| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Türkiye'de sinema gerçekten para yüzünden mi gelişemiyor?/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Kültür ve sanat hakkında tartışmalar,haberler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 10
| Türkiye' de sinemayla ilgili sürekli konuşulan bir konu var. Türk sinemasının gelişememesini teknolojik yetersizliğe, yani paranın yetersizliğine bağlıyorlar. bu konu özellikle Türk sineması ve hollywood karşılaştırması yapıldığında dile getiriliyor. ilk bakışta inandırıcı geliyor. Evet diyor, insan kendi kendine maddi yetersizlikler yüzünden gelişemiyor, Türk sineması. Ama şöyle bir baktığımda aslında olayın öyle olmadığını görüyorum. Örneğin 'Kurtlar Vadisi' adlı dizide Polat Alemdar adlı karakter yani Necati Şaşmaz bölümbaşı 100 milyar alıyormuş. Eğer bir dizide sadece oyuncuya bölüm başı bu kadar para verilebiliyorsa Türk sineması maddi yönden nasıl yetersiz olabiliyor. Bence sinemadaki asıl yetersizlik bu sektördeki kişilerle alakalı. şöyle bir baktığımızda kaç tane iletişim fakültesi yada güzel sanatlar fakültesi mezunu görebiliyoruz. Sektörde bulunanların çoğu tanıdık vasıtasıyla birşeyler yapmaya çalışıyorlar. ama çoğuda başaramıyorlar. Yani burda bence önemli olan nitelikli kişi sayısının azlığıdır. Lütfen artık bu duruma bir dur diyelim ve Türk sinemasını güçlendirelim..... |
|
| #2 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,163
| Alıntı:
Kısacası ikisinin de birbirinden farkı yok.Yılların sinema emekçileri aç sefil sokaklarda ölürken bölüm başı bilmem kaç para alır?Bırakınız alsınlar der şimdi birileri. Sinema iyi de hangi sinema,kimin sineması? __________________
İnsanla ilgili hiçbir şey bana yabancı değildir.Terentius | |
|
| #3 | |
Admin ![]() Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 4,346
| Türkiye'de sinema gerçekten para yüzünden mi gelişemiyor sorusuna bakıyorum bir de yapılan filmlere... Keloğlan Kara Prense Karşı , Hababam Sınıfı bilmem ne , Maskeli Beşler falanca yerde, örnekler çoğaltılabilir. Bu filmlere ciddi paralar yatırılabiliyor. (Maskeli Beşler'in 2.5 milyon $ bütçesi olduğu söyleniyor örneğin) Bu paralar Hollywood stüdyolarının yapımları ile karşılaştırılamaz bile olsa 2.5 milyon dolar az bir para değil.En önemlisi bu kötü(ya da basit,ucuz siz nasıl tanımlıyorsanız) bir film yapılmasının bahanesi olmaz. Diğer taraftan bir yapımcı nasıl olur da Dünyayı Kurtaran Adam'ın oğlu gibi bir filme para yatırır bunu anlamak zor. Gerçi böyle bir filmi 450 bin kişi neden izlemeye gider onu anlamak daha da zor. Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu - 449,136 kişi Amerikalılar Karadenizde 2 - 351,587 kişi Hababam Sınıfı Merhaba - 1.580.535 Hababam Sınıfı Askerde- 2,586,132 kişi Hababam Sinifi Üç Buçuk - 2.067.661 kişi Çılgın Dersane - 755,213 kişi Çılgın Dersane Kampta - 881.051 kişi Maskeli Beşler Irak - 1,220,802 kişi Bu seyirci sayıları göz ardı edilemeyecek kadar ciddi rakamlar. Maskeli Beşler Irak'ın gişeden elde ettiği gelir 8,332,277 YTL . En fazla 3,000,000 YTL bütçeli bir filmden gişede böyle bir karşılık alındığında, ki buna Dvd hakları gibi farklı gelirler daha eklenecek , Maskeli beşler serisinin dünya turu atması kaçınılmaz oluyor. Neden mi ? Yukarıda örnek verdiğimiz filmlerin eğilimlerinin dışındaki üç filme bakalım. Barda - 212.913 kişi Beynelminel - 396.280 kişi Takva - 344.526 kişi Görüldüğü üzere seyirci tercihini her nedense Mehmet Ali Erbil'in içinde bulunduğu filmimsileri , bol medyatik ünlünün serpiştirildiği filmleri ya da reklamı iyi yapılan filmlerden veya güvendiği şovmenlerin filmlerinden yana kullanıyor. Yapımcılarda bu tercihlerin bilincinde olduğundan bir kaç ekran yüzünün cebini doldurup ''ucuz'' bir film ile bir koyup iki almanın peşine düşüyor. Sonuç : Hababam Sınıfı serisi , Maskeli Beşler falanca yerde , Amerikalılar Karadenizde , Çinliler geliyor, Çılgın Dersane, Keloğlan Kara Prense Karşı , Kahpe Bizans ,...... Soruya geri dönelim şimdi. Türkiye'de sinema gerçekten para yüzünden mi gelişemiyor? Türkiye'de sinemanın gelişemenin temel sebebi ekonomik nedenlerdir. Ancak bu sebep kesinlikle parasızlık değildir. Esas sebep sinemanın sıkılıp , suyunun çıkarılması ve birilerinin cebinin doldurulmasına aracılık etmesinin sağlanmasıdır. Sinema bir koyup iki alma aracı olarak var oldukça ve bunun sürekliliğini sağlayacak egemen kültür ve takipçileri bulundukça sizin Sektörde bulunanların çoğu tanıdık vasıtasıyla birşeyler yapmaya çalışıyorlar. ama çoğuda başaramıyorlar. Yani burda bence önemli olan nitelikli kişi sayısının azlığıdır. diye nitelediğiniz durum devam edecektir. |
|
| #4 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| İnsanların günlük yaşantıları öylesine bir noktaya geldi ki, olan biten onca uçuk kaçık şey bir fıttırmaya neden oluyor. Ülke baştan başa yanıyor nerdeyse, kadın programlarında sabahtan akşama türlü dedikodular yapılıyor ve insanlar durmadan göbek atıyor. Şaşırtıcı bir durum belki ama, ülkenin ekonomisi ve politiği, medyanın, özellikle görsel medyanın işin hep kolayına kaçması, "halk istiyor" adı altında onyıllarca uyuşturucu niyetine sabun köpüğü programlar yapması, ipin ucunun kaçmasına neden oldu. Gündelik yaşamının sorunlarından kaçmak isteyenlerin pek çoğu ya "camiye" yöneliyor, ya da, bir kaç saat için de olsa yaşanan kaba saba gerçekliği unutturacak bu tür "absürt" filmlere... "Sevgili halkımızın hiç mi suçu yok" bu olan bitenlerde diye sorulabilir. Kuşkusuz tartışılabilir. Ama aydınların da bir an önce kendine gelmesi gerekiyor. Bu kadar dağınıklık, bu kadar yönsüzlükten uzak bir tavır bu karmaşanın sürüp gitmesinde rol oynuyor. Türkiye aydınları bir araya gelebilme ve her konuda topluma yön verebilme sorumluluğunu üstlenmelidir. Siyasetten ekonomiye, sinemadan tiyatroya tüm etkinliklerde toplumu aydınlatıcı işlevini yerine getirmelidir. Bu dağınıklık, bu örgütsüzlük, gençlerden başlayarak tüm halkımızı giderek daha çok karanlığa itmektedir. 80 öncesinde sanıyorum AST'ın oynadığı "Grev" adlı bir oyun vardı. O zamanki Atlas sinemasında oynadığında bilet bulabilmek mümkün olmuyordu. Nerelerden nerelere geldik? Üç beş sululuğu bize komedi diye yutturmak ve bunu bu şekliyle içimize sindirebilmek başka nasıl açıklanabilir ki? |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 774
| Türkiye'de sinema para yüzünden mi gelişemiyor? Hem evet..hem de hayır. Yanıbaşımızda bir İran Sineması örneği var. Bu sinemaya devlet büyük destek veriyor ve bunun en başlıca politik nedeni de Amerika Sinemasına karşı bir alternatif oluşturmak.. Türkiye'de sinema, geçtiğimiz yıllarda çok iyi bir ortam yakalamıştı ancak, film yapımcıları, yönetmenleri, senaristler bu olanağı piyasaya son derece sıradan, özenti ve ticari kaygılar ile filmler sürerek kendi elleriyle yok etmiştir. Yani bir ivme yakalanmıştı ancak kullanılamadı. Ayrıca Türkiye'de sinema bir sektör olarak henüz oluşmadı...Bir sektör olamadığı için de bu iniş çıkışlar yaşanacaktır diye düşünmekteyim. __________________
Su da yandı Sel bastı su dayandı Üstüme su serptiler Tutuştu su da yandı |
|
| #6 | |
Edebiyat ![]() Giriş Tarihi: Feb 2007 Ülke / Şehir: KaoS
Mesajlar: 512
| Ben bu konuda paranın yetersizliği olduğuna inanmıyorum. Yetkin bir sinema yapabilme kabiliyetimiz yok. Olanlar da bir şekilde sindiriliyor. Günümüzde sadece mafya dizileri ve buna bağlı olarak filmler yapılıyor. Yıllar öncesinde tarkan filmleri ile insanlara abartı sanatını dibe vurdurarak örnekler verildi. Günün koşullarına göre belki öyle gerektiriyordu ama günümüz de bu anlayış hala devam ediyorsa . Bence bu olgu bizim bu işi anlamadığımızı ve değişime ayak uyduramadığımızın göstergesidir. Ya da zorla insanlara dayatılan saçma sapan aşiret dizileri, mafya dizileri, herkesin kendi adaletini sağlaması gerketiğini sunan ve ırkçılık aşılayan diziler, futbol programlarının zorla pazar akşamları dayatılması, belgesellerin azlığı, olanların geç saatlerde yayınlatılması, magazin dünyasına zorla girmemiz için dayatılan haberler, programlar ve çeşitli başka yapımlar bizim gelişmemizi engelledi. Yalan yanlış ve bir çok alakasız aynı türde filmler yapılıyor. Aslında toplumun tek suçu kumandanın onların elinde olduğunu ve olayı değiştirebileceklerinin farkında olamayışındandır. Ülkemizde çok güzel filmlerde yapılmıştır. Örneğin "Eşkiya" filmi edebi unsurlar ve işlenilen coğrafyanın anlatımı açısından çok güzel bir örnektir Eşkiya filmi fikrimce. Ya da sn Fatih Akın'ın "Duvara KArşı" filmide çok iyi perdeye aktarılmıştır. Nuri Bilge Ceylan'ın bir çok Filmi. Sn Derviş Zaim filmleri ve dahası.. iyi örneklerdir. Fakat bir çoğumuz bunlardan bi haber haldeyiz. Duvara karşı filminin tek yönü ilgimizi çekti oda baş rol oyuncusunun geçmiş hayatı. Buda magazinsel boyuttan kaynaklanıyor bence. İşte bunlardan yola çıkarak bizim film konusunda neden gelişmediğimizi açıklayabiliriz bence. Konu olarak neyin işlediğini, sanatsal açıdan değeri, film içerisinde yeralan replikler bizi ilgilendiren olgular olmaktan çıkıp. Film içerisinde rol alan bir oyuncunun geçmiş veya gündelik hayatı bizim daha ilgimizi çekiyor. İşte bu noktada sanatsal niteliği olan, özgün ve çarpıcı filmler üretemiyoruz.Harcanan para ne olursa olsun bizim talep ettiğimiz yapıtların ne yönde olması gerekliliği bizim sorgulayıcı ve bilinçli izleyiciler olmamızdan geçtiğini düşünüyorum. Ve özet olarak, Türkiye'de film sektörünün gelişmemesini bizim bilinçsiz ve sanattan uzak kalmamıza bağlıyorum. __________________
"Ben nehir kıyısındaki parmaklığım; tutunabilen tutunsun bana ama koltuk değneği değilim kimse yaslanmasın bana…" Ve unutmayın; "Sanatçılar gerçekleri söylemek için yalanları kullanırken, politikacılar yalanlarla gerçekleri örter." |
|
| #7 | |||
Diğer Sanatlar ![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 721
| Alıntı:
Bu cümlenin üstündeki yazıları desteklemediğim için sadece bu cümleyi alıntılamış değilim.İşin can noktası olduğu için.Asıl ağırlıklı düşünmemiz gereken noktanın bu cümle olduğunu düşündüğüm için. Bu noktada Sn.melnur'un dediği, Alıntı:
![]() Ve ben türk insanının okadar da çok sinemadan uzak olduğunu düşünmüyorum.Bilmiyorum belki çocukca bir düşünce ama güzel şeyler yapıldığında mutlaka izleneceği ve büyük gelirler de getireceğini düşünüyorum .Ama filmi yapanların bunu düşünmeden yapmaları gerekir. Ve belki de bazı filmler daha sonra daha anlamlı olacaktır.Seven(7) filmi gibi.Gösterime girdiğinde hiç tutulmayan ama sonradan insanlar arasında yayılarak ünlenmiş bir film.Yani belkide iyi filmler sonradan gerçek değerlerini bulacak o yüzden yapmak lazım.Bir şekilde kaliteli şeyler üretilmeli. Mesela Türk sinemasından örnekte Asansör filmi olabilir.Sonradan çok popüler oldu film.Ve güze bir örnek olarak arşivlerde yerine aldı bence. __________________
Eskiden iğrençlik kural değildi,arasıra rastlanan ürkütücü bir şeydi.... | ||
|
| #8 | |
Edebiyat ![]() Giriş Tarihi: Feb 2007 Ülke / Şehir: KaoS
Mesajlar: 512
| Katılmamanız gayet doğal bir durum sn Charon .Ben son cümlede zaten özetledim fikrimi sadece. Çünkü anlam bozulmaları olabilir paragraflar arasında.Türkiye'nin aydınlar konusunda zaten bir sıkıntısı var. Belli dönemlerden geçildikten sonra. Yıllardır aydınlarımız deyip durduk ama kimdi bunlar bence toplumu aydınlatabilecekler sindiriliyor. Nasıl mı bir Genco Erkal'ı bilmiyor bir çok arkadaşımız. Levent Kırca yaptığı ironik skeçleri kaldırıldı televizyonlardan. Haberler konsunda her sabah okula gitmeden önce skytürk'ü izlerdim soyadını şuan anımsamadığım bir spiker vardır ismi Musa idi ve çok iyi anlaizlerde bulunuyordu oda artık sabah haberlerinde yok. Banu Avar var trt'de bu akşam programını yine geç saatlere koymuşlar mutlaka izleyeceğim yinede onuda sindiriyorlar. Arz talep meselesidir toplumumuz karşı durmayı kendiside öğrenebilir. Nasıl mı araştırarak, okuyarak , öğrenerek ve mücadele ederek yanlışlara karşı. Ben Popülerleşmesine ya da çok fazla beğeni kazanmasına göre değerlendirmemiştim örneklerimi sn Charon olayın özünde anlatmak istediğim orada geçen replikler,anlatılan hikayenin gerçek hayattaki hükümranlığı ve yapımların sahnelerinde ki geçen kesitlerdeki sanatsallıktan bahsetmek istemiştim. Ama biz bir filmi izlerken sadece beğeniye göre izliyoruz. Diğer açıdan hiç bir şekilde bunun irdelemesini yapmıyoruz, yapamıyoruz değil mi? Yapılan programların formatının böyle değişmesinin ve bilgi yarışmalarının sindirilmesinin ve acun ile varmısın yokmusun gibi bir yarışmanın popülerleşmeside bence tamamen sosyolojik ve ekonomik sebeblerin dayattığı kısa yoldan zengin olma ihtiyacından kaynaklanıyor bence. Türk sinemasında en iyi film olarak gördüğüm Eşkiya filmidir. Gerçekten replikleri, anlatımı, geçen coğrafya, dile getirilen keje'nin barana olan aşkı ve dahası bu filme hayran olmamdaki en büyük sebeb. Dediğinizden çıkarımım iyi film beğeni ile ölçüşüyorsa imdb'de iyi bir puanı var. Ama bence bu film bizim kültürümüz içerisinde değerlendirilecekse gerçekten bir baş yapıt. Yineleyecek ve biraz daha açacak olursam bence türkiye' de film sektörü diziler yüzünden, aynı konuların dayatılması yüzünden, tekelci medya yüzünden ve sorunlardan uzaklaşıp insanları gizli bir baskı altına alarak insanlarında buna direnmeden değişikliklere kapalı bir toplum haline gelmeyi kabullenişi yüzünden iyileşemiyor fikrimce. Saygılarımla.. __________________
"Ben nehir kıyısındaki parmaklığım; tutunabilen tutunsun bana ama koltuk değneği değilim kimse yaslanmasın bana…" Ve unutmayın; "Sanatçılar gerçekleri söylemek için yalanları kullanırken, politikacılar yalanlarla gerçekleri örter." |
|
| #9 | ||
Diğer Sanatlar ![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 721
| Alıntı:
![]() Cidden bende bu ara bir sorun var aklımdakileri anlatamıyorum.Sn.Esitlik'le de yaşadık buna benzer anlatamama sorunu.Forumcak bunu konuşmalıyız bence:D __________________
Eskiden iğrençlik kural değildi,arasıra rastlanan ürkütücü bir şeydi.... | |
|
| #10 | |
Edebiyat ![]() Giriş Tarihi: Feb 2007 Ülke / Şehir: KaoS
Mesajlar: 512
| Rica ederim fikir alış- verişi yapıyoruz saygı çerçevesinde bu forumumuzun güzelliğini göstermektedir. ![]() __________________
"Ben nehir kıyısındaki parmaklığım; tutunabilen tutunsun bana ama koltuk değneği değilim kimse yaslanmasın bana…" Ve unutmayın; "Sanatçılar gerçekleri söylemek için yalanları kullanırken, politikacılar yalanlarla gerçekleri örter." |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sevdiğiniz Şarkı Sözlerini Paylaşalım | ozkankirim | Sahne ve ses sanatları | 532 | Bugün 11:26 |
| Türkiye'de Konuşulan Diller ve Lehçeler (Bir Araştırma/Tercüme) | Mütercim | Tarih | 6 | 10-11-07 15:46 |