| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Laikler ve Kemalistler.../konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,527
| "Yeni" bir anlayış belirdi. Bugünkü durumun sorumlusu "laik" ve "kemalist" kadrolar gösterimektedir. Ne kadar doğrudur bu? Ülke bugün buralara geldiyse bunun sorumlusu laikler ve Kemalistler demek ne kadar açıklayıcı? Menderses bu anlamda "laik" ve "Atatürkçü"ydü". Demirel de öyle. Türkeş de öyle. Kenan Evren de öyle.Çatlılar da öyle. Bunların hepsinin "laik" ve "Atatürkçü-Kemalist" olduklarından kuşku duyabilir miyiz?. Ama sorunun kaynağını laiklik ve Kemalizm olarak koymak ne kadar doğru? Mumcuları, Aksoyları, Kışlalıları...nereye koyacağız o zaman? Bu yurtsever insanların savunageldiklerini nasıl kategorize edeceğiz? İlle de Kemalizm kavramını işin içine sokacaksak, 23 aydınlanmasını ve Cumhuriyet'in kuruluş felsefesini iyi değerlendirmek gerekir. Bu hareketi yürüten kadrolar M.Çayan'ın saptamasıyla küçük burjuvazinin en sol kadrolarıydı. Katılıyorum. Kemalizm gibi çok da somut olmayan bir kavramı ya da sadece anti-emperyalist, tam bağımsızlıkçı ve "halkçı" olarak nitelenebilecek böyle bir dönemi, bütün bir Cumhuriyet dönemi boyunca siyasal iktidarları ellerine geçiren kadroların "laik" ve "Atatürkçü-Kemalist" olarak nitelenebilecek duruşları ile birlikte aynı kefeye koymak ve benzer kavramlarla açıklamaya çalışabilmek doğru bir yaklaşım tarzı değil. Bu yaklaşım tarzı, ya bilgisizlikten kaynaklanmakta veya özellikle o dönemi karalama adına başvurulan bir yöntem olmaktadır. Bugüne nasıl gelindi sorusunun yanıtı, 23 aydınlanmasının içinde yatmaktadır. Ümmet toplumundan ulus kavramına yönelmek, hilafeti kaldırmak, devletin temellerini akla ve bilime dayandırmak, çağdaşlaşma ve modernleşmenin tüm gereklerini üstyapısal devrimler biçiminde kısa bir zaman içinde gerçekleştirmek o dönemin bir zorunluluğuydu. Başka türlüsü olamazdı. Batı ile aramızdaki uçurum, bu devrimlerin jakoben tarzda gerçekleştirilmeyi zorunlu hale getiriyordu. Bu keskin tavır ve toplumun yaşamında büyük bir yer tutan dinsel motif, anlayış ve yapılanmaların tamamını karşısına almaya neden oluyordu. Ülkedeki karşı çıkışlar, ayaklanmalar, isyanlar bu noktada önem kazanıyordu. Bizleri bugünlere getiren koşulları biraz buralara bakarak görmek mümkündür. Gericilik bu ülkede hiç bir zaman sinmedi. Şeriat özlemleri de öyle. 50'lerden beri ortaya çıkan yaygınlaşma çabalarını görmezlikten gelmek, biraz masa altından vurmak gibi oluyor. Bugün laik kemalistleri eleştiren anlayış, daha dün Menderslerle, Demirellerle, Erbakanlarla, Türkeşlerle birlikte olduğunu ne zaman unutuyor? Yoksa "laik kemalist" genellemesi geçmişlerindeki "günahları" gizleme çabası mı? |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007 Ülke / Şehir: Ankara-İstanbul
Mesajlar: 1,857
| menderes ; dinci-şovenist bir liderdi. atatürk devrimlerinin akılcı çizgisini, dinci çizgiye çevirdi. sorgulayan bir tooplum yaratamak yerine, tarikatların kulu-kölesi olan,sorgulamayan yığınlar yaratmayı yeğledi. bu bağlamda o atatürkçü falan değildir. demirel ; başlarda o da menderes gibiydi. imam hatiplerle devleti adım adım dincileştirmek istiyordu. ama karşısında inönü ve ordu muhalefeti görüyordu zaman zaman. zorunlu bir devlet terbiyesi almıştı. çok cesur davranamıyordu ama elinden geldiğince menderes' in yolundan gitmeye çalışmıştır. bu bağlamda, o da atatürkçü değildir. erbakan ; söyleye gerek yok. şeriatçı olduğunu herkes biliyor. türkeş ; amerika' nın türkiye' deki silahlı kuvvetler-çeteler sorumlusu. ilerici düşünceleri yok etmek, türk islam sentezinin vuruculuğunu yapmak gibi bir görevi vardı. onun da atatürkçülükle alakası yoktur. özal ; kenan evren' in (ABD' nin) adamıdır. türk islam sentezinin devamıdır. türk milliyetçiliğini törpülemek için islamcılığa ağırlık vermiş fakat kenan evren' in talimatıyla islamcılığa gem vurmaya çalışmıştır. ilerici güçler istemeyen birisi olarak o da atatürkçü değildi. gözden kaçan var mıydı ![]() __________________
Dünyada 3 şey vardır ; Tanrı, vergi ve bu ikisine duyulan saygı - Woody Allen Sen benim güldüğüme bakma Nefret ediyorum senden hala |
|
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 1,617
| Alıntı:
Denilen laik anlayışla Kemalist görüş saptaması neden oluştu ?Kimlerin istekleri doğrultusunda bir çatışma ortamı yaratılmak istendi ?Darbelerin kapsamından mı ele alalım ,güncel yaşamdan mı?Temelinden girersek bu laik anlayışla kemalizm görüşü ne zamanlar ortaya çıkıyor? Bunlar düşünülüyormu, araştırılıyormu? Evet konunun özüne gelirsek dinin üzerine oynanan oyunlar ,din duygularının bir rahata kavuşması çatışmalarıda beraberinde getiriyor. İsmet İNÖNÜ'nün demokrasi ve cumhuriyet anlayışı içersinde geçilen çok partili hayat standarları kapsamında herbirini yaşıyoruz Menderes'le başlıyor darbeler ,sol sağ görüşler hakim oluyor, birde bunun içine baş örtüsü sokunca laik le Kemalistler ayrılıyor çünkü baş örtüsü isteyenlerde bizde laikiz diyor... Gerisi hikayemi nedir bende bilmiyorum. saygılarımla __________________
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! | |
|
| #4 | ||
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,468
| Alıntı:
İsmet İnönü demokrasiye inanıyor muydu sizce? Yoksa kazanacağından kesinlikle emin olduğu için mi çok partili sisteme evet dedi? Saygılar, __________________
Bilimsiz din kör, dinsiz bilim topaldır. Albert Einstein | |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,503
| Tüm sorumlu Kemalist oligarşidir... Bu oligarşinin uygulamalarını 1923 aydınlanması ile gölgeleyemeyiz... !923 teki süreç tamamen Atatürkün kontrolünde ve zamanının varsayımlarında şekillendi... kimilerinin yanlışlığı ortada çıktı. Mesela Kürt politikası günümüzde iflas etti .En baştan 1923 öncesine dönüldü. kürt kimliği ve dili inkar siyasetine son verilme aşamasına gelindi... Ama biraz geç kalındı... Atı alan üsküdarı geçti ve artık kimi dayatıları uygulaysabilecek güce kavuştu... nasıl kavuştu derseniz tamamen özgürlüklerin baskı olyu ile engellenmesi stratejisi ile sağlandı ki bu kemalizmin en gerçekçi pratiğidir... Ben şahsın bu süreçte Atatürkü iyiniyetli görmekteyim. Yaklaşan ikinci dünya savaşının belirtileri zaman zaman ayrılıkları törpülemeyi meşru kılmasada gerekli kıldı denilebilir... yada tamamıyla yanlış bir strateji uygulanmış olabilir... Ama kabul etmeliyiz ki Atatürkün dönemsel siyaseti tüm ayrılıkların yok etmeye, kabul etmemeye ve tek bir çizgiye çekmek üzere kuruldu... Bu ya yanlış bir strateji yada zorunlu bir çözümsüzlük sürecinin sonuçlarıydı... Atatürkün son yıllarında başlayan bu devletin ilelebet kontrolüne atatürk dolaylı destek verdi... Bir tek esas alındı... türk milleti için en iyi yönetim cumhuriyettir... türk milletinin bir tek istikameti olacaktır ki buda Atatürk ilke ve inkilapları idi... Anayasal güvencelerle birlikte "atatürk ilke ve inkilabı" neredeyse üniversitelerin bile en geçerli ders stratejisi oldu... bilim bu ilkenin önüne geçti. Bunu en basitinden 20 yıl öncesine kadar ki sosyolojik kürt araştırmaları ve ermeni soykırımının tartışılaması göstermektedir... Bugün bir tarihçi özgürce fikirlerini ve araştırmalarını açıklayamaz. Tezler yazamaz... Resmi ideolojinin tutarsızlığını kesinlikle belirtir ki bu bile tek başına bilimin ideolojiye kurban edilmesi anlamına gelir... Herhalde bunlarıda sağlayan bu ülkedeki tüm değişimin öncü kadroları değil bu kadroların bizlere sunduğu geleceği ele geçirip soyut anlamlar yükleyerek bizlere dayatanlardır... O günlerden bugüne sn melnur mendereslerin örneğini verir... Bu kişiler elbette kökten kemalistler değilllerdi... ama kemalizme yan bakmanında cezasını bir ulusun temsiline ve tercihine rağmen idamlarla ödediler... Siz menderesleri bu ülkenin sebepleri olarak gösterirken şunu atlıyorsunuz ki bu saydığınız isimlerin hepsi ölümler pahasına hizaya çekilmiş isimlerdir... Bakalım... Menderes birçok bakanı ile birlikte (cumhurbaşkanı bayar dahil) idam cezası almışlardır... kendisi ve polatkan ve zorlunun kelleleri gitmiştir... suçu özünde kemalizme yanlış yapmak itaat etmemektir... Bir demirel kaç kez koltuğundan darbelerle olmuştur. bir türkeş bile bu derin devletin bir taşeronu iken yine bu çevrelerden darbeler yemiştir... Bu saydığınız tüm kadrolar canı sıkılanlarca koltuklarından edilmişlerdir... Bundan şu sonuç çıkar ki "kim olursanız olun bu ülkede her zaman kemalist oligarşinin borusu öter..." doğal olarak tüm olumsuızlukların sebebide bu ülkedeki bu çevrelerdir... Derin devlet dedikleri " kemalist oligarşiden" başka birşey değildir... son süreçte bu NET oğlu net birşekilde ortaya çıkmaktadır... Vatansever kuvvetlerin en tepe isimlerinden zihni çakır'ın ergenekonun çöküşü kitabında açıkladığı ve röportajlara düşen şu sözlere bakınız... "ergenekon'un en tepesi aynı zamanda bürokrasinin bir kademesidir. O makama gelen kişi aynı zamanda ergenekonunda başı olur. Bu sebeple örgütün tepesine ulaşılırsa devlette çöker sistemde..." Bu makama gelen kişi elbette çok özel ve seçilmiş bir kişli olacaktır... http://www.haberne.com/haber.php?haber_id=343 Bu devletin öyle millete güvenilecek bir devlet olmadığını iyi bilen bu kadrolar Atatürkün gençliğe hitabesindeki sözler başta olmak üzere herkese karşı pür dikkat kesilmişlerdir... Bu devlet bu millete feda edilemez... bu millet bu devletin koruması ve yaşatılması için vardır anlayışı gelişmiştir. hiçkimse aksini iddia edemezki bu ülkede erbakan gibi bir azılı atatürk düşmanı bile Atatürkün büstünün önünde saygı duruşunda bulunmak zorundadır... Deftere methiyeli "hürmetler atam" yazıları vs yazılmalıdır... hiçkimse bu baskıdan kurtulamaz! isterse toplumun yarısının ve hatta yarısından fazlasının oyunu alsa bile bu ruhani güce boyun eymek zorunda bırakırlar adamı. yoksa derin kemalistlerden icazet almadan birşey yapılamaz... Bu icazetide işte böyle Atatürkün tüm ilericiliğinden zerrece nasiplenmeyen kemalist tabirli kesimler verirler... Bunların ne kadar güçlü ve köklü bir şekilde devletin her taşını işgal ettikleri ortadadır... Öyleki hiçkimse Atatürk adına bile "sizler yanlış yapıyorsunuz, atatürkün çizdiği yol bu dogmacı bu baskıcı yol değil" diyememektedir... AKP geldiği günden bugüne şeriat sisteminin öngörebileceği hiçbir uygulamayı getirmemiştir... Hatta hatta genelev fahişeleri için meslek geliştirme krsları ( ne demek oluyorsa) bile öngörmüştür... Bu kemalist oligarşi yaklaşık 15 yıldır güç kaybetmektedir... ( Bunun sebebi kürt sorunudur) Önceleri halkın erbakan ve refaha yönelik görüşleri( bunların hatası ve çapsızlıkları ile beraber ) bu kemalist egemenlerce yıkılmıştır... 28 şubat süreci gelişmiştir... ama bu dayatıların net bir şekilde haksızlık olduğu toplum bilincinde yer etmiş (işte kemalistlerin göremediği budur-artık halk eski bildiği halk değildir) buna çok daha güçlü bir şekilde AKP yi iktidara taşımıştır... Bu değişim doğal olarak statükocu kemalistleri rahatsız etmiş geçen seçim öncesinde yine "şurda oruç tutmayanı vurdular" "burda kızların saçinı çektiler" türünden artık toplumun iyice görebildiği yüz yıllık kirli muhalefet örneği sergilediler... Nasıl ki islamdaki tabular yüzünden islamın siyasi hayata müdehalesi istismarcı çevrelerce kullanılmakta ve sözde allahın kanunu ile ülke yönetme yapılıyorsa (-ki yapılan birilerinin "ben bu kitaptan bunu anladım" diye kendi anladığını allahın emri diye siyasi hayata dayatmasıdır-) türkiyedede aynı şekilde "atatürkçülüğün ne olduğunun net olarak tartışmadan kaçınılması ile (laikliğin tanımından bile hala kaçar bu çevreler) kendilerini Atatürk ilke ve inkilaplarının koruyucusu gören bir oligarşi oluştu... Bu çevreler Atatürk ilkelerine ve devrim yasalarına sadakat adı altında tüm toplumu kendileri gibi olmaya ve kendilerine itaat etmeye zorladılar... artık ipin ucu kaşıncada ve millet uyanıncada, gerçek atatürküçülük böyle şeyler değildir. bir dogmalar değildir. ilerlemedir dedikçe bunlar bunu sürekli göz ardı ettiler... Bakın en alasından bir ADD veya ÇYDM gibi yapılar tek bir kes olsun şu türbanda gösterdiği hassasiyeti binlerce çeteler için onbinlerce faili meçhuller için kürt sorunu için ,demokrasi sorunu için ve hatta trafik sorunu için (binlerce türbana beterdir bu tek başına) göstermezler... Varsa yoksa türban derler... Çünkü türban kemalist baskının son dönemlerdeki en büyük varlık sebebidir... Malum ortalarda adam taşlayan ve başı açık kadınların yüzüüne kezzap döken, yada adam boğazlayan şeriatçılar yok! Ne var ? AKP nin tek başına iktidarı var. Bu AKP içinde kemalist elit kesim el pençe divan duracakları bir kesim değildir... Onların farklı bir oligarşisi vardır... şimdi tam tersi bir durum oluşsa bu kez AKP nin "din elden gidiyor" diye teranesini dinleyeceğiz... Halbuki dininde laikliğinde bir yere gittiği yok... Son olarak burda kemalistler vs diye bahsedilen kesim elbetteki Atatürkün aydınlık türkiyesinin ve bu milletin geleceğinin rotasının samimi inanırları değildir... Bu kişiler devlette en küçük bir söz hakları vs yoktur. Yani bu elit camiadan değillerdir... En fazla böyle yerlerde yada forumlarda doğru anladıkları Atatürkün rotasını takip edebilme arzusudur... Ancak ortalık "atatürk ilke ve inkilapları yerlerde sürünüyor" diye cıngar koparan zihniyet ... işte onlar bu kemalist olma ayrıcalığının pastasını yiyebilenlerdir... Nasıl ki osmanlıların tüm hatası osmanoğlullarınınsa Bu cumhuriyetin bu hale gelmesinin ve halkına huzur vermemesinin tek sebebide bu Atatürkün ismi üzerinden rant sağlamak isteyen kemalist oligaşidir... phidas Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 08-02-08 14:47 . |
|
| #6 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,527
| Kimdir bu "Kemalist Oligarşi"? Daha düne kadar destekledikleriniz, mendersler, türkeşler, erbakanlar, Demireller değil mi? Bu ülkede 60 yıla yakın çok partili hayatın bütününe yakın bir zaman egemen olanlar değil mi? Bugüne kadar oy verdikleriniz, meydanlarda türk bayrakları ve "kutsal kitaplar" öpülürken, vatan millet sakarya ajitasyonları yapılırken alkışlayanlar, oy verenler, destekleyenler...-değil mi? Buradan bile rant peşinde miyiz? Bu ülkeyi bu hale getiren zihniyet burjuvazinin kendi siyaset aktörleriyle ortaya koydukları politik tercihlerdir. Sağ anlayıştır.Anlaşılmasını istiyorsak daha açık tutumlar alınmalıdır. Laik Cumhuriyet yerine ümmet toplumunun düşünüş biçimlerini yaygınlaştırmak demokrasi ve özgürlük değildir. 12 Eylül faşizminin bu ülkeye armağını olan gerici kalkışmayı gizleme çabası ile soyut kavramlara sığınmak aydınca bir tutum da değildir. Bu ülkeyi bütün olumsuzlukları içinde daha da geriye götürecek çabalar, ne demokrasi ve özgürlük mücadelesidir, ne de emekçi yığınlarına bir yarar getirir. Türban bu ülkede sadece genç kızlarımızın başını örtmekle kalmıyor, bu ülkedeki yoksulluğun ve çaresizliğin de üstünü örtmeye yarıyor. Somut çözüm mü; emek siyaseti ve her türlü gericilik ve yobazlığa karşı mücadele bayrağını yükseltmekten geçiyor. Soyut kavramlara sarılmak, ortalığı toz dumana dönüştürmekten başka bir işe yaramıyor. Eleştirmeye çalıştığınız "ihaleciler ve din simsarları" bu bulanıklıkta işlerini çok daha iyi görüyorlar çünkü. |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,503
| Menderesler, özallar, demireller, türkeşler bu oligarşinin sac ayağıdırlar en çıkarcılarıdır... Bunlar tamam "biz sizlerin hegemonyasına karışmayacağız" diyerek icazet alırlar... Sonrada yolsuzluklarla veya türlü türlü imkanlarla ne görütebilirlerse görütürler hükü metleri döneminde... Oligarşiye meydan okumaya başlarlarsa ve hükümet olmakla yetinmeyip iktidarıda isterlerse başları vurulur... aynen osmanoğlullarındaki gibi... Erdoğan hem kendi oligarşimi oluşturayım demektedir. Hemde bu oligarşiyi ele geçirebilmek için karşı oligarşi olan kemalistleri ince ince eleyeyim demektedir... Ama herşey gelir burada tıkanır... Bu ülkede bir başbakanın ve hatta bir cumhurbaşkanının bile gücünün yetmediği davalar bile oluyorsa artık bu ülkede bir yerlerde bazı gizli eller olduğu ortaya çıkar... Bir çatlı için mehmet eymür " beni bile görevden alacaktı" diyebiliyorsa orada "dur" demek gerekir... Bu kişilerin hepsi birer oyuncudur. kimdir bu güç bu kişiler kime güvenir... Yada başbakanın sonuna kadar gidilecek dediği bir şemdinli savcısı nasıl bağımsız bir kurumda dakikasında görevinden edilir... Bunu millet olarak hepimiz sormalıyız... Atatürkçülüğü bir dayatı olmaktan çıkarıp tamamıyle ulusu kalkındırma stratejisine ve Atatürkün dogmalardan arınmış ülke siyasetine yöneltemediğimiz sürece bu oligarşi hep var olacaktır... Atatürkçülük dogmalar ve halkına düşman olma küçük görme değildir! Bunu herkese anlatamadıktan sonra sadece din konularına boğduğumuz sürece geleceğimizi yok ediyoruz... eldeki net bir gerçek var... 1923 yılından 1938 yılına kadar müthiş bir ilerleme kaydetmişiz... Ondan sonra ise tamamıyla dünyadan kopup kendi içimize yönelik bir iç siyaset geliştirmişiz... Bugünlerde ise dünyada hiçte saygın olmayan bir yerlerdeyiz... Neden? Yoksa birileri Atatürkçülüğün istismar etmeye devam edecek... Atatürk gerçek şeriatçılarla uğraşırdı. "din elden gidiyor" diye toplumu kışkırtanlarla uğraşırdı... şimdilerde olsa "laiklik elden gidiyor" cularla uğraşacağını düşünüyorum... çünkü böyle bir ülke şartlarında böyle bir iddia ülkeyi oyalamaktan başka birşey değildir. |
|
| #8 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,154
| 12 Eylül ve Kenan Evren zihniyeti kemalist olarak algılandığı için kemalizm rahatça günah keçisi haline getiriliyor.Oysaki 12 Eylül'ün ik yaptığı iş CHP yi kapatıp üniversitelerden atatürkçü aydınları atmak olmuştur.Askeriye Natoya bağlı bir birimdi.Amaç ise bağımsız bir türkiye değil komünizme karşı savaşan türk-islmacı bir bağımlı devletti. Bir uçta Uğur Mumcu var bir uçta Kenan evren. İşte kemalist oligarşi diye suçlanan sahtekarlarla kemalist aydınlar arasındaki fark bu kadar derindir.Bunu da artık birileri farkedemiyorsa ne diyelim.... __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,503
| Kemalist oligarşi ve kemalist aydın... onlarca yazımda bu gerçekliğe ulaşamamıştım... Net bir tanım yapılamayınca böyle herkes birşeyler anlıyor... bir uğur mumcuyu aynen bunlar öldürdüler... Bunu apo bile söyledi... gerçek kemalistleri katlettiler, tasfiye ettiler diye... kendilerini samimi atatürkçü veya kemalist aydın görenler bu kemalist oligarşiye karşı mücadele etmek zorundadırlar... Mustafa Kemal'in yolu bağımsızlıktır... Dünyada lider bir ulus ve ülke olabilmektir... Refahtır, gelişimdir, eğitimdir, bilimdir... Ne AKP nede CHP nin siyaseti değildir... Bunların tek derdi iktidarın nimetlerini yiyebilmektir... dikkat edilsin Hem AKP Hemde CHP "gerçek atatürkçü biziz, gerçek laikliğin teminatı biziz" demektedirler... böylece kemalist oligarşiden "beni destekle, ben senin çıkarlarını kollayacağım" denilmektedir.. Atatürkün gözünün nuru halkımızda çaresizce kısmetini beklemektedir... "beni kime gelin edecekler acaba?" |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 3,963
| Ülkeyi 60 yıldır liboşlar yönetiyor; halk perişan, aç... __________________
Yok! |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Seçim Sonuçları! | umbrasword | Türkiye Siyaseti | 426 | 24-03-08 18:16 |
| 29 Nisan Cumhuriyet Mitingi | fawkes | Türkiye Siyaseti | 116 | 23-07-07 11:10 |
| Laik müslüman aldatmacası | Hamas | Arşiv | 212 | 24-11-06 20:04 |
| Laiklik Üzerine.... | Balıkçı Filozof | Türkiye Siyaseti | 8 | 25-09-06 23:26 |