Dergi
 
Blog
 
Evrim
 
Marksizm
 
Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Muhammed El-emin miydi / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski15-02-08, 04:23  #1
dilaver
 
Giriş Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 39
Muhammed El-emin miydi



İslami çevrelerin yaygın olarak abarttıkları bir husus var, o da, daha gençliginde Muhammed' in son derece güvenilir bir insan oldugu ve çevresinde el-emin olarak adlandırıldıgı ve saygı gördügüdür. Şöyle diyor Harun Yahya sitesi :

Peygamberimiz (sav) yaşadığı toplum içinde el-emin (güvenilir) diye ünlenmiş, dürüstlüğü ve güvenilirliği üzerinde herkes ittifak etmiştir. Zaten Peygamber Efendimiz (sav)'in yüzü, her görenin dürüstlüğüne kesin kanaat getireceği gibi nurlu ve asildi. Vicdanının sesini dinleyerek, onunla konuşan, onun sohbetine katılan kim olursa olsun ondaki olağanüstülüğü anlamış, Peygamberliğine dair pek çok açık delil görmüştür. Aklı ve feraseti, sahip olduğu yüksek karakteri, kavmindeki müşriklerin bile aralarındaki anlaşmazlıklarını çözmesi için kendisine başvurmalarına sebep olmuştur.

Bunun da tek gerçekligini şu rivayete baglıyorlar :

Yakub b. Süfyan ve Beyhaki, İbn-i Şihab'dan şunu naklettiler:

Kureyşliler Kabe'yi yeniden inşa ettikleri zaman, Hacer-i Esved'i yerine koymak hususunda ihtilafa düştüler. Her kabile kendisi koymak istedi. Sonra şöyle dediler: Şu yoldan ilk kim gelirse, onu aramızda hakem tayin edelim. İlk gelen, o zaman henüz delikanlı olan Hz. Muhammed (sav) oldu. (Güvenilir siyer (Peygamberimiz (sav)'in ahlakı ve hayatını anlatan eserler) kaynaklarına göre yaşı otuz beş idi.) O'nu hakem yaptılar. O da "Bir yaygı getirin" dedi. Yaygı getirildi. "Şimdi taşı hep beraber ona koyun" dedi. Taş yaygıya konunca, "Haydi her kabilenin büyüğü gelsin ve yaygının bir ucundan tutsun" dedi. Bunun üzerine her kabileden biri gelip yaygının birer ucundan tuttu. Taşı bu şekilde yerine götürdüler. O da üste çıkıp onlardan aldığı taşı yerine yerleştirdi. Büyüdükçe herkesin saygı ve sevgisini çekti. Doğruluğu ile ün yaptığı için de kendisine "el-Emin=son derece güvenilir kişi" adını koydular. Bunlar, henüz kendisine vahiy gelmeden önceydi."

Bunlar
:http://www.harunyahya.org/imani/peyg...zeleri_04.html
sitesinde yer alıyor.

Bu ve bu tarz söylemler aslında külliyen abartma ve hiç bir gerçeklik taşımıyor. Gerçeklik taşımadıgını ise bizzat Kur'an ın yazdıklarından anlıyoruz ve burada yer alan ayetler bu tarz İslami söylemleri yalanlıyor.Kur'ana göre Muhammed bırakın el-emin olmayı toplum içerisinde alay edilen ve yalancı olarak suçlanan bir kişidir. Şimdi bu ayetlere bir göz atalım.

Onlar, “Hayır, bunlar karma karışık yalancı düşlerdir. Hayır, onu kendisi uydurdu, hayır, o bir şairdir. Eğer böyle değilse önceki peygamberlerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucize getirsin” dediler. Enbiya 5

Andolsun, senden önce de birçok peygamberle alay edildi de içlerinden alay edenleri, o alaya aldıkları şey kuşatıverdi. Enbiya 41

Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. “Allah’ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilahlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilahlarımızdan uzaklaştıracaktı” (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler. Furkan 41

“Eğer siz yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir.” Ankebut 18

Şimdi bu ayetlerden ortaya çıkan İslam öncesi Arap toplumunun bırakın peygamberi güvenilir olarak görmeyi, onunla alay ettigini ve onu yalancı diye itham ettigini ortaya koyuyor. Muhammed bu suçlamalardan o kadar bunalmıştır ki günlük olayların çözümü için taktiksel bir güç olarak başvurdugu Kur'ada bu durumdan bahsetmiş ve Tanrısal gücü kendisine destek göstererek bu belalı durumdan kurtulmaya çalışmıştır.

Şayet Muhammedin el-emin oldugu konusunda İslam ulemasına inanırsak Kur'anda kime yalancı denildigi, kiminle alay edildigi sorusuna cevap aramak durumunda kalırız. Kendisine yalancı denilen, kendisiyle alay edilen bir insanın ise el-emin olabilmesi herhalde mümkün degldir.

Süleyman Ateş'in İslama İtirazlar adlı kitabında şöyle bir olay anlatılır:

Muhammed : Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir. . O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar. Duhan 43-46 , ayetini okudugunda Ebu Cehil yanındakilere şöyle der: Muhammed'in sizi korkuttugu zakkum agacı nedir bilir misiniz, diye sorar. Bilmiyoruz denilince, onun kaymaklanan bir tür hurma oldugunu belirterek sözüne şöyle devam eder : Vallahi elimizde olsa da biraz zakkumlansak. Ebu Cehil'in söylediklerine şu ayetlerle karşılık verildigi söylenir :

Ziyafet olarak bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı? . Şüphesiz biz onu zalimler için bir imtihan aracı kıldık.. O, cehennemin dibinde biten bir ağaçtır. . Onun meyveleri sanki şeytanların kafalarıdır.. Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır. Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır. Saffat 62-66

Hani sana, “Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır” demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur’an’da lanetlenmiş bulunan o ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırdı İsra 60

Yahudilerde İslam öncesi Araplar gibi Muhammed ile alay etmekten geri durmamışlardır. Onlar Kuran' da geçen, " işittik ve itaat ettik " yerine, işittik ve isyan ettik, dinle yerine, dinle dinlemeyesice; bize bak ve bizi gözet yerine, bizim çobanımız diyerek hem İslami bildirilerle hem de Muhammed ile alay etmişlerdir. Yahudilerin bu alayları Kur'ana yansımış ve şu ayet gelmiştir:

Ey iman edenler! “Râinâ” (çobanımız) demeyin, “unzurnâ” (bize bak) deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır Bakara 104

Görüldügü gibi Kur'ana yansıyan ifadeler temel alındıgı zaman İslam Peygamberinin hiç de söylendigi gibi biri olarak İslam öncesi toplumda ortaya çıkmadıgı görülüyor. Ancak İslam düşünürleri olmayanı olmuş gibi göstererek Kuran la bile çelişmeyi göze alabiliyorlar.


saygılarımla

tuqu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 16-02-08 15:15 .
dilaver is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski15-02-08, 09:37  #2
ibra
Forum Kurucu Üyesi
 
ibra'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650

dilaver kardeşim, mesele de burada zaten. Yalancı demeselerdi sorun kalmazdı onlar için, değil mi?

Toplumdaki gidişat değişince, insanlar birer birer aydınlanınca çıkarları tehlikeye girenler, o zamana kadar övdükleri kişiye çamur atmayı çözüm olarak görmüşler.

Bunda bir gariplik yok. Peygamberliğin ilanından sonraki dönemde müşriklerin ithamları önceki dönemde söylenenleri bağlayamaz, öyle değil mi.
__________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar.

Beyin Fırtınası Geri Döndü
ibra is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski15-02-08, 14:08  #3
dilaver
 
Giriş Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 39

sayın ibra

Forumlarda yeniyim, dolayısıyla sizin İslami egiliminizi bilemiyorum. Kimi hadisi kabul ediyor, kimi etmiyor; fakat tüm müslümanların zorunlu olarak kabul etmeleri gereken bir kitap var o da Kuran.

Muhammed zamanından kalma İslamiyete ait bir tek belge bile günümüze gelmemiştir. En erken kaynaklar İslamiyetten 150 yıl kadar sonraya dayanıyor ve bunların hepsi de rivayete dayanıyor.Yukarıda zikrettigim rivayetlerden bir tanesi de Muhammed in güvenilirligi ile ilgili. Bize böyle bir hikaye anlatılıyor. Gene anlatılan hikayelerden bir tanesi de Şakku-sadr ile ilgili ki bunu ayrı bir başlık altında açmaya çalışacagım. Gene Kainatın Muhammedin yüzü suyu hürmetine yaratıldıgı da bir başka rivayet. Ancak bu denilen hususların hiç biri ile ilgili Kuranda bir yazı göremiyoruz.

Şayet Muhammed el-emin olsaydı, öyle kabul edilseydi en azından bir iki kelime ile ilgili bundan bahsedilmeliydi diye düşünüyorum. Örnegin :

" De ki bu zamana kadar el-emin olarak kabul ettiginiz Muhammedi Allahtan heber getirdigi için mi yalancılıkla suçluyorsunuz. Allah her şeyi bilicidir"

gibi bir ayetin yer alması gerekirdi. Musa ile Firavun hikayesine kadar anlatan Allah bunu mu anlatmayacaktı. Böyle bir gerçeklik olsaydı mutlaka bu suçlayanların yüzüne vurulurdu. Ayşe nin İfk olayınai , Zeynep i alıp almama meselesine kadar ilgi duyan Allah böyle bir şey olsaydı haydi haydi ilgi gösterir ve peygamberini korurdu.

Kuranı baz aldıgımızda Muhammedin el-emin ligi ile ilgili en ufak bir veri bulamıyoruz, ama 150 yıl sonraki din yaratma sürecinde Muhammedin kendi zamanında olmadıgı kadar kutsallaştırıldıgını görüyoruz. Bu aynı zamanda İslami devleti de yaratma sürecidir. Devlet olma aşamasında ise liderin kutsallaştırılmasının vazgeçilmez bir öge oldugunu da biliyoruz.

Bu yüzden de yaşadıgı dönemde Kurana yansıtıldıgı kadarıyla Muhammede daha sonra atfedilen niteliklerin tam aksini görüyoruz. Şimdi bir Müslüman hangisini baz almalıdır. Bunu merak ediyorum.


saygılarımla
dilaver is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski15-02-08, 14:57  #4
özedönüş
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258

Sayın Dilaver

Konuya bu yönde bir bakış açısını getirmiş olduğunuza sevindim.Ancak kendi iddianızı ispat bağlamında getirdiğin ayetlerin Hz.Muhammedin Mekkedeki konumu ile ilişkisi yoktur.Ayetlerde anlatılanlar İslamın ilk yıllarında Kureyşin elit takımının Hz.Muhammed ve arakadaşları hakkında söyledikleri sözlerdir.Bu sözleri tefsirler de hadisler de İslam tarihi kitapları da yalanlamıyor.Hatta müslümanların hakareteler gördüğü ve çok çetin işkenceler gördükleri haberleri de var.Bu arada kendisinin emin olduğuna dair örnek getirdiğiniz haberden daha sağlam bir haber var.O da ilk davetinde yürütttüğü akıl yürütme karşısında aldığı cevaptır.


Rivayete göre Hz.Peygamber bir sabah Safâ tepesine çıkıp halka seslendi.
Onlara şu soruyu yöneltti:
“Ben size: ‘Şu dağın arkasında bir düşman ordusu var, üzerinize saldırma hazırlığı yapıyor!’ desem, bana inanır mısınız?”
Hepsi birden: “Evet inanırız. Çünkü biz senin şimdiye kadar hiç yalan söylediğini duymadık.” dediler.
Bunun üzerine Resulullah Aleyhisselâm şöyle buyurdu:
“O halde ben size önünüzde şiddetli bir azap günü bulunduğunu, Allah’a inanmayanların o büyük azaba uğrayacaklarını haber veriyorum.”
“Size karşı benim durumum, gördüğü düşmanın tehlikesinden korkarak, hemen âilesine haber vermeye koşan bir adamın durumu gibidir.”
“Ey Kureyş! Siz uykuya dalar gibi öleceksiniz, uykudan uyanır gibi de dirileceksiniz. Kabirden kalkıp Allah’ın divanına varmanız, dünyadaki her hareketinizin hesabını vermeniz muhakkaktır. Neticede iyiliklerinizin mükâfatını, kötülüklerinizin de cezasını göreceksiniz. İşte o mükâfat ebedî cennettir, mücâzat da daimi cehennemdir.”
(Tecrîd-i sarîh. IX. 246)

Yine Kureyş müşrikleri Hz.Muhammedi halkın gözünden düşürmekiçin toplanır ve kendisine sahir,kahin,şair ve yalancı gibi lakalplardan birisinin verilmesi için tartışırlar.Ama bizzat kendileri fikir birliğine varmazlar.

