"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Din ve Bilim Çatışması (TÜRBAN)/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazar Adayı
Giriş Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 7
| BİLİM VE DİN ÇATIŞMASI (TÜRBAN) Devletin bilim merkezlerine dini yerlestirme girisimi uzerine bir cok fikir ortalarda dolasmaktadir. Toplumcu kesimler tarafindan ileri sürülen bu fikirlerde dinci kesimleri rahatsız edecek ya da onlara karşı sarsıcı etki yapacak düşünceler görünmezken, toplumsal yaşamın gerçekleriyle de uyuşabilen elle tutulabilecek bir gerçekçilik bile göremedik. Üniversitelerde mini etekli kizlara özgürlük varsa turbanli kizlara da özgürlük olmalidir anlayisi. (Baskin Oran) yüzeysel ve kaba özgürlükcü bu anlayis, mini etekli kizlarin camilere gitme istemine ne yanit verebilir. Hepimiz biliyoruz Sultan Ahmet`te turistlerin camiye basi örtülü olarak alindigini. Dinci kesim camileri kutsal yer ilan edip dokunulmaz statüsünde degerlendirirken herhangi bir yenilige ya da kural degisikligine dogru adim atmazken bilim merkezlerine dinin yerlesmesi bilimin sulandirilmasi giderekten dislanmasi hangi özgürlük ve esitlik anlayisiyla aciklanabilir. Üniversiteler tartisilacaksa camilerde tartisilmalidir. Din universiteye girip bilimi sulandiracaksa bilim cevrelerininde camilere gidip dinsel sacmaliklari sergilemelidir. Esitlik tam o zaman gercek olur. Simdi soruyoruz esitlikci aydinlarimiz yukarida ki söylediklerimizi soyliyebilir mi? Aydinlarimizin bu yaklasimi bilime ,toplumumuza ve gelecegimize zarar vermektedir.sadece dini inanci icin turban takmak isteyen kiz ögrencilerin basit bir istemi olsa bile aydinlarimiz buna karsi cikmalidir. Dinsel inancla yani dusunmeyen sorgulamayan beyinle bilim ögrenilemez ki. O türbanlı kız ögrencilere de yazik. Aydınlarımız şunları söylemeli. Dinsel inançlı ögrencilere bilimin rehber olacagı hazırlık sınıfları açılmalı. Beyinleri özgürleşene kadar hazırlık sınıflarında okutulmalı ve o ögrenciler özgür bireyler durumuna gelmeliler. İnsanlığı karanlık çağlara taşıma girişimine karşı bilimsel merkezleri savunmak, dine karşı tutum almak, insaların özgürleşmesini savunmak gerçek özgürlükçülüktür. Aydınlar bir daha düşünmelidir. Atatürkçü ve laikçi kesimlerinde dine karşı ödüncü tutumları her zaman sergilenmelidir. Çok kötü bir sicile sahipler. Diyanete her yıl beş milyar dolar, bilim merkezlerine ilahiyat fakülteleri, zorunlu din dersleri, imam hatip liseleri, ilerici, toplumcu, alevi kitlelerine yapılan katliamlar laik cumhuriyet döneminde gerçekleşmiştir. (Nasıl laiklikse?) Devletle yan yana durarak bilim savunulamaz. Bilime yapılan bu saldırı devlet kaynaklıdır. Atatürkçüler devletin tepesindeki turbanı bile kabullenmişler. Bunların bu kıytırık tutumundan cesaret alan gerici zorbalar memleketin en seçkin atatürkçülerini öldürmüşlerdir. Atatürkçülerin oynak siyaseti köşeye sıkışmıştır. Ya dine karşı net tutum alacaklar ya da yok olacaklardır. Aydınlarımız ve laikçilerin düşüncelerini bir yana bırakalım en önemli soruyu soralım devlet toplumsal yaşama türbanı neden getirdi? Bu sorunun yanıtını araştırırken konuya ilişkin doğru tutuma da yaklaşabileceğimizi düşünebiliriz. Günümüzde ağırlıklı olarak yönetilenler tarafindan finanse edilen bir devlet biçimiyle karşı karşıyayız. Toplumunun sırtından yaşayan ve toplum üzerinde tahakküm oluşturan bu durumu topluma anlatmakta zorlanmaktadır. Toplumun bilinçli ve gözü açık olması demek bu durumun sürdürülebilir olması risk edilebilir demektir. Bu nedenle, bu durum toplumun bilim merkezlerini tasfiye ederek ya da mutasyona ugratarak toplumu zavallı insan topluklarına dönüştürerek bunu başarabilme olasılığı üzerine kurgulanmış toplumu yönetme stratejisi olarak açıklanabilir. Toplumsal yaşamı derinden etkileyen insanlığın günümüze taşıdığı bilgi mirasına yapılan bu alçakça girişim tüm dünya toplumlarında kurgulanmaktadır. Ilımlı islam projesi, dinler arası diyalog, dinler parkı ...vb projeler dünya Emperyal merkezlerinde hazırlanmaktadır. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz; insanlığın elindeki bu altın mirası toplumsal yaşamın her alanında savunmalıyız, bir eliyle bireylerin ceplerinden parayı alan diğer eliylede bireylerin boğazlarını sıkma hayalini kuran bu egemenlik biçiminin onu açacak dinsel gericiliği toplumsal yaşamın dışına taşımalıyız. Özgürlük ile yan yana anılması gereken din değil bilimdir. Halil Egemen seha Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 10-02-08 15:34 .Sebep: Yazı tipi düzenlemesi |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bilim bölümünün kapsamı. | melnur | Doğa Bilimleri | 0 | 20-09-07 18:55 |
| Bilim bölümünün kapsamı. | melnur | Bilim (Genel) ve Rasyonel Bilimler | 0 | 20-09-07 18:53 |
| Bilim ve Din üzerine bir değerlendirme | yam_yam | Arşiv | 29 | 31-08-06 12:53 |