Dergi
 
Blog
 
Evrim
 
Marksizm
 
Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

İslami Araştırmalar / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski17-02-08, 02:01  #1
fin
Ayrıldı
 
Giriş Tarihi: Feb 2008
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 71
İslami Araştırmalar



Bu çalışmanın süreci, büyük çoğunluğu İslam dinine mensup olan ülkemiz insanının pek çok şeyi yanlış anladığı gibi İslam’ı da yanlış anladığını en azından kavramsal anlamda bir kafa karışıklığı yaşadığını düşünmemizle başladı. Gerek televizyon kanallarında izlediğimiz hiç de ilmi olmayan tartışmalarda verilen bilgiler, gerekse toplumda istemeden de olsa kulak misafiri olduğumuz konuşmalarda, kavramların yanlış anlaşıldığı, doğal olarak anlaşılmadığını gördük. Çözüm noktasında da mümkün olduğunca Kur’anî bilgiye ve muteber kaynaklara müracaat etmemizin gerektiğine hamlettik.

Kavramlar dışında yine çok rastladığımız Kur’an haricinde kitapların, bir öğrenme aracı olan dinlemenin, başkasının sözüne doğruluğunu yanlışlığını hiç araştırmadan teslim olmanın yine bu yanlış anlamanın konusu haline geldiğini gördük.

Yanlış ve eksik bilgilerle donanmış kişi ya da kitapların din haline getirilince, insanın dini yaşamaya bakmadığını, aksine uzaklaşmalarına neden olduğunu ve son olarak da kasıtlı saptırıcıların İslam’ın içine girerek yaptıkları tahriplerin neticesinde toplumda din konusunda hezimet yaşandığını gördük.

Yukarıda sözünü ettiğimiz ve uzatmamak için zikretmediğimiz bu meseleler, insanlara, büyük umutlarla bağlandıkları dinin sözünü ettiğimiz yanlış ve sapmalarla özdeş olduğunu, hayatla uyuşmadığını, doğal olarak içine girmenin kendileri açısından yarardan daha çok zarar getireceğini düşündürmektedir.

Oysaki İslam, her kültürde yeni anlaşılmalara, içinde barındırdığı süreklilik ilkesiyle bütün zamanlarda insanlara dini yaşatacak imkânlara sahip bir rehberdir.

Çalışmanın seyri, önce İslam dinini insanlara açıklayan ve gelen dinin muhteviyatını gösteren dinin tartışmasız en önemli kaynağı olan Kur’an’ın tarifi ve bir yanlış anlamayı izah etmekle başlayacaktır. Sonra sırasıyla Allah, İslam, peygamber (Hz. Muhammed s.a.) kavramları işlenmeye çalışılacak, son bölümde de bazı temel ve dini işlevsel halde tutacak uygulamaların yanlışlığına temas edilerek sonlandırılacaktır.

Her beşer gibi yanlışlarımızı kabul ediyor ve Allah’tan affımızı, sizlerden de konuyla ilgili yanlışlarımızı bize bildirmenizi diliyoruz.
  • Kur’an
Kur’an Allah’ın Cebrail aracılığıyla Hz. Muhammed’e yolladığı vahyin bir araya getirilerek kitap halini almasıdır. Allah’ın sözü denmesinin nedeni budur. Bu kelime Kur’an’da yetmiş yerde geçer. Arap lügatleri kelimenin iki kökten geldiğini söyler: Bu köklerden biri “okumak” anlamına gelen “kıraat” diğeri de “toplamak, kurmak” anlamına gelen “karn” dır. “oku/anla/tekrarla” anlamına gelen “ikra” kelimesi de “karn” kökünden gelir. “İkra” kelimesi ilk vahiy olması ve anlamı itibarıyla okumanın ve ilmin en büyük değer olduğuna açık bir delildir. Bu konuyu “ilim ve iman” bölümünde açıklamaya çalışacağız.

Kur’an, Arap dilinde (Yusuf,2; Nahl, 103.) nazil olmuştur. Daha açık bir ifadeyle Allah, iletmek istediği mesajı, muhatabı olduğu kitlenin lügat prensipleriyle beyan etmiştir.
Ancak, Kur’an’ın Arapça inmesi, sadece o dili kullanan medeniyete ait olduğunu göstermez. Kur’an’ da açıkça ifade edildiği gibi, “ … dillerinizin ve renklerinizin değişik olması O’nun ayetlerindendir…” Rum,22.) beyanı, dil ve renk farkının Allah’ın varlığa koyduğu kanunları ( kader), değişmez kanunları nasıl olduğu gibi kabul ediyorsak, renk ve dil farklılıklarını da normal karşılamamız gerektiğini anlamamızı sağlamaktadır.
Bilindiği üzere “ayet” (çoğulu, ayat/ay) kelimesi Arap dilinde işaret, belirti, iz, delil gibi anlamlara gelir. Kur’an bu kelimeyi mesaj, mucize, aydınlık ve açıklık anlamlarında da kullanılır. Gerek yapısı ve ortaya koyduğu manalar, gerekse varlığın duyduğu ihtiyaçlar bakımından ayet/ayat/ay kelimesinin, varoluş açısından hayati bir önem arz ettiğini açıkça görebiliyoruz.

Kur’anî ifade tanrısal vahyi ayet olarak açıkladığı gibi, varlığı ve ona dair her şeyi (duygular da dâhil) okunması, ibret alınması, incelenmesi, anlaşılması, özen gösterilmesi olarak da tarif eder. Bu da kitabi anlamdaki vahyi inceleyip anlamamız gerektiği gibi, tüm evreni aynı hassasiyetle inceleme ve anlama zorunluluğunun olduğunu gösterir.

Meseleye yukarıda verilen bilgiler çerçevesinde baktığımızda, ilahi hitabın kitlelere ulaştırılmasının yolu onun tercüme ve tefsirini zorunlu kılar. Dünya üzerinde yaşayan tüm insanlara Arapça öğretmek mümkün değildir. Zaten böyle bir zorunluluk da yoktur. Kur’an hiçbir dile özel bir muamele yapmaz. İstisnasız tüm peygamberlerin vahyi mensubu oldukları topluluğun diliyle getirdikleri (İbrahim,4.) ve peygamber göndermedikçe herhangi bir şey için hesaba çekilmenin söz konusu olmadığı (İsra,15.)açık ve nettir. O halde bu Kur’anî beyine bize peygamberlik kurumunun/göksel metinlerin sonlandığı zamana kadar konuşulmuş bütün dillerde vahiy ve peygamber gönderildiğini göstermektedir. Herhangi bir dile özel bir muamele yapacaksak bu anlamda tüm diller özeldir. Yoksa herhangi bir dilin diğerinden farkı yoktur.

Diğer taraftan Kur’an, vahyin indiriliş nedenleri üzerinde de durur. Buna göre, uyarma, Şuara,195.; Şura,7.; Ahkaf, 12.)düşünme –aklı işletme, Yusuf. 2.; Zühruf, 3.)korunma-sakınma, (Tâhâ, 113.; Zümer, 28.) Tüm bunların yapılabilmesi için özellikle önce anlaşılması gerektiği açıktır. Anlamanın tek yolu da okuyanın okuduğu dili bilmesidir. Bu durum Arapça bilenler için bir sakınca arz etmese de, bilmeyenler için mutlaka sorun haline gelir. Bunun yolu da açıktır ki, Arapça bilmeyen insanlar kendi dillerindeki tercümelerle anlamaya çalışacaklardır.

İstenilen şey açık ve nettir; bilgi ve düşünce disiplinleri bu dilleri inceleyecek ve insanlığa yararlı hale getirip sunacaktır. Çünkü bilgi, aktarmak, paylaşmak içindir. Bilginin hapsedilmesi, varlığın ve varoluşun ortadan kaldırılması, en iyi ihtimalle görmezden gelinmesidir.

Sürecek...
__________________
Bütün arayışlarımızın sonu, başladığımız yere dönmek olacaktır ve bu yeri, ilk kez tanıyacağız....

fin Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 17-02-08 02:05 .
fin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
İşte İslami Evlilik Siteleri barış Konu Dışı 13 22-03-08 18:48
İslami Muhafazakar basın,Bombalar ve bayram şekerleri. phidas Türkiye Siyaseti 27 24-12-07 17:44
Ülkemizdeki misyonerlik faaliyetlerinden tedirgin oluyor musunuz? koca yusuf Türkiye Siyaseti 85 22-08-07 17:35
İslami Tatil aydın_35 Arşiv 18 08-06-07 18:19
Başka bir açıdan Kürt meselesi ve Dini bakış açısıyla Kimlik kavramı özedönüş Türkiye Siyaseti 60 12-04-07 21:32


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 22:56.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz