| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
| Dini Emperyalizm ve Özenti-Sol İlişkisi / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2008 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 21
| DİNİ EMPERYALİZM VE ÖZENTİ-SOL İLİŞKİSİ Efendiler ve Ey Millet, biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz. Mustafa Kemal Atatürk Yobaz: Dini kullanarak, insanların inançlarını sömüren, inanç emperyalisti olan kimse Dinci: Dini alet edip, kendi kişisel menfaat ve çıkarları için çalışan kimse Dindar: Dini bütün, inandığı dinin gereklerini yerine getiren kimse Lâiklik: Yobazların ve dincilerin, dini kullanarak halkı sömürmesini ve insanların inançlarından kişisel çıkar elde etmesini engellemek amacıyla din ve devlet işlerini birbirinden ayırıp, dini toplumsaldan bireysele indirgemeyle kalmayıp, kişilerin mensup oldukları din ve inançlarının korunup, bazı kimselerin bu din ve inançları kullanarak halkı sömürmesine engel olur. Yani kişisel inançların koruyucusudur. Özenti-Sol: Bilgisiz, sadece işin eğlencesinde olan, sırf solcu olmak için solcu olan, isimlere takılan, hiçbir bilgi sahibi olmayıp sokaklarda kuru kalabalık oluşturup, slogan atmaktan hoşlanan ve bu yüzden bazı “sol” ve “sosyalizm” adını kullanan kimselerce, M. Kemal’e ve Atatürkçü düşünceye karşı doldurulup, farkında olmadan emperyalist fikirler benimsetilen, onların çıkarları uğruna hareket eden ve lüzumlu lüzumsuz devlete baş kaldırmayı marifet sayan topluluktur. Diğer adıyla “Emperyalist-Sol” veya “Emperyalizmin Sosyalist Orduları”. Geçenlerde internetteki forumları geziyordum bir tartışma gördüm. Tabii ki tüm Türkiye’de olduğu gibi onların da tartışma konusu “türban”! Üşenmedim sonuna kadar bütün yazılanları okudum. Görünen o ki özenti-solcular ile yobazlar bir tarafta gerçek solcular bir tarafta. Şimdi kendi kendinize “Sen nerden biliyorsun ki kimin ne olduğunu?” diyeceksiniz. Nerden mi biliyorum? Özenti-Solcu olan arkadaş diyor ki, “Ben ister şalvar giyerim, ister mini etek. Kimse beni giyimimden ve inançlarımdan dolayı ayıramaz. Eğer mini etekle okullara girilebiliyorsa, şalvarla da girerim. Siz buna lâiklik mi diyorsunuz?”. Türban konusunda kimselerin, inançlar ve din aracılığıyla çıkar elde etmeye çalıştığı açıktır. “Neden?” mi diyorsunuz? İzah edeyim. Bilmiyorum farkında mısınız? Bu insanlar, bu isteklerini dile getirirken “Biz Müslüman’ız, bizim dinimizin gereği bunu takmamız gerekiyor.” diyorlar. Açıkça bellidir ki burada inanç sömürücülüğü vardır. Dikkatinizi şuraya çekmek isterim; Osmanlı Devleti’ni ele alalım. Bu devlet Yavuz Sultan Selim’den itibaren İslâm dinine liderlik etmiştir. Lâkin tekrar dikkatinizi çekerim ki türban 1980’li yıllardan itibaren Türkiye’ye girmeye başlamıştır. Ya bundan önce, koca Osmanlı İmparatorluğu ve halkı Müslüman değil miydi? Şimdi diyeceksiniz ki “Başörtü denen şey ne, peki?”. İşte bakın bunu aslında biliyorsunuz ve farkında değilsiniz. Başörtü ve türban aynı şey değildir. Kadınların başörtü takmasının eskiden beri var olan bir Türk geleneği olduğunun herkes bilir. Peki bu geleneğin ne olduğunu biliyor musunuz? Şöyle izah edebileceğimi düşünüyorum; hani arkadaşlarımızla aramızda konuşurken “Senin başın bağlandı artık”, gibisinden laflar söyleriz. Neden söyleriz, bu ne demek? Şimdi de köylere bakın, hâlâ yobazların ulaşamadığı köylerdeki genç kızlara bakın. Birine bağlı olan, evlenecek-nişanlı olan ve evli olanlar başörtü takarlar. Lâkin dikkatinizi çekerim, saçın gözüküp gözükmemesi önemli değildir. Başörtü, kişinin başının bağlı olduğunu gösterir. Fakat türban böyle değildir. Türbancı kimselere, göre İslâm dinine mensup bir kadının saçının teli bile gözükmemeliymiş. İslâm’a göre Müslüman olan bu şartları yerine getirmeliymiş. Kendimden örnek vereyim. Benim annem Müslüman, ben de Müslüman’ım. Lâkin annem türban takmaz ve 1980’lerden önce kimse türban takmazdı. Öyleyse benim anam, ben ve bu güne kadar Anadolu’da bulunun İslâm dinine mensup insanlar başka bir dine mi mensuptu, bilmeden? –ki geniş çaplı araştırma yapanlar bilir ki türban tamamen Yahudi’lere ait bir şeydir. Tekrar dikkatinizi çekerim; burada açıkça ecnebiler tarafından döndürülen inanç emperyalizminin var olduğu ortada değil midir? Şimdi “özenti-sol”a gelelim. Bu özenti-solcular, devlete baş kaldırmayı bir marifet zannettiklerinden nerde başkaldırı, orda bu insanlar. Üst satırlarda bahsettiğim gibi, “Ben ister şalvar giyerim, ister mini etek. Kimse beni giyimimden ve inançlarımdan dolayı ayıramaz. Eğer mini etekle okullara girilebiliyorsa, şalvarla da girerim. Siz buna lâiklik mi diyorsunuz?” gibi bir düşünceye sahipler. Peki sorarım size, bu özenti-solcular kimden yana? Söylediğim gibi lâiklik kişilerin din ve inançlarını korur. Bu yobaz dinciler, benim ve atalarımın inancına açıkça tecavüz ediyorlar. Lâkin göründüğü üzere bu özenti-solcular, -dediğim gibi bilgisizlik ve özentiliğin getirilerinden olan, başkaları tarafından doldurulma sonucu- bilerek ya da bilmeyerek, halkın inançlarının sömürülmesine yani inanç emperyalizmine arka çıkıyorlar. Bunları bir kenara bırakıp önce kendilerinin gerçekte ne olduklarını anlamalarını ve birisinin izinden gitmek istiyorlarsa kimin yolundan gideceklerini bilmelerini öneririm. İllâki aynı görüşleri savunacaklarsa de, bunu yaparken “sol” ve “sosyalizm” adını kullanarak yapmasınlar. Bu kişiler zaten asimile olmuş demektir. Barış SOLDAN __________________
Barış SOLDAN BarışS. Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 31-01-08 18:21 . |
|
| #2 | ||
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 1,678
| Alıntı:
Bu bahsettiğiniz fikirlere mensup insanları isimlendirebilir misiniz? Yani, bunları düşünenler-yapanlar kimlerdir, hangi yapıya mensup insanlardır vs. kısacası isim vermenizi, bu kişileri M.Kemal'e karşı dolduranların isimlerini vermenizin bir sakıncası yoksa bizimlede paylaşmanızı talep ediyorum. Dost Saygılarımla | |
|
| |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2008 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 21
| Sevgili U.Okuyan, ben bu yazımda aslında halkın içindekilere değinmek istedim. Yani üniversitelerdeki, diğer okullardaki ve doğrudan halkın arasındaki şahısları vurgulamaya çalışmıştım-ama iyi ifade edememişim herhalde-. Bu bahsettiğim kişiler Ahmet olur, Mehmet olur, Fatma olur. İllâki gündemdeki kişilerden bir isim vermek gerekirse Ahmet Altan, Mehmet Altan, Ercan Karakaş, Ertuğrul Günay, Rüstem Batum vs. -daha da sayabiliriz- bunlara örnektir. Ama dediğim gibi benim değinmek istediğim; halkın içindeki sıradan, asimile edilmiş beyin sahibi, bilerek ya da bilmeyerek emperyalizme hizmet eden insanlardı. Saydığım gündemdeki isimler bunu bilerek yapmaktadır, bunu da söylemeden geçmek istemem. Sorunuz için teşekkür ederim. __________________
Barış SOLDAN |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İslam dini ile İslamcılık ideolojisi arasındaki farklar | özedönüş | Kitaplı Dinler - Tarikatlar | 27 | 16-02-08 10:08 |
| dini araştırdıktan sonra kavramı ve dini tartışma metodu | özedönüş | Kitaplı Dinler - Tarikatlar | 17 | 07-12-07 13:36 |
| Ali Şeriati ve Şirk Dini | bozkır | Arşiv | 22 | 18-09-07 16:19 |
| Paranın Dini, İmanı, Milliyeti ve İdeolojisi... | Kaan ÖNAL | Türkiye Siyaseti | 0 | 21-06-07 18:56 |
| Başka bir açıdan Kürt meselesi ve Dini bakış açısıyla Kimlik kavramı | özedönüş | Türkiye Siyaseti | 60 | 12-04-07 21:32 |