"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Kişisel gelişim kitapları inandırıcı mı?/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 1,858
| Türkiye'de olduğu gibi tüm dünyada çok yaygın, son olarak 'The Secret' büyük gelir elde etti. Bir eleştirmen, '' bu kitabı okuyarak zengin olan kimseyi gördünüz mü? yazarından başka..'' şeklinde bir eleştiride bulunmuştu. Bundna fayda gördüğünü iddia edenler de az değil. Ve artık gettolara kadar uzanan kişisel gelişim merkezleri var. Son iki üç yılda arttı. Sizce reel bir durum mu, yoksa kendi kendimizi avutmak mı? ( Bu konuda tecrübeleri olan varsa özellikle bekliyoruz. ) Diğer bir konu da, kuantum fiziği hakikatan The Secret'te belirtildiği üzere düşüncenin gelecek dediğimiz şeyi (zaman aslında bir yanılsama) etkiliyor mu? Yoksa bu avuntuya bilimsel sos mu döküyoruz? __________________
Egonuzu siyasal yönetimlere karşı koruyunuz. |
|
| #2 | |
Bilim - Mitoloji Dergi Yazı İşleri ![]() Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,144
| Kişisel gelişim olarak baktığınız kitap kategorileri değişmektedir. Bazılarının psikolojik gelişim bakımından faydaları olabilir. Ancak son günlerde yaygınlaşan kuantum ya da NPL ye bağlı olguların geçerliliğini fazla mantıklı bulmuyorum. Yani insanın istemesi yeterli ve çok arzu ederse sürekli o olguyla yatıp kalkarsa gerçekleşirmiş...Bunlar kapitalist sistemin sermaye kapılarıdır. __________________
tik tak seslerinden ürkmeden..... |
|
| #3 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,834
| Şu an vaktim olmadığı için yazamıyorum ancak benim okuduğum kişisel gelişim kitapları benim için çok faydalı oldu. Örneğin en son uyku ile ilgili okuduğum kitap hayatımda bir devrim yarattı ve artık daha az uyuyarak daha enerjik olabiliyorum. __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: Cehennemin dibinden.
Mesajlar: 1,377
| Türkiye bu trende çabuk uyum sağladı. Doğan cüceloğlu, üstün dökmen gibi isimler bir yerde konferans verecekleri zaman milyon dolarlar söz konusu olmakta. Bu gün avrupa da amerika da best seller olan kitapların başı çektiği kitaplar kişisel gelişim kitapları. Yine en çok para kazananlar psikologlar. Doğa boşluk kabul etmez. Kapitalist sistemin en büyük hezeyanı bireyi yaratayım derken insanı sosyal izolasyona uğrattı. Bu gün insanlar tek başına yaşamın nimetlerinden basetmekte. Doğruluk payı elbette ki var. Aancak tv seyrederken, bilgisayar başında tek başınıza internete girerken, yanı başınızdaki aile bireyleri ile iletişim kopmuş; sanal iletişim bunun yerine geçmeyi başarmıştır. Alış-veriş mi yapacaksınız, arkadaşlarınızla mı görüşeceksiniz, eğlenmek mi istiyorsunuz, oyun oynamak, bilgi,araştırma vs bütün ihtiyaçlarınızı sanal ortamda yürütebilirsiniz. Peki bize bunun ne zararı var, ya da zararı var mı? Yalıtık, sosyal izolasyondaki insan ile ete-kemiğe bürünmüş sosyal faaliyet arasındaki fark kadar fark var. Artık internette hiç tanımadığınız bir insanla en can alıcı sorununuzu paylaşabilirsiniz ama, yanı başınızdaki insanla paylaşamazsınız. Çünkü işin içine o zaman özgürce düşünmeyi engelleyen, göz teması, el kol hareketi, mimikler de giriyor. Soyut zekası gelişen, somut zekası körelen bir dünya. Düşünsel hayat dolayısı ile düşünsel bir hayat yaşayan insan nesli yarattı. Babası öldüğünde başını bilgisayardan kaldırmayan dokuz yaşındaki çocuk -- aaa babamın bir canı mı varmış dedi. Soyut ,somutun yerini almayı başardı. Bunun bir zararı var mı? Bütün ihtiyaçları bedensel efor harcamadan karşılamak, somut sosyal işlevlerin tarih olmasının kime ne zararı var? Matrix filminde olduğu gibi gerçek insanız biz diyen insanlar acaba yer kürenin teknolojiyi ithal edemediği yerlerde yaşayan insanlar mı? Bunlar sosyal- ruhsal sorun yaşamıyor mu? Kişisel gelişim kitaplarına ihtiyaçları yok mu? Bu kitapları kimler okuyor ona bakmak gerek. Öncelikle kitap okumak zaten orta sınıf karakter özelliğidir. Ki alt sınıfın değil kişisel, zorunlu kitapları bile okumadığı bir gerçek. Her sosyal sınıfın yaşadığı öncelikli sorunları var. 400 tl ile geçim sağlamaya çalışan bir insanın öncelikli ihtiyacı kişisel gelişimini sağlayıcı kitaplar okumak değildir. Yiyeceği ekmeğin, oturacağı barınağın kalitesini artırmak, aldığı maaşın miktarını artırmak, çocuklarına iş bulabilmektir. Oysa maddi sorunlarını aşmış insanın ikincil planda duygusal sorunları ortaya çıkar. Para her şey demek değildir der bu insanlar. 400 tl ye geçinmeye çalışan insan için bu söylem bir komedidir. Ki gerçekliği de doğrudur. Ama aylık geliri 1500 tl olan bir insanın işlerinin yoğunluğu, iş ve evde yaşadığı yalıtık hayat dolayısı ile kavgadan, telaştan uzak sad bir hayatı daha güzel görmesi, zaman zaman böylesi bir tercihle karşı karşıya gelmesi de normal bir durumdur. Çünkü insanın sosyal yönü doyuma ulaşamamaktadır. Dövüş kulübü adlı filimde de olduğu gibi yine sanal yöntemlerle insanlar yaşadıkları sosyal yalıtılmışlıklarını aşmaya çalışarak bu sorunun üstesinden gelmeye çalışmakta. Kanseri testisler grubu, veremliler grubu, meditasyon, yoga gibi sanal insanlardan müteşekkil, sanal yöntemlerle sosyal yalıtılmışlığın üstesinden gelinmeye çalışılmakta. Yabancılaşmanın bizzat üreticisi kapitalizmdir, yabancılaşma sorununu yine kendi algılayışı doğrultusunda ,soyut biçimde çözümlemeye çalışan yine kapitalizm. Dünya bu gün dinsel metinlere her zamankinden daha çok önem vermektedir. Yaşanılan duygusal, sosyal yalıyık hayat insanları kurtuluş dinde sonucuna götürmekte, ya da kurtuluş kişisel gelişim kitaplarını hatmekte sonucuna. Hayır bence hiç birisi çözüm üretemeyecek. Bu sadece insanların yaşadığı yabancılaşma duygusunu soyut düzlemde tamir etmekten başka bir işe yaramaz. Yabancılaşmanın kendisidir kapitalizm. İnsanlar, bilim,sanat,kültür yolu ile kendilerine kişisel gelişimlerine katkı sunacak hobiler, ilgi alanları yartamadığı sürece bu yabancılaşma duygusuna mahkum olmaktan başka bir şey yapamazlar. Bunu ben ürettim, bu benim eserim dediğiniz eserleri de birileri ile paylaşıp, sosyal ilişki kurulmadığı sürece yabancılaşma duygusundan kurtulunamaz. Çünkü kapitalizm sırf bu duygusal tepki dolayısı ile de yıkılamaz. Amerika da traşlı, iyi maaşlı, gravatlı tipler, türkiye ye tatile geldiklerinde sırtlarında yatakları, altlarında bisikletleri ile az bir para ile bütün türkiye yi dolaşıp, modern kapitalizmin önemli yöneticileri değil de orman adamıymış gibi tatiller yapmaktalar. İnsanın içinde sıkışmış olarak duran doğallığa yönelim duygusunu 1 aylığına da olsa tatmin etmekteler. Sonra kendi ülkelerine döndüklerinde yine modern kapitalist yönetici formatına dönmekteler. İşlerinin gereği budur. Che bakan olduğu dönemde, yurt dışı gezilerinde en çok yere oturup, mangalda pişirilmiş butu çatal bıçak olmadan eliyle yediği, libya dan en çok zevk almış. Evet çatal bıçakla yemek şehirli ,modern oluşun ama bir o kadar da kendini kuralların sıkıcılığına hapsetmişliğin bir belirtisidir. Doğal olandan ne kadar uzaksanız, yapay olanla o kadar bütünleştiniz ve işiniz de bir o kadar zor demektir. Kök salan yabancılaşmadan kurtulabilmeniz, özgür, doğal olabilmeniz o kadar zordur ki. Yabancılaşmanın farkına vararak nüfusu büyüyen dünyada düzen, iltizamın devamı için bir gereklilik olduğuna bakarak, yeri geldiğinde doğallığınızı açığa çıkarabiliyorsanız hastalıktan kurtulmuş, ikisinin de üstesinden gelebiliyorsunuz anlamına gelir. Yoksa modern kapitalizm ,insan yabancılaşma yaşıyor diye, ilkel kominal sisteme tercih edilemez. Dünyanın, değerlerin ters durduğu bir gerçek, buna sebep olan özel mülkiyetçiliktir. Fakat özel mülkiyeti terketmek sosyalist deverimle değil, teknolojik deverimle gerçekleşebilir. İnsanların çalışma zorunda olmadığı sistem robotların çalıştığı bir dünya ile kurulabilir. O zaman üretim araçlarının kamuya ait olması kadar normal bir durum olamaz. Çalışmayan insanın da bilim-sanat-kültürle uğraşmaya yetecek kadar rahat, eşit, sınırsız bir dünyası olacak, yabancılaşma tarih olacak. __________________
Sivil ve askeri bürokrasinin (oligarşi) dikta rejiminden ,onların kurumlarını özelleştirerek kurtulabiliriz. |
|
| #5 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,089
| ah kapitalizm sen nelere kadirsin.Para kazanmanın 1001 türlü saçma yolunu bulabiliyorsun.... __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2008 Ülke / Şehir: Anarquismo
Mesajlar: 1,478
| Alıntı:
Saglicakla kalin. __________________
"ben beni ilgilendiren tarafiyla ilgilenirim" anarsik bir soyutlanmadir. anarsistin siyasal terminolojiye ihtiyaci yoktur, o siyasete mani olmanin pesindedir. | |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2008 Ülke / Şehir: Anarquismo
Mesajlar: 1,478
| Alıntı:
Mesela bir tarihi kitabindan ogrendiklerimiz benim icin gelisim kitaplarda yazan degerlenden dahada onemlidir. __________________
"ben beni ilgilendiren tarafiyla ilgilenirim" anarsik bir soyutlanmadir. anarsistin siyasal terminolojiye ihtiyaci yoktur, o siyasete mani olmanin pesindedir. | |
|
| #8 | ||
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,834
| Alıntı:
| |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 1,858
| Sayın turker; Uyguladığınız taktik 'Da Vinci yöntemi' olarak bilinen 'üç saatte bir yirmi dakika' uyuma tekniği mi? __________________
Egonuzu siyasal yönetimlere karşı koruyunuz. |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007 Ülke / Şehir: Ixion civarı
Mesajlar: 1,159
| Kitabına göre değişir aslen.Örneğin;secret kitabı bana saçmalıktan öte gelmedi __________________
http://img374.imageshack.us/img374/2365/hungry20child1gs7.gif Bu resme iyi bakın,Bu resmi size kapitalizm ulaştırdı! |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| '367 şartı inandırıcı değildi' | redyellow | Türkiye Siyaseti | 8 | 13-12-07 17:36 |
| ÖDP: Barış isteyen mayınla inandırıcı olamaz | fenerbahçeli | Türkiye Siyaseti | 15 | 08-10-07 23:21 |
| İslamın kişisel dini suçlara bakışı(Namaz Örneği) | özedönüş | Arşiv | 2 | 02-06-07 09:30 |