| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Kültür-Sanat, İdeoloji ve Toplumsal Tutum/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Kültür ve sanat hakkında tartışmalar,haberler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Kültür-Sanat ![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 507
| Kültürel ve sanatsal bir çok eyleme ilgisiz olduğunu düşünüyoruz toplumun. Özellikle aydın ve entellektüel olduğunu idaa eden veya bizim böyle kabul ettiğimiz çevreler bu idaayı sürekli yineler durumda. Herhangi bir sergide, dia gösterisinde, konferansda, sempozyumda, gazetede, kitapda; çoğunlukla ideolojik bir tutum görüyoruz. Hatta bazı zamanlarda bu tutum ideolojiyi dayatma noktasına kadar varıyor. Etkinlik veya eserlerin, yoğun bir şekilde ideolojilerin etkisi altında kalması toplumun bu çalışmalara ilgisiz kalmasını -belki de bu bir ilgisizlik değil kaçıştır- haklı çıkartır mı? Kültür-sanat, ideoloji ve toplumsal tutum arasındaki ilişki nasıl olmalıdır, bu konuda sınırlar olmalı mıdır, olamalıysa sunan kesim ve sunulan kesim adına sınırlar ne olmalıdır? |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,221
| Varlığa ilişkin a priori bilgi yoktur. Bir konuda sözlerimizi, eğer değer yargılarımız belirlemeyecekse, gerçekle ne kadar ilintili olduğuna dair somut verilere dayandırmalıyız. "Aydın ve entellektüeller toplumun kültüre ve sanata ilgisiz olduğunu söylüyor" önermesi bir değer yargısı içeren önermedir. Hangi veriler, buna inanmamıza neden olacak? Herhangi bir "etkinlik" herşeyi içerebileceği gibi, ideoloji de içerebilir. Bir ideoloji yol gösterici olandır. Aydınların da buna ihtiyacı vardır sanatında vardır. politik sanat, sanatın yönelimlerinden biridir. Fakat ideolojik olmak başka bir anlam içerir. Kırların ve taklaların resimleri, peyzajdır. Peyzajın başlangıcı, tarlalarını ve zenginliğini göstermek isteyen kapitalizmin başlangıç evresindeki toprak beylerinin isteğidir. Basit bir manzara resminin temeli ideolojiktir, bu bakımdan. Söz konusu olan politik olmaksa, toplumdan bağımsız değildir politika. Yükselen yeni değerlerimize uygun olarak toplum tek boyutlu olmaya alıştırıldığı ve öteki olan, kötü olan, olarak içselleştiği için, genal değer yargılarının dışında olan kötü kabul ediliyor. Sanat herhangi bir nedenle sınırlanamaz. politik, ideolojik, erotik olablir. Kime sunulacağına göre de şekillendirilemez. Eğer sanata karşı bir ilgisizlik varsa, ilk olarak kültür bakanlığının ne kadar bütçesi olduğuna bakarak aranmalıdır konu. Sanata dünyanın geri kalanından daha az ilgi olduğu doğru. Fakat eğitim konusunda, en geri Afrika ülkeleriyle yarıştığımız da doğru. Sanatçıya karşı resmi bir saldırı normal kabul edilirken, Aydınlar sürekli mahkeme kapılarında dolaşırken, çıkışlarda saldırılara uğrarken, toplumun aydınlara karşı önyargı sahibi olması kaçınılmaz. Bir heykel dikiliyor ve pornografik olmasından sözediliyor. Eğer bu saldırıya karşı çıkılmıyorsa, salt politik olma bakımından da karşı çıkılamaz sanata. Çünkü sanat pornografik içerik bile taşıyabilir. Ortalama her söylem "kendine aydın diyenler" diye başlayabiliyor ve bu normal kabul ediliyor. Sözün hakaret içerdiği kimseyi ilgilendirmiyor. Nobel kazanan bir yazar cumhurbaşkanının umrunda olmayabiliyor. Diğeri aydınları kabu lettiğ iiçin saldırılar olabiliyor. Bunların tümü "ideolojik" tavırlar.Politik tavır alma. Yani sanat hiç bir yerinden ideolojiden ve politikadan ayrı değil. Bir de diğer yüzü var sürecin. Politik tavırlarına sanatı kalkan yapma eylemi. Sanat belirli bir politikayı işleme aracı olarak görülebiliiyor. Aslında bu tam olarak olmaması gereken bir şey değil. Tek şartla, üretilen şey sanat eseriyse. Sanatsal bir "şey" sanat eseri olarak sunulursa, bu zaten, genel olarak sanatın içeriği bakımından anlamlı değil. |
|
| #3 | ||
Admin ![]() Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 4,346
| Alıntı:
Aynı durum kültür için de geçerli olmakla beraber kültür, sanattan farklı olarak aynı zamanda muhafazakar eğilimler gösterebilmektedir. Modern devlet içerisinde kültürün uluslaşma ile paralel yol aldığını göz önünde bulundurursak egemen kültür anlayışının da egemen toplumsal&siyasal yapı tarafından şekillendirildiğini pekala söyleyebiliriz. Modern devletin getirdiği bu özellikler kültür-sanat-ideoloji ilişkisi içerisinde eğitimin yerini belirleyici kılıyor ki bu durum Türkiye özelinde aydın&toplum farklılığının da belirleyicisi durumda. Sonuçta hakim kültür ve eğitim politikaları aracılığıyla egemen ideoloji tarafından bir kalıba sokulan, belirleyici özelliği mevcut kalıpları muhafaza etmek olan kitleler ile sanatı bir orta noktada buluşturmak pek mümkün olmuyor ve belirttiğiniz karştılıklar oluşabiliyor. Diğer taraftan hakim ideoloji dışında kalan tüm ideolojilere , ideolojinin negatif anlamının yüklendiği bir anlayışın egemen olduğu bir zamanda toplumun sanat karşı olan bu ilgisizliğinin ideolojik dayatmadan değil sanata ve ideolojik olana bakış açısından ileri geldiğini söylemek daha mümkün görünüyor. Bugün sanat bir meta , izleyici,okuyucu,vb. ise tüketici konumundadır. Hakim ideolojinin yarattığı bu durum bir arz-talep ilişkisi yaratmıştır ki sanat ve sanatçı için böyle bir ilişki kabul edilemez. İlgisizlik olarak nitelediğimiz durum arz-talep ilişkisini göz ardı ederek yaratan sanatçının içinde bulunduğu ''ideolojik'' konumun doğal sonucudur bana kalırsa... | |
|
| #4 | ||
Felsefe&Konu Dışı ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,235
| Alıntı:
![]() http://www.unesco.org/culture/worldr...contents.shtml daha fazla bilgi isteyenler google'a statistical data+culture art+countries yazıp arayabilirler. __________________
"Gazi'nin yoksul kondularından aktık öfkeyle sokaklara Kurtuluşumuzun bayrakları dalgalandı barikatlarda..." esitlik Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 12-02-08 23:19 . | |
|
| #5 | ||
Felsefe&Konu Dışı ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,235
| Alıntı:
sınırlar konusunda da şunu söyleyebilirim; sanatçıların anlatımlarında sınırlar olmadığına göre, fikirlerini ve duygularını herhangi bir bskıya maruz kalmadan anlatmakta ısrarlı olacaklarına göre sanatta ideolojik sınırlamaların olabileceğini düşünmüyorum. Yani toplumcu sanatı savunan sanatçılar eserlerini herhangi bir sınırı göz önüne almadan ortaya koyarlar. Toplumcu olmayanlar zaten rahattırlar, onarı kısıtlayan koşullar azınlıktadır. Bu durumda tplumcu olmayan sanatçıların, eserlerinde herhangi bir sınırlamaya maruz kaldıklarını hiç sanmıyorum. Zaten sanatta ideoloji sınırlaması şu anlama gelir; sanata yön veren X ve Y ideolojileri olsun diyelim. Eğer güncel zamanda X ideolojisi sanatta daha etkin ise sınırlamaların hepsi Y ideolojisi üzerinedir. Bir gün Y ideolojisi baskın olduğunda da X ideolojisi üzerindeki sınırlamalar had safhaya ulaşacaktır. Sınırlamaların ortadan kalkmasını bir kenara koyarsak azalacağını bile tahmin etmiyorum. yukarıda yazdığım her şeyi unutsak dahi halkın büyük kısmı sanatın fazla kısıtlanmadığına inanmaya devam edecektir. Bundan dolayı sanatçıların sanatın işlevselliği ve görevleri hakkında yazılanları halka ulaşmamaya devam edecektir. yani bu sanatçıların halka anlatma çabaları da yalan olmaktadır. Saygılar. __________________
"Gazi'nin yoksul kondularından aktık öfkeyle sokaklara Kurtuluşumuzun bayrakları dalgalandı barikatlarda..." | |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Feb 2008 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 388
| Alıntı:
Buna en son örnek "nü" çalışmalara yönelik gerçekleşen saldırılardır, buda eğitimsizliğin ve gericiliğin bir yansımasıdır ancak kim sesli bir eylem gerçekleştirebiliyor?Buda günümüz sanatçılarının pasifliğini ortaya koymaktadır, açıkçası ben bir kaç kişinin çıkıp çıplak yürüyüş yapmasını beklemiştim.Ancak hala sanat nesnel bir konumdayken, metalıktan çıkmamışken bundan bahsetmekte abest kaçıyor farkındayım.Her sanatçı kendi düşünsel dünyasını üretir, buradaki mesele yorumcunun ne hissettiği ve ne adlandırdığıdır ve kaçınılmazdır ki sanatçı ideolojisiyle şekillenir her birey gibi. | |
|
| #7 | |
Felsefe&Konu Dışı ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,235
| ideolojik sanat itici midir? Önyargılı mı yazılmıştır? İşte bu ideolojilerin sol kısmından sanatla ilgili birkaç makale: http://www.sanatcephesi.net/subat.pdf bu tarz sanat eleştirileri mantıklı geliyor mu size? Bu makaleleri sanatta bilgi birikimi olan kişiler mi yazmıştır dersiniz? Sizin fikirleriniz nelerdir? __________________
"Gazi'nin yoksul kondularından aktık öfkeyle sokaklara Kurtuluşumuzun bayrakları dalgalandı barikatlarda..." |
|
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Feb 2008 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 388
| Alıntı:
__________________
Son bir gece daha çirkin olalım... aycha.. | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 'Sanat korkakların işi değildir' | Ufuk Güney | Türkiye Siyaseti | 3 | 12-01-08 03:46 |
| Kazım Koyuncu Kültür Merkezi kuruldu. | Serda | Arşiv | 8 | 29-10-07 11:36 |
| Popüler Kültür ve Yüksek Sanat çatışması | sosyologgg | Arşiv | 2 | 11-12-06 13:39 |
| Müzik Felsefesi (Sanat Felsefesi) | petricli | Arşiv | 4 | 28-06-05 12:18 |