| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Laikçiler mercek altında./konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: Cehennemin dibinden.
Mesajlar: 1,380
| Kardan adamın takkeli ve sakallısını, kardan kadının başörtülüsüne tahammül edemeyen laikçi zihniyet, seçkinciliğini ve sınıfsallığını de giderek açığa vuruyor. “Starbucks” kafede “başörtülü kadın” gördüğünde mekanın ve kendisinin bütün itibarının yitip gittiğini düşünen (pardon, tecrübe eden) havasız kalmışlar “Burası gibi nezih bir işletmede bunların ne işi var?” diyerek bütün gerçekliği, bütün çıplaklığıyla görünür kılıyorlar. (Bkz. Zeynep Erdim'in haberi, Bianet 19.2.2008) Pencereleri doğru dürüst hava almayan bunkerlerde hayat giderek çekilmez hale geliyor. Duvarlarını “medeniyet”, “çağdaşlık”, “laiklik” gibi anlamı boşaltılmış iktidar kelimelerinin örttüğü bunkerlerin sıvaları dökülüyor. Altından bir zümrenin sınıfsal tahakkümü ve hegemonyası sırıtıyor. Öte yandan, ezberlerini döne döne tekrar ederek dili fakirleşen, zihni körelen bu seçkinci sınıf iktidarı karşısında homojen cemaatler vasıtasıyla direnmeye çalışanların da çok yeni bir düşünce üretemeyecekleri de ortaya çıkıyor. “Yeni söz” hem Türk usülü modernizmin totaliterliğine, hem de sadece kendine bakan geleneksel-ataerkil cemaatlerin totaliterliğine karşı direnenlerden çıkıyor. Örneğin, “Söz konusu özgürlükse hiçbir şey teferruat değildir... Biz henüz özgür olmadık... Birimizin diğerimiz için tehlike olduğu korkusunu yayıp bizi birbirimize düşürerek bu adaletsiz düzenini devam ettiren yasakçı zihniyet tamamen ortadan kalkmadan hiç bir özgürlük tam özgürlük değildir. Özgürlüklerin kısıtlanmasının ne demek olduğunu bilen insanlar olarak, bundan sonra da her türlü ayrımcılığın, hak ihlalinin, baskının, dayatmanın karşısında olacağız.” diyerek bütün toplumu duyan, bu memleketteki gerçek özgürlük mücadelesine yepyeni bir soluk getiren başörtülü kadınlardan geliyor bu yeni düşünce... Toplum onlar sayesinde, onların yeni kelimeleri sayesinde kendini, geçmişi ve bugünü daha iyi anlıyor; geleceğe daha güvenle ve umutla bakıyor. http://www.gazetem.net/fkentelyazi.asp?yaziid=357 Ferhat kentel in yazısını muhakkak okuyun arkadaşlar. Harika bir makale. Bu ülkenin yeni, aydınlık yüzleri de olmasa, bu laikçilerin kimler olduğunu, aslında ne olduğunu kimbilir kaç sene daha öğrenemeyecek, bilemeycektik. Batılılığı isterken aslında ülkeyi kendi karanlık kuytularına çektiklerini. Bilimden bahsederken aslında, dogmalarına tapınan zavallılar,bilim hırsızları olduklarını. İlericilikten bahsederken aslında gerici olduklarını. Halkçılıktan bahsederken aslında, statükocu, bu ülkenin has yiyiciler, mirasyediler olduklarını. demokrasiden bahsederken aslında nasıl da darbe çığırtkanlığı yaptıklarını. Her alanda kendi dayatmaları doğrultusunda ,zorunlu itaati, şartsız koşulsuz dalkavukluğu nasıl da bu ülkeye allayıp pullayıp yutturduklarını. Kendi satükolarının bekası uğruna nasıl ihanetler yapabildiklerini..... Nasıl bir ülkeyi, harcayıverdiklerini..... ....... ..... Bu liste uzar gider, öğrenemeyecektik. Aydınlık yüzlü yeni aydınlarımız daha da çoğalsın. __________________
Sivil ve askeri bürokrasinin (oligarşi) dikta rejiminden ,onların kurumlarını özelleştirerek kurtulabiliriz. seha Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 24-02-08 00:58 .Sebep: Geçersiz kaynak düzeltildi |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 4,979
| Torik gibi ayağının parmaklarına kırmızı oje sürüp kırmızı tabanlı Fransız ayakkabıları giyenlerin Starbucks cafeye gitmesinden daha doğal ne olabilir? Bence bu cafelerin hepsi onların olsun, cebi delik vatandaş gidiyor mu buralara zaten? Türban onlarda, para onlarda, iktidar onlarda. |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 187
| Sn. uyanışlar Yazdıklarınız çelişkilerle dolu. Türbana karşı çıkanları "laikçi" diye tanımlamışsınız ! Eğer kastınız "dine dayalı bir devlet düzeni isteyenlere karşı olanlar" ise onlara laik denir. Ben de onlardan biriyim. Dinin bir gösteriş değil kişinin kendi özeli olması gerektiği inancındayım. Sınıf tahakkümü esas laiklere yapılıyor.Çünkü bu ülkeye BOP projesi altında ılımlı islam modelini dayatmaya çalışanlar emperyalizm ve onların yerli işbirlikçisi olan egemen sınıflar değil mi ? Özgürlük,demokrasi ,aydınlanma gibi kelimeleri gelişigüzel kullanarak sapla samanı birbirine karıştırmamak lazım. __________________
Yarına umutla bakabilmek için ... |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2008 Ülke / Şehir: Samsun
Mesajlar: 353
| Sayın uyanışlar siz laikçilik diye tutturdunuz ne demek istiyorsunuz.Biz laik devlet yapısını benimsiyoruz Atatürkün yolundan giderek uygar medeniyeti yakalamak için uğraşıyoruz.Sizin laikliğe bu kadar çamur atmanızın altında neler var bunları bize anlatırsanız bizde öğrenmiış oluruz, sizim bilim dediğiniz şeriat mıdır.nedir laiklerin bilime karşı olduğunu ima ettiniz, sizin bilim anlayışınızı bilmek isteriz. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,433
| Bop bop bop, Olmayan porjeyi ortaya atan Amerikan başkanı bile bu kadar sözetmiyor. Zaten bop top kop gibi bir proje olsa da olmasa da her gün Irak petrollerini çalıyor. Bu da birilerinin ağzına sakız olsun diye ortaya atılmış bir, olmayan proje. Onunla Milletin kafasını karıştırsınlar, petrol çalınmaya devam etsin. Birilerinin sürekli tekrarlıyor olmasından başka, Türkiye ile ilgisi olmayan boş bir proje. Zaten yok. Ne işe mi yarıyor. Sanki ilk defa Amerikayla uzlaşan hükümetin bu hükümet olduğu yanılgısını yaratmak için kullanılıyor. Sanki bundan önce hükümetler başkasıyla işbirliği içindeydi de bu hükümet ilk kez uzlaştı. Laikçiler( ki, deyim aslında doğru, çünkü bu deyim demokratik bir rejimi değil de, sadece laik rejimi savunanları ayırd ediyor) hükümete karşı çıkarken, demokrasiyi