"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
![]() |
| |||||||
Kapitalizmin sonu...?/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm. |
| Anket Sonuçlarını Göster: Kapitalizmin bitceğine inanıyor musunuz? | |||
| Evet inanıyorum | 10 | 83.33% | |
| Hayır bitmez bu çile | 2 | 16.67% | |
| Oy Verenler: 12. Bu ankete oy veremezsiniz | |||
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007 Ülke / Şehir: Ixion civarı
Mesajlar: 1,174
| Evet arkadaşlar ben de kapitalizmin biteceğine inananlardanım ama bu şartları açıklamak gerekiyor....Siz de görüşlerinizi yazın lütfen... Bu benim görüşüm.. Bildiğiniz üzre kapitalizmde her sektörde tekelleşmek diğer sermayeleri alt etmek gerekir.Bir sermaye daha küçükleri yok etmeden ayakta duramaz.Bunun sosyolojiye ne gibi zararları olur inceleyelim.... Sosyolojimizde orta tabaka denen birşey vardır.Orta tabaka alt ve üst tabakalara değerlerini verir tek kelimeyle "direk"tir.Kimdir bu orta tabaka? Bakkalımızdır,elektirikçimizdir,sucumuzdur,köşedek i terzidir,camcıdır,tesisatçıdır.... Peki kapitalizm bunlara ne gibi bir etki yapar bunu düşünelim. Önce günümüzde de olan bir örnek vereyim;a grubunun marketi ve kombi satan bir firması var.A grubu önce marketlerde fiyatı yarıya çekerek yan taraftaki bakkalları öldürüyor sonra kombisini de orda satıyor ve tesisatçıyı da asgari ücretle getirerek yan taraftaki tesisatçıyı,elektrikçiyi vs önünü kesiyor.Bunu yapmaya mecbur çünkü büyümezse varolamaz. Peki bu orta tabaka dediğimiz bakkal,tesisatçı,tamirci vs.. nereye gider? Doğru işçiliğe....Buyrun orta tabaka yok oldu... Şimdi dünyada ne zaman kapitalizme karşı düşmanlık güçlendi,1. ve 2.dünya savaşı sonraları...1.cisi feodalizmden diğeri kapitalizmden kurtulmaya çalışmaktı.Bu insanlar bu iki sistemi tam anlamıyla tattılar çünkü sanayi atılımları vardı,bol bol işçi bulundu işçi eziyetini halk anlayınca kapitalizme daha fazla karşı çıkıldı.Ve dediğim gibi orta tabaka yok olup işçi sınıfı yaratılırsa kapitalizm kendi kendini bitirecektir. Görüşlerinizi bekliyorum... __________________
http://img374.imageshack.us/img374/2365/hungry20child1gs7.gif Bu resme iyi bakın,Bu resmi size kapitalizm ulaştırdı! |
|
| #2 | |
Yazar Adayı
Giriş Tarihi: May 2007 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 3
| AnTiMaSKe sana aynen katılıyorum kaldıki büyümekte ve gelişmekte olan ve bunu bir düzen gözetmeksizin sadece halkı ezme amacıyla yapan tüm sistemler cökmeye mecburdur halk kapitalizmin büyüdüğü ölçüde uyanıyor ve yeni sistemlerin farkına varıyor..... |
|
| #3 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,515
| Eğer sorun sadece "orta direk" dediğimiz kesimin yoksullaması olarak kalsa, sistem buna mutlaka bir çare üretir. Oysa kapitalizm'in çelişkileri çok daha derin çok daha temeldir. Bir yanlış anlama şudur: Sosyalizm'in mülkiyete karşı olduğu söylenir hep. Aslında bu doğru değildir. Sosyalizm tüm insanların daha iyi yaşayabilmesi, daha rahat edebilmeleri, daha mutlu olabilmeleri için ortaya atılan bir sistemden öte, tarihsel bir zorunluluktur aynı zamanda. ( Burası başka bir konu.) Sosyalistler, insanların ürettikleri her şeyi kullanabilmelerini amaçlar. Bir anlamda daha fazla "mülkiyetten", anlamı biraz kaydırabilirsek, ürettiklerini kullanabilmekten yana bir sistem demektir. Bunun yolunu da gösterir: Üretim araçlarına sahip olmak. Veya üretim araçlarına hiç kimsenin sahip olmaması. ( devlet de dahil.-Bu da ayrı konu.) Bunun yolu nerden geçiyor o zaman diye farklı bir soru sormak gerekiyor? Bunun yolu tüm üretim araçlarının toplumun tamamının olacak şekilde düzenlenmesi. Sosyalizm basit anlamıyla budur. Başlıktaki konuya gelirsek,kapitalizm bir sömürü sistemine dayanır. Bu nedenle hem akıl dışıdır ve hem de insani değildir. Sürdürülebilirliği, yine birtakım insani olmayan ve akıl dışı reçetelerin uygulanabilirliğine bağlıdır. Kapitalizm bu anlamda bunu gerçekleştirebilecek dinamiklere de sahiptir. Ama bu dinamikler sürgit egemen olamaz. Bizi bu yargıya vardıran şey de diyalektik materyalizmin tarih yorumudur. Kapitalizmin her kurtuluş reçetesi, üretici güçlerin gelişimine neden olur. Önce makine ve teknolojiden başlayan gelişme sonra insanın gelişimine de yol açar. Bu bir süreçtir. Ama bir zaman gelir bu üretici güçler içinde bulundukları üretim ilişikilerini zorlarlar. Koşullar uygunsa değiştirirler. Devinim hep böyle olmuştur tarihte ve yine böyle olacaktır. Çünkü böyle bir zorunluluk da vardır. Üstelik insanın tarihinin yine insan tarafından oluşturulduğunu da düşündüğümüzde böyle bir zorunluluğun er geç gerçekleşeceğini de söyleyebiliyoruz. Kuşkusuz bu kadar basit değil. Çok daha karmaşık süreçler de iç içe. Bu zorunluluğu durduracak, zaman zaman geriletecek her türlü olanağa ( üst yapı biçimlenişi) sahip. Bununla mecrasında akan dereyi olabildiğince yavaşlatacak argümana ve enstrümana sahip. Bu noktada da çelişkisi başlıyor. Yavaşlattığında bu kez karı ( a'nın üstünde şapka var düşüyor. Bu uzlaşmaz çelişkiler de mutlak bir çözüm bulmasını engelliyor. Sonuç; ya çok daha güzel bir dünya ya da, hep karanlık... |
|
| #4 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,857
| Sayın melnur'un saptamalarının büyük bir kısmına katılmakla beraber,kapitalizmle savaşın sayın AnTiMaSKe'nin söylediği kadar basit olamayacağını düşünüyorum. Evet tekelleşmenin artmasıyla beraber orta sınıf savunmasız bir biçimde yok olmaya başlamıştır.Mücadele etmeleri imkansız değil,ama çok zordur ki mevcut şartları göz önünde bulundurursak şanslarını sıfıra yakın görmek abartılı olmayacaktır diye düşünüyorum.Evet kapitalizm insani bir sistem değildir ama,insani diye tanımladığımız çerçeveye uygun davranışlar sergileyen insanların oluşturduğu bir dünyada yaşamadığımızı da anımsatmak istiyorum.İnsanların genel tutumlarının ürünü olduğunu düşünüyorum kapitalizmin.Hele ki son yıllara bakılırsa,bireyselleşmenin zirva yaptığını söylemek yanlış olmaz sanırım,ki bunun sonucunda da orta sınıftan arta kalan yeri herhangi bir şekilde dolduracak bir işçi sınıfının oluşabilme ihtimali olduğunu düşünmüyorum.Her ne kadar kötü olsa da,mevcut durumun sürekliliğini kabullenmenin teslimiyet değil,zorunluluk olduğunu düşünüyorum. En azından şimdilik.. saygılar __________________
"Yeneceğiz bu karanlıkları,bu tutsaklıkları yeneceğiz!Çevremizdeki bu kanlı zincirleri söküp atacağız,diz çökmeyeceğiz!Yenilmeyeceğiz" Uğur Mumcu.. |
|
| #5 | ||||
![]() Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,249
| Alıntı:
ve Alıntı:
ve Alıntı:
Kapitalizm kendi sonunu hazırlarken isteyerek yapmayacak bunu elbette(İnsanlar ne hikmetse burdan herkesin işçileşeceği için böyle olacak gibi bir anlam çıkarıyor,bunun başka bir yanı da kapitalizmin çelişkilerinin boyutudur).Kapitalizm öyle güllük gülistanlık içinde de vermeyecek iktidarı.Ve kapitalizmi yıkan şey de ne yazık ki küreselleşen yoksulluğun yiyip bitirdiği insanlar olacak.Kapitalizmin insanından insanlık adına birşey çıkmaz.(Kapitalizmi bitirme adına).Kapitalizmden ve onun kültüründen beslenenlerin başka insanları düşüneceğini zannetmiyorum. Kapitalizm;kapitalizmin kültürünün tam olarak oturmadığı,hatta içinde feodal unsurların bulunduğu coğrafyaların insanları tarafından kan ile yıkılacaktır. __________________
Güçlüler sadece onları omuzlarımızda taşıdığımız için güçlüdür.Onları bir yere silkelersek yere otururlar. Ormee İsyancıları | |||
|
| #6 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,515
| Birv ülkede kapitalizmi yıkmakdan sözedilirken, aynı zamanda proletarya diktatörlüğü ve aynı zamanda sınıfsız ve sömürüsüz bir toplumsal yapı aynı anda söylenilmekte ve vurgulanmaktadır. Bu söylenmese de bunu böyle anlamak ve değerlendirmek gerekir. Bu üç olguyu da birbirinden ayrı düşünemezsiniz. Eğer amaç gerçekten sınıfsız bir dünya özlemi ise bu böyle bir süreç izlemek zorundadır. Yoksa sadece "kan" ve yıkıp dökmek" anlamında bir siyaset anlayışı çok daha fazla sorun ve kaos yaratır. 89 öncesinde dünyanın üçte biri kapitalist üretimin dışındaydı. Ama sonuç hüsrandır. Çünkü sadece "yıkmak" yetmez. Yeninin eskinin bağrında oluşması , gelişmesi ve kendisi için sınıf haline gelmesi gerekmektedir. Proletarya denildiğinde kastedilen budur. Proletarya'nın da önemi burda yatar. Hem ideolojik ve hem de temel güç olarak devrim öncesinde de, devrim sonrasında da bizzat sınıf olarak belirleyici olmalıdır. Dolayısıyla bu koşulların oluşmadığı durumlarda sadece "kan" ve sadece "yıkmak" bir çözüm üretmez. Eğer sadece yıkmak, devirmek, ele geçirmek yeterli ve gerekli sonuca yol açabilse bu kadar uğraşıp didinmeye ne gerek var. Dört tane generali kafaya almak da aynı işi görür. (dü.) |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sonsuzluğun sonu var mıdır? | mavi-yeşil | Doğa-Varlık Felsefesi | 73 | 01-02-08 14:20 |
| keşkelerden evvel | mousa06 | Şiirleriniz | 4 | 16-05-07 17:48 |
| Ülkenin sonu zaten kötü.. Ama... | mcpo | Türkiye Siyaseti | 24 | 07-12-06 23:40 |
| sonsuzluğun sonu | adil | Arşiv | 7 | 29-06-06 20:21 |