"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Ustalardan Seçkiler

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Yücel KAYIRAN

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski05-02-08, 13:34  #1
Yağız
 
Yağız'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 774
Yücel KAYIRAN



bir uyuyabilsem, uyuyabilsem, uyuyabilsem bir

eksilmedi hiç duyduğum sesler peşimde,
kalbim karaydı, beyaz kara erince duyardım
şehirlilerin yaşamadığı yerlere gittiğimi duyardım
kurumuş otlarla arkadaşlık ettiğimi
sarılarak köpeklerin boynuna, ağladığımı duyardım
içi boş naylon torbaydım avludaki rüzgarda
savrulduğumu duyardım içkiyle buharlaşan ruha

dört yaşında merdiven altına bırakılmış çocuk,
ayıktıramadım, titrer hala uyurken içimde
yarın ölecekmişim gibi yaşadım hep dünyada
her davranışım sanki ömrümün son eylemiymiş
yalnız gezerkan ruh bedenle dünyada

gözlerimin içinde göremediğim dünyada
yoktu vakit alacakaranlıktan başka
saydılar sonunda beni de sağırdan
dolaşırken serinlikten fırsat ruhlukta
tanrının sesiydi sanki olmayana ergi
bağlarken beni bağlayan güneşe açılan kapıda
komünizm heyulası kol geziyor hala benim içimde
kimsenin inanmadığını biliyorum
eşitlikten söz edilen günler de var mıydı dünyada

her tek kişiye ait olanın ona verileceği
sonradan görmüş köylü faşistlerin olmadığı
bir dünya olanaklı mıydı dünyada
kardeşlerimden bile ayrı düştüğüm dünyada

içimdeki hayalet dolaşıyormuş şimdi bedenimin yerinde
öyle söylüyorlar dünyada
kalbim kadınlarla mı yaşamak zorunda
benliği korumakla sürüklenirken her ben yokluğa
hiçbir kadın seninim demedi dünyada
evet dünyada,
uyumadan görülen rüyada

yok uyandıracak kimse şimdi beni kendi kalbine
yok, yok tapınağım
yokluğumu dile getirecek tapınağım yok
tapınaktan başka konuşacak yerim yok


bahçe tahrasıyla kesmek geliyor, sol kolumu bileğimden...
__________________
Su da yandı
Sel bastı su dayandı
Üstüme su serptiler
Tutuştu su da yandı

Yağız Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 05-02-08 13:37 .
Yağız is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski05-02-08, 13:35  #2
Yağız
 
Yağız'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 774

SURET

Dil kapalıydı kendimi ifade için
sözden yazıya döndüm
rüyama giren hayale ruhumdan
bir tüneli kazmak için
kendimi içimdeki mağaraya aldım

Sol kapalıydı hayallerime firar için
batıdan sağa söndüm
zamanın ufunetinden çocukluğuma
giden bir otobüs için
kendime bir bilet aldım

Suretim kapalıydı ruhuma ten için
kendime giden uzaklığa döndüm
içime, mağaraya, oradaki hayale
indim, çünkü indikçe
yaklaşıyor her ruh kendi suretine


[Hayaline Firar Edemeyenlerin Afsunu]
__________________
Su da yandı
Sel bastı su dayandı
Üstüme su serptiler
Tutuştu su da yandı
Yağız is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski05-02-08, 14:54  #3
Yağız
 
Yağız'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 774

CIVA

muslukta su var, akar.. biliyorum
kalemde mürekkep.. yazar
benim aklımda ne var ki Necati
akşam cümle cümle iniyor kalbime

doyumsuz her ben bir rakip ötekine
ceza gününün sahibi gibi gülerler
sonra dolanırlar etrafımda Necati
ama neden geç vardım ben bunun farkına

bulutlar yer arar yağmak için kendine
kime yaklaştıysam dinmedi içimdeki fırtına
ancak uzaklaşarak katlandım insanlara Necati
ama kalbim aktı hep neden esrara

köpeklerin halinde bir tuhaflık var
bakıyorlar öyle aldırmadan gülenlerin yaşamına
baktıkça daha çok kuşkulanıyorum ben Necati
ama neden köpüklendi aklım hep böyle kendine döne döne

Bu cıvayı kim koydu kalbimize Necati!

2001
[Çalgın]
__________________
Su da yandı
Sel bastı su dayandı
Üstüme su serptiler
Tutuştu su da yandı
Yağız is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski05-02-08, 14:56  #4
Yağız
 
Yağız'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 774


hu diyecektim, hu
duy ve eksilt sesimi,
fü demişim
meğer kar yağıyormuş
bilmediğim bir biçimde

yetersizdim, titredim hep
hapsederken içimde belireni belirdiği yerde
kabarmış sular, ırmak ne kadar derin
ve kibir
bilmediğim bir biçimde
geçmek istemiştim sadece kendimi

hatırı yoktu bende akşamın
düşerken yerçekimini yitiren karanfil
kendi içinde yankılanır gaybolanın sesi
inmezmiş çarşı esnafının kalbine
menteşeler çok sıkı, akıl neden dudakta
serinlik bulamıyor ten

çok mu dokunaklı konuşuyorum Bill
oysa alay bulaşmış edama, öyle diyorlar
kalp ve sükut
bozdurup harcamak kadar
benim de olmadı hiç param
Bill!
ağlama
ağlama ama Bill!
senin de mi aşkın gitti arkadaşınla
boşluktan yok yere vazgeçilmez hiç
hiçlikle yaşamasını bana da öğrettiler Bill

böyle zamanı geldiğinde
neden bir şey yapamıyorum
büyürken bendeki bu edimsizlik
sürekli bir kaybetme duygusuna
neden sözüm yok ve neden kefilim
kelimeler perde olurken başkasının gizine
her ben kendi nefsine türap
gülerek bakarken öyle harap olmuşun geçmişine

içindekini yıkan kendini de yıkmaz mı
gerginlikle yağmalanırken yalnızlık
derimi yüzmekle mi bitecek yüzümdeki harf gizemi
ama kim hazır, kim
kim yanıt verecek, öyle sıcak
içimden dökülen buzdan cümleye

Bu cıvayı kim koydu kalbimize Necati!

2004
[Çalgın]
__________________
Su da yandı
Sel bastı su dayandı
Üstüme su serptiler
Tutuştu su da yandı
Yağız is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-02-08, 09:38  #5
Yağız
 
Yağız'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 774

KURU DAL

erhan şimşek’e

Ben böyle kaldım: bir ev, bir iş, bir sokak
sürekli gidiş gelişlere kaldım “merhaba”lara
öyle soğuk öyle varlığından habersiz
ilişkilere kaldım nemlenir umuduyla

kuru ekmek. Yemek, dökülen. Masada
günlerce kalan su çimlenen bardak.
Şu tozlanan kitaplık bu süreksizlikte
çürüyen pencere. Orada paslanan kaşık

Öyle bakımsız öyle dağınık öyle
yarılıyor yatınca yarılıyor bu yatak
karanlığa açılıyor öyle bir derinliğe,
çatlıyor soluk soluğa çaldığım kapılar


açılınca bir işgünü oluyor bir masa
orada beni bekliyor bir kalem bir dosya.
Bir şeyler yazılmayı bekliyor sürekli
idarecinin gözleri. Ah! bu yarasa

Sokaksa rüzgar önünde kalan küf
savrulan boşlukta. kollarım, nerede?
Sağanak, sonrası açan güneş, öyle ki
bir kuru dal gözlerimin oyuğundaki...


Hayaline Firar Edemeyenlerin Afsunu’ndan
__________________
Su da yandı
Sel bastı su dayandı
Üstüme su serptiler
Tutuştu su da yandı
Yağız is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Can Baba (Can Yücel) küçükkarabalık Ustalardan Seçkiler 57 26-05-08 14:38


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 05:30.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz