| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Sanatın Düşünce Ufkunu Genişletmesi/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Kültür ve sanat hakkında tartışmalar,haberler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Felsefe&Konu Dışı ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,235
| sanatın insanın olaylara bakış açısını geliştirdiği fikrini çoğumuz kabul ederiz. Fakat bu iddia olduça soyut değil mi? Bunun somutlaştırılması gerekmez mi? Sanat, insanın kültürel yapısında nasıl ya da hangi yollarla etkide bulunur da insan çevresindeki olaylara daha özgür bakabilir olur? Bu durumu örneklerle açıklayabilir miyiz? Bu açıklandığı takdirde insanların sanata bakışları daha hoşgörülü olabilir bence. Saygılar. __________________
"Gazi'nin yoksul kondularından aktık öfkeyle sokaklara Kurtuluşumuzun bayrakları dalgalandı barikatlarda..." |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,221
| Sanat eserine bakarken, bir yandan da kendimizi görürüz. Biz neysek, eseri de öyle algılarız. Sanatçı işini bize sunduğunda, kendisini anlatmıştır. Buna rağmen, biz ondan ancak kendimiz kadar olanını alabiliriz. Buradan hareketle, hemsanatçıyı hem kendimizi algılayabilirsek baktığımız eserde, kendimize dair bir çıkarım elde etmemiz mümkün. Bu bakımdan sanatın bizdeki eğilimi yansıttığını düşünebiliriz. Beklenmedi kbir etki yaratamaz mı sanat. Bu da mümkün. Eğer buna hazır bir durumdaysak, sanatın ufkumuzu açıcı etkisi olabilir. Bir heykel dikildi. Heykelin pornografik olduğunu konuşanlar oldu. Nedeni heykeli ancak bu açıdan görebiliyorlar. Eseri bu bakımdan görenler için, sanatın ileri götürücü bir işlevi olabileceğini sanmam. Maya Kulenovic, Bosna'da yaşanan trajediyi resmediyor. Eğer biz konunun arka yüzünü bilmiyorsak, sanatçıyı "kişisel" rahatsızlığı olan biri olarak algılayabiliriz. Ben ressamın adını değiştirip, başka bir isimle tanıtsaydım ve busiyasi bakımdan farklı algılamalara neden olacak bir isim olsaydı. şiddetle reddedilebilirdi sanatçı. Sanata karşı hoşgörülü olmak, sanatın içeriğinden zenginleşmek için, başlangıçta hoşgörülü olabilme potansiyeli olmalı, benim fikrime göre. |
|
| |
| #3 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 1
| -SANAT- En genel anlamıyla benliğin kişiliğe dünüştürülmesi eylemi olup, dış dünyaya duyulan ilgi ve bilinmeyenin çekiçiliği üzerine kurulur.m.bulat. Hızla yükseliş gösteren sanayileşme toplumlar rasındaki rakabetide beraberinde hızlandırıyor akbinde küreselleşmede hızına hız katıyor.Bütün bu gelişmeler dünya üzerinde yaşayan bütün canlıların bitmesine zemin hazırlıyor.Umarım tüm sanatcıların sanatıyla bu gelişmeye yaptığı vurguya herkes duyarlı olur ve biz insanları ve tüm canlıları üzerinde barındırdığı dünyayı daha çok yaşatırız.Heykel necati KORKMAZ |
|
| #4 | |
Felsefe&Konu Dışı ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,235
| Sanat, gençleri doğru yönlendirebilmek için etkili bir araçtır bence. çeşitli sanat eserleriyle gençler topluma daha duyarlı bir hale gelebilirler. ABD'de rock yıldızlarının tek başlarına eylemler düzenlediğini, arkalarından da sayısız gencin onlara destek verdiğini hatırlıyorum (sanatçının ismini hatırlayamıyorum yalnız ). Buna benzer gelişmelerin yaşanması hiç de uzak bir ihtimal gibi durmuyor. Ses sanatlarında popun hükümdarlığı yıkılıp daha duyarlı bir tür etkinliğini artırırsa gençlerin de çevresindeki sosyal sorunlarla daha çok ilgilenebileceklerini düşünüyorum. sinema ve tiyatro'da da aynı şekilde. Gerçi her tiyatro oyunu insana önemli faydalar sağlayabilir. Çünkü tiyatroda canlılık vardır ve canlılık olan bir oyunda anlatılanlardan, insanlar sinemada anlatılanlara göre daha çabuk etkilenebilirler. Bunun için de dramalardaki senaryoların biraz daha toplumsal sorunları baz alan yapıda olması yararlı olabilir belki. heykeltraşlar da belki yerli ve yabancı halk önderlerinin heykellerini yapabilirler. Sergilerde herkesin kendi kafasına göre anlamlar yükleyebileceği heykeller sergileneceğine, halk önderlerinin figürleri sergilenip insanların onları hatırlamaları sağlanabilir. Önemli olan nokta bence, hangi sanat dalında olursa olsun insanları duyarlı olmaya yönlendiren konuların işlenmesi. Sonuçta insanlar manzara resimlerine bakacaklarına tarihi olayları anlatan resimlere baksalar, bunun halka daha faydalı olması kesin gibi görünüyor benim gözüme. Acaba ben sanat üzerinde de çok mu baskıcıyım Sanatı bu tür konuları işlemeye yönlendirmek doğru olabilir mi?__________________
"Gazi'nin yoksul kondularından aktık öfkeyle sokaklara Kurtuluşumuzun bayrakları dalgalandı barikatlarda..." |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,221
| Bana da biraz, hatta birazdan fazla bir baskıcı eğiliminiz var gibi geldi. çeşitli didaktik konular için, kimi resmi siparişler verilebilir. Belirli bir konuyu işlemesi için sanatçıya sipariş verilebilir. Bu, ülkemizde sadece Atatürk heykeli ve resmi yapamk biçiminde gerçekleşiyor olsa da. Fakat sanatın tümünü didaktik olma konusunda kısıtıayamayız. Bir sergideki işleri herkesin kendi kafasına göre anlam yüklediği şeyler olarak değerlendirmek. Bence çok olumlu bir etki olmaz sanat üzerinde. Zaten sanata herkes kendine göre anlam yükler. Bu her durumda kaçınılmazdır. Diğer yandan sanatın da bir dili vardır. Bu öğrenildikçe, bakılan nesneye, kafama göre anlam yüklüyorum tuaf bir şey işte, diyerrek bakanlar azalır. |
|
| |
| #6 | ||
Felsefe&Konu Dışı ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,235
| Alıntı:
"kendi kafasına göre anlam yüklemek" lafımın arkasındayım. sen ya da ben, sanattan çok mu anlıyoruz ki gördüğümüz sanat eseriyle ilgili kalburüstü yorumlar yapabilelim. Diğer yandan sanat bilgisi üstün olan kişilerin sanat eserleri hakkında söyledikleri de kendi yorumları değil midir? bu bakımdan sanattan anlayan ya da anlamayan herkes sanat eserlerine kendi kafalarına göre anlam yüklemiş olmuyorlar mı? Sen bu cümlemi niye garipsedin anlamadım. Açıklarsan bunun üzerinde tartışmaya devam edebiliriz. Saygılar. __________________
"Gazi'nin yoksul kondularından aktık öfkeyle sokaklara Kurtuluşumuzun bayrakları dalgalandı barikatlarda..." | |
|
| #7 | |
İnançlar ve Dinler ![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,797
| Öncelikle toplumun kültürel yapısını oluşturan sanat değil aksine sanata yön veren kültürel şekilleniştir.Elbette siyasetinde büyük bir payı mevcuttur, tarihte bıunun örneklerine rastlayabiliriz örneğin 'gothic sanat'.Yapılar daha keskindir kral devletin yüceltilmesi düşünülmüştür aynı zamanda tebayı karşısınıda küçük düşürmek.Keza orta çağ insanına baktığımızda ticaretin gelişmesiyle beraber manifaktör üretiminin gelişmesini görürüz, kısacası sermaye sınıfının gelişmesiyle gerçeklik algısıda bilime maddi olana yoğunlaşmakta.Bununla beraber öteki dünya algısı azalarak yerini naturalizme gerçekliğe bırakmıştır.Yani bir nevi öteki dünyanın izafileşmeside denilebilir.Bunun örneklerini dönemin resim ve heykel traşlarında keskin bir biçimde görebiliriz.Buradan anladığımız, toplumun kültürel ekonomik döngüsü sanata dolaylı olarak etkendir.Bütün olarak sanatçının üretimi diyemeyiz bu gerçeklikten uzaklaşmak olur, elbette bir yaratıcılık var ancak bulunduğu düzlem yada düzenden bağımsız değil. Sn. eşitlik, baskıcı bir tutumunuz olduğunu düşünmüyorum aksine olması gerekenden bahsediyorsunuz.Sanatın topluma ve bireye katkısını belirtmek istemişsiniz.Bu noktada size katılıyorum elbette sana topluma bir şeyler kazandırmalıdır tabi tam anlamıyla entegre olmadan.Fakat bir ayrıntıyı atlamamak gerekiyor, toplumun gençlerin iyi örnek aldıkları şeyleri kim neye göre belirliyor?Bakın bu gün hala sansürleri konuşuyoruz yani tv deki sigara yada sevişme sahnelerinin kötü örnek olarak adlandırıldığı bir ülkedeyiz.Burada sanatçı dediğimiz kesim toplumun ahlaki değerlerini mi göz önünde bulunduracak yoksa bireysel kendine özgün yorumunu mu?Bu konuda net olmalıyız. Sanaçının eserini yorumlamak için o dalda çok iyi birikime sahip olmak gerekmez, bunu bir anlamda fotoğrafçılık ve heykel traşta düşünebiliriz keza buda keskin değildir.Herzaman söylenir tiyatro seyircisi bilinçli bir seyircidir diye, evet bilinçli bir seyircidir ancak memleketimin en ücra köşesinde sınıfsal farklılıkların uç boyutlarda yaşandığı bölgelerde bir Bertolt çok farklı yorumlanırken burada batıda aksine daha bir entel karşılanmakta.Şimdi bizim için hangisi doğru yorum diyebilir miyiz? Hayır örneğin 'shakespeare-hamlet' yıllardır sahnelenen bir oyun ve her dafasında farklı bir bakış farklı bir yorumla karşılaşmaktayız.Buda oyuncunun ve izleyicinin yorumlarıyla meydana gelmekte.Yani herkes aldığını veriyor ister sağdan görürsün ister soldan yada aşağıdan herkesin aldığı bir nokta vardır buda farklılığı meydana getirir. giz Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 28-01-08 13:19 . |
|
| #8 | |
Admin ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: istanbuL
Mesajlar: 5,608
| Sanatın yönlendirilmesi diye bir şey söz konusu olamaz. Sanat özgün ve hür bir iradeye sahiptir. Sanatçının toplumda eğitmek gibi bir görevi yoktur, ancak yaptıkları ile eğitebilir, kişilerin ufkunu genişletebilir, düşündürebilir. Ancak tekrarlıyorum bu sanatçının bana göre sanatını icra ederken pek de düşünmediği bir şey olsa gerek. Çünkü iyi bir sanatçı işini iyi yaptığı takdirde zaten bu bahsi geçen şeylerin olacağını bilir. Her türlü eser bireylere aynı şeyi düşündürmez ya da hatırlatmaz. Bir resime bakarken ben farklı şeyler görürüm siz başka. Sanatçı da aslında daha başka bir şey anlatıyor olabilir. Kısacası sanatçı ortaya eserini sunar, kim ne alırsa ondan onu alır bu eserden diye düşünmekteyim. Ama sanata ve sanatçıya toplumsal yahut bireysel sorumlulukları yüklemek bir baskı yaratır bu da sanatın özü ile ters düşer. __________________
Bir önyargıyı parçalamak, bir atomu parçalamaktan daha zordur. A. Einstein |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,221
| "Zaten sanata herkes kendine göre anlam yükler. " "kendi kafasına göre anlam yüklemek" bu iki cümlenin benzerliğine rağmen içerdikleri anlamın aynı olmadığını düşünüyorum. İlk cümleyi ben söylemiştim. Sanatın bir dili vardır. Anlamak için bu dili öğrenmek gerekir. Yabancı dil konuşan biri size birşeyler söylüyor kendi kafanıza göre söylediklerine bir anlam yüklüyorsunuz ve bana küfrediyor diyorsunuz. Bu dili biliyorsunuz ve söylenen sözlere kendi kültürünüze göre anlam yüklüyorsunuz. Diyelim ayakkabılarını çıkar gir, diyor ve siz neden çıkarmanız gerektiğini anlayamıyor itiraz ediyorsunuz. Her iki durumda da anlam yükleniyor. Fallus erkek cinsel organının sanatta estetize edilmiş biçimde söylenmesidir. Antik Yunan'da fallus bereketin simgesi kabul edilir. Dev boyutlarda fallluslar yapılmiştır. Bunlardan bir metre boyunda yarım metre çapında olanlardan bir tanesi bir camide, cenazeyi üstüne koymak için kullanlıyor. Musalla taşı. işlevini bilseler, kendi kafalarına göre onu oraya koymamayı tercih edeceklerdi. |
|
| |
| #10 | ||
İnançlar ve Dinler ![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,797
| Alıntı:
Konuya hakim olan birinin yorumu daha doğrudur diğeri yalnıştır denilemez, siz başka bir açıdan ben başka bir açıdan görür algılarım. | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Düşünce yolu ile gerçekte yolculuk yapmak mümkün mü? | Erdemmm41 | Doğa Bilimleri | 9 | 17-05-07 16:46 |
| Cumhuriyet Mitingleri | Fedailer | Türkiye Siyaseti | 168 | 16-05-07 17:14 |