Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Türkiye Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Darbe kapıda mı?

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski07-02-08, 21:01  #1
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,527
Darbe kapıda mı?



Bütün çocukluğum İstanbul sur içinde geçti. Oturduğumuz mahallenin tam ortasında büyükçe bir boş arsa vardı. Onun bir yanında -duvara bitişik-kilise, 100 m.öte yanında ise cami vardı. Mahallenin kadınları akşama kadar belirli kapı önlerinde toplanır, sohbetler eder, zaman zaman önlerinden geçen rum kadınlarına "takılırlardı". Onların da o sohbetlere katıldığı olurdu.

Sadece ramazan aylarında evlerdeki hazırlıklar, tatlı telaşlar, minarelerde yanan ışıklar, teravih namazları...-sonra sahura kalkmak, gizli gizli yediğimiz oruçlar bize özel günlerde olduğumuzu hatırlatır ama yine de dini konuların konuşulmasına ve hele tartışmalara hiç rastlamazdık. "Yaşlı kadınlarımız" namaz kılar ama akşam olduğunda hep birlikte yazlık sinemalara gidilirdi. Dinsel ya da etnik ayrım görülmezdi. Önce giderek yükselen tüketim ekonomisi bozdu bu birlikteliği, sonra siyasi yanlışlıklar girdi araya, rumu da ermeniyi de musevi vatandaşlarımızı kopardı bizden. Sonra din simsarları siyasetçiler bu toplumun temelini oymaya başladılar.

50'den sonra çok partili hayat, oy alma kaygısı, tekke ve zaviye anlayışını diriltecek her türlü adımı çekinmeden attı. "Millet" kavramı toplum içindeki en geri düşünüş ve örgütlenme biçimlerinin desteklenmesine, yaygınlaşmasına ve toplum içinde etkin olmasına kadar vardırıldı. Taviz üzerine taviz veren bu sağcı, milliyetçi ve mukaddesatçı partiler bugünlere gelişimizin temel aktörleridir. Ezanın türkçe okunmasının kaldırılmasından başlayarak, "siz isterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz" anlayışıyla bu ülkenin temellerine dinamit koydular. Bütün bunlar "laik"hükümet tarafından yapılıyordu. "Laik", sağcı, milliyetçi, mukaddesatçi ve tabi "millet"ten yana.

60'tan sonra aynı zihniyet, aynı davranışı aynı nedenlerle hep sürdürdü. "Bana sağcılar suç işliyor dedirtemezsin" anlayışı, "plan değil plav istiyoruz" uygulamalarına da bezenince, siyaset meydanlarında bayrak ve kuran şovlarıyla bu ülkenin temelindeki dinamitler de ateşlenmeye başlanmıştı.. Sonra da hiç bir şey yolunda gitmedi zaten.

"Laik hükümetler" bu din simsarlığını yaptıklarında belki de hep böyle olacağını, böyle gideceğini sanıyorlardı. Oysa yükselen-yükseltilen dinciliği başkalarının, asıl sahiplerinin üstleneceği akla bile gelmedi. "Millet"in bir kısmını asıl sahipleri aldı onlardan. Bayrak laik olmayanların eline geçmişti. Din sömürüsü çok daha derin bir şekilde sürdürüldü. Biz ve onlar, müslümanlar ve müslüman olmayanlar, artık dillendirilmeye başlamıştı. Çok geçmeden iş iktidarın "kanlı mı, kansız mı alınacağı" noktalarına kadar vardırılmıştı. "Laik", sağcı, milliyetçi ve ukaddesatçı anlayışın bir yere getirdiği bayrak, artık rengini de bulmuştu. Cumaları cami çıkışlarında yeşil bayraklar dalgalanır olmuştu. Sonra olup biteni hep birlikte yaşadık zaten. 12 Eylül, sağcı ve solcu gençliğin canına okurken, sonrasında, meydan cami önlerinde yeşil bayraklarla slogan atanlara kalacaktı.

Hiç kuşkum yok bu ülkeyi buralara "laik kemalist" kadrolar getirdi. 1950'den beri iktidarda olan laik kemalist kadrolar... İsterlerse hilafeti bile getirebilecek bir demokrasi anlayışı... 61 anayasası için " bize bol geliyor" diyenler... "Kanlı mı kansız mı olacak" diye soranlar, "Demokrasi bir araçtır" diyenler..."Millet istemiyorsa laiklik tabii ki yıkılacak..." diyenler. Arka bahçelerden sözedenler..Ve daha neler neler.

Bu ülkede halk özellikle yoksul ve özellikle cahil bırakılmıştır. Somut konuşmak gerek. 23'te Cumhuriyeti kuran anlayış özellikle 50'lerden beri tasfiye edilmektedir. Laik Cumhuriyet temelinde bir karşı devrim hareketi 50'lerden beri adım adım gelişmekte ve geliştirilmektedir. Dünya konjöktürünün de uygunluğu birtakım liberal ve sol liberal çevrelerin bu kompartımana katılmasına da neden olmaktadır. Solun kitle üzerindeki etkisizliği, sürekli içe dönük tartışmaları, PKK'nin ülkede yarattığı travma ve daha pek çok şey bütün kavramları da birbirine karıştırmıştır.

Türban özgürlük hareketi değildir; türban bir kaç genç kızımızın başörtüleriyle üniversiteye girme çabası da değildir.
Türban bu ülkedeki karşı devrim hareketinin vardığı bir boyuttur. Orda durulacağına ilişkin hiç bir emare de yoktur. Neden olsun ki; kızlarımız bir dinsel gereksinim olarak taşıyorlarsa, hakim olduklarında, öğretmen olduklarında neden takmasınlar? Liselerde, ilkokullarda neden olmasın? 5 yaşındaki çocuklara köyün imamının "elif, lam mim"ini layık gören bir anlayış için ilkokul neden olmasın?

YÖK ele geçirilmiştir. Katsayı değişiklikleri gündemdedir. Amaç tıpkı türban gibi, üniversitelere yaygın bir şekilde imam-hatiplilerle doldurmaktır. Yargıda değişiklik gündemde. Cumhurbaşkanlığı çoktan "yitirildi." İçten içe bir kaynaşma, bölünme...

Neler oluyor? Neler olacak? Bu gidiş bu şekilde sürer mi?
Yoksa...

Darbe kapıda mı?
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-02-08, 21:25  #2
koçero
 
koçero'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,258

Yapsınlar bir darbe daha;şeriat işte o darbeden sonra gerçekten gelir.

Tornacı zihniyet ektiğini biçiyor.Kendi elleriyle yarattıklarını kontrol etme derdindeler şimdi de.
Halklar kitle iletişim araçlarının yoğun bir bombardımanı altında.Halk inanan inanmayan noktasına getiriliyor.
Ergenekon unutuldu ya da unutturuldu ne hikmetse.Kürt sorunu yok sanki,anayasa ........,

Darbelerin toplumda yarattığı geri çekilmeyi iyi okumak gerekmektedir.Bu geri çekilmeler kitleleri politikadan uzaklaştırırken,bir tarafıyla kişisizleştirmektedir.Geri çekilmenin getirdiği korku kitleleri sığınacak limana aramaya yöneltir.Bu limanın kazıklarını zaten daha kuruluşta çakmışlardı.Bu kazıklar din ve milliyetçiliktir.Bu iki kazık egemenlerin eline geçti mi vay halkların haline.Ordan oraya savrulur durursunuz.Aynen yaşandığı gibi.

Egemenler bu halka iki günde Tek Yol Devrim dedirtir dert etmeyin.
(Bu arada elektiriğe gene zam gelmiş galiba.)
__________________
Güçlüler sadece onları omuzlarımızda taşıdığımız için güçlüdür.Onları bir yere silkelersek yere otururlar.
Ormee İsyancıları
koçero is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-02-08, 21:28  #3
koçero
 
koçero'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,258

Aklıma Hasan Mutlucan geldi nedense.Bir de ona sormak lazım.
__________________
Güçlüler sadece onları omuzlarımızda taşıdığımız için güçlüdür.Onları bir yere silkelersek yere otururlar.
Ormee İsyancıları
koçero is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-02-08, 21:29  #4
beysim
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 808

Laikliği ve Cumhuriyeti tekeline alan seçkinci takımının gözü kulağı Askerde oldu bu aralar,öyle ya Demokrasinin diğer adı DARBE değil mi?...
beysim is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-02-08, 21:34  #5
koçero
 
koçero'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,258

Alıntı:
Sayın beysim şöyle demiş:

Mesajı Göster
Laikliği ve Cumhuriyeti tekeline alan seçkinci takımının gözü kulağı Askerde oldu bu aralar,öyle ya Demokrasinin diğer adı DARBE değil mi?
O seçkinci takımın kaptan köşkünde yıllarca askerler oturmadı mı?

Şimdi kaptan köşküne ikinci ya da üçüncü kaptanlar talip.Sakın türban konusunun altında yatan bu anlaşmazlık olmasın?
__________________
Güçlüler sadece onları omuzlarımızda taşıdığımız için güçlüdür.Onları bir yere silkelersek yere otururlar.
Ormee İsyancıları
koçero is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-02-08, 21:38  #6
oguzkaan
 
oguzkaan'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 2,508

Alıntı:
Sayın melnur şöyle demiş:

Mesajı Göster
Bütün çocukluğum İstanbul sur içinde geçti. Oturduğumuz mahallenin tam ortasında büyükçe bir boş arsa vardı. Onun bir yanında -duvara bitişik-kilise, 100 m.öte yanında ise cami vardı. Mahallenin kadınları akşama kadar belirli kapı önlerinde toplanır, sohbetler eder, zaman zaman önlerinden geçen rum kadınlarına "takılırlardı". Onların da o sohbetlere katıldığı olurdu.

Sadece ramazan aylarında evlerdeki hazırlıklar, tatlı telaşlar, minarelerde yanan ışıklar, teravih namazları...-sonra sahura kalkmak, gizli gizli yediğimiz oruçlar bize özel günlerde olduğumuzu hatırlatır ama yine de dini konuların konuşulmasına ve hele tartışmalara hiç rastlamazdık. "Yaşlı kadınlarımız" namaz kılar ama akşam olduğunda hep birlikte yazlık sinemalara gidilirdi. Dinsel ya da etnik ayrım görülmezdi. Önce giderek yükselen tüketim ekonomisi bozdu bu birlikteliği, sonra siyasi yanlışlıklar girdi araya, rumu da ermeniyi de musevi vatandaşlarımızı kopardı bizden. Sonra din simsarları siyasetçiler bu toplumun temelini oymaya başladılar.

50'den sonra çok partili hayat, oy alma kaygısı, tekke ve zaviye anlayışını diriltecek her türlü adımı çekinmeden attı. "Millet" kavramı toplum içindeki en geri düşünüş ve örgütlenme biçimlerinin desteklenmesine, yaygınlaşmasına ve toplum içinde etkin olmasına kadar vardırıldı. Taviz üzerine taviz veren bu sağcı, milliyetçi ve mukaddesatçı partiler bugünlere gelişimizin temel aktörleridir. Ezanın türkçe okunmasının kaldırılmasından başlayarak, "siz isterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz" anlayışıyla bu ülkenin temellerine dinamit koydular. Bütün bunlar "laik"hükümet tarafından yapılıyordu. "Laik", sağcı, milliyetçi, mukaddesatçi ve tabi "millet"ten yana.

60'tan sonra aynı zihniyet, aynı davranışı aynı nedenlerle hep sürdürdü. "Bana sağcılar suç işliyor dedirtemezsin" anlayışı, "plan değil plav istiyoruz" uygulamalarına da bezenince, siyaset meydanlarında bayrak ve kuran şovlarıyla bu ülkenin temelindeki dinamitler de ateşlenmeye başlanmıştı.. Sonra da hiç bir şey yolunda gitmedi zaten.

"Laik hükümetler" bu din simsarlığını yaptıklarında belki de hep böyle olacağını, böyle gideceğini sanıyorlardı. Oysa yükselen-yükseltilen dinciliği başkalarının, asıl sahiplerinin üstleneceği akla bile gelmedi. "Millet"in bir kısmını asıl sahipleri aldı onlardan. Bayrak laik olmayanların eline geçmişti. Din sömürüsü çok daha derin bir şekilde sürdürüldü. Biz ve onlar, müslümanlar ve müslüman olmayanlar, artık dillendirilmeye başlamıştı. Çok geçmeden iş iktidarın "kanlı mı, kansız mı alınacağı" noktalarına kadar vardırılmıştı. "Laik", sağcı, milliyetçi ve ukaddesatçı anlayışın bir yere getirdiği bayrak, artık rengini de bulmuştu. Cumaları cami çıkışlarında yeşil bayraklar dalgalanır olmuştu. Sonra olup biteni hep birlikte yaşadık zaten. 12 Eylül, sağcı ve solcu gençliğin canına okurken, sonrasında, meydan cami önlerinde yeşil bayraklarla slogan atanlara kalacaktı.

Hiç kuşkum yok bu ülkeyi buralara "laik kemalist" kadrolar getirdi. 1950'den beri iktidarda olan laik kemalist kadrolar... İsterlerse hilafeti bile getirebilecek bir demokrasi anlayışı... 61 anayasası için " bize bol geliyor" diyenler... "Kanlı mı kansız mı olacak" diye soranlar, "Demokrasi bir araçtır" diyenler..."Millet istemiyorsa laiklik tabii ki yıkılacak..." diyenler. Arka bahçelerden sözedenler..Ve daha neler neler.

Bu ülkede halk özellikle yoksul ve özellikle cahil bırakılmıştır. Somut konuşmak gerek. 23'te Cumhuriyeti kuran anlayış özellikle 50'lerden beri tasfiye edilmektedir. Laik Cumhuriyet temelinde bir karşı devrim hareketi 50'lerden beri adım adım gelişmekte ve geliştirilmektedir. Dünya konjöktürünün de uygunluğu birtakım liberal ve sol liberal çevrelerin bu kompartımana katılmasına da neden olmaktadır. Solun kitle üzerindeki etkisizliği, sürekli içe dönük tartışmaları, PKK'nin ülkede yarattığı travma ve daha pek çok şey bütün kavramları da birbirine karıştırmıştır.

Türban özgürlük hareketi değildir; türban bir kaç genç kızımızın başörtüleriyle üniversiteye girme çabası da değildir.
Türban bu ülkedeki karşı devrim hareketinin vardığı bir boyuttur. Orda durulacağına ilişkin hiç bir emare de yoktur. Neden olsun ki; kızlarımız bir dinsel gereksinim olarak taşıyorlarsa, hakim olduklarında, öğretmen olduklarında neden takmasınlar? Liselerde, ilkokullarda neden olmasın? 5 yaşındaki çocuklara köyün imamının "elif, lam mim"ini layık gören bir anlayış için ilkokul neden olmasın?

YÖK ele geçirilmiştir. Katsayı değişiklikleri gündemdedir. Amaç tıpkı türban gibi, üniversitelere yaygın bir şekilde imam-hatiplilerle doldurmaktır. Yargıda değişiklik gündemde. Cumhurbaşkanlığı çoktan "yitirildi." İçten içe bir kaynaşma, bölünme...

Neler oluyor? Neler olacak? Bu gidiş bu şekilde sürer mi?
Yoksa...

Darbe kapıda mı?
darbe olması için askeriyenin bütün olarak hareket edebilmesi gerekir..

Askeriyede ayrılıklar varsa

o halde darbe olursa

cok zararını görürüz..


saygılar..
__________________
Kimine Rusyada bedava Tatil..!!kimine Dinamit , kimine Fitil..!!!
ÇATLI ya gelince Faşist bir Katil..!!!
Uyan TÜRK Evladı Uyuma Uyan..!!
Otuz Kupona Alınmadı bu VATAN..!!!
oguzkaan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-02-08, 21:40  #7
beysim
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 808

Alıntı:
Sayın koçero şöyle demiş:

Mesajı Göster
Şimdi kaptan köşküne ikinci ya da üçüncü kaptanlar talip.
Kim bu kaptanlar acaba?
beysim is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-02-08, 21:49  #8
koçero
 
koçero'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,258

Alıntı:
Sayın beysim şöyle demiş:

Mesajı Göster
Kim bu kaptanlar acaba?
Yönetenler ittifakını (oligarşiyi)oluşturanlar arasında ciddi bir çıkar çatışması var.

Sermaye grupları zaten oldukça rahat.Küresel sermayenin istekleri doğrultusunda tolumsal hayat ve devlet yeniden biçimlendiriliyor.Yapılan yasal düzenlemeler,özelleştirmeler vb. buna hizmet etmektedir zaten.Asker-sivil bürokrasi bu düzenlemelerden-çatışmadan yerini yitirmeden çıkma derdinde.Asıl konunun can damarı tam da burda yatıyor bence.
__________________
Güçlüler sadece onları omuzlarımızda taşıdığımız için güçlüdür.Onları bir yere silkelersek yere otururlar.
Ormee İsyancıları
koçero is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-02-08, 22:02  #9
beysim
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 808

Alıntı:
Sayın koçero şöyle demiş:

Mesajı Göster
Yönetenler ittifakını (oligarşiyi)oluşturanlar arasında ciddi bir çıkar çatışması var.

Sermaye grupları zaten oldukça rahat.Küresel sermayenin istekleri doğrultusunda tolumsal hayat ve devlet yeniden biçimlendiriliyor.Yapılan yasal düzenlemeler,özelleştirmeler vb. buna hizmet etmektedir zaten.Asker-sivil bürokrasi bu düzenlemelerden-çatışmadan yerini yitirmeden çıkma derdinde.Asıl konunun can damarı tam da burda yatıyor bence.
Benim gördüğüm;Milletin iradesiyle görev başına gelmiş bir partinin icraatlarından son derece rahatsız olan küçücük bir zümrenin demokrasi dışı arayışlara yönlendiğidir,bu küçücük seçkinci zümre yıllarca Askerin sayesinde koskoca bir kitleye egemen olmuştur ve bunun adınada demokrasi demiştir,Türkiye Gerçek Demokrasiyle 2002'de tanışmıştır.
beysim is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-02-08, 22:10  #10
beysim
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 808

Alıntı:
Küresel sermayenin istekleri doğrultusunda tolumsal hayat ve devlet yeniden biçimlendiriliyor.Yapılan yasal düzenlemeler,özelleştirmeler vb. buna hizmet etmektedir.
Sevgili Koçero!Kavganın temelinde yatan sorular;Türkiyenin içe mi kapanacağı,yoksa dışa mı açılacağı,Türkiyenin;Dünyanın Emperyalist güçlerine karşı mı duracağı yanlarında mı yer alacağı sorusudur?Halbuki küresel sermayenin gücü karşısında hiç bir yerel güç duramamıştır,işte seçkinci takımın ve militarist faşizan zümrenin göremediği yahut görmek istemediği gerçek budur.

beysim Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 07-02-08 22:19 .
beysim is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Sendikalar ASYA Türkiye Siyaseti 245 19-07-08 21:27
Darbe Bekleniyor mu? qls_kurt Türkiye Siyaseti 43 01-02-08 00:26
İtalyan komünistlere darbe planı YOL Dünya Siyaseti 3 15-01-08 23:05
ABD'nin darbe planı ifşa oldu! fenerbahçeli Dünya Siyaseti 2 02-12-07 01:30
Üniversitelerde Darbe Var!!! sosyologgg Türkiye Siyaseti 38 14-05-07 13:08


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 13:15.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz