Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Siyasi İdeolojiler

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Sinan Çetin'in gözünden Kapitalizm...

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm.


Anket Sonuçlarını Göster: Sizce Sinan Çetin haklı mı ?
Evet doğru söylüyor...1 11.11%
Hayır yanılıyor, söylediklerine katılmıyorum...3 33.33%
Doğru söylediği noktalarda var, ne yanılıyor ne haklı diyemeyiz...5 55.56%
Oy Verenler: 9. Bu ankete oy veremezsiniz

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski06-01-08, 00:05  #1
Aristo
Moderator
 
Aristo'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Ülke / Şehir: Dünya'da bir yerdeyim...
Mesajlar: 2,214
Sinan Çetin'in gözünden Kapitalizm...



Ünlü yönetmen Sinan Çetin'in çok eskiden bilgisayarıma kayı ettiğim söyleşisini buldum...

Okuyun bakalım fikirlerine katılıyor musunuz ...

(Bu bir alıntıdan ziyade düzenlemedir sayın forum yöneticileri... Bulduğum siteye ulaşamadım, yazıyı tamamen koymak zorunda kaldım... Saygılar...

Sinan Çetin’le söyleşi I

Adalet ve zenginlik… Bireyin güvenliği sağlanınca, birey de zenginleşir. Malımız, canımızı adalet mekanizması koruyor. Devletin iki görevi vardır. Sınırları korumak ve adaleti sağlamak. Sağlık, eğitim filan devletin görevi değil bence. Biliyorsun Devlet Güvenlik Mahkemeleri vardı ama "birey güvenlik mahkemesi" yoktu.


Birey yoksa toplum da yoktur.


‘‘Prenses’’ diye bir film yaptım. ‘‘Boktan bir fikir uğruna ölmeyin, yazık hayatınıza’’ dedim.


‘‘Hayat bütün fikirlerden daha değerlidir’’ diyorum. İnsan hayatının tek bir amacı vardır, o da yaşamak. Bireyin kendi seçeceği bir amaçtan başka bir amaç yoktur. İdeal şahsi olmalıdır. İnsan bir ideal uğruna yasamalıdır ama ölmemelidir.


‘‘Prenses’’de, uğruna ölünen düşüncenin yarın değişebileceğini ve ölümlerinin boşa gidebileceğini söyleyip uyarmak istemiştim.


Deniz Gezmişe yazık olmadı mı? Yaşasaydı belki bir mühendis, bir hukuk adamı olarak çok daha yararlı olacaktı. Onu asanlar kadar, onun asılmasına neden olanlar, ona gaz verenler de sorumludur bence.


Objektivizm, hayatı olduğu gibi analiz etme yeteneğini geliştirmenin yolunu gösteriyor. ‘‘Birey kendini var ederse ancak başka bireylere yardımcı olabilir’’ diyor.


Dünyada insanlık için bir şey yapan herkes bunu kendi için yapmıştır. Edison ampulü kendi için bulmuş, insanlık aydınlanmıştır. Karıdan kaçmak için… Edison karısının dırdırından kurtulmak için bodrumda, mumla yasamaya başlıyor... Elektrikten ampul üretmeye karar veriyor. Kendi ışığını ararken, insanlığı aydınlatıyor. Herkes kendi ışığını ararken insanlığı aydınlatmalıdır. ‘‘İnsanlık uğruna ölme’’yi savunanlar hep savaştan ve mücadeleden söz eder. Bunlar insanlığın en büyük düşmanlarıdır. Halbuki kendi ışığını arayanlar insanlığa en yararlı isleri yapar. Hepsi kendisi için yaptı. Kendi araştırmalarını başarıya ulaştırmak için, egolarını tatmin için.
...

Kendi değerlerinin pesinde koşan adamın tarafındayım ben. ‘‘Toplumun değerleri’’ diye bir değer sistemi içinde olan insan tribünlere oynayan futbolcuya benzer. Futbolcu kendi amacı için gol atar, tribündekiler mutlu olur. Tribünlere oynayanlar ise hiç bir is yapmaz sadece insanlığı kurtarmaktan söz eder. Ama kendi içindeki ışığa doğru yol alanlar farkında olmadan insanlığa en büyük hizmette bulunur. Ben çok net bir şekilde şunu söylüyorum: Kendi egosu, kendi değerleri için çalışan insan değerlidir, toplum için çalıştığını iddia edenler ise yalancı. Kapitalizm hayatin ta kendisi.


Kapitalizmi kimse tam bilmiyor. Zaten ‘‘ideal toplum düzeni’’ kavramına da karşıyım. Kapitalizm adını verdiğimiz şey hayatın ta kendisi. Hayatin, kendi tabiatına uygun bir toplumsal ve ekonomik sistemi yaratması lazım. O ne? Güçlü olanın ayakta kalması, çalışanın kazanması, emek verenin, başarmak isteyenin başarması ve bunun için özgürce bütün yolların açık olmasıdır.


Toplum kurtarıcıları toplumun düzenlenmesi ve denetlenmesi merakındadırlar. Ben bu merakı tehlikeli ve faşistçe buluyorum. Toplum düzenlenemez ve denetlenemez. Toplum suyun akışına bırakılmalı.


Bu söylemde yırtan adam suçlu görülüyor. O kazandığı için zayıflar ölmüyor. Zayıflar çalışmadıkları için ölüyor, suçlusu kazananlar değil... Güçlü olandan nefret etmenin kaynağı aslında bu nokta. Güçlü, zayıfın zayıflığının nedeni değil. Dünyanın en iğrenç insanı bence şahsi amacı olmayan insandır. Bu insan kaybetmeyi haksız bir gururla savunuyor. Kaybedenin bu haksiz gururu kendine çeşitli ideolojik kılıflar da buluyor. Tarihe baktığın zaman dinlerin büyük bir bölümü haksızların kendilerini gururla savunmalarından çıkmıştır. ‘‘Madem kaybettik, o zaman bir gerekçemiz, bir ideolojimiz’’ olmalı deniyor.


Ben, ‘‘hayatta amacı olan insanlar kazanır’’ diyorum.


Başarının da bir ölçütü olmalı. O yüzden para ve başka ölçüler gerekir. Eğer ölçüsüz bir hayat istiyorsan ekonomiyle ilgili hiç bir şey düşünme. O zaman ormanda yaşamamız lazım. Ekonomi uygarlıktır. Para, reyting aslında ekonominin bize sunduğu bir takım kriterlerdir.
Eğer bunlardan bağımsız yaşamak istiyorsan hep beraber bir ormana gidip orada yaşayalım...
__________________
"Gerçekleri yazmak, insanlara bir şeyler öğretmeye çalışmak, insanları düşünmeye, kendilerine dayatılanları yutmamaya yönlendirmek en ağır suç sayılıyor artık!" E.Ardıç.

Aristo Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 06-01-08 00:10 .
Aristo is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski06-01-08, 00:10  #2
Aristo
Moderator
 
Aristo'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Ülke / Şehir: Dünya'da bir yerdeyim...
Mesajlar: 2,214

Sinan Çetin’le söyleşi II

Ben eskiden devrimciydim, halen de öyleyim. Solcularla aramızdaki fark şurada. Benim devrim trenim yola devam ediyor, solcularınki ise bir iki istasyon sonra durdu. Türk solu asla devrimci değildir bu yüzden. Bana sağcı diyenler var ama ben sağcının ne demek olduğunu bile bilmiyorum. Ben film yönetmeniyim ve mesleğimi iyi yapan bir adamım. Bunun dışında hakkımda söylenenlerin ne önemi var ki! Ben mesleğimle anılan ve kendi şahsi hayatı olan bir adamım. Adım Sinan Çetin, başka sıfata gerek yok. Liberaller dahil hiçbir kalabalıkla birlikte anılmak istemem. Film yönetmenleriyle bile anılmak istemem. Yönetmenler derneğinden atılmış bir insanım ve bunu gururla söylüyorum. Beni attılar çünkü “Devlete gitmeyin, sinema seyircisinden para kazanın, sinemadan para kazanmamak eşeklik tir.” dedim. Alınmışlar sözlerimden ve beni dernekten attılar. Ancak halen bu sözümün arkasındayım.

İnsanın aklı vardır, bu akıl ona bir amaç belirler. Akılla amaç arasında geçen yolda yetenek ve çalışma vardır. İnsanın aklı yoksa amacı da olamaz, amacı olmazsa zaten çalışmasına da gerek yoktur. Çalışmazsa başarı kazanamaz, başarı kazanamazsa da mutluluğu hak edemez. Biz Türkler direkt olarak başarılı ve mutlu olmak istiyoruz. Mutluluk çeşmeden akmıyor ki ağzını dayayıp içesin. Burada çok önemli şey şu: Akılla amaç arasında geçen yol hayatın kendisidir. Bu hayatta çalışmanın, yeteneğin ve alın terinin net bir kriteri vardır, o da para. İyi ki para adı verilen bir değer ölçüsü var da biz yaptığımızın karşılığını alabiliyoruz. Parayı değersiz ve anlamsız gibi gösteren herkesten ödüm kopar.

Her çalışmanın maddi bir karşılığı olmalı.Sıfır olmak için çalışmaz kimse. “Çok çalışıyorum ama hiçbir şey elde etmek istemiyorum.” diyemezsiniz. O yüzden, amacını doğru saptayan herkes para kazanan biri olmak zorundadır. İnsanlar normalde paranın sadece çalışanların ve başaranların hakkı olduğunu bilir ve bu gerçek karşısında gözünü kapatıp, “Hayat bana gereken fırsatı vermedi.” diyerek suçu hayata atar. “Fırsat verilmedi, gereken şans bana verilse yapardım. Tesis yoktu, devlet sahip çıkmadı.” gibi ifadelerin hepsi beceriksizliğin bir kılıfıdır aslında. Beni rahatsız eden, bu beceriksizlerin bir de haksız gurura kapılmalarıdır. Adamın filmine hem seyirci gitmiyor hem de adam kibirli kibir’li ortada dolaşıyor. Hayatta, şikayetçiler ve üretenler olmak üzere iki tür insan var. Hiç üretmeyip sürekli şikayet edenlerden midem bulanıyor.
Ben aslında solculara değil tutuculara karşı tepkiliyim. Fakat tutucuların Türkiye’deki sesi ve borazanı solcular oldu. Her türlü kollektivist, nasyonalist fikir solcular tarafından ifade edilir hale geldi. Türkiye’nin önündeki duvarın bütün tuğlalarını solcular örüyor. Ne enteresandır ki Türkiye’nin önünü kapatan sağcılar değil! Ben bunlara karşıyım işte. Türk solu kapitalizmle tanışmadı ve ne olduğunu bilmeden ona karşı çıkıyor. Türk solunun Marksizm’i bildiğine de inanmıyorum.

Türkiye’deki devlet organizasyonu, üzerine vazife olmayan o kadar çok işle uğraşıyor ki, asıl işi olan adalete bütçenin binde üçünü ayırıyor. Adaleti sağlayacak olan adam işe otobüsle gelip gidiyor. Hakim yapmışsın, 10 bin dolar maaşı olmalı; ama 1 milyar bile almıyor. “Nasıl geçinirim?” derdindeki bir adam insanların geleceği hakkında karar veriyor. Davalar 4 sene sürüyor. 20 sene süren davalar var. Türkiye’nin adalet sorununa trajikomik bakış açısıdır bu film (‘‘Pardon’’ adlı film).
__________________
"Gerçekleri yazmak, insanlara bir şeyler öğretmeye çalışmak, insanları düşünmeye, kendilerine dayatılanları yutmamaya yönlendirmek en ağır suç sayılıyor artık!" E.Ardıç.

Aristo Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 12-03-08 23:11 .
Aristo is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski06-01-08, 19:55  #3
Sürgün
 
Sürgün'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2007
Ülke / Şehir: Cehennemin dibinden.
Mesajlar: 1,380

Pozitivizm felsefesinin kurucusu ayn rand ın atlas vazgeçti adlı romanını okuması ile sinan çetin in hayatı kökten değişime uğruyor.

Atlas vazgeçti isimli kitabın arka kapağından bir bölümü aktarmak istiyorum.
Ayn rand leningrad üniversitesinde tarih okudu. Aristoyu, eflatunu rusya nın en değerli hocalarından öğrendi. 1925 te mezun oldu. Annesinin amerika da akrabaları vardı. Onların yanına gitmek istedi. Annesi seyahat masrafları için mücevherlerini sattı. Babası yolcu ederken şöyle dedi. Sana orda rusya yı sorarlarsa hepimizin yavaşça öldüğü büyük bir mezarlık olduğunu söyle .

1982 de ölene kadar amerika da esen diğerkamlık (altruism) rüzgarına şiddetle karşı çıktı. Ona göre diğerkamlık başkalarına iyilik yapmak değil, kendini feda etmekti. Her diktatörlük diğerkamlık üzerine kuruluydu ve bireyin kendini feda etmesi asla kabul edilemezdi.

ona göre insan önce tanrı nın tutsağıydı, zincirlerini kırdı sonra kralların tutsağı oldu, yine zincirlerini kırdı, sonra doğumunun, teninin, ırkının, tutsağı oldu. Yine zincirlerini kırdı. Artık hiç kimsenin tutsağı olmamalı.

Evet kendine ,yeteneklerine, başarabileceğine inanan insan için en ideal sistemin kapitalizm olduğunu söyleyen ayn rand 21. yüzyıl filozofları arasındadır. Ayrıca hem sosyalizmi hem kapitalizmi yaşamış, felsefesini kendi yaşamışlığı ile şekillendirmiştir.

ilerleyen zamanda konu başlığına tekrar döneceğim.
__________________
Sivil ve askeri bürokrasinin (oligarşi) dikta rejiminden ,onların kurumlarını özelleştirerek kurtulabiliriz.
Sürgün is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-01-08, 17:18  #4
Aristo
Moderator
 
Aristo'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Ülke / Şehir: Dünya'da bir yerdeyim...
Mesajlar: 2,214

Ayn Rand'ın kitaplarının basım hakkı Türkiye'de Sinan Çetin'in şirketi '' Plato... '' da biliyorsunuz değil mi ?

Aslında bu esaslı Kapitalist hakkında bir konu açmanız güzel olur, bekliyorum...

Saygılar...
__________________
"Gerçekleri yazmak, insanlara bir şeyler öğretmeye çalışmak, insanları düşünmeye, kendilerine dayatılanları yutmamaya yönlendirmek en ağır suç sayılıyor artık!" E.Ardıç.
Aristo is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski30-01-08, 07:38  #5
kakafoni
 
kakafoni'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 304

AKP'ye oy verdim diyerek yerini belli etmiştir.
kakafoni is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-02-08, 16:36  #6
Hasan Rua
 
Hasan Rua'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 1,955

Çok güzel konuşmuş. Birey yoksa toplumda yoktur, devlette yoktur. Ülkeleri, medeniyetleri geliştiren bireye dayalı anlayışlardır. Amerika, Antik Yunan, Roma, Antik Mısır gibi medeniyetler bireye dayalıydılar ve ne kadar geliştikleri ortada.

İnsan hayatının tek bir anlamı var o da yaşamak. Başka şeyler değil. Toplumun tamamını tek bir tipi sokup; demagojik temellere bağlı kalarak pasif insanı korumayı taahhüt eden kolektivist tüm anlayışlar etkisiz kalmışlardır. Savaşın gerisine düşmüşlerdir.

Bugüne kadar birey hep devlet için yaşadı. Oysa birey devlete muhtaç değildir. Devlet bireye muhtaçtır. Çünkü onun vergileriyle işler, onun gelmesiyle ordu oluşturur. Ne yazık ki insan 'ben vergi veriyorum ve askere gidiyorum o halde söz hakkım var' diyememiştir hiç.

Kapitalizm sömürge düzeni demek değildir. Kapitalizm para babalarına esaret demek de değildir. Emperyalizm ile herhangi bir bağlantısı da yoktur kapitalizmin. Bugüne kadar etkili olan Feodal, milliyetçi, dinci kapitalizmler vardı. Tek başına bir ekonomik sistem olarak aldığınız zaman bir anlam ifade etmiyor. Ki feodal kapitalistlerin yaptığı da tam olarak bu.

Amerika'ya da bakarsanız bunu görebilirsiniz. Ne zaman cumhuriyetçiler gelse savaş oluyor. Hiçbir şey bulamasalar otuz yerlinin yaşadığı adaya çıkartma yapıyorlar. Ve liberal görüşlülerden nefret ediyorlar.

Dünyanın her yerinde liberal görüşlülerden nefret edilmesinin sebebi de bu. Çünkü pragmatizmi reddeder liberalizm. Diplomaside pragmatizmi milliyetçiler her zaman halkın meşru sevgi kaynakları ile eşleştirerek uygularlar. Amerika; Irak'taki asıl amacını terör yıkıntısı ve demokrasi ile bağdaştırdı. Korku siyaseti sürdü ve buna en çok liberaller karşı çıktı. Asıl amacının ne olduğunu biliyorsunuz zaten.

Devlet; semboliktir. Sadece güçsüzü güçlüden korur, adaleti ve sosyal güvenliği sağlar, yatırımcıya, bilimadamına, sanatçıya yol açmakla görevlidir. Bir ülke yasalarla, yönetmeliklerle değil yaratıcı aktif bireylerin elleriyle yükselir.

Tarihte bunun tersi hiç olmamıştır.
__________________
En "adil", "saf", en ince ve en uygarı olsa bile, Marksizm milliyetçilikle bağdaşamaz. Onun yerine, Marksizm, enternasyonalizmi ileri sürer...

Lenin
Hasan Rua is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-02-08, 03:04  #7
Beckho
 
Beckho'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: İstanbul-Denizli
Mesajlar: 1,815

Sinan Çetin saçmalamış!




SAYGILAR...
__________________
kağıt bir gemidir devrim
kim bilir kaç yunus görmüş
kaç DENİZ GEZMİŞ...
Beckho is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Kapitalizm: Bilinmeyen Ideal Objektivis Siyasi İdeolojiler 8 31-05-08 17:25
Kapitalizm nedir ? adil Siyasi İdeolojiler 132 12-01-08 22:26
Polisten %52 grubu lideri Sinan Teketek'e Dayak fellefelle Türkiye Siyaseti 57 31-07-07 11:07


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 13:44.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz