Dergi
 
Blog
 
Evrim
 
Marksizm
 
Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Vesvese / Kuruntu / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski05-02-08, 12:53  #1
T.K
 
T.K'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2006
Ülke / Şehir: SoYuT ArAzİ
Mesajlar: 241
Vesvese / Kuruntu



Vesvese, tabîatımızın ve yaratılışımızın bir parçasıdır. İrâdemiz dışı ve ansızın gelir; bazen bizi rahatsız eder, bazen uyandırır, îkaz eder. Bazen inanç ve itikat meselelerinde gelir o; ve içimize şüpheler atar. Bizi araştırmaya ve doğruları bulmaya sevk eder. Bazen namazın içinde, namazla ilgisi olmayan bir hatıranın tahriki şeklinde gelir; namazdaki huzurumuzu ve huşûumuzu bozar. Bazen yine namazla ilgili, namazda bir yerlerin eksik kaldığı tarzında gelir; ve namazımızda bir eksikliğin var olduğu zehâbına kapılırız. Bazen, abdest alırken gelir ve abdest âzâlarımızda kuru bir yer var olduğunu zannederiz ve uzuvlarımızı yıkadıkça yıkarız. Bazen temizlik üzerinde ifrata varan bir titizlik şeklinde gelir; ve üstümüzü-başımızı, oturup kalktığımız yerleri durmadan inceler dururuz.

Misalleri arttırmak mümkün. Fakat bir konuda müsterih olalım ki, insan vesvesesiz olmaz; vesvese insansız olmaz. Çünkü melek değiliz! İmtihan dünyasındayız. Başımız şeytanla dertte.
Hem, bırakın vesveseli olalım; ancak bunun ifrâtı olmasın, tefriti de olmasın! Yani ne hastalık derecesinde aşırılık, ne de safdillik derecesinde vurdumduymazlık olmasın; ama normal vesvese olsun içimizde. Vesvese bir ölçüde iç dünyamızın, olaylara karşı müthiş bir sorgulama tekniğidir. Kendimizi durmadan sorgulayalım. Bundan hiçbir şey kaybetmeyiz.
Başka bir ifâdeyle, vesvese, insanoğlunun dünya hayatındaki tatlı belâsıdır. Tatlı belâsıdır diyorum; zîrâ vesvese kamçısı olmadan ve bizi hep kamçılayıp durmadan ne yanlışlar yapabileceğimizi bir düşünebiliyor muyuz? Bu kamçı olmalı! Ve bizi hep ikaz etmeli, uyanık bulundurmalı. Yoksa hayat akışımızda “safdillik” alır başını giderdi! Ve vesvesenin yapmadığı “tokatlamayı”, bu defa hadiselerin gerçek yüzü yapardı.

Meselâ vesvesesiz olarak lavaboya girdiğimizi düşünelim; yere veya sağa sola sıçrayan suların üstümüzü kirletebileceğinden kuşku duymaz isek eğer, emin olun, namaza yarayan üst-baş kalmaz üzerimizde; kirlenir. Sağa sola suyu sıçratmamaya özen göstermek, ve kirli yere gerek elbisemizin temasını önlemek, gerekse bizim temasımızı önlemek için içimizde bir miktar vesvesenin bulunması normal ve olumlu karşılanmalıdır. Bundan rahatsızlık duymamalıyız.
Şu halde, vesvesenin belli ölçülerde iç dünyamızda bulunması bir zarar değil; bir artı fonksiyonumuzdur. Bundan faydalanalım.
Ancak nasıl her duygumuzda, a) aşırı duyarlılık, b) duyarsızlık, c) normal duyarlılık olmak üzere üç mertebe var ise, vesvesede de üç mertebe vardır: Vesvesenin de ifratı, tefriti ve itidali vardır. Yani aşırı duyarlılık, duyarsızlık ve normal duyarlılık mertebeleri vardır.

Olmadık şeylerden kuşku duymak ve bunu bir hastalık haline getirmek vesvesenin ifrat, yani aşırı duyarlılık halidir. Bu haldeki aşırı vesveseye imkân ve fırsat tanımayalım; yüz vermeyelim. Vesvesenin aşırı olanı tam bir hastalıktır. Ancak bu hastalığın tedavisi mümkündür. Hattâ bir bakıma tedavisi kendi elimizde, kendi performansımızın içindedir. Böyle ifrat derecedeki vesvesenin nasıl tedavi edilebileceğini Üstad Bedîüzzaman hazretleri Yirmi Birinci Sözde îzah eder. Bu derecedeki vesvese için Bedîüzzaman Hazretleri tek cümleyle der ki: “Ehemmiyet verdikçe şişer; ehemmiyet vermezsen söner. Ona büyük nazarıyla baksan büyür; küçük görsen, küçülür.”

Demek, ifrat derecedeki vesvesenin tedâvîsi kendi elimizde, kendi yaklaşımımızda gizlidir. Bu durumda, vesvese fazla rahatsız ettiğinde dînimizin temel ölçülerini yeterli görüp, vesvesemizi susturacağız. Meselâ lavaboya girerken üzerimizi toplayıp, sözgelişi paçamızı, kollarımızı sıvayıp, sıçratmamaya özen göstererek suyu kullandığımızda artık kalbimiz buna kanaat etmeli, bunu yeterli görmeli. Yeterli görmüyorsa, daha fazla titizlik istiyorsa, biz de buna kulak asmayalım, önemsemeyelim. Ehemmiyet vermeyelim ki, şişmesin. Büyütmeyelim ki, büyümesin.

Namaz kılarken de böyle. Namazın rek’atleri konusunda bazen içimize şüpheler düşer, vesveseler girer. Tam selâm vereceğimiz esnâda içimizde bir şüphe: Dört rek’at mi kıldım, üç rek’at mi kıldım? Eyvah! Namazım fâsit mi oldu, sahih mi oldu? Oysa aslında—genelde—namazımız tamdır. Bu durumda da, eğer böyle vesveselerle çok sık karşılaşıyor isek; buna hiç itibar etmemeli, selâmı vermeli ve tam kıldığımızı kabul ederek namazdan çıkmalıyız. Yani bu vesvesenin hastalık haline gelmesine izin vermemeliyiz. Eğer ilk defa veya çok nadir olarak böyle bir vesvese ile karşılaşmışsak, düşünürüz, karar veremezsek üç kıldığımızı kabul ederek—çünkü üçte kesinlik vardır—kalkıp bir rek’at daha kılar ve sehiv secdesi yaparız.

Vesvesenin tefrit hali, yani duyarsızlık hali , yani yok hali aklın tefrit mertebesi olan “gabâvet”e yakın bir haldir ki, hiçbir şeyden haberi olmaz, hiçbir şeyi sorgulamaz, her şeye hemen inanır. Bu derece halk deyimiyle bir nevi safdilliktir. Bu mertebede vesvese hiç yoktur. İnsan hiçbir hatâsını, hiçbir kusurunu görmez. Çünkü kendisini sorgulamaz. Vesvesenin bu yok hali de işe yaramaz.

Vesvesenin itidal, yani normal hali ise zararsızdır , hattâ aklımızın “hikmet”e ve amelimizin “sıhhat”e ulaşmasına vesîledir. Bu bakımdan ifrata varmayan ve galebe çalmayan vesvese Üstad Said Nursî Hazretlerinin ifâdesiyle, “teyakkuza sebeptir, taharrîye daîdir, ciddiyete vesîledir; lâkaytlığı atar, tehâvünü def’eder.” Yani, uyanık bulunmaya sebeptir, araştırmaya yönlendirir, ciddî bir duruş sergileyip hatâ yapmamaya vesîledir. Kişi vesvesenin normal haliyle lâkaytlığını atar, vurdumduymazlığı kovar. İbâdetlerinde daha bir huşû içine girer.
Fazla vesveseden Allah’a sığınmalı; “eûzübillâhimineşşeytânirracîm” demelidir. Mûtedil, yani normal vesveseyi ise korumalıdır.





( - Yazı Bana Ait Değildir - )
__________________
Bilme beni . . . Zira ben benlerimin altındaki benlik ötesi dünyamı kurcalamaktayım . . .
T.K is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski05-02-08, 15:44  #2
süpheci
 
süpheci'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,421

Vesvese nedir? Vesvese seytanın kendisidir. Min serril (vesves) il hannes. Ellezi (yuvesvisu) fi sudurunnes'' Vesvese, sürekli bri sucluluk duygusu vermekle beraber genellikle namaz kılarken insanın düsün melekesine musallat olur. Bazen öyle bir seviyeye gelirki, namaz kıldıgınızda karsınızdaki objeye, (duvar masa vb) secde ediyormus gibi hisler uyandırır. Sanki Allah'a degilde baskalarını ibadet ediyormussunuz gibi.

Vesvese inanırların temel sorunudur. Beyin fonksiyonlarını ele geciren inan ögretisinin neden oldugu tahmin ediliyor. Vesvese kalbinizi ele gecirmisse, sürekli catısma icinde yasarsınız. En ufak okudugunuz seyden derin süpheler duymaya baslar ve bun düsünceleri berteraf etmek icin kendinizle savasırsınız. Bazen allah inancına yönelik , o kadar derin veseveseler duyarsınız ki, Bunların neden aklınıza geldigini düsünür ama, anlam veremessiniz. ''Vesveseden kurtulmak isteyen inanır abdest aldıgı yerde abdest bozmasın'' (Muhammed) Hemen gececektir. Sonra abdest aldıgınız yerde abdest bozarsanız bile geri gelmiyecektir. Buda inanırlara katkım olsun.

Vesvese'nin türkce karsılıgı olmamakla beraber, kalbi ve zihni mesgul eden sesler denilebilir.
NAS suresinde gecen ''Hannas'' en derinlere giren gizli ajan anlamındadır. Kalbinizin en derin köselerine bile sızan ses... Vesvese inanırlara ve psikolojik hasta olanlara musallat olan seytani bir kavramdır. Psikolojiktir. Vesvese bilinmezler üzerinden beslenen, inan ögretisinden kaynaklanan bir tür hastalıktır. Deli insanlar genellikle vesvese ile yasarlar. Sürekli birileri bir seyler söyler onlarda inanır.,yönlendirilir.

Vesvese elbiseme pis bir sey bulasmasın, sıcramasın gibi düsüncelerden baslayıp, son safhası olan bütün benligi ele gecirmekle sonuclanır. Vesvese seytandır.


(-Yazı bana aittir-)
__________________
Bütün insanlar kardestir.

süpheci Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 05-02-08 15:46 .
süpheci is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski05-02-08, 16:51  #3
T.K
 
T.K'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2006
Ülke / Şehir: SoYuT ArAzİ
Mesajlar: 241

Alıntı:
Sayın süpheci şöyle demiş:

Mesajı Göster
Vesvese nedir? Vesvese seytanın kendisidir. Min serril (vesves) il hannes. Ellezi (yuvesvisu) fi sudurunnes'' Vesvese, sürekli bri sucluluk duygusu vermekle beraber genellikle namaz kılarken insanın düsün melekesine musallat olur. Bazen öyle bir seviyeye gelirki, namaz kıldıgınızda karsınızdaki objeye, (duvar masa vb) secde ediyormus gibi hisler uyandırır. Sanki Allah'a degilde baskalarını ibadet ediyormussunuz gibi.

Vesvese inanırların temel sorunudur. Beyin fonksiyonlarını ele geciren inan ögretisinin neden oldugu tahmin ediliyor. Vesvese kalbinizi ele gecirmisse, sürekli catısma icinde yasarsınız. En ufak okudugunuz seyden derin süpheler duymaya baslar ve bun düsünceleri berteraf etmek icin kendinizle savasırsınız. Bazen allah inancına yönelik , o kadar derin veseveseler duyarsınız ki, Bunların neden aklınıza geldigini düsünür ama, anlam veremessiniz. ''Vesveseden kurtulmak isteyen inanır abdest aldıgı yerde abdest bozmasın'' (Muhammed) Hemen gececektir. Sonra abdest aldıgınız yerde abdest bozarsanız bile geri gelmiyecektir. Buda inanırlara katkım olsun.

Vesvese'nin türkce karsılıgı olmamakla beraber, kalbi ve zihni mesgul eden sesler denilebilir.
NAS suresinde gecen ''Hannas'' en derinlere giren gizli ajan anlamındadır. Kalbinizin en derin köselerine bile sızan ses... Vesvese inanırlara ve psikolojik hasta olanlara musallat olan seytani bir kavramdır. Psikolojiktir. Vesvese bilinmezler üzerinden beslenen, inan ögretisinden kaynaklanan bir tür hastalıktır. Deli insanlar genellikle vesvese ile yasarlar. Sürekli birileri bir seyler söyler onlarda inanır.,yönlendirilir.

Vesvese elbiseme pis bir sey bulasmasın, sıcramasın gibi düsüncelerden baslayıp, son safhası olan bütün benligi ele gecirmekle sonuclanır. Vesvese seytandır.


(-Yazı bana aittir-)
Sanırım yazıyı okumamışsınız ; zira bu yazının çekirdeği zaten genel kanı , daha doğrusu genel sanı olan , sizin de onun mümessilleriyle aynı veri paydalarını paylaştığınız 'vesvesenin tümüyle kötü , şeytanla ilgili , zararlı bir kuruntu olduğu' sanrısının , yanlışlığının kanıtlanışıdır ; vesvese şeytan değil , şeytanın kendi lehine kullanmasına izin verildiğinde onun silahı olabilecek , uyarıcı ve uyandırıcı görevi olan bir iğnedir ...
__________________
Bilme beni . . . Zira ben benlerimin altındaki benlik ötesi dünyamı kurcalamaktayım . . .
T.K is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski06-02-08, 20:19  #4
süpheci
 
süpheci'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,421

SN T.K

Yazının tamamını okudum! Süphe ve kuruntu kavramlarını karıstırdıgınız icin vesvese kavramının ne oldugunuda anlamamıssınz. Vesvese dinsel ögretilere dadanan ic cekismedir. Vesvese inandıgınızın, sanrınızın sürekli aleyhinde calısır.

Vesvese seytandır derken, tarifin bizzat kur'an tarafından yapıldıgı anlamındadır. NAS suresinde, min serril vesves il hannes derken, siz ne vesves nede hannes olan kavramı anlamadıgınızı gösteriyorsunuz. Vesves ve hannes seytanın kendisidir. Bunu kim söylüyor Kur'an.

Namaz kılarken 4 rekatmı 3 rekatmı kılındıgı konusunda sizi süpheye sevk eden, hannes'in kendisidir. Vesvese size baska seyler düsündürdügü icin unutuyorsunuz. Vesvese sadece iman konusuna saldırı düzenler. Amac yukarda yazıldıgı gibi bir seyleri unutturmak degildir, İmandan kaynaklanan ritüel eylemler icinde bulunuldugu an saldırı gerceklesir. Yani vesvese, kisiye rekat sayısını unutturmak icin gelmez. Kisinin icinde bulundugu ruh halinden kaynaklanır.

Ögretinin yasakladıgı fiilerin islenmesine yönelik sürekli telkinlerde bulunur. yalandır, dogru degildir, inandıgın gercek degildir, vb vb. Sürekli bir olumsuzluk telkin eder. Kisi bundan kurtulmak icin savas verir icinde uyanan sorulara cevap aramaktan bile kacınır korku enjekte eder. İmanı kaybetme korkusu. Yani diyebilirizki korkudan beslenir. Bilinc altındaki yogun kavrayıslar korkuyu devamlı kılar. Amiyane tabirle ben neye inanıyorum bu neler söylüyor ya. yani vesvese.

Vesvese beyni ele gecirir. vesvese seytandır.

Saygılarımzla
__________________
Bütün insanlar kardestir.
süpheci is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-02-08, 14:38  #5
T.K
 
T.K'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2006
Ülke / Şehir: SoYuT ArAzİ
Mesajlar: 241

Nas'ın meali :



“Cin ve insten, insanların akıllarında, sinsice kötülük fısıldayan Hannasın kötü fısıltılarının şerrinden insanların ilahına, insanların hükümdarına ve insanların rabbine sığınırım” de!



Burada geçen hannası şeytan kisvesi altında da algılayabiliriz , egomuz olarak da , nefsimiz olarak da ...



Yani 'vesveseyi' yahut kulluğu kemirebilen her 'kötülüğü' fısıldayan 'etken'dir bahsi geçen hannas ...



Onu salt şeytan olarak kabullenmek yanlıştır ; fakat şeytanî bileşenler olarak görmek bence doğruyu bulma bakımından daha sağlam bir görüştür ...



Ayrıca şöyle bir meselemiz daha var , hem vesveseyi hem hannası şeytan olarak addediyorsunuz , bu yanlıştır ; çünkü vesvese hannasın bir aracıdır ...



Hannasla ilgili ...



“Hannas” sözcüğü “hunus” kökünden geliyor ve İsm-i faildir , yani etkendir ; “Çok sinsi, gizlenen, gizlilik siyaseti güden” anlamındadır...



Bu sözcüğünü “Gizli Düşman” olarak da ele alınabilir ... Bu içimizdeki 'gizli düşman' olabilir ; yani 'içimizdeki şeytan' ham düşüncemiz İblistir... bu iblisten dolaylananlar 'hevamız' , 'kötü huylarımız' , 'egomuz' , 'nefsimizdir' ... Hannas işlevini göğüslerde, kalplerde; akıllarda gerçekleştiriyor. . .



Hannas içtimai de olabilir , o tür hannas da toplumun eğiliminin iplerini tutan kurumlara yerleşip oradan toplumun fesadı için vesvese verir ... Bunlar, çevremizdeki şeytanlaşmış kişilerdir , etmenlerdir ... Bu hannas değişik aracılarla kişi ve kişi üşüntülerini yönlendirirler... Bu şekilde düşünce çeler , kişioğlunu Allah yoluna gitmekten alıkoyar , hatta din ve imandan çıkarır , ya da onun din ve imana gelmesine engel olup böylece insanları ebedi felakete sürüklerler ...



Hannas hususunda ayetler , açıklamalar ve niceleri mavcut ama bu kadarının yeterli olduğunu düşünüyorum ...



Kısacası hannas doğrudan şeytan değil şeytanî etkilerdir ; bu içimizdeki akıl çeldirici , inanç çentici etmenler de olabilir , aynı işleve sahip , dış dünya etmenleri de ...



Dolayısıyla şeytan da hannas olabilir ve bu hannas 'vesvese' adında bir silaha sahiptir ve bu silahı tetiklemek için insanın kuşkusuna , düşüncesine , korkusuna başvurur ...



saygılar , esenlikler ...
__________________
Bilme beni . . . Zira ben benlerimin altındaki benlik ötesi dünyamı kurcalamaktayım . . .
T.K is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Yabancılar güveniyor yerli vesvese yapıyor ReMaT Türkiye Siyaseti 9 11-05-07 23:34


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 01:19.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz