Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Ustalardan Seçkiler

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Cibran'dan Alıntılar

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski30-12-07, 03:44  #1
meaculpa
 
meaculpa'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 217
Cibran'dan Alıntılar



Ancak büyük bir acı veya büyük bir sevinç
senin gerçeğini açığa çıkarabilir.
İşte böyle bir anda
ya güneş altında çıplak danset,
ya da çarmıhını taşı.

Şafağa ancak
gecenin yolunu izleyerek ulaşılabilir.

Gariptir ki,
kimi zevklerin tutkusudur,
acılarımızın bir kısmını oluşturan.

Bana kulak ver ki,
sana ses verebileyim.

Karşindakinin gerçeği
sana açıkladıklarında değil,
açıklayamadıklarındadır.
Bu yüzden onu anlamak istiyorsan,
söylediklerine değil,
söylemediklerine kulak ver.

Yalnızlığım, insanlar geveze hatalarımı övüp,
sessiz erdemlerimi eleştirmeye
başladığında doğdu.

Söylediklerimin yarısı beş para etmez;
ama ola ki diğer yarısı sana ulaşabilir
diye konuşuyorum.

Yaşam kalbini okuyacak
bir şarkıcı bulamazsa,
aklını konusacak
bir filozof yaratır.

Yürüyenlerle birlikte yürümeyi yeğlerim,
durup yürüyenlerin geçişini seyretmek değil.

Hayır, boşuna yaşamadık biz!
Kemiklerimizden kuleler yapmadılar mı?

Bilmen gerekenlerin sonuna ulaştığında,
duyumsaman gerekenlerin başında olacaksın.

Halil CİBRAN
meaculpa is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski30-12-07, 03:49  #2
meaculpa
 
meaculpa'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 217

“Birbirinizin kadehini doldurun ama bir kadehten içmeyin. Birlikte şarkı söyleyin ve dans edin ve mutlu olun; ama her birinizin yalnız olmasına izin verin; aynı müzikle titreşseler de yalnız olan udun telleri gibi.”


“Ruhlar sevinçlerinin ışığında yükselirken benim ruhum ihtişamla kederin karanlığında yükselir. Ben senim, Gece! Ve sabahım geldiğinde benim devrim de bitecektir.”

“Ben kendime yabancıyım. Dilimin konuştuğunu işitiyorum; ama kulaklarım bu sese yabancı. Gizli benliğimin güldüğünü, ağladığını, küstahça korktuğunu görebilirim ve bu yüzden oluşum oluşuma hayran kalabilir ve bu yüzden ruhum ruhuma yanıtlanmak için yalvarabilir. Ama bilinmez, gizli, sisle örtülü ve sessizlikle maskelenmiş kalır.”
meaculpa is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski14-02-08, 02:19  #3
meaculpa
 
meaculpa'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 217

sonra, varlikli bir adam konustu: "bize vermekten bahset."
ve o cevap verdi:
"sahip olduklarinizdan verdiginizde,
çok az sey vermis olursunuz;
gerçek veris, kendinizden vermektir.
çünkü sahip olduklariniz, yarin ihtiyaciniz olabilir
diye saklayip korudugunuz seylerden ibaret degil mi?
ve yarin, kutsal sehre giden hacilari takip ederken, kemiklerini,
iz birakmayan kumlara gömen fazla uyanik bir köpege ne getirebilir?
ve ihtiyaç korkusu da, ihtiyaçtan baska birsey degil midir?

kuyunuz tamamen doluyken susuzluktan korkmak,
tatmin olamayan bir susuzluk göstermez mi?
çok fazla seye sahip olup, çok az verenler, bunu
gösteris isteyen gizli arzulari için yaparlar,
ki bu da armaganlarini yararsiz kilar.
ve bazilari vardir ki, çok az seye sahiptirler ve hepsini verirler.
bunlar hayata ve hayatin definesine inananlardir,
ve kasalari hiç bos kalmaz.

bazilari sevinçle verirler, bu sevinç onlarin ödülüdür.
bazilari ise istirap içinde verirler ve bu aci onlarin vaftizidir.
ve bazilari vardir ki, ne vermenin acisini hissederler,
ne sevinç ararlar, ne de bir erdemlilik düsüncesi tasirlar;
onlar, su vadideki mersin agacinin kokusunu salisi gibi verirler.
böyle kisilerin ellerinde tanri dile gelir ve
onlarin gözlerinden tanri, dünyaya gülümser.

istendigi zaman vermek güzel bir davranis olabilir; fakat
istenmeden, ihtiyaci hissederek vermek çok daha anlamlidir.
ve cömert olan için, verecek kimseyi aramak,
veris olayindan daha fazla sevinç getirir.
vermekten alikoyacaginiz herhangi bir sey olabilir mi?
sahip oldugunuz her sey bir gün verilecektir.
öyleyse simdi verin ve vermenin hazzini
mirasçilariniz degil siz yasayin..
çogunlukla söyle dersiniz:
'verecegim, ama hak edeni bulabilirsem.'
ne koruluktaki meyve agaçlari böyle düsünür,
ne de çayirdaki sürüler.
onlar, saklandiginda çürüyecek olani, yasayabilsin diye verirler.
herhalde kendisine günler ve geceler verilmesini hak eden
bir kisi, sizden gelebilecek seyleri de hak eder.
ve hayat okyanusundan içmeye hak kazanmis bir insan,
sizin küçük irmaginizdan da bir bardak su alabilir.

faydasindan öte, kabul etmenin gerektirdigi cesaretten ve
güvenden daha büyük bir deger var midir?
ve siz kim oluyorsunuz da, onlarin gögüslerini yirtarak
gururlarini korunmasizca ortaya seriyor, sonra da
onlarin degerlerini örtüsüz ve gururlarini
utanmasiz olarak degerlendiriyorsunuz?
önce kendinizi vermeye hak kazanmis ve
verme olayinda bir araci olarak görün.
çünkü gerçekte herseyi veren hayattir
ve siz kendinizi bir verici olarak belirlediginizde,
sadece bir tanik oldugunuzu unutuyorsunuz.
ve siz alicilar, ki hepiniz bu gruba dahilsiniz,ne kendinize
ne de size verene bir boyunduruk yüklememek için,
hiç bir minnet hissi tasimayin.
bunun yerine, armaganlari kanat yaparak,
verenle beraber yükselin;
çünkü borcunuzu gereginden fazla abartmak,
annesi özgür yürekli dünya,
babasi evren olan cömertlik olgusundan
süphe etmek demektir..."


Halil Cibran
meaculpa is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski03-05-08, 23:27  #4
meaculpa
 
meaculpa'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 217

ÖZGÜRLÜK

Ve bir hatip "Bize özgürlükten bahset." dedi.
Ve o cevap verdi:
"Şehir kapılarında ve sıcak yuvanızda yere kapanıp,
özgürlüğünüz için dua ettiğinizi gördüm;
Tıpkı, kölelerin kendilerini kılıçtan geçiren bir zorbanın
önünde eğilmeleri ve onu övmeleri gibi...
Sık sık, tapınağın korusunda ve kalenin gölgesinde,
aranızda en özgür geçinenlerin,
özgürlüklerini bir boyunduruk ve
bir kelepçe gibi taşıdıklarını gördüm.
Ve kalbim kanadı;
çünkü ancak özgürlük arayışında hissettiğiniz
derin arzu size gem vurduğunda ve
özgürlükten bir amaç ve bir bütünleniş
olarak bahsetmeyi terkettiğinizde,
gerçekten özgür olabilirsiniz.
Siz, günleriniz endişesiz ve geceleriniz bir istek
ve üzüntüden uzak olduğunda özgür olacaksınız.
Yazık ki, bu tür duygular yaşantınızı kuşak gibi sarmakta...
Yine de, örtüsüz ve bağsız, bunları aşabilirsiniz.
Ve siz, günlerinizin ve gecelerinizin ötesine,
anlayışınızın şafağında öğle aydınlığını çepeçevre
bağladığınız zincirleri kırmadan nasıl yükselebilirsiniz?
Gerçekte, özgürlük dediğiniz, halkaları güneşte parlayıp
gözünüzü kamaştırsa da, bu zincirlerin en kuvvetlisidir.
Ve özgür olmanız için terketmeniz gereken,
kendi benliğinizin parçalarından başka ne olabilir?
Eğer geçersiz kılmak istediğiniz adaletsiz bir kanun varsa,
bunu alnınıza kendi ellerinizle, bizzat siz yazdınız.
Bu kanunu, hukuk kitaplarınızı yakarak
veya denizin bütün suyunu bile kullansanız,
yargıçlarınızın alınlarını yıkayarak yok edemezsiniz.
Ve devirmek istediğiniz bir despot varsa,
önce onun sizin içinizde kurduğu tahtı devirmeye bakın.
Bir zorba, özgür ve gururlu olana, eğer
özgürlüğünde zulüm ve gururunda utanç taşımasaydı,
nasıl hükmedebilirdi?
Ve eğer, üzerinizden atmak istediğiniz bir endişeyse,
onu kendinizin seçtiğini,
kimsenin size yüklemediğini unutmayın.
Ve kurtulmak istediğiniz bir korkunuz varsa,
o korkunun merkezi sizin kalbinizdir,
yoksa korkulanın avuçları içinde değil.
Herşey, varlığınızın içinde yarı kucaklanmış olarak dolaşır durur;
istenen ve korkulan, nefret edilen ve baş tacı olan,
takip ettiğiniz ve kaçmak istediğiniz..
Bunlar içinizde, ışıklar ve gölgeler gibi, birbirine yapışmış
çiftler halinde hareket ederler.
Ve gölge soluklaşıp kaybolduğunda, can çekişen ışık,
bir başka ışığa gölge olur.
Ve sizin özgürlüğünüz, prangasından kurtulduğunda,
daha büyük bir özgürlüğe pranga olur."
Ermiş' den...
__________________
Errare Humanum Est.
meaculpa is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Taraf gazetesi çıktı-İlk sayıdan alıntılar V.T.Retci Türkiye Siyaseti 26 03-04-08 01:46
Yasal sıkıntı yaratacak sitelerden yapılan alıntılar konusu... melnur Forum Hakkında 37 08-11-07 10:55
Alıntılar Hakkında Papyrus Duyurular 0 24-02-07 14:31


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 14:52.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz