"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Zeynep ile evlilik / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258
| Hz. Muhammed’in evlilikleri konusunda en çok dile getirilen konu Hz Aişe ile evlilikten çok Zeynep ile evliliktir. Çünkü Hz.Aişe ile evlilikte yapılan eleştiri, modern dönemlerde sorun edilmiş ve tamamen dönem şartlarının bilinmememsinden kaynaklanan bir eleştiridir. Batı dünyasında birçok oryantalist, araştırma sonucunda bu konu hakkında olumlu tespitlerde bile bulunmuştur. Yanı sıra ilgili evlilik Kuranda sorun edilmemiş ve dönemin İslam düşmanları tarafından da eleştiri konusu yapılmamıştır. Çünkü kendileri de aynı durumda idiler. Oysa Zeynep ile evlilik Kuranda ele alınan ve dönem müşrikleri tarafından eleştiriye maruz kalınan bir evliliktir. Her çalışmada olduğu gibi bu konu hakkında da önce bakış açılarını vermekte fayda görüyoruz. 1.Görüş: Genelde İslam’a inanmayan ve inanmadığı gibi kin besleyenlerin dini şahsiyetleri yıpratmak için dile getirdiği görüştür. Bunlara göre, Zeyd ve Zeynep mutlu bir aile hayatını yaşıyorken Zeynep’e âşık olan Muhammed, ayeti de kullanarak almış ve mutlu(!) aileyi dağıtmıştır. Bu görüşün en belirgin özelliği her konuda yaptığı gibi olayın öncesi ve sonrasını yorumlamamalarıdır. 2.Görüş: Yine İslam’a inanmayan ve olayı başı ve sonu ile ele alan ancak her ne sebeple olursa olsun ‘’Evlatlığın eşi ile evliliğin” ahlaki zafiyet taşıdığını söyleyen ılımlı görüştür. 3.Görüş: Konuyu tüm merhaleleri ile açıklamak gerektiğini ve bu şekilde kavranılmasının mümkün olduğunu söyleyen Müslümanların görüşüdür. Biz bu çalışmamızda üçüncü görüşü açıklayacağız.. 1.Tarihi arka plan İslâm'dan önce Araplar arasında erkek çocukları evlat edinme anlayışı olduğundan Hz. Peygamber de vahiyden önce kölesi Zeyd'i evlat edinmiştir. Tarih kitapları şöyle açıklama yapmaktadır. Zeyd b. Harise, annesiyle birlikte akrabalarını ziyarete giderken yolda esir edildi, Hâkim b. Hizam halası Hatice için Zeyd’i satın aldı. Hz. Hatice, Allah Resulü ile evlendiğinde Zeyd, Hatice’nin yanında idi. Hz. Peygamber, zarafeti ve ahlâki özellikleri hoşuna giden Zeyd’i kendisine vermesini isteyince Hz. Hatice bu isteği kabul etti. Daha sonra Zeyd’in Hz. Peygamber’in yanında olduğunu öğrenen babası ve amcası onu kurtarmak için Mekke’ye gelerek fidye karşılığında serbest bırakılmasını istediler. Bunun üzerine Hz. Muhammed Zeyd’i çağırarak, kendi yanında kalmasıyla, fidyesiz babasıyla gitmesi arasında onu muhayyer bıraktı. O da: “ Sen, benim hem babam hem de amcam yerindesin. Ben sana asla hiç kimseyi tercih edemem” diyerek ailesini değil, Hz. Peygamber’i tercih etti. Bunun üzerine Hz. Peygamber hemen Zeyd’i azat etti ve Kureyşten bir topluluğun huzurunda “ Ey Kureyşliler şahit olun Zeyd hürdür, o benim oğlumdur. O bana varis olur ben de ona varis olurum” diyerek onu evlat edindi. Zeyd’in babası ve amcası bu durumdan memnun olarak evlerine döndüler. O günden sonra Zeyd, "Muhammed'in oğlu Zeyd" şeklinde çağrıldı. Abdullah b. Ömer’de Ahzâb suresi 4. ve 5.ayetler ininceye kadar kendisini böyle çağırdıklarını söylemektedir. Bu ayetler şöyledir. Allah bir kişinin göğüs boşluğunda iki kalp yaratmamıştır, analarınıza benzeterek haram olsun dediğiniz eşlerinizi analarınız kılmamış, evlâtlıklarınızı da oğullarınız olarak kabul etmemiştir. Bunlar sizin kendi iddianızdir; hak ve hakikati Allah söyler, doğru yolu da O gösterir. 5. Evlâtlıklarınızı babalarının soy adlarıyla anın. Bu Allah katında adalete daha uygun bir davranıştır. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız o zaman kendileri sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanıldığınız hususta size günah yoktur, fakat bilinçli ve kasıtlı olarak yaptıklarınızdan sorumlusunuz. Allah çok bağışlayıcı ve ziyadesiyle esirgeyicidir Yukarıdaki ayet evlatlığın kaldırılması konusunun da aşamalı bir şekilde kaldırıldığını göstermektedir. Yani sanıldığı gibi tartışmalı ayet ile değil bu ayetlerle kaldırılmaya başlanmıştır. |
|
| #2 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258
| 2.Evlilikte denklik meselesi Tarih kitaplarının kaydettiğine göre Hz. Peygamber daha önce evlat edindiği Zeyd b. Harise’yi halasının kızı olan Zeynep bint Cahş ile evlendirmek isteyince Zeynep, peygamberimizin bu teklifi kendisi için yaptığınızannetti. Fakat daha sonra Zeyd için istediğini öğrenince bundan hoşlanmadı ve kendisinin nesep yönünden soylu olduğunu, Zeyd’in kendisine denk ve layık olmadığını söyleyerek bu evliliği kabul etmedi. Zeynep’in kardeşi Abdullah b. Cahş da kendilerinin Kureyşkabilesinden, Zeyd’in ise azat edilmişbir köle olduğunu ileri sürerek bu evlilik teklifini onaylamadı. Bunun üzerine şu ayet indi Bir mümin erkek veya bir mümin kadının, Allah ve Resulü bir emir ve hüküm verdiklerinde artık onların, işlerinde başkasını seçme haklan olamaz. Allah'ın ve Resulünün emrine itaat etmeyenler doğru yoldan açıkça sapmışlardır.”(Ahzap:36). Bu ayete göre onların kendi tercihlerini Allah ve Resulünün seçimine tabi kılmaları gerekiyordu. Toplumda sınıflaşmalar ve ayrımcılığı kaldırmayı isteyen ve kendileriyle ilgili olarak nazil olan Kuran’ın bu emri ile Hz. Peygamber’in ısrarı üzerine Kureyş’in seçkinlerinden olan Zeynep: “O halde Resulüllah’ın isteğini yerine getiriyorum. Oysa ben kendimi ona nikâhlamak istemiştim” diyerek Zeyd ile evlenmeyi kabul etti. Evlilikte sınıf farkını ortadan kaldırmaya yönelik ilk örnek olan Zeynep ve Zeydin evliliği anlaşıldığı gibi istemeye istemeye olmuştur. Çünkü kendisi bu farklılaşmayı kaldıracak bir bilince sahip olmamıştı. Belki de onun bir zaafı bundan sonraki gelişmeler için bir sebepti. İşte Zeynep’in asaleti ile övünmesi ve Zeydi çoğu zaman iğnelemesi karşısında birinci görüşün sandığının aksine mutlu bir aile yuvası zaten oluşamamıştır.Dolayısıya bundan sonra yaşanacak bir olayı mutlu bir ailenin yuvasını bozmak olarak anlamak tarihi bir yanılgıdır. Diğer taraftan Zeynebin Zeydle geçinememesini bir sebebi de Zeynebin Peygamberin eşi olmak istemesi olabilir.Fakat gerçek olan şu ki şiddetli bir geçimsizlik vardır.Zeyd bu evlilikte yardımcı olan Hz.peygamber olduğu için ona gelir ve eşiyle şiddetli geçimsizlik yaşadığını ve onu boşamak istediğini söyler.Ancak Hz.Peygamber “Allah'tan kork, onun büyüklenmesi,yükseklik hissetmesi sebebiyle karını boşama” sözüyle Zeyd’e sabır tavsiyesinde bulunur. Ancak evliliğin yürümeyeceğini gören Zeyd, kararında ısrar edip Zeynep’i boşadı. Böylece Zeynep serbest kalmış oldu. Bunun üzerine şu ayet nazil oldu: Bîr zaman, Allah'ın kendisine lütufta bulunduğu, senin de lütufkâr davrandığın kisive "Esinle evlilik bağını koru, Allah'tan kork" demistin. Bunu derken Allah'ın ileride açıklayacağı bir şeyi içinde saklıyordun, kendisinden çekinme hususunda Allah'ın önceliği bulunduğu halde sen halktan çekmiyordun. Zeyd onunla beraber olduktan sonra, müminlere evlâtlıklarının -kendileriyle beraber olup ayrıldıkları- eşleriyle evlenmeleri hususunda bir sıkıntı gelmesin diye seni o kadınla evlendirdik. Allah'ın emri elbet yerine getirilecektir Bazı tefsir kitaplarında Hz. Peygamber'in Zeyneb'le evlenmesi konusunda birçok akla hayale gelmez rivayetler nakledilmiştir. Bunlara göre güya Peygamber aleyhisselâm bir gün, açık kapıdan Zeyneb'İ görmüş, onun güzelliğine vurulmuş ve "Ey gönüller elinde olan, onları evirip çeviren rabbim! Sen her noksandan uzaksın!" demiş, Zeyneb bu sözü duyup kocasına haber vermiş, kocası Zeyd bu sözden, onun Zeyneb'i beğendiği ve kendisiyle evlenmek istediği sonucunu çıkarmış, kendisine gelerek Zeyneb'i boşamak istediğini söylemiş, Hz. Peygamber bunu kabul etmemiş, fakat Zeyd onu dinlemeyip kansını boşadıktan sonra onunla evlenmiş.. [İbn Kesîr ve İbnü'l-Arabî bu rivayetleri hatırlattıktan sonra çok önemli tenkitler yapmışlar, sened ve metin yönlerinden bu rivayetlerin sahih olmasının mümkün olmadığını belirtmişler, günümüz ilim yolcuları için de geçerli bulunan uyarılarda bulunmuşlardır |
|
| #3 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258
| 3.Genel Değerlendirme Kur'an metnine, sahih rivayetlere ve genel ilkelere göre tespit edildiğinde olayın gerçek öyküsü şöyledir: Zeyneb Hz. Peygamber'le evlenmeyi arzu ediyordu, mehir bile istemeksizin onun eşi olmayı teklif etmişti. Yakın akraba oldukları için örtünme emri gelmeden önce Peygamberimiz Zeyneb'i sık sık görüyor ve her yönüyle tanıyordu, çekici bir kadın olmasına rağmen bu teklifi kabul etmedi. Aradan zaman geçmiş, yukarıda sözü edilen sosyal değişimin perçinlenmesine sıra gelmişti. Bu uygulama için uygun bir örnek olarak Zeyneb, pek de istekli olmamakla beraber, Peygamberin tebliğ ettiği emre uydu, köle olarak Hz. Peygamber'e verildiği halde onun ve Allah'ın müstesna lütuflanna mazhar olan Zeyd ile evlendi. Bu evlilik bir yıldan biraz fazla sürdü. Sosyal değerler ve örfe dayalı duygular kısa zamanda değişmediği için Zeyneb kocasını küçük görüyor, ona karşı sert ve kırıcı davranıyordu. Zeyd'İn de kafasından onu boşamak geçiyor, fakat kendilerini Peygamber evlendirdiği için bunu yapamıyordu. Bu esnada Allah Teâlâ Peygamberi'ne, Zeyneb'in boşanacağını ve kendisinin eşi olacağını bildirmişti. Çok geçmeden Zeyd, boşama niyetini açmak üzere Hz. Peygamber'e geldi, Zeyneb'den şikâyette bulundu, boşamak istediğim açıkladı. Hz. Peygamber, özel bilgisine göre değil, genel, objektif hukuk ve ahlâk kurallarına göre davranarak, bu arada halkın, özellikle münafıkların, "evlâtlığın boşadığı eş ile evlenme" konusunu kötüye kullanıp dedikodu yapmalarından da çekinerek Zeyd'e, eşini boşamamasını tavsive etti. Buna rağmen Zevd esini boşadı. Dul kalan Zevneb. Yeni bir kuralın yerleşmesinde fedakârca rol aldığı için ödüllendirilmeyi hak etmişti. Allah ona dünyada bu ödülü, Peygamber eşi olma şerefine nâil kılarak vermeyi murad etti. Muradını Peygamber'ine bildirdi, o da emri yerine getirdi. Mealinde geçen "saklama" ve "çekinme"nin mâkul açıklamaları vardır. İleride Zeyneb'in boşanacağı ve Hz. Peygamber'in eşi olacağı bilgisi, Allah'ın ona verdiği bir sırdı, nasıl olsa zamanı gelince açıklanacaktı. Bunun önceden açıklamasının birçok sakıncası da vardı. Bu sebeple "Allah'ın ileride açıklayacağı bir şeyi gizliyordun" cümlesi bir kınama değil vakıanın ifadesidir. "Kendisinden çekinme hususunda Allah'ın önceliği bulunduğu halde sen halktan çekiniyordun" cümlesi de iki mânaya gelebilir: 1. "Sen Allah'tan çok halktan çekiniyorsun"; 2. "Kendisinden çekinilecek olan Allah'tır; O evlenmeni emrettiğine göre halk istediğini söylesin, onlardan çekinmene gerek yoktur." Birinci mâna Hz. Peygamber İçin söz konusu olamaz; çünkü o bütün yapıp ettikleriyle yalnız Allah'tan korktuğunu ve O'na itaat ettiğini ispat etmiştir. İslâm'a inansın inanmasın hiçbir kimse onun, halkı memnun etmek için Hakk'ın emrine aykırı davrandığını söyleyemez. Geriye muteber ve tutarlı mâna olarak ikincisi kalmaktadır. Zaten sûrenin başında, hem Hz. Peygamber hem de müminler, münafıkların yapacakları dedikodular ve çevirecekleri dolaplar karşısında uyarılmışlar, bunlara hazırlanmışlardı, Yukarıdaki cümle de aynı mahiyette bir uyan hatta teselliden İbarettir. Bu kadar dolambaçlı bir şekilde geleneğin kaldırılmasının sebebi teorik düzeydeki uyarının etki uyandırmamasıdır. Çünkü eski evlat edinme geleneğinin Arap toplumunda canlı ve somut izleri vardı. Toplumsal hayattaki bu somut izleri silmek, evlat edinme geleneğini ortadan kaldırmak kadar kolay bir iş değildi. Çünkü toplumsal geleneklerin vicdanlarda köklü etkileri vardır. Bu etkileri silmek için ortaya karşıt ve pratik örnekler koymak gerekir. Ortaya konacak bu karşıt ve pratik örneklerin ilk başlarda yadırganmaları ve çoğunluğun vicdanlarında yoğun sert tepkiler uyandırmaları kaçınılmazdır. Aslında Zeydin Zeynebi boşaması esnasında evlatlığın pratik bir örnekle kaldırılacağı tahmini yoktu. Ne Zeyd ve ne de Zeynep boşanmalarını izleyecek olayı akıllarının ucundan bile geçirmiyorlardı. Çünkü toplumda egemen olan geleneksel anlayışa göre Zeynep Peygamberimizin oğlunun boşanmış eşi idi ve Peygamberimize düşmezdi. Gerçi eski evlat edinme geleneği kaldırılmıştı, ama bu anlayış yine geçerliliğini koruyordu. Üstelik evlatlıkların boşanmış eşleri ile evlenmenin serbest olduğuna ilişkin henüz bir ayet inmemişti. Bu yoldaki serbestliği kurallaştıracak olan olay, bir süre sonra gerçekleşecek olan Peygamberimizin Zeynep ile evlenmesi olayı olacaktı. Kural oturuncaya kadar olay, müthiş bir hayretle, süprizle ve yadırgama ile karşılanmıştı. Öyleyse ne Zeyd, Muhammed`in oğludur ve ne de Zeynep oğlunun eşi, yani gelinidir. Zeyd, Harise'nin oğludur. Eğer olaya böylesine gerçekçi ve yalın bir açıdan bakılırsa bu uygulamanın hiçbir sakıncalı yönünün olmadığı kolayca görülür. Muhammed (s.a.s) ile tüm müslümanlar arasındaki, bu arada Zeyd arasındaki ilişki Peygamber-ümmet ilişkisidir. Yoksa o bu insanların hiçbirinin babası değildir. Bu ayetler incelenirken, vahyin Hz. Peygamber'i (s.a) ayıplayan, ona iftira atan ve kendi arzularını tatmin etmek için ona hakaretlerde bulunan İslâm düşmanlarını doğru yola getirmek ve onları eğitmek için indirilmediği göz önünde bulundurulmalıdır. Bu ayetlerin nazil oluşunun asıl sebebi, Müslümanları bu propaganda kampanyasından korumak ve onların şüphe ve tereddütlere düşmesini önlemekti. Tabii ki Allah'ın kelamı kâfirleri tatmin edemezdi. O sadece bunun Allah kelamı ve gerçek olduğunu bilen ve inanan kimselere tesir edebilir. Bu doğru ve salih insanların da, düşmanlar tarafından öne sürülen iddialardan etkilenme ihtimalleri vardı. Bu nedenle Allah bir taraftan onların zihinlerindeki bütün muhtemel şüpheleri bertaraf etti, diğer taraftan hem müslümanlara, hem de Hz. Peygamber'e (s.a) böyle durumlarda nasıl davranmaları gerektiğini öğretti. Bu sözler, Allah'ın, insanlar tarafından başka türlü kabullenilmesi çok zor olan bir sosyal reformu Peygamber'i (s.a) aracılığı ile gerçekleştirdiğini göstermektedir. Arabistan'da evlatlık ilişkileriyle ilgili uygulamada olan yanlış gelenek ve adetlere bir son vermenin başka yolu yoktu. Sadece Allah'ın Rasûlü bu adetleri ortadan kaldırmak için bir önlem alabilirdi. O halde Allah bu nikahı, sadece Peygamber'in (s.a) ev halkına bir eş daha eklemek için değil, önemli bir sosyal reformu gerçekleştirmek için murad etmiştir.Eğer teorik düzeyde kaldırılamayan bu uygulama başkası tarafından örnek olmuş olsaydı iftira iftiracının yanında kar kalabilirdi. |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 3,169
| Sayin ozedonus, evlatlik kalkinca evlilik mubah mi oluyor, tesekurler kaynagi butunlediniz |
|
| #5 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258
| Bu çalışmayı hazırlama uzun zamanımı almıştır.Konunun hasas olduğunun farkındayım.Burada yayınlamanın sebebi bu konunun forumun çeşitli yerlerinde dağınık ve kopuk bir şekilde ele alınmasındandı.Çıkacağımdan arkadaşlardan duygularımızı incitmeyecek derecede ikinci görüşe yakışır tarzda eleştiri ve sorgulama bekliyorum. |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,408
| Sn Özedönüs: İnsanlıgı bu kadar derin ayrılıklara, süphelere sevkedecek bir evliligin bizzat Allah tarafından tesvik edilmesini ne ben nede baska hic bir insan anlamıyacaktır. Eger dediginiz gibi, Zeyneb, Muhammed ile evlenmeyi asırı bir istek olarak kabul edeceksek. Kusura bakmayın! Bu is Allah göre degil. Cehennemde yanacaksam gene muahmmed'i sucluyacam. Beni bu sekil tereddütte bırakan Allah'a ve nebisine inanmıyorum. Yazılarınız kendinizce bir acıklık getirebilir. Ama bu evlilik islam dininin Kara bir lekessidir. ve kesinlikle bu leke cıkmayacaktır. Verdiginiz bilgiler icin tesekkür ederiz. __________________
Bütün insanlar kardestir. |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 3,169
| Alıntı:
Demek ki, muslumanlari korumak icin inen ayet, muhammedin nefsine gore ayarli. Aksi durumda boyle bir nahos olay yasanmamis olsaydi, bunca kurtarma operasyonu ve ayete de gerek kalmazdi. Boylece kuranin-ayetlerin- bireysel kosullara gore o zamanin anlayisini dengelemek, hatalari ortmek icin duzenlendigi sonucu doguyor. Bu gunu de ilgilendirmedigi acikca goruluyor. saygiyla | |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 464
| peki bana şunu açıklarmısınız, bu nasıl bir kutsal kitaptı ki yarısından fazlası peygamberin harem işleriyle ilgili, bu nasıl bir kutsal kitap'dırki hicret esnasında şunlarla şunlarla çifleşebilirsin diyor. bu kitap tüm insanlığa inmişse peygamberin amcaların kızlarıyla halalarını kızlarıyla ve kervandaki diğer insanların eşleriyle çiftleşmesi tüm insanlık için ne anlama geliyor, bu kimi neden ilgilendirsin. bu acaba allah veya bir tanrı kelamı mı yoksa sözkonusu kişi kendi şehvet ve fantezileine ortam hazırlamak içinmi uydurdu bunları. __________________
kirli bir ırmaktır insan.kirli bir ırmagı icine alması ve bozulmadan kalması icin deniz olmalı insan |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,408
| Sn Özedönüs: Dilerseniz uzay bilim, evren bilim calısmalarını bir gözden gecirin, ve Kainatın tasarımcısı olan Allah'ın, Kulu muhammed'in nefsani Arzuları icin indirdigi ayetlerle bir kıyaslayın! Göreceksinizki O Allah, Gözünüzde kücülecektir. Konu zeyneb, zeyd, Muhammed, ile sınırlı degilki. Muhammed'in nefsani isteklerine göre indirilmis o kadar ayet varki, hangisini temize cıkaracaksınız. Ask, arzu, hakir görme, İstek, Sahib olma... Ancak bir fotoromana konu olabilir. Allah gibi bir varlıgın taraf olmasını icinize sindirebiliyormusunuz? Sehvet duygusunun ne denli kuvvetli oldugunu anlamak icin, erkekmi olmak gerek? O halde siz ve ben Bunu daha iyi anlıyabiliriz. Cöl sıcagının insan nefsi üzerindeki etkisini görmek icin, cöldemi Yasamak gerekir. Ve siz bunları bildiginiz halde Muhammed, Zeyd, zeyneb üclüsünün yasadıklarına tanrısal bir anlam katmaya mı calısıyorsunuz? Dünyada esinden memnun olmıyan, baska kadınlara arzu duyan, esini kendine yakıstırmyan Buna ragmen evlilik hayatını sürdüren ciftlerin imdadına yetismesi icin cebrail'i cagırmak istermisiniz? Size imam humeyni'inin bir sözünü hatırlatacam! Bir sehirdeki kadınlara sahip olsanız bile, doymaz diger sehre gecersiniz'' __________________
Bütün insanlar kardestir. |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 65
| sn Maximus Kur'an, inançsız bir -insan (!)- için bile döneme iktisadi, sosyal vb. konularda ışık tutan bir kitaptır. Kur'an'ın yarısından fazlası Muhammed'in harem işleri ile ilgilidir derseniz size rahatlıkla, Kur'an'ı okumamış, ordan burdan alınan cımbızlama ayetleri okuyup, bu ayetleri kendinize mesele yapıp, yok yere kendinizi yormuşsunuz derim. Saygılarımla __________________
Bilfiil akıldan bilfiil işgale. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Evlilik aşkı öldürür mü? | mustafa01 | İnsan Bilimleri | 31 | 24-03-08 16:20 |
| Evlilik dersleri | ugurozaltn | Arşiv | 21 | 27-07-07 18:44 |
| Umudu Soldurmadan... | mderin | Öykü ve Denemeleriniz | 26 | 07-12-06 07:56 |
| Evlilik ve Evlenmek Üzerine | masle | Arşiv | 18 | 04-10-06 10:43 |
| Capraz Evlilik ne demektir? | canugur | Arşiv | 2 | 18-12-05 14:24 |