Dergi
 
Blog
 
Evrim
 
Marksizm
 
Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.

2. Geleneksel Yaziyaz Amator Şiir Yarışması



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Aykırı Soru - Yorum ve Sorgulamalar / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski15-01-08, 05:46  #1
GeceKuşu
 
GeceKuşu'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 17
Aykırı Soru - Yorum ve Sorgulamalar



***
Bu başlık çok değerli forumdaşların...
Dinler bölümüne yazmış oldukları yazılarında,
Sadece kendi düşüncesi ve inançsal değerlerinin geçerli ve gerçek olduğuna inanarak
Farklı düşünce, inanış ve eleştirel bakış açısına tahammül edemeyen,
Amaç bilgi, görüş, düşünce paylaşımı olması gerekirken,
"Ben ve benim düşüncelerim", "Ben ve benim inancım" mantığıyla dayatmalar yapanlara
"AYKIRI SORU - YORUM VE SORGULAMALAR" la, farklı bir eleştirel bakış ve önerilerde bulunma düşüncesiyle kaleme alınmıştır..

***
İnsanın düşünsel gelişimine etki eden yaşamsal gerçekliklerin anlaşılması ve kavranmasında
Tek yönlü bakış açısıyla yapılan değerlendirme ve kabuller insanı eksik ve yetersiz bilgilenmeye,
Geçersiz, gerçek dışı varsayımlara ve bunları dayanaksız, körü körüne iddia ederek savunan bir yaklaşıma yönlendirir.

"Gelişmeye ve gerçekleri kavramaya yönelik" bir zihin yapısı,
İnsanın yaşamını etkisi altına alan gerçeklikleri gözleyip, kavramaya çalışırken
Elde ettiği düşünsel sonuçları varsayımlar üzerine kurmak yerine
Bilimsel gerçekliklere uygunluğunu sınayarak bir sonuca ulaşmaya özen gösterir.

"İnsanın maddi yaşamını ve yaşamın gerçekliğini doğru kavramak için"
Kimilerimizin yaptığı gibi sadece "insanın düşün ürünü" olan " din " felsefesi ile anlamak, inanmak yerine
Yine "insanın düşün ürünü" olan "diyalektik materyalist" felsefenin
Yaklaşım ve değerlendirmelerinin de göz önünde tutulması son derece önemli ve gereklidir...

Eğer bunun olmasını sağlayamaz ve dinsel inançlarınızla insanın gelişiminin önüne bir duvar örerseniz...
Yaşadığınız toplumda her iki felsefi değerlendirmeleri yapabilen insanların
Yaşama dair düşünce, öneri ve uyarılarına kulak asmaz,
Ve insanoğlunun maddi yaşamıyla ilgili, yaşanmış ve yaşanan gerçekleri yok farz eder,
En kötüsü onların yok olmasını sağlarsanız...

Bugün her iki felsefi yaklaşımı da göz ardı etmeyerek
Gerçekleştirdikleri "Rönesans ve Devrimleriyle" bir ölçüde kabuklarını kırarak
Çağdaşlık seviyesine ulaşmış insan topluluklarının,
Neden sizin toplumunuzu "ekonomik ve kültürel" etkileri altına aldıklarını,
"Siyasi ve Askeri" olarak baskı altında tuttuklarını kavramakta zorluklar çekersiniz...

Yaşadığımız toplumsal yapının içinden gelmiş biz forumdaşların
Toplumsal olarak yaşadığımız zorlukları anlamak,
Kavramak ve üstesinden gelebilmek adına yazışma ve paylaşımlarımızda,
Bu tür kısır döngülerden, dayatmalardan uzak kalabilmeyi öğrenmemiz gerekiyor...
Milliyetine, derisinin rengine ya da dinsel inançlarına bakmaksızın
İnsancıl olan herkesin yapması gereken düşünsel paylaşım da bunu gerektiriyor...

Bunu becerebilmek,
Forumu oluşturan kadın ve erkeklerin birbirleriyle kuracakları insani ilişkilerde
Daha etik,
Daha gelişmiş,
Daha bilgiye dayalı
Ve daha yüksek bir paylaşım biçiminin yaratılmasında ilk adım olacaktır.

Atacağımız bu adım, bilgi birikimi ve kişisel gelişimimize doğrudan bir katkıda bulunacağı için,
Bizlerin olumluya, bilgiye yönelik bu değişimi forumdan çıkıp yaşadığımız ortama geri döndüğümüzde
İçinde yaşadığımız aile, çevre ve toplumun gelişimine yönelik değerli bir katkı olacaktır...

Her birimizin farklı düşünsel gelişim ve eğitimsel bir alt yapıya sahip olduğumuz yadsınamaz bir gerçek
Ancak bu durum etik olarak kimsenin bir diğerine göre ayrıcalıklı yada yetersiz olduğunu göstermez...

Özelde bu başlık genelde de forumda yazarken sizden ricam ..
Kendilerini ayrıcalıklı gören yada yetersizliklerinin farkında olmayanların
Polemik yaklaşım ve yazılarına yanıt üretme gerekliliğinden uzak durmanız...

Özellikle onların, gerçekte "bilgiye yönelik" katkıda bulunmaktan uzak
İyi niyetli olmayan yaklaşım ve polemiklerine yanıt vererek,
Konuları saptırmak amaçlı konu dışı yaklaşım ve yönlendirmeler yapmalarına yardımcı olmayınız...

*tna

ReMaT Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-09-08 23:51 .Sebep: Yazi tipi
GeceKuşu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski16-01-08, 18:15  #2
özedönüş
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,252

Bu kadar önemli bir konunun neden yanıtsız kaldığını anlamakta zorlanmıyorum.Ancak yazı içinde özellikle şu öneri dikkatimi çekti

Polemik yaklaşım ve yazılarına yanıt üretme gerekliliğinden uzak durmanız…

3-4 gündür bunu uygulamaya çalışıyorum.Bu forumda bu niyetle yazan her düşünceden insan olduğuna da inanıyorum.Günün birinde forumun bu ortamı doğuracağı konusunda hisler taşıyorum.Bu ümidimden olacak ki şu hadisin uyrasını bile gözardı ediyorum:Bilginin âfeti unutmaktır. Ehil olmayana bilgi öğretmek ise bilgiyi yitirmektir."


Ya ben bu tartışmada yenik çıksam diye bir endişe doğduğundanm kimse sözlerinin yanlış olabileceğini hesaba katmıyor.Oysa fikrimiz gerçeğin önünde olmamalıdır.Bunu her ideoloji ve inanç sahibi için de söylüyorum.Ben ya inancımdakiler doğru değilse diye burada şüphelere girerek tartıştım.Bu fikir ve düşüncemi yitirmeme değil,daha iyi öğrenmeye sebep oldu.
özedönüş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski16-01-08, 18:25  #3
umbrasword
 
umbrasword'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 1,721

- Burada ben karşımdakilere doğruyu göstermek, onlara daha kaliteli ve huzurlu bir yaşam sunmak amacı güdüyorum diyen birisi var mı? Bunu yazılarıyla belli eden birisi var mı? 1-2 kişi var. Bilin bakalım kimler? ( Ben bunlardan birisi değilm ).
__________________
Kürt'ün Türk'ten Başka Dostu Yoktur.
umbrasword is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski16-01-08, 18:29  #4
özedönüş
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,252

Alıntı:
Sayın umbrasword şöyle demiş:

Mesajı Göster
- Burada ben karşımdakilere doğruyu göstermek, onlara daha kaliteli ve huzurlu bir yaşam sunmak amacı güdüyorum diyen birisi var mı? Bunu yazılarıyla belli eden birisi var mı? 1-2 kişi var. Bilin bakalım kimler? ( Ben bunlardan birisi değilm ).
Sayın Umbrasword aklı başında olan insanlar zaten bu yorumların neden yapıldığını anlamakatadır.Dolayısıyla konunun polemiğe çekilmemesi için kişileştirmemenizi tavsiye ederim.
özedönüş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski16-01-08, 18:42  #5
umbrasword
 
umbrasword'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 1,721

Alıntı:
Sayın özedönüş şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sayın Umbrasword aklı başında olan insanlar zaten bu yorumların neden yapıldığını anlamakatadır.Dolayısıyla konunun polemiğe çekilmemesi için kişileştirmemenizi tavsiye ederim.
- Tamam da konu zaten forumdaki kişilerin tutumlarıyla alakalı. İsim vermeye gerek yok evet burada yanlış yaptım. Kusura bakmayınız.
__________________
Kürt'ün Türk'ten Başka Dostu Yoktur.
umbrasword is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski16-01-08, 20:32  #6
süpheci
 
süpheci'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,668

Bu türden soru ve sorgulamalara insanımız, yeni yeni muhatap oluyor. Dolayısı ile icinde hafif polemik, hafif demagoji olması normaldir. Yalnız Bu forumda beni üzen karsısındaki kisinin ne söyledigine, ne yazdıgına degilde ben nerde bir acık yakalarımki üstüne cörekleneyim düsüncesidir.

Elbette bu soru ve sorgulamalar bizim cografyada cok extrem. Düsünebiliyormusunuz ömrünüzde duymadıgınız aykırı sorulara muhatap oluyorsunuz. Üstelik bu soru ve sorgulamalar en kutsal bildiginiz degerlere yönelik. gecici travmaya sebeb olacak kadar aykırı. Derin uykuda olan insana sarsıcı bir tarzda yaklasırsanız hafif kriz gecirebilir. Uyanıncaya kadar anlamsız seyler söyliyebilir. Kırıcı olabilir. vb vb. Ama uyandıktan sonra ne oldugunu anlamaya calısır. Onu sarsan varlıgın kim olduguna bakar. Hele birde güzel bir rüya görmüsse daha bir üzülür. keske beni uyandırmasaydın, keske biraz daha rüya görmeme izin verseydin sözcükleri agzından düsüverir. Sanırsam bu söz atasözü yada özlü sözler sınıfına girer. Gercekler her zaman acı verir. Ama iste bizim basarmamız gereken sn özedönüs'ünde dedigi gibi kisilestirmeden... Bu bölümde tartısan her iki tarafta insan. İnsan aklının esiridir. Yada Hz alin'in söylemi ile, söz agızda iken sahibi hakimidir, agızdan cıktıktan sonra söz, sahibinin hakimidir''

Siz,ben yada bir baskası cok okumus olabilir. Önemli olan okudugunu ne kadar anladıgıdır. Kimse kimseyi alt edebilme amacı ile yazı yazmasın. cünkü biz burda chat yapmıyoruz. oh olsun seni susturdum düsüncesi tasımasın. hayatında bildikleri hakkında bir an olsun düsünmemis, sorgulamamıs kimselerin oldugu bir platformda, kendilerini sorgulamıs dogrusunu bulmus zanneden kimselerinde kus bakısı bakmamasını öneririm. Bir zamanlar icinde oldugunuz psikolojik durumu baskalarında görmeniz sizi sasırtmasın.

Saygılarımızla.
__________________
Bütün insanlar kardestir.
süpheci is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski18-01-08, 02:27  #7
GeceKuşu
 
GeceKuşu'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 17

***
Bu ülkede yaşayanların "% 99'u Müslüman"dır söylemi gerçekte neyi ifade ediyor.?

Bunu sık sık duymuş yada dillendirmiş olanlarımız var mıdır?
- Elbette var?
Duyup ta ne demek isteniyor diye sorgulayanlarımız var mı?
Yada Sorgusuz sualsiz kabul edenlerimiz.!
-Hayır demek yanılgı olur...

Ne yazık ki bazılarımız ya işine geldiği yada boş verdiği için ne dendiğinin üzerinde bile durmaz?

Çelişkili durumlara düşmenin ne denli kişilik eksikliklerini ortaya çıkardığının farkında bile olmayanlar,
Çok önemli bir tespitte bulunulduğunu sandıkları için...
Bu "% 99'u Müslüman" söylemini dayatmaya varan ifadelerle sık sık hesaplaşma yada ahkamlarında kullanırlar?

-Bir şeyleri gerçeklere dayanarak ifade edebilmek için,
Öncelikle duyarlı olmak, ardından sorgulamak,
Sağlıklı sorgulamalar yapabilmek için de söylenenlerin neyi ifade ettiğini anlamak gerektiğini "% Kaçımız" kavramıştır.?

Ortaya atılan çelişkili ifadeleri önemsemeyenlere, kafalarındaki çelişkileri gerçekmiş gibi sunanlara şu soruları sormak hiçte yanlış olmaz?

-Siz Müslümanlığın beş şartından bahsedecek ve bunları yerine getirmeyen milyonları da hesaba dahil ederek
"%99"ı Müslüman” diye iddiada bulunacaksınız... Çelişki yok mu.?
-Siz Alevilerin inancını Müslümanlığa aykırı bulacaksınız?
Milyonlarca Alevi'yi aynı hesaba dahil edip "% 99"u Müslüman" olan ülke söylemine devam edeceksiniz... Çelişki yok mu.?
-Siz milyonlarca, diğer inançları benimseyenlerin Müslüman olmadıklarını bileceksiniz?
Ardından bu ülkenin "% 99"ı Müslüman”dır diye ahkâm keseceksiniz... Çelişki yok mu.?

***
Bu ülkede "% 99"u Müslüman" olanların yaşadığını varsayıp önemseyen bir düşünce yapısı...
Ne denli Çelişkide olduklarını, yanıltıldıklarını...
Yukarıdaki birkaç sorgulamanın ardından gerçeklerin ne olabileceği üzerine durup düşünmeye ihtiyacı duyarlar mı.?
Bu ülkede "% 99"u Müslüman” olanların yaşadığını varsayıp önemseyen bir düşünce yapısı...
Aşağıdaki sorulardaki yüzdeler üzerine kafa yorup sonuçlarını önemserler mi.?

- "% kaç" ; İnsanımız Mutludur.?
- "% Kaçımız" ; Huzurlu yaşar bu ülkede.?
- "% Kaçımız" ; Çevresindekilere şiddet uygular.?
- "% Kaç" ; insanımız düşüncelerinden dolayı baskıya uğramaktadır.?
- "% Kaçımız" insanları sever, severde bunun gereklerini yerine getirir.?
- "% kaçımız" çevresine karşı duyarlı, doğal hayata saygılıdır.?
- "% Kaç" ülke vatandaşı Ekonomik özgürlüğünü kazanabilmiştir.?

Daha yazacak o kadar çok (%)’ li kavramlar, çözülmeden biriktirilen (%)' lerimiz var ki...
Tek tek dile getirmeye kalksak forumun sayfaları ve zamanımız yeterli olur mu dersiniz.?
Bir şey demek için duyarlı olmak, sorgulamak, sorgulamak için ne dendiğini anlamak gerektiğini "% Kaçımız" kavramıştır.?

İşin kolayına kaçıp kabullenmek, kabullere dayalı varsayımları dayatmak çelişkiyi ortadan kaldırır mı.?
Gerçek dışılık ve bunun yarattığı çelişkilerimizi, yaşamın gerçeklerinin sürekli yargıladığının "% Kaçımız" farkındadır.?

Peki, "%"de kaçımız... Yaşamın gerçeklerini kavrayıp ta "%99'ı Müslüman" söyleminde bulunanlara,
Ağzınızdaki baklayı çıkarın bakalım da bu çelişkili ifade ve yaklaşımınızla,
Ne demek, ne yapmak istediğinizi anlayalım diye sorma ihtiyacını hissederiz.?