Örnekleri çoğaltabailiriz.Ama verdiğiniz İslam öncesi konu ile benim bu ikinci örneğim en sağlamlarıdır.
özedönüş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski15-02-08, 15:06  #5
anibal
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225

Sn. Özedönüş, bu yeterli bir şey değil maalesef. Biraz arapçanızı hatırlayın....

Evet, inanırız. Zira sen el-emin'sin denmiyor.. Ne deniyor? Senin yalan söylediğini duymadık, neden inanmayalım?

Peki acaba neden inanmadılar?

Acaba, mesela ebu leheb her zaman yalan mı söylerdi?

Örneği uzatmak vs. gereksiz. Burada, el-emin dendiğini gösterecek bir şey yok. Başka bir şeyler getirin. Mesela, hiç kimse gelip, "sen emin adamsın, şu malı ikimize pay et" demiş midir?


Bugün biri gelip bana söylese, bende aynı cevabı veriririm. Yalanını, ü.kağıdını vs. görmedim, neden güvenmeyeyim derim. Size birisi gelip sorunca aynısını yapmayacak mıydınız?
anibal is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski15-02-08, 15:27  #6
özedönüş
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258

Sayın Anibal

O yönden de bir rivayet var.Kureşlilerin mallarını kendisine bıraktığı ve islam öncesi de Hz.Haticenin onu güvenirliğne hayran kaldığından ticaret kervanına aldığını söyleyen tarih haberleri var.Bunları kaynaklarıyla bulduğum zaman paylaşıma verebilirim.
özedönüş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski15-02-08, 16:07  #7
anibal
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225

>>> O yönden de bir rivayet var.Kureşlilerin mallarını kendisine bıraktığı ve islam öncesi de Hz.Haticenin onu güvenirliğne hayran kaldığından ticaret kervanına aldığını söyleyen tarih haberleri var.Bunları kaynaklarıyla bulduğum zaman paylaşıma verebilirim.

Sevgili Özedönüş, ne diyor yukarda: "İslami çevrelerin yaygın olarak abarttıkları bir husus var, o da, daha gençliginde Muhammed' in son derece güvenilir bir insan oldugu ve çevresinde el-emin olarak adlandırıldıgı ve saygı gördügüdür." İşte bunlarda aynen öyle, abartılan bir husustur.

Asıl mesele, espri şudur. İnsanlar kimseyi "amanda çok emin birisi" diye ortaya koymazlar. Evet, muhammed, yalan söylemeyen, emanete hıyanet etmeyen, güvenilir birisi olmuş olabilir. Büyük ihtimalle de öyledir. Ama, yola gidecek adamın, karısını, kızını, malını vs. emanet etmek için düşününce akla gelen ilk isimmiş gibi söyleniyor olmasıdır mesele.

Bir zaman makinemiz olsa, muhammedin Hıra dağında güya ilk vahyi aldığı günün, bir öncesine gitsek.. "Kızımızı verecez, nasıl bir adamdır, bu muhammed?" desek, bize "Dürüst birisidir" diyecek olmaları, "Öbür kızı da amcası ebu leheb istiyor" desek, onun içinde "Evet, o da dürüst bir tüccardır" demelerinden farklı bir şey olmazdı.

Anladığımız, muhammed yalanın bini bir para olmayan, sağdan soldan aşırmaca filan yapmamış, emanete sahip çıkmış, sıradan dürüst bir insanmış.

Böyle insanlar her zaman, her yerde bolca olacaktır zaten.Mesele, bunun abartılıyor, sanki pek emin adam yokmuşta, tek muhammed emin adammışta, o yüzden de "el-emin" diye çağrılırmışta, diye iyice şişirilmiş olmasıdır mesele..
anibal is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski15-02-08, 16:27  #8
dilaver
 
Giriş Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 39

Sayın özedönüş

Farkındaysanız siz de rivayet tabirini kullanıyorsunuz. Rvayet işitilen duyulan bir şeyin aktarılmasıdır. Gerçek olmama ihtimali ya da aptırılma, bozulma ihtimali, ana konudan ayrılma ihtimali fazlasıyla mevcuttur.

Muhammedin el-emin olmasına bakarken Muhammedin dogumundaki mucize rivayetve inanışlarını, Muhammedin kutsallaştırılma sürecini de birlikte ele alıp degerlendirebilirsek açıklayıcı olabilir.

Kuranda Muhammedin cinsel yaşamı ile ilgili ayetlerin oldugunu, evlilik ilişkilerini düzenleyecek ayetlerin oldugunu göz önüne aldıgımızda Muhammedin yalancılıkla itham edildigi, büyücülükle itham edildigi bir dönemde onun bu vasfının öne çıkarılıp misal olarak verilmemsi düşünülemez. Böyle düşündügümüzde Muhammedin kendisinin bile el-emin oldugundan haberinin olmadıgını görürüz. Haberdar olsaydı bu mesele Kuran ayetleri içerisinde yer alırdı. İnanmayanlara karşı da güçlü bir delil olurdu.

saygılarımla
dilaver is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski15-02-08, 17:51  #9
filozof454
 
Giriş Tarihi: Feb 2008
Ülke / Şehir: Samsun
Mesajlar: 353

Sayın dilaver bunların hepsi rivayetlerden ibarettir bunlara inanan inanır inanmayan da inanmaz.Bende Muhammedin çok abartılı anlatıldığına ınanıyorum.Her ne olursa olsun böyle ınanmak isteyenlere de saygı düymamız lazım.En fazla abartılı olan kainati senin için yarattım demeleridir.Bu söyleşinin bilimle doğayla izahi mümkün olmaz.
filozof454 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski15-02-08, 18:52  #10
süpheci
 
süpheci'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,421

İslamda özellikle arablar tarafından Muhammed'i yüceltmek icin bir cok yalan hikayelerin uyduruldugu dönemler olmustur. Ve bunlar kitaplarada girmistir. Cünkü Muhammed arabların adam yerine konmasına vesile olmustur. Arablar Muhammed'e minnettardır. İslam öncesi döneme ait Muhammed'i Taltif eden rivayetler coktur. Halbuki degil islam öncesi ,islam sonrasından yüzlerce yıl sonra bile yazılı döküman yoktur. Bugün sizin okudugunuz hadisler dahi yüzlerce yıl sonra yazılmıstır. Kur'an bile Muhammed'in onayından gecmemis bir kitaptır. Örnek olsun diye tekrar yazacagım. Biliyorsunuz neil armstrong: Aya cıktıgı zaman inanırlar, kendisinin ezan sesini duydugu yalanını yaydılar. Bunun nedeni İslamın allahın dini oldugu fikrini asılamak oldugu kesin. İslam öncesi Muhammed ile ilgili (Emin) lakabı ile cagrıldıgının söylencesi, Muhammed'in Yalan söylemiyen biri oldugunu hafızalara kazımak ve peygamberliginin gercek oldugu bilincini asılamak oldugu ortaya cıkar. Muhammed'in en yakını olan ve hayatının bütün dilimlerine sahit olan amcası Ebu talib'in: kendisinin peygamberligine inanmadıgını hatırlatırım. Özellikle Ebu leheb'in diger bir amcası oldugu halde neden siddetle karsı cıktıgınıda bir hatırlayın. Burdan size arabların ne kadar kurnaz oldugunuda hatırlatırım. Hafızalarda derin izler bırakan hikayelerin ne oldugunu gayet iyi bilirler.

Ve eger Ebul hakem muhammed'in taktıgı lakabı ile (Ebu cehil) peygamber olsaydı, aynı sekilde rivayetler yayılacaktı. (Ebul hakem) hüküm verenlerin babası anlamında cok adil kimse anlamındadır.

Muhammed magaradan cıkıp peygamberligini ilan ettikten sonraki kendisine yönelik hakaretlerin kur'an'a girmis olması, islam öncesi muhammed ile ilgili düsüncelerin ne olduguna dair cokca ip ucu bulabiliriz.
__________________
Bütün insanlar kardestir.
süpheci is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Emin Şirin: Oylar Haydar Başa CaLLioNe Türkiye Siyaseti 7 20-07-07 13:41
İslam ülkeleri neden geri kaldılar. melnur Arşiv 154 19-06-07 17:11
Türkiye'nin derin devleti var mı ? Gılgamış Türkiye Siyaseti 56 04-06-07 22:09
Peygamber karikatürü krizi petricli Arşiv 261 30-08-06 19:11


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 01:45.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz