Yeni Sosyal Güvenlik Yasasına Toplumcu Yaklaşım
Yürürlükte varolan sosyal güvenlik sistemini isletmekte güclük cektigini söyleyen devlet yönetenleri yeni sosyal güvenlik yasasiyla toplumun karsisina cikmislardir. Daha önceki yasada varolan haklarin bir kismi yeni yasada elden alinmaktadir. Bunun üzerine toplumun cesitli kesinlerinden itiraz sesleri yükselmistir.
İtiraz su cercevede tezahür etmistir; “eski haklar korunsun ayrica herkese parasiz saglik.” Görünen bicimiyle itiraz haklidir. Ancak devletin, bu konuyla ilgili gercegini irdelersek daha sonuc alici tutum icinde olmus oluruz.
Yönetenler önceki yasanin tikandigini söylerken su nedeni öne sürmektedirler; sosyal güvenlik icin toplumdan topladiklari para miktari, sosyal güvenlik harcamalarini karsilayamamaktadir. Her yil, bütceden 25- 30 milyar dolar civarinda bütceden destek ayirdiklarini fakat, bu parayi vermekte zorlandiklarini söylemektedirler. Yani, gelecekte sosyal güvenlik sisteminin cökecegini yeni yasa ile önlem aldiklarini gelecege cocuklarimiza yatirim yaptiklarini ifade etmektedirler. Dolayisiyla, toplumdan özveri istemektedirler, bunu yaparkende duygularimiza siginmakta, cocuklarimizin gelecegini öne sürmektedirler. Tabii ki basbakana inanmiyoruz. Biz biliyoruz ki bu memlekette sermaye sinifi vede siyasetcileri disinda tüm toplum kesimleri yasam, egitim vede saglik sorunlarindan dolayi kirilmaktadir. Bu memlekette insanlar 200-400 YTL maas icin is bulmakta zorlanmaktadirlar. Kendileri ise yoksullardan topladiklari vergilerden 10.000- 15.000YTL maas almaktadirlar. Devlet görevlilerinin giderek asalaklastigi günümüzde kendi asalakliklarina bakmadan bilincsiz yoksul topluluklarini dilenci konumuna itmek icin ellerinden geleni yapmaktadirlar.
Annesinin, babasinin sagligini karsilayamayan devlet, gelecekte cocugunun sagligini karsilarmi? Bunun aldatmaca oldugunu biliyoruz. Gelecegi, cocuklari bahane etmelerine gerek yok gercekleri söylesinler. Desinler ki; toplumun sagligini karsilayacak paramiz yok. Ayrica ekonomilerini güclü göstermeye kalkmasinlar, biz biliyoruz ki cok zor durumdalar kriz yasiyorlar. Her hafta $1 milyar faiz ödüyorlar, dünya para fonlarina kuyruklarini kaptirmislar. Toplumun önünde gücsüz duruma düsmek bunlarin islerine gelmez. Cünkü bunlar toplumdan korkuyorlar. Dolayisiyla, bunlar toplum sagligina cözüm üretemezler.
Bunlarin saglik sistemine bakislari saglik sektöründe faaliyet gösteren sirketlerin kazanclari dogrultusundadir. Sirketler para icin insanlara zararli saglik yöntemleri ve zararli ilaclar verebilirler. Bu nedenle, toplumcu doktor ve eczacilarin saglik kurumlarinin yönetimlerine kesinlikle katilmali ya da yönetimleri gözetim altinda tutmalidir. Ayrica, toplumun bütün kesimleri saglik hizmetlerinden esit sekilde yararlanmalidir. Yani memur, isci, esnaf, köylü, yoksul ayrimi olmamalidir. Saglik görevlileri( doktorlar, hemsireler...vb) hastalara insani yaklasmalidir, yani arada para olmamalidir. Ve benzeri önlemler, konunun uzmanlari tarafindan gelistirilebilir.
Dikkat ederseniz, devletten birsey istemedik; sunu bilmeliyiz ki devletin bu andan itibaren topluma verecekleri giderekten azalmaktadir. Ancak, toplumdan istedikleri giderekten artmaktadir. O nedenle toplumun kendisi icin gerekli olanlari devletten istemek yerine, toplum kendi kendini yönetmeyi kendi cözümlerini üretmeyi yani müdahil olmayi gündemlerine alirlarsa bir sekilde cikis yolu bulabilir. Aksi durumda kendimizinde, cocuklarimizinda sagligi ve gelecegi devletin elinde tehlikededir.
SALİHLİ'Lİ TOPLUMCULAR |