| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
| Doğal Seçilim / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Fizik, Kimya, Biyoloji, Astronomi, Jeoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,831
| Evrim teorisinin temel taşlarından biridir doğal seçilim. Aslında evrimin tesadüften ziyade bir "zorunluluk" olduğunun kanıtıdır. Kısaca: "Şartlara ayak uydurabilen canlıların hayatta kalabilmesi" olayıdır. "Akılda kalıcı" bir temsilî örnek vermek gerekirse: Sahilde birçok şişe görüyorsunuz. İnsanlar karşı kıyılardan atmışlar bu şişeleri ve bir kısmı dalgalarla sizin bulunduğunuz kıyıya ulaşmış. Ama dikkat ediyorsunuz ki tamamının ağzı kapalı. Sizce yüzlerce şişenin tamamının ağzının kapalı olması büyük bir mucize mi? Yoksa bir zorunluluk mu? Kapağı olmayan şişeler karşı kıyıya ulaşamamışlardır. Şişelerin kapağının olup olmaması bir tesadüf de olsa kıyıya ulaşanların kapaklı olması bir zorunluluktur. Canlılar da tıpkı böyledir. Tesadüfler sonucu oluşan bir mutasyon onların değişen koşullarda hayatta kalmalarını sağlayabilmektedir. Her yarım saatte bir yeni kuşağın doğabildiği, bu yüzden evrimlerini gözlemleyebilmenin kolay olduğu bakterilerden örnek verelim. İçinde milyonlarca bakterinin olduğu bir kap alıyoruz. Bu kaba bakteriler için ölümcül olan bir antibiyotik damlatıyoruz. Antibiyotiğimizin adı "x antibyotiği" olsun. X antibiyotiği canlıların çoğunu öldürüyor. Ama bir süre sonra bakıyoruz ki bu milyonlarca bakteriden geriye iki elin parmağından daha az hayatını kurtarabilen olmuş. Ve bunlar da başarılı bir şekilde üremeye devam ediyorlar üstelik bu dayanıklıklarını kendi soylarına da aktararak. Bir süre sonra kalabalık bir bakteri nüfusu bu X bakterimize karşı dirençli olacak. Peki bu nasıl oluyor? Oradaki bakterilerden yalnızca bir-iki tanesi, tamamen tesadüfen olan DNA içindeki değişimle X antibiyotiğine karşı dirençli doğuyor ve bunu kendi soyuna aktarıyor. Aslında o bakteriler arasında sayısız DNA değişimi olmuştu belki ama ancak bu değişimlerden biri, antibiyotikle baş edebildi. DNA değişimi evet tesadüftü ama sonuç zorunluydu. Tıpkı şişe ve kapak örneği gibi. Bu nedenle Evrim, biyoloji biliminin temel taşlarındandır. Örneğin, bir antibiyotiğin sürekli olarak kullanılması yukarıdaki örnekte de görülebileceği gibi bakterilerin bağışıklık kazanmasına neden olabilir. Bunu bilen doktorlar akıllıca bir yol izleyerek aynı antibiyotiği sürekli olarak kullanmaktansa farklı farklı antibiyotikleri dönüşümlü olarak kullanarak bakterilerin evrimlerini tamamlayamadan ölmelerini sağlamaktadır. Yararlandığım kaynaklar: Hayatın Kökeni - Mahlon B. Hoagland (Tübitak Yayınları) California Berkeley Üniversitesi / Understanding Evolution - http://evolution.berkeley.edu/ __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) Antioksidan Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-04-06 02:15 . |
|
| #2 | ||
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Mar 2006 Ülke / Şehir: TURKEY
Mesajlar: 155
| Alıntı:
Doğal seleksiyon ile evrim dediğiniz olay gerçekleşmez. Aksine eko-sistemin bir parçasıdır. Şişe için verdiğiniz örnek şuna benziyor; Güçlü ve sağlıklı bir antilop'un aslanların elinden kurtularak, başka bir yere doğru hareket etmesi. Tabii zayıf olanların (kapaksız şişe) av olmaları gibi... Vermiş olduğunuz örneğin arkasından direkt olarak mutasyonu bağlamanız açık bir ifade olmamakla beraber anlamsızdır. Bakteri örneği için; Canlılarda bağışıklık sistemi, savunma mekanizması olmasaydı, belkide bugün hiç birimiz hayatta kalmayı başaramazdık. Akılda kalması açısından söyleme gereğini duyduğunuz daha güncel bir örnek yokmuydu mutasyon hakkında? Mesela MEYVE SİNEKLERİ gibi... Şimdiye kadar denenmiş yada gerleşmiş birtek yararlı mutasyon örneği var mı? DNA'nın dış etkenler tarafından bozunması, o birey için kalıcı hasara yol açar ve gelecekteki nesillere dominant yada resesif olarak aktarılır. Resesif olanlarda 1/4 oranında, Dominant olanlarda ise 1/2 oranında hastalıklı bireyler meydana getirirler. Mutasyon faydalı değil, aksine canlılar için kalıtsal bir bozukluktur. Saygılarımla, TURKS | |
|
| #3 | |||
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,831
| Alıntı:
Dikkat ettiyseniz orada bahsedilen şey dirençten ziyade mutasyon mekanizması. Milyonlarca hattâ onmilyonlarca bakteri arasından yalnızca çok çok küçük bir kısmı, yani bir elin parmağından daha az bakteri hayatta kalıyor. Çünkü mutasyon geçirerek o antibiyotiğe karşı dayanıklı olabilecek bir gen taşıyor konuma gelmiş. Yani, bakterilerin %99.9999'u ölmüş. Elbette onların da içlerinde mutasyona uğrayanlar vardı, fakat bunların pek çoğu zararlı mutasyonlarken geri kalanı da antibiyotiğe karşı savunma geliştirmeyecek mutasyonlardı. Alıntı:
Saygılarımla. __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) Antioksidan Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 11-04-06 11:18 . | ||
|
| #4 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Mar 2006 Ülke / Şehir: TURKEY
Mesajlar: 155
| Sn türker, Yeni neslillerin oluşmasında ne doğal seçilimin nede mutasyonun bir alakası yoktur. Sadece canlının gelecekte sağlıklı bireyler yetiştirmesine katkı sağlar... Darwin Mendel'i tanımış olsaydı bütün bu söyledikleri (evrim teorisi) adına tüm dünyadan özür dilerdi... Genetik bilimi hakkında biraz daha araştırma yapmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Saygılarımla |
|
| #5 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,831
| Sayın Turks, Ufak bir değişimin yüz milyonlarca yıl, hatta milyar yıl sonra tür değişimi sağlamamasının geçerli nedeni nedir? Bunu artık tüm bilim dünyası kabul ediyor. Saygılarımla. __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) |
|
| #6 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,532
| Alıntı:
Darwin Mendeli tanısaydı, onun aynı döneme rastlayan makalesini okusaydı, canlıların evrimindeki kalıtsal değişimin nasıl olduğuna ilişkin sağlıklı bir düşünceye sahip olurdu. Bu yüzden, Darwin'in şekil verdiği kuram bir çok yönüyle yanlıştır. Şimdi bu ne anlama geliyor? Bunu nasıl yorumlamalıyız? Havaya bir taş atıyorum ve taş bir daha hiç yere düşmeden atmosferin dışına çıkıyor. Bir daha atıyorum, yine aynı sonucu veriyor; bir daha ve yine aynı sonuç. Bunu açıklamak için de attığım taşın özgül ağırlığının havadan daha hafif olduğunu ve bu nedenle taşın yere düşmediğini söylüyorum. Söylediğim gerekçe yanlış. Ama fırlattığım taş hala yere düşmüyor. Bu nasıl yorumlanabilir? Galapagos'daki İspinoz kuşlarının gaga yapıları kıta Amerika'dakilerden farklılık göstermesi, hatta adadan adaya bile bir farklılığın olması nasıl açıklanabilir? Bunun nedeni doğal seçilimdi. Ama doğal seçilim nasıl gerçekleşiyordu? Darwin, doğal seçilime yol açan kalıtım yasalarını bilmiyordu. Açıklaması bu nedenle yanlıştı. Bilim dünyası Darwin2in bu konudaki görüşlerinin yanlış olduğunu zaten söylüyor. Bizim forumumuzda bile defalarca söylendi bu. Ama bu neyi değiştirir. İspinoz kuşlarının gagası hala farklı! Havaya doğru attığım taş hala yere düşmüyor. Açıklanmaması, gözlemin yanlış olduğunu değil, o mekanizmanın bilinmemesi anlamı taşır. Havaya doğru atılan taş yere düşmeden yoluna devam ediyorsa, saniyedeki hızı enaz 11km.dir. İspinozların gaga yapıları farklılaşmışsa doğal seçilim gereği genlerde meydana gelen değişiklik nedeniyledir. Başka bir bilimsel açıklamanız mı var? | |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 1,632
| Bilimin temel taşı dediğiniz şeyleri benzetmeler ve hikayelerle anlatmak ne kadar bilimsel, bu olsa olsa felsefe olur. bu gibi benzetmeler yazarız sonuna ' demek kibu doğrudur' deriz. bu bilimsel olmaz. bilim kesin bulgulara dayanır, varsayımla hareket edemez... |
|
| #8 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,532
| Alıntı:
Ne demek bilim kesin bulgulara dayanır. Darwin'in söylediği yanlış, değişimin nedeni kalıtım yasaları deniyorsa siz nunu farklı mı okuyorsunuz? Bu size betimleme gibi mi geliyor? Bu nasıl bir şartlanmışlıktır? Şurada evrim kuramının neden var olduğunu, yanlışlayan hiç bir bulgunun ortada olmadığını, bilimsel karşı bir kuramın ortada bulunmadığını, görünürde bile olmadığını defalarca söylemek zorunda kaldık. Bu işinize gelmiyor olabilir. İnancınıza aykırı olabilir. Ama hala bilim demek, hala polemik peşinde koşmak nasıl bir anlayışdır anlamak mümkün değil! Canlılığın evrimi, cansızdan canlıya kimyasal süreçlerle başlamıştır. ( Anlatıldı. Laboratuar deneyleriyle olabilirliği kanıtlandı. Bu tür mekanizmaların doğada var olduğu test edildi.) Canlılık 4.1 milyar yıl önce prokaryot hücreler oluşturarak varoldu. Avusturalya ve G.Amerika'da fosil kanıtları var. ( Gözlendi. Fosil kayıtları bulundu. Karşı argüman yok.) Canlılık basitten karmaşığa yöneldi. Yaklaşık 1 milyar yıl önce çeşitlendi. Kemirgenleri memeliler takip etti. İnsanın-insanımsının ortaya çıkışı yaklaşık 5 milyon yıl önce gerçekleşti. Fosil kayıtlar bunu destekliyor. (Karşıt argüman yok.Karşıt bilimsel kuram-iddia yok.) Evrimsel mekanizmalar başta doğal seçilim olmak üzere, üstünde hiç bir tartışma yok. Sadece canlılık olayında değil, big-bang'le birlikte ortaya çıkan madde oluşumu bile doğal seçilimle açıklanıyor. Canlılığınoluşumunda türde farklılığı gerektiren kalıtım yasaları Mendel'le birlikte açıklığa kavuşturuldu. Bugün mikro biyoloji ve genetik gen değişikliğini gözleyebilecek durumda. (Karşıt argüman hala yok. İddia-bilimsel kuram ortada yok.) Resim varsa ressam vardır mantığı, burada topiklerde çokça konuşuldu. Bilgilenmek isteyen oralara bakar. Son koz; Behe'ydi! O da tutmadı. Bu konu da uzun uzun konuşuldu. ( Bilimsel yaratılış Safsatası.) Hala konuya bir şekilde, çomak sokmak, bir şeyler söylemeye çalışmak ve hele bunu bilim adına yapmak...bilimden bir haber olmaktır. Bilimden söz edebilmenin temel koşulu bir doğa üstü gücün etkisiyle oldu söyleminden uzaklaşmaktır. Kendinize bunu sorun! Tanrı'yı yüreğinize gömüp, evrendeki tüm olayların nedeni olarak bir akılcı anlaşabilirlikten söz ediyorsanız bilim demek hakkınız. Yok anlaşılamaz, doğa üstü güçtendir diyorsanız...daha baştan bilim dışısınız demektir. Önce buna karar vermek gerek! | |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 1,632
| Alıntı:
Bilimden bahsetmek için doga üstü bir varligin etkisini unutalim, bu bana uyar, yalniz basitçe sana sunu söylemek isterim, tip bilimine yillarini vermis olan pek çok hocam bildiklerimizin bilmediklerimiz yanindaki akil almaz küçüklügünden bahsederler... Biyokimya ve fizyoloji derslerimizde evrim konusunu uzun uzadiya tartistigimiz olmustur ve ben onlarin dediklerine baktigimda bilimsel olarak evrimin imkansiz bir durum oldugundan emin bir hale geldim, bana yol gösterenler bilimadamlariydi... Bilimin isiginda yolumu bulacagim dersen o zaman çok basit sandigin olaylar karsisinda dahi caresiz kalabilirsin. Mesela görme olayinin alt yapisi anlasilabilmis degildir, bir insanin bebeklikten itibaren büyümesi biyokimyasal olarak büyük bir muammadir, sicak ve soguk suyun karismasindan ilik su olusmasinin bile bilimsel bir açiklamasi hala yok. Bunu gibi milyonlarca örnek var. Bilimin bulgulari isiginda degil ' Bilimsel Yöntemle ' yolumuzu bulmaya çalismamiz çok daha dogru olacaktir... Cansizdan canliya olan evrim yolculugu kanitlanmis falan degildir, tüpler içerisinde belli moleküller ve milyonlarca yil önce atmosferde oldugu varsayilan gazlar toplandiginda tüp içerisinden bir elektrik arki olusturulmasi ile çok basit amino asit benzeri yapilar olustugu gözlenmis, daha sonra bu deneyin canliligi açiklama yönünden bir geçerliligi bulunmadigi görüsünda birlesilmistir... Dogal seçilim mandtigina göre su an çevremizde göremedigimiz cinsten binlerce canli bulmamiz gerekiyordu... Ortada kanitlanmis birtek fosil bulgusu yoktur... Ben bir evrimci olsaydim, saygi duydugum bir arkadasimin yaptigini yapar ve fosiller üzerinde oynanarak uydurma fosiller olusturanlarin evrim teorisinin inandiriciligini ve ilerleyisini 50 yil geriye götürdügünü itiraf eder ve kendime ve karsimdakilere saygimi gösterirdim... Bu sarlatanlar bilimsel ünvanlarinin ellerinden alinmasiyla sonuçlanan bos bir ugrasa girismislerdi... Tesekkürler __________________
Kürt'ün Türk'den Başka Dostu Yoktur... | |
|
| #10 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,532
| Alıntı:
Tersine, Lucy'nin 10-12 yaşlarında bir kız çocuğuna ait bir insanımsı fosili olduğu konusunda bir yığın bilimsel kanıt-kitap-bilim adamı adı verebilirim. ( Lucy'nin ölümünün de bir timsah tarafından ısırılma olduğu bile belirtiliyor...) | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Darwin & Evrim Teorisi | melnur | Doğa Bilimleri | 874 | 13-07-08 02:30 |
| Yasayan Fosiller | lahokemal | Arşiv | 7 | 22-03-06 14:17 |
| Doğal enerji dopingi yoga | solfej | Arşiv | 0 | 27-07-05 14:06 |