"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." Lütfen forum kurallarını okuyunuz. |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| İman Kafesi ve İmgesel Tanrılar! / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,995
| Dostlar, Tanrı hakkında bilgisi olmayan kimseler İMAN KAFESİ konusunda bize masallar anlatabilirler...Tanrı nedir? Tanrı'nın inanılmaya gereksinimi olur mu? İman denilince bazı kişiler de, Tanrı'ya teslimiyetten söz açar...Aslında iman denilen hapisanenin TANRI ile hiç bir ilişkisi yoktur. Teslimiyet zaten olmamış olsaydı insan ölümden de kurtulmuş olarak yaşardı. Yani varoluşun dışında olurdu insan! TANRI hakkında hiç bir bilgisi olmayan kimseler kendi yarattıkları imgesel tanrılara insanların inanmasını isterler. İşte İMAN KAFESİ de bu imgesel tanrılara inananların hapis edildikleri yerdir. Yoksa TANRI ile imanın ne ilişkisi var! Bu insanlara öyle öğretildiği yani insanları şartladıkları için öyle düşünülmektedir. Böyle bir düşünce insanın gerçek Tanrı ile olan ilişkisini de bilmezden gelmesine neden olur. Farkındalık en büyük aracımızdır. ![]() |
|
| #2 | ||
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 877
| Alıntı:
ama lutfen yukarıdaki cümlelerine ters düşmeden, çifte standart yapmadan, haa bir de bizi hipnotik transa sokmadan bir anlatıver bakalım.... | |
|
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,995
| Alıntı:
Siz gerçeklerin anlatıldığını sananlardansanız anlatılacak bir husus olamaz... Gerçekler duyumsanır. İmgesel Tanrıları hepimiz bilmekteyiz. Onların kızgınlıklarını,insanlara beddua edişlerini, insanlara aşağılayıcı sözler söylemelerini hep bilmekteyiz. İşte bu imgesel tanrıları eğer anlayabiliyorsanız, gerçek TANRI'nın böylesine yakışıksız eylemlerde bulunmayacağını ve heryerde, karşınızda, içinizde, etrafınızda, tüm varoluşu açıklayan ve ondan başka da bir varlık olmadığını anlarsınız... Bilen İnanmaz, İnanan bilmez... | |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2008 Ülke / Şehir: Anarquismo
Mesajlar: 1,517
| Tanri-ilah olma kriterlerini ve ona neyin yakisiksiz kaldigini sizmi belirliyorsunuz? >>Efendim bazilarida vardir'ki kendilerini tanri zannetmektedirler... __________________
dalga gecmek yalnizca amerikalilarin degil, benimde isim |
|
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,995
| Alıntı:
İnsanların kıyas denilen bazı araçları olduğunu bilmekteyiz. Herkes bilir sanıyorum. Kendimize yakışanı bilirsek, TANRI'ya yakışanı da bilmemiz kolaylaşır. Zaten elçiler de öyle yapmamış mı? kendilerine yakışanı TANRI'ya da yakıştırmışlar. Sayın Evaporit gerçek Tanrı'yı merak etmiş ve bana sormuş...Ben de imgesel tanrılardan söz ederek gerçeğe yaklaşmanın da mümkün olduğunu belirtmeye çalıştım. Siz Şeytana yaklaşmayı bilirken, ben neden Tanrıya yaklaşmada zorlukla karşılaşayım ki! Hepimizin kendine göre araçları var. Bence en büyüğü de FARKINDALIK... | |
|
| #6 | |
Yazar Adayı
Giriş Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 7
| Kişi Tanrıyı inkar etme hakkının yanı sıra ona inama hakkında sahiptir.Bir kişi Tanrının varlığıyla ilgili şüpheye düşmüş olabilir.Zira Tanrının varlığı ile ilgili pek çok delil olduğu gibi bunun aksi olduğu söylenen delillerde mevcuttur ve asıl önemli olan bundan sonrasıdır. Herşeye rağman inanmak.Çünkü gerçek iman ve imansızlık dille yapılan değil kalple yapılandır.Sağlam bir iman ise masallarda olduğu kafadağındaki hazineler gibidir ve bu hazineye ulaşmak için çetin yollardan geçmek gerekir. Bu şekilde kazanılmış bir imanı ise kimse yıkamaz,her zaman şüphe içinde olunsa bile çünkü bu insanı araştırmaya sevk eder. Aynı olaylar ve durumlar düz bir şekilde okuna bildiği gibi(inkar sebebi olarak), tersine de okunabilir(iman sebebi olarak) Örneğin model oluşturma süreci düz işletilirse inkar için bir sebebken tersine işletilirse iman için bir sebebtir. model oluşturma süreci için bakınız:http://www.yaziyaz.com/forum/thread29240.html |
|
| #7 | |||
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 877
| Sevgili sesli, Alıntı:
Alıntı:
siz hala kaz çevirip duruyorsunuz ... nedir bu asl olan bizim bilmediğimiz ama sizin bildiğiniz... bildiklerinizi bizimle paylaşmak istemiyorsanız o ayrı mesele... bizim inandığımız ve sizin de imgesel olduğunu iddia ettiğiniz Tanrının gerçek olanını lutfen bize anlatıveriniz.. İmgesel olmadan, transa sokmadan, tezata düşmeden... ve mümkünse artık bizim imgelerimizi de katıp karıştırmadan... direkt ve hipnozsuz tarafından... hani hep sizin dediğiniz gibi, kısa ve öz.... | ||
|
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 215
| Alıntı:
Cevap vermeyecekseniz bu yazıyı niye yazıyorsunuz sizin gibi diğer gerçekleri duyumsayanlara şirinlik olsun diyemi? | |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2008 Ülke / Şehir: Anarquismo
Mesajlar: 1,517
| Alıntı:
Siz boyle inancsal bir sistemden yola cikarak tanri tanimlamasini yapamazsiniz, iman kafesinde oldugunuzu gormuyormusunuz? __________________
dalga gecmek yalnizca amerikalilarin degil, benimde isim | |
|
| #10 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,995
| Alıntı:
KIYAS denilince ben hukuksal olanı değil de MANTIKSAL olanı ele alırım. Madem o denli öğrenmek dileğindesiniz. Ben de size ve diğer merak edenlere anlatayım. TANRI denilince anlatılan nedir? TANRI denilince anlatılan VAROLUŞ'tur... Yaşamın başlangıcından beri insanlar VAROLUŞUN nasıl ve nedenini hep merak etmişlerdir. Bu merak onları düşüncelere boğmuş ve her toplum kendine göre VAROLUŞ hakkında değişik düşünceler ortaya koymuştur. Kimisi GÜNEŞ'in VAROLUŞ 'u oluşturduğunu düşünmüş, kimisi ise AYIN böyle bir etkinliğinden söz etmiştir. Doğa olayları bunları yöneten varlıklara atfedilmiştir.Yunan Ve Hindu tanrılarında olduğu gibi. Daha sonraları da bir takım kimseler ortaya çıkmış, kendilerinin TANRI elçisi olduklarını öne sürmüştür. Bu kişilerin en öndekilerinden birisi de HAMMURABİ olup, yasalarını TANRI MARDUK'tan aldığını iddia etmiştir. Hammurabi uyanık bir kraldı, Yasalarının kendine değil de kutsal bir varlığa,yani MARDUK'a ait olması yasların gücünü çok katlayan bir zekadan başka da bir şey değildi... Ve daha sonraları da İsrailoğulları pek çok elçinin kendi soylarından geldiğini belirtmiştir. Burada TANRI konusunda önem taşıyan husus TANRI denilen varlığın aslında VAROLUŞ gerçeğini açıklayan bir kavram olmasında yatar... İlahi olmayan dinlerde ise TANRI kavramı yoktur. BÜTÜN denilen VAROLUŞU bir etkileşim olarak anlatan bir durum söz konusudur. Bilimsel açıdan bakıldığında VAROLUŞUN açıklanışı doğanın işleyiş yasalarıyle bir bütün olarak incelenmektedir. GERÇEK tanrı kavramı demek oluyor ki, tüm açıklamaları içeren bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu gerçek de VAROLUŞ dediğimiz gerçeğin açıklanmasından başka da bir şey değildir. Kısa ve öz... Sevecenlikle, sesli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 12-02-08 20:24 . | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Neden Seslenmiyor Tanrılar Yüce Katlara..?'B.Brecht'ten.. | doğançay | Arşiv | 1 | 10-10-06 02:37 |