| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Edebiyat ve Sanat Eleştirmenliği/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Kültür ve sanat hakkında tartışmalar,haberler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Kültür-Sanat ![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 507
| Edebiyat ve sanat eleştirmeninin, her zaman kendini daha yakın hissettiği bir akım olur. Her ne kadar yorumlarını yaparken tarafsız tavır takınmaya çalışsa da bir şekilde bilinç altının yönlendirmesiyle eleştiride mutlaka yanlı tavırlar söz konusudur. Hatta öyle ki eser satırlarca objektif bir şekilde irdelenir, eleştirilir ama en son cümlelerden birinde "ama, ancak, fakat.." gibi bir bağlaç vardır ki işte ondan sonra eleştirmenin saf düşünceleri yer alır. Aslında kimi eleştirmenler de gerçekten kendi düşüncelerinden sıyrılıp eserin mevcut duruma göre değerlendirmesini yapabiliyor ama bu yetkinliğe ulaşmak sanırım oldukça zaman alıyor. Bir başka durum ise şöyle; kıstas nedir? Aynı akımın takipçisi iki eleştirmen bir eseri oldukça farklı boyutlarda inceleyip, değerlendirmelerde bulunabiliyor. "Ortak ölçütler neler?" Bu sorunun süregelen bir sorgulanma süreci vardır ancak hala sonuca ulaşılamamıştır. İşlevsellik mi yoksa estetik mi? Belki de arasında kalınan en önemli kriterler bunlardır sanat adına eleştiri yapılırken. Son olarak bir de şundan bahsetmek istiyorum. Eleştiri mekanizmalarının çoğu zaman tez-antitez şeklinde işlediğini görüyoruz. Herhangi bir akımın sempatizanı, eseri kendi benimsediği akıma göre eleştiriyor ve bunu yayınlıyor. Karşı tarafın eleştirmenleri ise bir nevi o sempatizanın tezlerini çürütücü nitelikte bir başka eleştiri kaleme alıyor antitez niteliğinde. Aslında bunlar benim gözlemleyebildiklerim eleştirmenler adına. Mutlaka daha bir çok çelişki eklenebilir bu başlığın altına. Ancak tüm bunların yanında ben kimi eleştirmenlerin değerlendirmelerini ilgiyle takip etmekten kendimi alamıyorum. Bazen, aslında beğeneceğim bir eser acımasız eleştiriler alıyor ve onu keşfetmem zamanın insafına kalıyor önerileri değerlendirdiğimden. Bazen de aslında normal şartlarda ilgimi çekmeyecek olan ama izlediğimde, okuduğumda "iyi ki..." diyeceğim bir çok esere de yönlendiriliyorum. Eleştirmenlerin akımcı olması, değerlendirmeler adına ortak kriterlerin olmaması, eleştirmenliğin bir tez-antitez üslubuyla yapılması.. Tüm bu durumlar sorun mudur yoksa düzensizliğin içinde bir düzen olup, süregelmiş ve süregidecek de olan, edebiyat ve sanatın bir gerçeği mi? |
|
| #2 | |
Felsefe&Konu Dışı ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,235
| Her türlü eleştiride bir öznelliğin olduğu fikrini ben de benimsiyorum. İnsan düşünceleri olan bir valık ise bu düşünceler illa bir yere kaymış olması gerekir. Eleştirileri de beynimizdeki bu düşüncelere göre şekillendiriyorsak bizim düşünce kalıplarımıza yakın olanları övecek, diğerlerini daha şiddetle eleştireceğiz. Eleştirmenler de insan olduğuna göre insan psikolojisinin kişiden kişiye değişmeyen bu varsayımını eleştirmenler için de düşünsek hata yapmış olayız bence. Diğer yandan, sanat eserleri eğer objektif olarak ortaya konabilseydi belki eleştirmenlerin öznel bir şekilde eleştirmelerinin yanlış olduğu daha ısrarcı bir şekilde söylenebilirdi. Fakat bir kere sanat eserlerinin kendisi objektif değillerdir ki. Bu eserleri ortaya koyan insanlar da eserlerinde belli bir fikri anlatmak istememişler midir? Sanat eserlerinde, sanatçının bir fikri, bir duyguyu anlatmak istediği noktasında insanlar hemfikir olabiliyorlarsa (bu kuvvetle muhtemeldir) o halde subjektif olarak yaratılan bir eser doğal olarak başka birileri tarafından subjektif bir şekilde eleştirilebilecektir. özetle çatışma kuramı sadece siyasetle ilgili değildir, hayatın her alanında geçerlidir. ya da hayatın her alanında insanın siyasal düşünceleri etkin rol oynar da diyebiliriz. Siz hangisini anlamak isitoyrsanız, ikisi de aynı kapıya çıkıyor. eleltirilerin bu şekilde olmasının sanatın etkinliğini ya da gelişimini kısıtlayacağını düşünmüyorum, aksine sanatın etkisi artacaktır bence. Çünkü her düşünce yapısında olan eleştirmen var ise aynı sanat eseri farklı eletirmenler tarafından farklı şekillerde yorumlanacak, her eleştirmenin gözünde farklı eksiklikleri ortaya çıkacak, bunun sonucunda da hem olumlu hem olumsuz nitelikte çok sayıda eleştiri ortaya çıkabilecektir. Her düşünce kalıbından eleştirmenlerin ortaya farklı yorumlar atlamaları, okurların da hepsinden farklı şeyler öğrenmelerini sağlar ve sonuçta sanatta daha etkili düşünebilen bireyler ortaya çıkar. özetle sanat eserlerinin ve eleştirilerin bu yolla oluşturulması diğer konularda olduğu gibi sanatın da bir gerçeğidir. Saygılar. __________________
"Gazi'nin yoksul kondularından aktık öfkeyle sokaklara Kurtuluşumuzun bayrakları dalgalandı barikatlarda..." |
|
| #3 | |
Diğer Sanatlar ![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 721
| Sanat eleştirisi yapanlar kimler aslında onlara bakmamız lazım.Hıncal Uluç gibi bir adam var mesela bizim ülkemiz için.Sanatla alakası nedir?Hiç.Ama operadan baleye sinemadan futbola ve edebiyata kadar herşeyin eleştirisini yapabilir.Ve işin tuhaf noktası bunu çarpıcı ve ilgi çekici bir şekilde yapabiliyor.Mesela ben sevmesemde kendisini futbolla ilgili bir yorum seyretmek istersem sadece Hıncal Uluç dinlerim.. Yani sanat eleştirisi yapanların yapılan sanatla uğraşması gerekir.Yani sinema için yönetmenler(sanat,görüntü),edebiyat için yazarlar vs..Ve bunların illaki öznel eleştirmesini beklerim.Öyle olmasıda gerekir.Çünkü Sn.esitlik'in dediği gibi sanatı yapan öznel yapıyorsa bundan da insanlar öznel birşeyler bulması kaçınılmaz olur. Ama bütün bunlar ülkemiz için pek düşünülemez şeyler.Edebiyat bir yana sanatsal anlamda çok ileride olmadığımız için ve yapılan herşeye emeğine sağlık gözüyle baktığımız için asla kendi alanında iyi olan eleştirmenler bulamayacaz. Bu konuda benim en saçma bulduğum durum sinema adınadır.Yapılan her filmden sonra herkes "ay güzel olmuş mutlaka gitmek ve türk sinemasını desteklememiz gerek"dediği için en kötü filmler arasında 5 tane sokmayı başardık.Birisi çıkıp dünyadaki en kötü filmdir bu dese yaşamayacak bu ülkede sınır dışı bile edilebilir. Ve durum öyle bir hal aldı ki.Çok fazla film izleyen ve teknik yönlerinden az biraz anlayan herkes sinema eleştirmeye başlıyor aynı durum müzik için de geçerli ama bakın kimse resim eleştiremez kolay kolay yada kimse opera eleştiremez yada tiyatro. Bu sinema ve müziğin kolay elde edilmesiylede alakalı olabilir. Sonuç olarak ben profesyonel bir sinema eleştiricisinin teknik cümleleri ve saçmalıkları yerine bu tarz forumlardaki yada ekşi sözlükte ki bir insanın sıradan cümleleriyle sadece düşündüklerini yazmasını tercih ederim. __________________
Eskiden iğrençlik kural değildi,arasıra rastlanan ürkütücü bir şeydi.... |
|
| #4 | ||
Felsefe&Konu Dışı ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,235
| Alıntı:
zaten eğer aynı kişi on farklı dalda yorum yazıyorsa (senin benim gibi insanlardan farklı olarak bu kişilerin yorumları basılıyor ve yüzbinler tarafından okunuyor, bu yüzden onların yorumları herhangi bir kişinin çoğu konuda düşüncesini açıklamasından farklılık gösterir) o konular hakkında derin bilgiye sahip değil demektir. Bir insan bu derece çok yönlü olabilir mi? İnsanın hayatı kısıtlı olduğuna göre ancak belli konularda uzmanlaşabilir. ben bu derece çok konularda bilgili olduğunu iddia eden kişilere inanmıyorum. Saygılar. __________________
"Gazi'nin yoksul kondularından aktık öfkeyle sokaklara Kurtuluşumuzun bayrakları dalgalandı barikatlarda..." | |
|
| #5 | ||
Felsefe&Konu Dışı ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,235
| Alıntı:
__________________
"Gazi'nin yoksul kondularından aktık öfkeyle sokaklara Kurtuluşumuzun bayrakları dalgalandı barikatlarda..." | |
|
| #6 | |
Felsefe&Konu Dışı ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,235
| bu noktada size hak veriyorum. böyle olmasının sebebi de şudur; nasıl ki kız-erkek ilişkilerini (boş muhabbetleri) konuşmak lise-üniv. gençlerine daha eğlenceli geliyorsa aynı şekilde sanatta da daha eğlenceli olan sinema-müzik konuşulacaktır. gençlerde sosyal birikim arttıkça kız muhabbetlerinin yapılma oranı (erkekler arasında) azalacaksa sanatta da sinema-müzik dışındaki sanat dallarının konuşulması insanlardaki sosyal birikim sonucunda ortaya çıkacaktır. saygılar. __________________
"Gazi'nin yoksul kondularından aktık öfkeyle sokaklara Kurtuluşumuzun bayrakları dalgalandı barikatlarda..." |
|
| #7 | ||
Diğer Sanatlar ![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 721
| Alıntı:
Bende sizinle aynı şeyi demek istemiştim sanırım başaramadım.Ve orda birazda ironi olsun diye futbol dedim.Yani adam köşesinde opera eleştirecek insanları ilgisini çekecek sonrada futbol eleştirecek.Ve işin gerçeği zaten futbolla hiç aram olmadığı için çarpıcı şeyler söyleyen birisini dinliyorum yoksa teknik konuşan insanları dinlerdim.Türkiye de olmayan sanat eleştirmenliğini anlatmaya çalışmıştım.Ama siz öyle uzun uzun yazınca ben de yazayım dedim herşeyi karıştırmış olabilirim Bu aralar hep bir acelem oluyor kafamdakileri insanlara anlatmakta sıkıntı çekiyorum.Yani gerçek hayatta da böyle.__________________
Eskiden iğrençlik kural değildi,arasıra rastlanan ürkütücü bir şeydi.... | |
|
| #8 | ||
Diğer Sanatlar ![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 721
| Alıntı:
Özel efektle insanları kandırmaları konusunda da şöyle bir yorum olabilir.Adamlar önce özel efekte kanacak insanlar yarattılar ve şimdi o yaratıklara bunu satıyorlar.Olay son 10 yılda gelişen teknoloji kadar basit değil yani.Ve bununla mücadele etmenin yolu özel efekt uzmanları yetiştirmek yerine güzel sanat adamları yetiştirmek ki yapılanların saçmalığını görebilsinler.Ve kendilerini yutulmaktan koruyabilsinler.Ve ben orda idealist bir yaklaşımla yorum yaptım.Yoksa tabiki türk sinemasını destekliyelim Maskeli Beşler'e gidelim.. Saygılar... __________________
Eskiden iğrençlik kural değildi,arasıra rastlanan ürkütücü bir şeydi.... | |
|
| #9 | |||
![]() Giriş Tarihi: Feb 2008 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 388
| Alıntı:
Alıntı:
__________________
Son bir gece daha çirkin olalım... aycha.. | ||
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Edebiyat Nedir? | gizemnur | Edebi tartışmalar ve kitap tanıtımları | 7 | Bugün 12:16 |
| Sanat ve sanatçı nedir? Sanat Felsefesi | esitlik | Kültür-Sanat tartışmaları ve haberleri | 9 | 17-03-08 20:20 |
| 'Sanat korkakların işi değildir' | Ufuk Güney | Türkiye Siyaseti | 3 | 12-01-08 03:46 |
| Sanat ve Gereklilik | melnur | Kültür-Sanat tartışmaları ve haberleri | 22 | 25-11-06 16:05 |
| Müzik Felsefesi (Sanat Felsefesi) | petricli | Arşiv | 4 | 28-06-05 12:18 |