savunmuyorlar. Sivil bir anayasanın her şart altında 12 eylül anayasasına tercih edilir olacağı gerçeğini umursamadan karşı çıkıyorlar. Yeni anayasa için savaşım verip, müdahele etmek yerine eskisini savunuyorlar. Evet, eskisi laik ama, aynı zamanda anti demokratik. Kişilerin grupların örgütlerin herkesin özgürlüklerini sınırlıyor. Bu anayasa makul kabul ediliyor. Buna işaret edenler de hop top bop soros toros horoz, emperyalist uşağı, anti komünist.....( deyim bol) olarak itham ediliyor. Demokratik bir rejimi savunmak gerekirken, salt laik bir rejimi, o da şu an varolanı( yani 12 eyllüde tanımlananı) savunmak ne, onu söyleyen olmuyor. Emperyalizme karşı olmak şimdiki hükümete karşı olmak değildir. F tipi cevaevlerinde tecritin devam ettiğini görmezden gelmek değildir. Bunun geçmiş bütün (chp koalisyonları da dahil) hükümetlerde devam ettiğini görmezden gelmek değildir. Ülkenin ciddi bir demokratikleşme sorunu olduğunu anlamaktır. Ne yazıkki 12 eylül demokrasiyi bilmeyen bir nesil yarattı. Süreç kesilmiş de değil. Sola, sosyalizme inanan yeni kuşak bile demokrasinin ne için zorunlu olduğunu artık anlamıyor. İlk kez bu hükümet döneminde işkencenin sistematik uygulamasında gerileme oldu. Salt bu bile, değerlendirilmesi gereken bir noktadır. Sözgelimi Ecevit hükümeti döneminde, bu konuda hiç bir gelişme kaydedilmemişti. "Demokratik" ve laik bir yönetimi isteyenlerin, kendilerini emekli generallerin kurduğu çetelerle birlikte çalışan "kemalist" odaklardan ayırd etmedikleri sürece, şeriatçılar kadar zan altında kalacaklarını bilmeleri gerekir. Bugün tanımlanan kemalizmin, Mustafa Kemal'le hiç bir ilgisi olmadığını ayırd etmedikleri sürece demoratik bir söylem kurulamaz. Bugüne kadar demokrasiyi savunmuştuk. laik rejimin tehlike altında olduğu savı, Celal bayar'ın bu kış komünizm gelebilir savına benziyor. İnsan kulağıyla duymamış olmasa inanası gelmezdi. Asıl sorunu demokrasi sorununu örtmek için askerlerin geliştirdiği oldukça etkili bir konu. Hem bu hükümetin gelişmesi için zemini hazırladılar, hem de frenlemek, istedikleri yerde tutmak için argümanı. |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 187
| Sn. sarayka BOP : Büyük Ortadoğu Projesidir. Ve ABD projesidir. Sn.Erdoğan da bu projenin eşbaşkanı olduğunu kendisi açıklamıştır. (Ulusal Kanal kendi sesi ve görüntüsünden defalarca yayınladı ,siz de bulabilirsiniz.) Bu kelimenin proje sahiplerince sık sık zikredilmemesi ondan vazgeçtikleri anlamına gelmez. ABD laf olsun diye proje üretmez. Boş bir proje olsaydı ABD genelkurmayı elinde Otadoğunun yeni haritası dolaşmazdı. Bu harita bu sitede de defalarca gösterildi,siz neredeydiniz? Ülkemizin sınırları yeniden çizilmiş ! Bu sizi rahatsız etmiyor da BOP kelimesi mi ediyor? Demek ki siz demokrasi ! adına her şeye razısınız. __________________
Yarına umutla bakabilmek için ... |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: Cehennemin dibinden.
Mesajlar: 1,380
| sn yorum, vizyon,filozof454 Doç.dr.ferhat kentel size ne demiş. Bir okuyun. Teorilerinin acizliği karşısında, belden aşağıya oynamaya başladılar. Sahip oldukları körelmiş dilden en çok nemalananların hazırladığı tezgahlara balıklama atladılar... Bu körelmiş dil vasıtasıyla imtiyazların içine çöreklenenler Mersin'de bir zamanlar bir çocuğun eline tutuşturdukları bayrağı yere attırıp, nasıl “Türk-Kürt çatışması” yaratmaya çalıştılarsa, şimdi de benzer vaziyetlerden medet umuyorlar. Şırınga marifetiyle kadınların bacaklarına kimyasal püskürten bir geri zekalı sayesinde (ya da aracılığıyla), Türk laikçi imgelemindeki fobik bir işaret olarak “mini eteklilere kezzap atıldı!” alarmıyla (hem de kış günü!) en ucuzundan “şeriat tehlikesi” oyunlarına sarılıyorlar. Bu ucuzlukların yanısıra, onların insan aklının sınırlarını zorladıkları durumlar da var. Ama bu sınır zorlamaları düşünceyi çoğaltan, yeni kapılar açan zorlamalar değil. Oynadıkları oyunların boyutları toplumdan ve insandan ne kadar nefret edebileceklerini, bu nefret sayesinde neleri göze alabileceklerini de gösteriyor. Şeriat tehlikesi olarak kullanıma ve tüketime hazır edilmek üzere, Ramazan'da oruç tutmayan insanları boğazlayan üç-beş faşist sayesinde (ya da aracılığıyla) laik panik tamtamları çalıyorlar. Madımak otelini yakan katiller sürüsü sayesinde (ya da aracılığıyla) kimliklerini cilalıyorlar. Cumhuriyet gazetesini bombalıyorlar, Ahmet Taner Kışlalı'yı, Uğur Mumcu'yu, Danıştay yargıçlarını gözlerini kırpmadan katledebiliyorlar. Yeter ki, bunkerlerinin sınırlarına gelmiş değişimden bir miktar daha korunabilsinler... Yeter ki, toplumda yarattıkları korku sayesinde bunkerleri korumak üzere kendilerini siper edecek olan “laikçi insan malzemesini” de harekete geçirebilsinler... Bu laikçi insan malzemesini harekete geçirmeye çalışanlar kavgadan inanılmaz medet umuyorlar; kavga gerçekleştikçe de tarifsiz bir zevk alıyorlar. Adeta bir boks maçı şeklinde düzenledikleri, “histerik” çığlıklara sahne olan “32. gün” benzeri programlarla “laikçilerin” ve “şeriatçıların” birbirine girmelerini ve bizim de “bölünerek”, “tehlikenin farkına varmamızı” hesap ediyorlar. Öte yandan, bu belden aşağı vurma hesaplarının ötesinde aynı zamanda havasızlıktan ötürü oksijen yetersizliğine uğramış akıllarının ne kadar mizah ve yaratıcılık yoksunu oldukları da açığa çıkıyor. Mesela kardan adam ve kardan kadından korkuyorlar! http://www.msxlabs.org/forum/ext.php...ww.gazetem.net Sorduğunuz sorguladığınız konu ve soruların yanıtları bu makalede zaten var, niye aynı şeyleri söyleyip, sorup duruyorsunuz ki? __________________
Sivil ve askeri bürokrasinin (oligarşi) dikta rejiminden ,onların kurumlarını özelleştirerek kurtulabiliriz. |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2008 Ülke / Şehir: Samsun
Mesajlar: 353
| Sayın uyanışlar: O yazıyı örnek vererek neyi anlatmak istiyorsun ben şahsen anlamış değilim. Bize kendi fikrini söyle bir yerlerden aldığın yazıları bak bunlar size neyi çağrıştırıyor demeyin.Orada yazılanlarla şahsen benim hiç bir ilgim yoktur. Bizler şeriat denen sahte kanunlardan asla korkmuyoruz. siz neyi savunuyorsunuz neyin yanındasınız onu burada söyleyin de ona göre tartışalım.Şeriati istiyormusunuz.biz istemiyoruz.Laikler dediniz biz laikleri değil laik devlet yapısını destekliyoruz.Bu fenamı siz laikliğe karşı iseniz neyi savunuyorsunuz demokrası diyorsunuz istediğiniz demokrası ılımlı islamla sağlanabilirmi.Daha ne anlatayım şimdilik bunlar yeter. |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: Cehennemin dibinden.
Mesajlar: 1,380
| Beni ilgilendiren işin şu kısmıdır. Bu laikçiler hangi sınıfa tabidirler? Bunun cevabı çok basit ortada. Sivil ve askeri bürokrasi. Bu ılımlı islamcılar, şeriatçılar dediğiniz sınıf hangi kesimi temsil ediyor? Köyden kente göç etmiş, köylü gelenek, görenek, din üst yapısını da şehre taşımış, kendi tarihi boyunca ticaretle uğraşmak zorunda kalmış, bu gün rüştünü ispatlamış, yeşil sermayeyi, yani ülkenin yeni burjuvazisini temsil ediyorlar. İki sınıf karşı karşıya. Laikçilerin ideolojisi, kemalizm gereği, devletçi ekonomiyi savunan bürokratlar, en nihayetinde devlet içinde odaklanmış, köhnemiş, asalaklaşmış, ülkenin ürettiği artı değere el koyan bir yapıya sahip Ilımlı islamcı dediklerinizin yani burjuvazinin ideolojisi, liberal ekonomi gereğince devlet küçülecek, özelleştirilecek, bu asalak devlet memurları artı değeri üretmeye mahkum edilecekler. Yani onlardan aslında istenilen şey şu; yeter, şimdiye kadar bu ülke kaynaklarını çiftliğe çevirdiniz, yiyip bitirdiniz, şimdi burjuvazi ;üreten benim, üretime katkı sunan işçi, köylü, küçük esnafı da haklılığıma inandırdım, şimdi size güle güle diyor, yöneten de benim. Eee size ne oluyor laikçiler diyor. 80 senedir bu ülke kaynaklarını sivil-askeri bürokrasi, üretime katkısı olmadığı halde sömürmedi mi? Bütün bürokrasi maaşlarını hesaplayın, sayısını bulun çarpın ,aylık olarak biz bunlara ne kadar maaş veriyormuşuz ? Muazzam bir rakamdır. Şimdi bu aylık muazzam rakamı, 12 ile çarpın senelik rakamı verir. Ardından 80 ile çarpın. İşte bu rakam tahammül edilir cinsten değil. 80 senede yediklerine karşılık ürettiklerine bakalım. Tam bir fiyasko. Zaten bürokrasi, statükosunu,çıkarlarını koruma iç güdüsü ile gericileşir, yozlaşır, beyni kilitlenir, ardından abuk sabuk savunma mekanizmaları geliştirir, kendine güldürür. O kadar kilitlenir ki, mizah duyguları körelip, kardan adam ve kardan kadından bile malzeme üretmeye, ondan korkmaya başlar. Olan bu sn filozof. __________________
Sivil ve askeri bürokrasinin (oligarşi) dikta rejiminden ,onların kurumlarını özelleştirerek kurtulabiliriz. |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2008 Ülke / Şehir: Samsun
Mesajlar: 353
| Sayın uyanışlar bu söyledikleni bizde söylüyoruz, bu demek değildir ki laiklikten vaz geçelim.Biz bu insanlara laikliği klötüye kullananlar dersek daha mantıklı olur sanırım.Nasıl ki dini kullananlar diyoruz bugün dini kullanmıyorlar mi? kullanıyorlar! en çok iktidar kullanıyor, bunun gibi laikliğide kullananlar var bunlara karşı olmak vatandaşlık görevimiz olmalı. Ben sizi anladım umarım sizde beni anlarsınız. Saygılar. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| ADSL kullanıcılarından yüzde 70'i tehlike altında | petricli | Bilişim | 7 | 19-02-08 10:54 |
| tehdit altında olan nedir ? | evaporit | Kitaplı Dinler - Tarikatlar | 4 | 14-02-08 14:11 |
| İstanbul kanatlarımın altında | _mnzv_ | Öykü ve Denemeleriniz | 1 | 27-11-07 01:14 |