| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Hipnotik Transı biraz daha açarsak.../konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,670
| Dostlar, HİPNOTİK TRANS hakkında dinler bölümünde kısa açıklamalarım üzerine sayın Umbrasword ve bazı arkadaşlar bu açıklamalarımdan oldukça alındılar...Ve önceleri sayın Umbrasword HİPNOTİK TRANS olayının olmadığı şeklinde itirazda bulundu. Ve ben de kendisine bu konudaki bazı yazıları gösterdiğimde, bu defa da HİPNOTİK TRANS'ın bilimsel açıklamasının benim anlattığımla ilgisi olmadığı tezini ileri sürdü... Şimdi bu satırlarda sizlere HİPNOTİK TRANS konusunda daha ayrıntılı bir açıklama vermeyi hem bu konuya ilgi duyanlar ve hem de itirazı olanlara karşı faydası olur düşüncesiyle ele aldım. Richard Bandler ve John Grinder hipnoz üzerine verdikleri her seminerde, içlerinden birisi söze şöyle başlamaktadır; '' Her türlü iletişim hipnozdur'', diğeri de buna karşı hemen şöyle der; ''Aynı fikirde değilim, hiç bir şey hipnoz değildir; Hipnoz diye bir şey yoktur.'' Oysa bu iki hipnoz ustası kişi de haklıdır ve aslında aynı şeyi söylemektedirler. Connirae Andreas da diyor ki; '''' Size gittiğim balayında gördüklerimden söz eder ve parlak renkli balıkların hızlı hareketlerini, kıyıya dokunan yumuşak dalgaların ritmik seslerini, suyun altındaki manzarayı seyrederken ılık dalgalarla birlikte yükselip alçalmanın verdiği duyguları anlatacak olursam, bilinç durumunuzu benim deneyimlerimin bir temsilini yaşayabileceğiniz ölçüde değiştirebileceğimi umarım. Kendinizi orada hayal etmek size heyecan veriyorsa, başarılı hipnozcuların (ve başarılı şairlerin, satıcıların,anne-babaların,politikacıların, dinsel önderlerin v b.) kullandığı iletişim kalıplarının aynını ben de uygulayabilmişim demektir. Hipnozu bir insanın bilinç durumunu değiştirmek olarak düşündüğünüzde, her etkili iletişimin hipnoz olması görüşü size tuhaf gelmeyecektir. Basit hipnoz kalıplarından birisi (negatif emir)dir. Size, (Maviyi düşünme) dersem ifademin anlamını çıkarmak için maviyi aklınıza getirmek zorundasınızdır. Bir hipnozcu (Çok çabuk gevşemeni istemiyorum ) derse, onun karşısındaki kişi, bu sözcüklerin anlamını yakalamak isterken kendisini genellikle gevşemeye başlamış bir halde bulur. Olumsuz bir ifadeyle söze başlamak, dinleyen kişi üzerinde o yönde bir tepki verme baskısı yaratacaktır.'''' Sevgili arkadaşlar, yukarda alıntılarla vermeye çalıştığım hipnoz hakkındaki bu üstad kişilerin düşünceleri de bize şu gerçeği açıkça göstermektedir; Hipnoz, zamanımızda klasik tarzda anlaşıldığı gibi değil de, çok daha geniş bir alana yayılmış örnekler sunan bir gerçeğin adıdır. Artık Hipnotizör denilen ve kişileri hipnotik transa sokan insanlar, öyle sizi arkanıza yaslayarak, ve de sizin bakışlarınızı belirli bir yere odaklayarak size bir takım talimatlar vermek suretiyle çalışmamaktadırlar. Ve işte bu nedenle de, klasik hipnoz kitapları ve açıklamaları hipnotik transın anlaşılmasını çok dar kalıplar içinde ve de yanıltıcı bir tarzda bize göstermektedir. Bu söylediğim konuya en güzel örnek şu bayramlarda yaşadığımız trajedilerde kendini göstermektedir; Her dinsel bayramda, Şeker veya Kurban bayramında TV lerde pek çok kişi karşımıza çıkar ve o TV ekranlarından bizlere hitap eder. Ve genellikle de şunu söyler,'' Sakın Trafik Canavarı Olmayın'' aynı ikaz söylemini çoğumuz karayollarındaki büyük panolarda da görmekteyiz... Ve bayramların sonunda bir savaşta olandan daha fazla sayıda insanımız tarfik kazalarına kurban gider...Bu yıllardır böylece sürmektedir. Burada en sorumlu olanlar ''TRAFİK CANAVARI OLMAYIN'' söylemini ortaya atanlardır. Bu açıkça HİPNOTİK TRANS olgusunun ne denli kuvvetli olduğunun göstergesinden başka da birşey değildir... Geçtiğimiz Kurban bayramı sonrasında anumsadığıma göre 96 vatandaşımız karayollarında böylesi bir trajediye kurban gitmişlerdi... Çünki, burada sürücüler TRAFİK CANAVARI olmamak için TRAFİK CANAVARINI oluşturmak zorundadırlar...Bu hipnozda NEGATİF EMİR olarak tanımlanmaktadır. Bir telefon kunuşmasında dahi, eğer ustaca bir tarzda konuşmayı başarabilirsek, karşımızdaki kişiden yapmasını çok istediğimiz bir konuda onun olurunu da almamız çok kolay olur... Sesimize vereceğimiz ton ve ritm bu konuda karşımızdaki kişiyi HİPNOTİK TRANSA sokmaya yetecektir. ABD ve Avrupa Ülkelerinde Hipnozun bu denli önemi üzerine pek çok seminerler verilmektedir. Ve bu seminerler oldukça da pahalıdır. Yalnız günümüzde kullanılan MODERN HİPNOZ konusu artık klasik hipnozcuların sandığı gibi işlememektedir. Buna en güzel örnek de küçüklüğünde geçirdiği bir hastalık nedeniyle bütün yaşamı tekerlekli sandalyada geçmiş olan ve bu yüzyılın en büyük HİPNOZ USTASI olarak kabul edilen Dr. Milton H. Erickson olmaktadır. Bugün yaşamayan bu büyük usta kendisine özgü bir yöntem kullanarak insanların doğrudan BİLİNÇDIŞLARINA hitap etmeyi başarmış bir kişidir. Gerek sesinin tonunu kullanışıyle, gerekse yerine göre bir hikaye anlatarak,ya da doğrudan doğruya hastasının BİLİNÇALTINA hitap etmek suretiyle, klasik hipnotizörlerin akıllarından dahi geçmeyen konularda büyük başarılar elde etmiştir. Nitekim ERICKSONIAN adı altında bugün yepyeni bir HİPNOTİK TRANS olgusu vardır. İşte kısaca anlatmaya çalıştığım bu gerçekleri bilmeden devamlı olarak benden bilimsel kaynak göstermemi isteyen ve gösterdikçe de tatmin olmayan arkadaşlarıma şunu anımsatmak isterim; HİPNOTİK TRANS öyle klasik anlamdaki hipnoz uygulamalarından çok farklı olan, her hipnoz ustasının kendi yöntemlerinin kullanıldığı bir alandır...Öylesine değişiklik ve de gizlilik içinde yürütülmektedir ki, atom bombasının yapılışını bilimsel olarak bulabildiğiniz ölçüde HİPNOTİK TRANS olgusunu da bulabilirsiniz... Konunun bu denli açıkça anlatılmayışının nedenlerinden biri ZİHİN KİNTROLU ise diğeri de bu konuyu öğretenlerin para kazanma kaygısıdır. Seminerlerden bunca para kazanan kişiler açıkça bu bilgileri etrafa yayar mı? Günde beş vakit ezan okunduğunda bilinçaltına SÜREÇ TALİMATLARI devamlı olarak enjekte olmaktadır. Doğduğumuz andan itibaren kulağımıza dahi isim verilirken EZAN okunmaktadır. Ve dahil olduğumuz dinin telkinleri çevremiz ve büyüklerimizce bizlere devamlı olarak aktarılmakta, itiraz kabul edilmez tarzda BİLİNÇALTIMIZ bu talimatlarla dolmaktadır. İşte bu nedenledir ki Mensup olduğumuz dinedensıyrılabilmek ancak ve ancak FARKINDALIK gerektiren bir eylemdir. FARKINDALIK korkmadan sorgulamayı gerektiri. Bunu yapabilenler ve yapamayanlar var...HİPNOTİK TRANS işte burada rol oynar. Burada eğer FARKINDALIĞIMIZI çalıştırabilirsek ne mutlu bize...Yok, bu verilen telkinler doğrudur dersek ve verilen talimatları kabul edersek de HİPNOTİK TRANS' dan kurtulmamız söz konusu olabilir mi? Yanıtı siz vereceksiniz...İstediğiniz şekilde mi? Yoksa HİPNOTİK TRANS'a uygun olarak mı? Sevgilerimle, |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: Cehennemin dibinden.
Mesajlar: 1,380
| sn sesli şöyle demiş Bu söylediğim konuya en güzel örnek şu bayramlarda yaşadığımız trajedilerde kendini göstermektedir; Her dinsel bayramda, Şeker veya Kurban bayramında TV lerde pek çok kişi karşımıza çıkar ve o TV ekranlarından bizlere hitap eder. Ve genellikle de şunu söyler,'' Sakın Trafik Canavarı Olmayın'' aynı ikaz söylemini çoğumuz karayollarındaki büyük panolarda da görmekteyiz... Ve bayramların sonunda bir savaşta olandan daha fazla sayıda insanımız tarfik kazalarına kurban gider...Bu yıllardır böylece sürmektedir. Burada en sorumlu olanlar ''TRAFİK CANAVARI OLMAYIN'' söylemini ortaya atanlardır. Bu açıkça HİPNOTİK TRANS olgusunun ne denli kuvvetli olduğunun göstergesinden başka da birşey değildir... Geçtiğimiz Kurban bayramı sonrasında anumsadığıma göre 96 vatandaşımız karayollarında böylesi bir trajediye kurban gitmişlerdi... Acaba avrupa ülkelerinde trafik kazasına kurban gidenlerin azlığının sebebi; tv de sakın trafik canavarı olmayın ikazının olmaması mı? Bu konuda bayağı uzmansınız galiba. Türkiye de böyle bir ikaz tv de verilemezse trafik kazaları avrupadaki gibi az mı olacak? Demek bu sorunun cevabı bu kadar basitmiş. Hay allah ! Siz bizi bu güne kadar neden uyarmadınız? Onca çift yönlü yola, masrafa ne gerek vardı? __________________
Sivil ve askeri bürokrasinin (oligarşi) dikta rejiminden ,onların kurumlarını özelleştirerek kurtulabiliriz. |
|
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,670
| Alıntı:
Bilmeden konuşanlar kimler bilir misiniz? HİPNOTİK TRANS'da olanlardır... Bugün sigara dahi HİPNOZ ile bıraktırılabilmekte...Yeter ki SÜREÇ TALİMATLARI hakkında bilginiz olsun... T.V. lerde ikaz verebilirsiniz...Ama nasıl vereceğiniz önem taşır. Böylesi aklınıza estiği gibi verirseniz daha çok insanımız ölür gider ve siz de şaşar kalırsınız... Biraz bilgi çok can kurtarır... Sevgilerimle, | |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: Cehennemin dibinden.
Mesajlar: 1,380
| Kusura bakmayın sosyal bilimlerden bu kadar uzak, sorunların çözümünü basit sihirli sopalara teslim etmiş birisine ancak gülebilirim. __________________
Sivil ve askeri bürokrasinin (oligarşi) dikta rejiminden ,onların kurumlarını özelleştirerek kurtulabiliriz. |
|
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,670
| Alıntı:
çok olsaydı bunca kişi deTRANS halinde olmazdı. Sevgilerimle, | |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: Cehennemin dibinden.
Mesajlar: 1,380
| Trans halindeki ilk kişi de siz oluyorsunuz galiba. Hipnoz denen saçmalığa bu kadar inandığınıza ve her derde deva olduğunu sandığınıza göre. İsterseniz gidip biraz kitap okuyun. Boşa demiyorum ben size saçını değirmende aklatmış diye. Trafik kazalarının sebepleri 1- yetersiz yol 2- otomobil sayısının fazlalığı 3- sürücü hataları başlığında inceleyebilirsiniz. Hipnoz denilen kavramda belgeniz olmadan bu işi yapamazsınız. Bu iş bir rant kapısı haline getirilmiştir. Sebebi fazla okur-yazar olmayan psikolojik-sosyal-ekonomik sorunlarını kısa yoldan çözmek isteyen, emekçi olmayan, değişim-dönüşüm olgusundan habersiz- aşama aşama emekle ,sağlıklı-donanımlı özeleştiriden yoksun, görünüşte aydın gibi görünen ama gerçekte olabildiğince cahil cühela bir topluluk var ki bunlar bu piyasayı büyük bir pasta haline çevirmişlerdir. Ki freud un hipnoz gibi pek çok kuramı kendi öğrencileri tarafından çürütülmüştür. Bu gün bu kuramlar modern üfürükçülük olarak algılanmalı, onlara inanlar da bu günün ağaçlara çaput bağlayan cahilleri -cühelaları gibi değerlendirilebilir. Elimi şıklattığımda umarım uyanırsınız sn. sesli. __________________
Sivil ve askeri bürokrasinin (oligarşi) dikta rejiminden ,onların kurumlarını özelleştirerek kurtulabiliriz. |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,670
| Alıntı:
Transda olanlara en güzel örnek dinlerin masallarının uykusuna yatmış olup da cennet ve cehennem hayalleri kurarak, kendilerini aldatan kendinden elçilere inanan insancıklardır.... Eğer uyandırmak istediğiniz TRANSDA olanlar varsa, size naçizane önerim bu gibi kimseleri derin uykularından uyandırmanız olacaktır. Böylece bir faydalı işi gerçekleştirmiş olursunuz... Ben yaşamım boyunca bir defaya mahsus olamak üzere 25 yaşıma kadar böyle bir transa girmişliğim var. Ama FARKINDALIK sayesinde bugün bu uykudan çıkmış ve şimdi de uyuyanları ve Farkında olmayanları uyandırmaya çalışıyorum. Belli ki sizin psikoloji bilginiz SIGMUND FREUD ile sonlanmış...Daha sonra gelen ve yeni teori ve uygulamalardan pek haberiniz yok... Size önerim, bilmediğiniz konularda pek konuşmayın. Çünki, bilgi eksikliğiniz hemen belli olur. Hipnozun her derde deva olduğunu söylemedim. Öyle diyen de yok. Söylenen ve yazılanları bir kaç defa okursanız yanlış anlama illetinden de kurtulmanız kolaylaşır... Sevgilerimle, | |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: Cehennemin dibinden.
Mesajlar: 1,380
| Freud la psikolojiyi labaratuvarda hipnoz-transa geçirdiği eniştesi tarafından taciz edilen bir genç kızın hikayesinin bilim literatürüne geçirtilmesi ile başlamıştır. Bilinç-biliçaltı-id-ego-süperego kavramlarını- oidipus-elektra komplaksi kavramlarını psikolojiye armağan eden, bütün işlevselliğimizin altında cinsel dürtülerin olduğunu iddia eden freud dur. Fakat bilakis kendisinin yetiştirmiş oluğu öğrencileri bu tezlerini çürütüp-genişletmişlerdir. Psikolojide kendi kurdukları kuramlarıyla ekol olmuş ne kadar psikolog varsa hepsinden bir-iki kitap okumuşluğum vardır. Okuduklarım sonucunda edinmiş olduğum intiba şudur; psikoloji tek başına hiç bir sorunu çözemediği gibi psikolojiyi yarım-yamalak bilen bir takım bilgiç insanların elinde komediye dönüşür. Sosyal bilimlerin ilkesi şudur sn sesli okuyabildiğiniz kadar çok kitap okumak. Yoksa sizin gibi bütün hayatı boyunca bir -iki kitapla işi kotarmaya çalışanlar olsa olsa büyük cehaletlerini sergileyebilirler. __________________
Sivil ve askeri bürokrasinin (oligarşi) dikta rejiminden ,onların kurumlarını özelleştirerek kurtulabiliriz. |
|
| #9 | |
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 323
| Eğer ortada bir "hipnotik trans" söz konusu ise ve bu trans haline inançlı kişiler ne kadar adaysa diğer grup olan inançsız kesimde o kadar adaydır!... |
|
| #10 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,670
| Alıntı:
Bana Freud hakkında bildiklerinizi anlatarak neyi ispat etmek istediğinizi anlamak zor...Ben size Sigmund Freud hakkında bilginiz var mı demedim ki! Freud^de kalmışsınız demiştim. Bakın devamlı olarak ondan söz etmektesiniz hani LACAN nerede? Biraz da Lacan'dan bahsetseydiniz daha güzel olmaz mıydı? Dediklerimi anlamak istemiyor gibisiniz...Eniştesinin taciz ettiğ kız değil de eniştesine bilinçaltından aşık olan kız var...Bunu önce düzeltelim de o insanlara ayıp olmasın...Freud kızın bu bilinçaltı aşkını bilince çıkarmada başarılı olmuştur... Freud'in öğrencileri bu ustanın hiç bir teorisini çürütmüş de değil...Bu da yanlış olur. Sadece onlar konuya daha değişik açılardan bakmışlar ve Freud ile düşünceleri fazla uyuşmuş değil. Psikoloji bilimini sevmemenizin nedenini de size söylersem, bana kızmazsınız değil mi? Freud'i de pek sevmediğinizi sanıyorum... Çünki sizin dini inaçlarınıza ters gelmektedir bütün bu psikolojik ekollerin söylemleri...İç dünyanızda ise onlara hak vermektesiniz...Bu da sizi ikileme düşürüyor. ve sonucu psikolojiden kaçışta buluyorsunuz.... Bugün akıl hastalıkları Psikiyatri ile çözüme kavuşma çabası içinde değil mi? HİPNOZ konusu da Psikiyatri içinde kendine göre bir ağırlığa sahiptir. Diş hekimliğinde olsun, doğum sancılarını önlemede olsun, pek çok kötü alışkanlıktan kurtuluş için HİPNOZ yöntemi çoğunlukla olumlu sonuçlar vermektedir. Kızdığınız kişilere neden kızdığınızı biliyor musunuz? Mesela bana kızdığınızı yazış tarzınız ve kullandığınız sözcüklerden anlamak çok kolay... Benim bir iki kitap okumuş biri olduğuma nasıl vardınız acaba? Öyle de olsa, beni küçük düşürerek kendinizi tatmin mi etmiş olacaksınız? Yoksa yazdıklarım sizde bir eziklik mi oluşturdu? İşte bu gibi soruların yanıtlarını SADECE KENDİNİZE samimi bir şekilde verebilirseniz, HİPNOTİK TRANS konusunda da korkacağınız bir husus kalmaz... Sevgilerimle, | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Darwin & Evrim Teorisi | melnur | Doğa Bilimleri | 874 | 13-07-08 02:30 |
| Biliyor muydunuz ? | ugurozaltn | Arşiv | 5 | 25-12-06 23:54 |
| Dönüşü Olmayan Gemi | ibra | Doğa Bilimleri | 13 | 03-01-06 02:38 |
| Demokrasi buysa!... | cemildenk | Türkiye Siyaseti | 11 | 12-12-05 14:53 |