*tna

GeceKuşu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 22-01-08 11:59 .
GeceKuşu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski03-08-08, 06:46  #8
GeceKuşu
 
GeceKuşu'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 17


***

Bütün bilimlerin dışında olan konusu yalnızca anlaşılmaz şeyler ve soyut kavramlar olan bir bilim vardır.
Bu "bilim", duyu ve duygularımızla, araştırılmayan ve değerlendirilmeyen soyut kavramları ele alır ve inceler.
Ele aldığı konular ve ulaştığı sonuçlar insan aklına ve zekasına sürekli bir hakarettir.

Bu bilimin bilim adamları olan, (Peygamberler, Din alimleri, Hocalar, Hahamlar, Rahipler) kısacası teologlar (ilahiyatçılar), yani "İnanç ustaları"
"Eğer"leri, "Belki"leri birbiri üzerine yığa yığa, en açık bilgileri unutturacak ve en olumlu gerçekleri kuşkuya düşürecek ölçüde
İnsanların zihnini karıştırmaya yetenekli, birleşme ve ilerlemeden yoksun hoyrat bir sistem, bir manzume (felsefe ) meydana getirebilmişlerdir.

İnanç ustaları "Işığı, karanlığa; sağduyu'yu, deliliğe" dönüştürerek gerçek yaşamın yasalarına muhalif olan bir alem oluşturmayı amaçlamış,
İnsanların ilkel benliğine hitap ve etki ederek bunu büyük ölçüde başarmışlardır.

Korktuğunda, insanın düşünme, değerlendirme, yargılama yapma yeteneğini yitiriyor olmasını çok iyi değerlendiren inanç ustaları,
Öteki alemler için onların içine korkular salarak, ortaya attıkları soyut kavramların anlamsız ve geçersizliği ortaya çıktıkça da
Onlara akıl ve muhakemelerine güvenmemelerini de öğütleyerek onları artık her şeye inanır, hiçbir şeyi araştıramaz hale dönüştürmüşler,
Ve insanların ilkel benliğine hitap ederek "en çok mümkün olmayan şeylerin, onlar için en temel şeyler olduğuna" inandırmışlar,
Oluşturdukları inanç sistemlerinin soyut kavramları ve ilkeleriyle düşünerek yaşamalarını, ritüelleriyle davranış ve insani ilişkiler geliştirmelerini sağlamışlar
İnsan oğlunu "İlerlemeden yoksun bu hoyrat sistemin" yüz yıllardır süregelen etkisi altına almayı başarmışlardır.

Bu bilimin yasalarına dayanılarak oluşturulan, gerçek yaşamın yasalarına aykırı bu alemin insan oğluna dayattığı
Düzenlenmiş, açık olmayan, belirsiz, karmakarışık sözler ilan edilen dinlerin ilkelerini oluşturmuş,
Ortaya atılan bu ilkeler eliyle "doğa", insan için açıklanması mümkün olmayan bir muammaya dönüştürülmüştür;
Gerçek yaşam, gerçek dışı alemlere yer açmak için güçsüz ve dermansız bırakılmıştır;
İnsan oğlunun "Akıl" ve "Zekası" yerini soyut kavramların "Hayal gücüne" terk etmeye mecbur edilmiştir.

Bu sözde bilimin adı (ilahiyat) teolojidir.
Bilim adamları (Peygamberler, Din alimleri, Hocalar, Hahamlar, Rahipler) kısacası teologlar (ilahiyatçılar), yani "İnanç ustaları" dır.
Konusu yalnızca anlaşılmaz şeyler ve soyut kavramlardır.
Bu sözde bilimin felsefesi "Dinsel inanışlardır".


*tna
GeceKuşu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski06-08-08, 08:15  #9
GeceKuşu
 
GeceKuşu'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 17

Alıntı:

***

Bütün bilimlerin dışında olan konusu yalnızca anlaşılmaz şeyler ve soyut kavramlar olan bir bilim vardır.
Bu "bilim", duyu ve duygularımızla, araştırılmayan ve değerlendirilmeyen soyut kavramları ele alır ve inceler.

