bizim arkadaşlığımıza çok fazla ihtiyacı olmadığını biliyoruz. Merak ediyoruz ki gökyüzünü ve toprağın sıcaklığını nasıl satın alabilir ya da satabilirsiniz? Bunu anlamak bizler için çok güç. Bir zamanlar insanlarımız bu topraklara tıpkı rüzgarda kıvrımlanan deniz dalgalarının kabuklu kuru yüzeyleri kapladığı gibi yayılmışlardı. Çok uzun zaman geçti ve o büyük kabileler artık hüzünlü bir anı oldu. Bu toprakların her parçası halkım için kutsaldır. Çam ağaçlarının parıldayan iğneleri, vızıldayan böcekler, beyaz kumsallı sahiller, karanlık ormanlar ve sabahları çayırları örten buğu; halkımın anılarının ve geçirdiği yüzlerce yıllık deneylerin bir parçasıdır. Ormandaki ağaçların damarlarında dolaşan su, atalarımızın anılarını taşır; biz buna inanırız. Beyazlar için durum böyle değildir. Bir beyaz, öldükten sonra yıldızlar alemine göç ettiği zaman, doğduğu toprakları unutur. Bizim ölülerimiz ise bu toprakları unutmaz. Çünkü Kızılderili, gerçek anasının toprak olduğuna inanır. Washington'daki Büyük Beyaz Reis bizden toprak almak istediğini yazıyor. Bu bizim için büyük bir fedakarlık olur. Büyük Beyaz Reis, bize rahat yaşayacağımız bir yerin ayrılacağını, bize babalık edeceğini, biz Kızılderililerin ise onun çocukları olacağımızı söylüyor. Bu önerinizi düşüneceğiz. Ama yine de bunun kolay olmayacağını itiraf ederim.Çünkü bu topraklar bizim için kutsaldır. Nehirlerin ve ırmakların suyu, bizim için sadece akıp giden su değildir; atalarımızın kanıdır aynı zamanda. Bu toprakları size satarsak, bu suların ve toprakların kutsal olduğunu çocuklarınıza öğretmeniz gerekecek. Biz nehirleri ve ırmakları kardeşimiz gibi severiz. Siz de aynı sevgiyi gösterebilecek misiniz kardeşlerimize ? Biliyorum beyaz adam bizim gibi düşünmez. Beyazlar için bir parça toprağın diğerinden farkı yoktur. Beyaz adam topraktan istediğini almaya bakar ve sonra yoluna devam eder. Çünkü toprak beyaz adamın dostu değil, düşmanıdır. Beyaz adam topraktan istediğini alınca başka serüvenlere atılır. Beyaz adam annesi olan toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alıp satılacak, işlenecek, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar. Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir. Beyaz adamın kurduğu kentleri de anlayamayız biz Kızılderililer. Bu kentlerde huzur ve barış yoktur. Beyaz adamın kurduğu kentlerde, bir çiçeğin taç yapraklarının açarken çıkardığı tatlı sesler, bir kelebeğin kanat çırpışları duyulmaz. Belki bir vahşi olduğum için anlayamıyorum ama, benim ve halkım için önemli olan şeyler oldukça başka. İnsan bir su birikintisinin etrafına toplanmış kurbağaların, ağaçlardaki kuşların, ve doğanın seslerini duymadıkça, yaşamın ne değeri olur ? Bir Kızılderiliyim ve anlamıyorum. Biz Kızılderililer, bir su birikintisinin yüzünü yalayan rüzgarın sesini ve kokusunu severiz. Çam ormanının kokusunu taşıyan ve yağmurlarla yıkanıp temizlenmiş meltemleri severiz. Hava önemlidir bizim için. Ağaçlar, hayvanlar ve insanlar aynı havayı koklar. Beyaz adam için bunun da önemi yoktur. Ancak size bu toprakları satacak olursak, havanın temizliğine önem vermeyi de öğrenmeniz gerekir. Çocuklarınıza havanın kutsal olduğunu öğretmeniz gerekir. Hem nasıl kutsal olmasın ki hava ? Atalarımız doğdukları gün ilk nefeslerini onun sayesinde almışlardır. Ölmeden önce son nefeslerini de gene bu havadan almazlar mı ? Toprak satmamız için yaptığınız öneriyi inceleyeceğiz. Eğer önerinizi kabul edecek olursak, bizim de bir koşulumuz var: Beyaz adam bu topraklar üzerinde yaşayan bütün canlılara saygı göstersin. Ben bir vahşiyim ve başka türlü düşünemiyorum. Yaylalarda cesetleri kokan binlerce buffalo gördüm. Beyaz adam trenle geçerken vurup öldürüyor bu hayvanları sadece eğlenmek için. Dumanlar püskürten bu demir atın bir buffalodan daha değerli olduğuna aklım ermiyor. Biz sadece yaşayabilmek için avlardık buffalo'ları. Bütün hayvanları öldürecek olursanız nasıl yaşayabilirsiniz? Canlıların yok edildiği bir dünyada insan ruhu yalnızlık duygusundan ölür gibi geliyor bize. Unutmayın, bugün diğer canlıların başına gelen yarın insanın başına gelir. Çünkü bütün hepsinin arasında bir bağ vardır. Şu gerçeği iyi biliyoruz: Toprak insana değil, insan toprağa aittir. Ve bu dünyadaki herşey, bir ailenin fertlerini birbirine bağlayan kan gibi, ortaktır ve birbirine bağlıdır. Bu nedenle de dünyanın başına gelen her felaket insanoğlunun da başına gelmiş sayılır. Bildiğimiz bir gerçek daha var: Sizin Tanrınız bizimkinden başka bir Tanrı değil. Aynı Tanrının yaratıklarıyız. Beyaz adam bir gün bu gerçeği de anlayacak ve kardeş olduğumuzu fark edecektir. Siz tanrınızın başka olduğunu düşünmekte serbestsiniz. Ama hepimizi yaratan Tanrı için Kızılderili ile beyazın farkı yoktur. Ve Kızılderililer gibi Tanrı da toprağa değer verir. Bu toprağa saygısızlık, Tanrının kendisine saygısızlıktır. Beyaz adamı bu topraklara getiren ve Kızılderiliyi boyunduruk altına alma gücünü veren Tanrının adaletini anlayamıyoruz. Tıpkı Buffalo'ların öldürülüşü, ormanların yakılışı, toprağın kirletilişini anlamadığımız gibi. Bir gün bakacaksınız gökteki kartallar, dağları örten ormanlar yok olmuş, yabani atlar ehlileştirilmiş ve her yer insanoğlunun kokusuyla dolmuş. İşte o gün insanoğlu için yaşamın sonu ve varlığını devam ettirebilme mücadelesinin başlangıcı olacak. Gündüz ve gece bir arada olamaz. Kızılderililer her zaman beyazlardan tıpkı sabah sislerinin güneşten kaçtığı gibi kaçmışlardır. Bütün bunlara rağmen, teklifinizi tartışacağız. Ve umuyorum ki, halkım bunu kabul edecek ve Büyük Beyaz Şef'in vaadettiği üzere beraber barış içinde yaşayacağız. Böylece Ay birkaç kez daha doğacak, birkaç kış daha geçecek. Bu geniş topraklara yerleşmiş ve mutluluk içinde yaşamış olan neslimiz, daha önce bizden daha güçlü ve daha umut dolu yaşamış insanlarımızın mezarları başında yas tutacaklar. Ama, niye insanlarımın kaderi için yas tutayım ki? Tıpkı deniz dalgaları gibi kabileler kabileleri, uluslar ulusları takip ediyor. Bu doğanın düzenidir ve teessüf gerekmez. Yok oluşumuz çok uzak olabilir ama kesinlikle bir gün gerçekleşecek; son Kızılderili yok olup, kabilemin hatıraları Beyazlar için bir tarih olduğunda, bu kıyılar kabilemin görünmez cesetleriyle kaynaşacak. Çocuklarınızın çocukları kendilerini bir dükkanda, bir yolda, boş bir yerde yalnız olarak düşündüğünde aslında yalnız olmayacaklar. Dünyanın hiçbir yerinde tamamen işsiz bir yer yoktur. Geceleri, şehir ve kasabalarınızın caddeleri boşalmış gibi görünse de, aslında, bir zamanlar oralarda yaşamış ve bu güzel toprakları gerçekten seven ruhlarla dolu olacaktır. Beyaz adam asla yalnız kalamayacaktır. Beyaz adamın, benim insanlarıma saygı göstermesini sağlamalısınız, çünkü; ölüler güçsüz değildir. Ölü mü dedim? ... ! Ölüm diye bir şey yoktur ki, sadece dünya değiştirir insan. Şef Seattle, 1854 ................ Bu Düşünür Şef'ten Dünya Başkanlarının hala alacağı çok ders var.Çok geç kalınmış olsa da... Saygılar, doğançay [/indent] __________________
Ezberciliğin raconu Batı'ya öykünmektir! doğançay Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 21-12-07 01:19 . |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,331
| http://www.imge.com.tr/yayinevi/prod...13&osCsid=99f4 ''CUMHURİYET KİTAP, KIZILDERİLİ GÖZÜYLE KIZILDERİLİ BENLİĞİ: YERYÜZÜNE DOKUN, 2 MART 1995 Ortak mirasımız olabilecek bir yaşam T. C. McLuhan'ın hazırladığı "Yeryüzüne Dokun", Kuzey Amerika Kızılderililerinin söz ve yazılarından seçilmiş parçalardan oluşuyor. Bunların hepsi bir arada Kızılderililerin yaşayışını ve yazgsını, bu yaşama biçiminin kendini kanıtlamış bir kültür olarak nasıl direnmeye çalıştığını anlatıyor. Böylece Kızılderililerin yaşayışını farklı kılan, onu bizim için tarihsel ya da siyasal bir ilgi alanı olmaktan ötelere götüren değerler öne çıkıyor: Doğayla uyum içinde yaşama ve biçiminin bu yönü hepimizin ortak mirası olabilir....'' ''...Kolomb ve Kolomb'dan önceki Avrupa, dünyanın yuvarlak olduğunu daha bilmezken, Kızılderilierin yüzyıllar öncesinden beri kutsal saydıkları daire ve küre biçimlerinin neden kutsal oldukları ve bunların dünya ve uzay ile olan ilişkileri gene birinci bölümün sonunda Kara Geyik'in açıklamalarıyla anlaşılmaktadır....'' ''...İkinci bölümde, "Doğu'dan gelen kıllı adamlar" adıyla betimlenen, çoğu sakallı olan Avrupalılar ve Kızılderililerin yaşam, para, din, büyük evler, toprak ve toprağın üzerinde yaşayan canlılardan özellikle yaban sığırları olmak üzere öbür hayvanlar, giyim ve son olarak ruh yüceliğine ilişkin düşünceler ve beyazlarla bunlara ilişkin düşünce ayrılıkları bulunmaktadır...'' ''...Kardeşim, Yüce Ruh'a tapmanın ve hizmet etmenin yalnızca tek bir yolu olduğunu söylüyorsun. Eğer yalnızca tek bir din varsa, neden beyazlar onun hakkında bu kadar farklı düşüncelere sahipler? Hepsi kitabı okuyabildiği halde, neden aynı fikirde değiller?...'' ''...Beyazların, yaban sığırlarını yok edişlerini de Kara Geyik şöyle anlatıyor: Hatta bazen derileri bile almayıp yalnızca dillerini alıyorlar; Missouri Irmağı'ndan, kurumuş bizon dilleriyle yüklü gemilerin indiğini kendim duydum. Görüyorsunuz ki, bunu yapan insanlar deliydi. Bazen dilleri bile almıyor, yalnızca öldürüyorlardı, çünkü bunu yapmayı seviyorlardı. Bizse bizon avladığımızda, yalnızca ihtiyaç duyduğumuz kadarını öldürürdük...'' ''...Topraklarımı ve evimi korumak için savaştığım zaman, bana vahşi dendi. Beyazların yaşam şeklini anlamayıp hoş karşılanmadığım zamansa, bana tembel dendi. Halkımı yönetmeye çalıştığımda, yetkilerim elimden alındı....'' ''...Bu bölümdeki en ilginç bildirilerden birisi de, 1969'un Kasım ayında, eski ünlü hapishanenin bulunduğu Alcatras Adası'nı işgal eden Kızılderililerin, haziran ayında zorla adadan çıkarılırken verdikleri demeçte söyledikleridir. Bu demeçte, 300 kadar yıl önce, beyazların, bu adayı onlardan cam boncuk ve kırmızı kumaş olarak ödenmek üzere 24 dolara satın aldıkları, şimdi bu adayı daha yüksek fiyata kendileri satın almak istedikleri, çünkü buranın, ülkenin çeşitli yerlerinde bulunan rezervasyonlara çok benzediği ve çoraklığı, elverişsiz her türlü koşulu ile dünyadaki tüm uluslara Kızılderililerin nasıl yaşam savaşı verdiğini göstermek bakımından örnek olmaya elverişli olduğu bildirimektedir. Bunca yenilgiden sonra, Kızılderililerin teslim olmayıp her şeye karşın, yeniden uyanma ve örgütlenme umudunu simgeleyen bu son bölümde, bu yeniden çabalarının kıpırtıları görülmektedir. Bir Cree Kızılderilisi ve yetenekli bir politikacı olan Harold Cardinal, en son kitabında, Kızılderililerle beyazlar arasında yapılan anlaşmalara değinir ve şöyle der: "Kızılderililere göre, anlaşmalar bir Kızlıderili Magna Cartası'nı simgeliyor. Bu anlaşmalar bizim için önemli, çünkü biz bu görüşmelere inançla, onurlu ve daha iyi bir aşam ümidiyle giriştik. ... ... ... Kendimizi bir halk olarak yok etmediğimiz sürece halklarımızdan vazgeçemeyiz....'' ''...Yeryüzüne Dokun'daki dört bölüm de, Kızılderililerin kendi kendilerini irdeleyip, yaşam biçimlerini, uygarlıklarını, umutlarını gözler önüne serdikleri için okunmaya değer olup, Amerika'nın bu gerçek sahiplerinden tüm dünya uygarlığının önereceği çok şeyler bulunmaktadır. Ece Soydam'ın dilimize kazandırdığı bu duru ve akıcı çevirisiyle Kızılderililerin felsefesini, düşüncelerini, dünya görüşlerini ve beyazlarla olan düşünce ayrılıklarını öğreniyoruz...'' Yorumu Yazan: Ünsal Özünlü ......................... Kızılderililerin dünü ve bu günü ile ilgili kıyasalama ve anlama olanağı bulabileceğimiz bir kitap.. Yorumcu Ünsal Özünlü'ye teşekkürler... Saygılar, doğançay __________________
Ezberciliğin raconu Batı'ya öykünmektir! |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 122
| Helal olsun gerçekten de. __________________
"Dünyada sınırların kalkmasını isteyen üç ideoloji vardır; faşizm,emperyalizm,komünizm.Komünistleri diğerlerinden farklı kılansa komünistlerin farklı milletlerden de dostları olmasıdır." |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 3,964
| ABD' nin en kısa zamanda Kızılderililerin topraklarından çekilmesi dileğiyle.. __________________
Yok! |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,213
| Orada olmayacağım.Kalkıp gideceğim.Kalbimi Vatanıma Gömün Kalbimi Vatanıma Gömün ABD resmi belgeleri kullanılarak Kızılderili Katliamını ortaya koyan nefis bir kitap. __________________
Güçlüler sadece onları omuzlarımızda taşıdığımız için güçlüdür.Onları bir yere silkelersek yere otururlar. Ormee İsyancıları |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kazı kazan da bölücüymüş! | fenerbahçeli | Türkiye Siyaseti | 3 | 22-11-07 00:56 |
| AKP iktidarı İsraillilere Türkiye'de toprak edime sınırını kaldırdı. | memetmex | Türkiye Siyaseti | 6 | 23-07-06 17:05 |