Bu sözde bilimin adı (ilahiyat) teolojidir.
Bilim adamları (Peygamberler, Din alimleri, Hocalar, Hahamlar, Rahipler) kısacası teologlar (ilahiyatçılar), yani "İnanç ustaları" dır.
Konusu yalnızca anlaşılmaz şeyler ve soyut kavramlardır.
Bu sözde bilimin felsefesi "Dinsel inanışlardır".

Her Din ve dinsel inanış ilkelerini "Tanrı" düşüncesi üzerine kurmuştur.
Oysa; duyuların hiçbirine etkisi olmayan...
Duyuların hiçbiriyle hissedilmeyen ve araştırılmayan...
Bu soyut varlık "Tanrı" düşüncesi hakkında gerçek düşüncelere sahip olmak, insanlar için mümkün değildir.

Çünkü bütün düşüncelerimiz ve duygularımız aracılığıyla bizde bir etki yapan,
Uyarılarda bulunarak var olduğunu bize kanıtlayan şeyler,
Maddelerin, şeylerin belirgin özellikleri ile görüntüleri, simgeleri, tasvirleridir.

*Zihinlerde oluşturulan düşünceler, varsayımlar dışında bir konusu, bir maddesi olmayan
"Tanrı" (Allah) fikri,
Soyut bir varlık olmasının dışında gözümüzün önüne ne getirebilir?

*Böyle bir düşünce, (Yanlış ve yersiz düşünce, bir evham ) değil midir?

*Böyle bir düşünce, (Olmayacak bir şeyin olacağını sanma, bir vehim ) değil midir?

*Zihin dışında bir ilkel örneği, asıl nüshası (Benzeri, aynısı, kopyası) bulunmayan soyut bir fikir,
(Olmayacak bir şeyin olacağını sanma, bir vehim) bir kuruntudan başka bir şey midir?
*tna

GeceKuşu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 06-08-08 08:19 .
GeceKuşu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-08-08, 04:22  #10
GeceKuşu
 
GeceKuşu'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 17

Geçmişte olduğu gibi bugünde bazı inanç ustaları,
“Tanrı” (Allah) fikrinin insanla yaşıt olduğunu insanların ana rahminden başlayarak bu Allah düşüncesine sahip olduklarını ve bu düşünceyle doğduklarını ileri sürüyorlar.

Oysa; “Tanrı” (Allah) fikri bir hükümdür; bir yargıdır;
Doğal yaşamın gerçek ve geçerliliğinde her yargı ve hüküm bir tecrübe, bir deneyim ürünüdür;
Bu deneyimler ancak duyularımızın çalışması ve algılamasıyla bir önem, bir geçerlilik kazanır.

Bundan şu sonuç çıkar;
İnsanın doğal ve gerçek yaşamında çevresi ve yaşamıyla ilgili öğrendiği her hüküm ve yargı;
Bir deneyim ve tecrübe sonucu kazanıldığına göre;
Tanrı düşüncesi ve din ilkeleri kesinlikle doğuştan kazanılmaz.
İnsan bu düşüncelere sahip olarak doğmaz.
Dini ilkeler kuşkusuz bir temele dayanmaz ve asla yaşa bağlı değildir.

Sonradan, aile, toplum ve genel çevre bunları kendisine “Tanrı” (Allah) fikrini, bu soyut varlığa dair ilke ve ritüellerini aktarır.
Aile, toplum ve genel çevre kendi kabulleri olan dinsel inanış ve davranış ritüellerini (Yanlış ve yersiz düşünce, bir evham),
(Bilinmeyen ve görülmeyene karşı, bir korku), (Olmayacak bir şeyin olacağını sanma, bir vehim), olarak onlara aşılarlar.

*tna

ReMaT Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-09-08 23:52 .
GeceKuşu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
ÖDP-Birgün-Soros şeyist Türkiye Siyaseti 180 29-09-08 07:18
İsrail'e kim dur diyecek? ASİ12 Dünya Siyaseti 196 13-11-07 21:08
20 sinir bozucu soru petricli Arşiv 16 19-06-07 00:00


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 22:53.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz