Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Ustalardan Seçkiler

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Özkan Mert. / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski25-02-08, 09:47  #1
Yağız
 
Yağız'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 772
Özkan Mert.



BİR AŞK ŞİİRİ "SANA"

Ne zaman gözlerine baksam
bir okyanusla yıkanıyor kalbim.
Nereye gitsem hep sende kalıyorum
yıldızların gökyüzünde kaldığı gibi.

Bir yağmur damlasına çizdim
o küçük gölün kıyısında bana verdiğin ilk öpücüğü...
Şemsiyenin ucu yırtıyordu bulutları

Hiç bitmeyecek birlikte baktığımız yer
Saçlarımda uyuyan Ay ışığı olacaksın hep
omuzbaşlarımda akan sıcak bir ırmak.

Ve hiç silinmeyecek
Şafak renkli dudaklarından dökülen
dünyanın en güzel aşk ilanı:

Ellerimi yıkamıyorum
ellerinin kokusu çıkmasın diye

Varlık Dergisi Sayı 1102, Temmuz 1999
__________________
Su da yandı
Sel bastı su dayandı
Üstüme su serptiler
Tutuştu su da yandı
Yağız is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski04-03-08, 09:37  #2
Yağız
 
Yağız'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 772

Mayıs Çalkantıları


1.

-Kim topladı bizi Dünya'ya?
Bir sorudur bu
Bir menekşeyle çarpışmaya benzer.

Ey! Artık
Gençliğimin yanlış bir yanıtı olan
Kırlar. Ezberimdesiniz.


2.

Herkes bir kenti yığabilir
Kalbinin önüne. Bir akarsu olur
Sevgilisinin sıcak çukurluklarında.

İstediğin yerden geçir acılarını
İçtiğimiz: Bulut renkli rakı
Adresimiz: Dünya'dır.

3.

Memelerini çarptın bana
Sonra gül kokularını. Ne güzel!
Bir Cumhuriyet yaptın aşkımızı.

Peki! Neyi taşıyabilirsek o'nu taşıyalım
Yarına. Bir ırmağı iliştireyim saçlarına.
Kırmızı dudaklarınla bir üzüm gibi ez beni.


4.

Filinta gibi bir hüzünle resmedilmişse
Kalbin. Akasyalarla kuşatılmışsa:
-Yanlış yanıtı nedir aşkın?

Ey! Yaz çılgınlıkları, lodoslar
Kanayan gençliğim... Gece güneşinin altında
Negatif bir fotoğraf hayatım.


5.

Telefon et kalbine. Ve kuşları sor!
Kanlı sakallarımdan taşan yıldız kümeleri
Renkli bir haberdir televizyonlara.

Kimyasal bir patlamaydı
Karanfillerle
Ve kızlarla ilk tanışıklığım.


6.

Kış ortasında yaz dağınıklığı yaşayan
Bir kent: Bodrum.
Fırtınalar ve kürt işçiler geziniyor sokaklarda.

Pazar: Askeri öğrenciler doldurmuş
Karşıyaka vapurunu
Şapkalarının içinde Atatürk resmi.


7.

Kimselerden gizlenemez artık
Bir gül yaprağının üzerinden
Geçtiğim Dünya'ya.

Ne şanslıyım ki, saçlarımı bile
Tarayabildim.
Bir ırmakla öpüştürüldüm.


8.

Çok çapkın bir maceradır bu yüzden
Benim doğduğum: Ekim
Coğrafyası: Palandoken dağları.

Anlatılır ki, anamın memelerine ilk çarpışımda
Küçücük kollarıyla Dünya'yı kucaklıyan
Bir sarhoştum.


9.

Sen ki, çakır gözlü bir sokak taşırsın yanında
Sevdanın sözlü tarihidir o sokak
Ağzın elma kokar, ağzıma dayalı

Evet! Hepimiz bir cinayet işleyebiliriz
Bir çiçeği kopararak ya da susarak
-Pembe yüzlü tanrı çeker kulağımızdan.

10.

Şiire ve fırtınalara çalışıyorum
Hiç öpülmemiş bir kızın yanağına sürterek
Ateşliyorum sözcükleri.

Şiir alevleridir zamanın
Kalabalığıdır yalnızlığın
Canlılar bir yana, ölülere bile çıkışır.


11.

Mayıs çalkantılarıyla çıkarıyorum gömleğimi.
Asıyorum bir söğüt dalına. Bir nehir geçiyor
İçinden. Bir tramvaydan daha büyük.

Bir caddeyi Gökyüzü'ne çeviriyorum.
Akdeniz sahillerini ateşleyen
Portakallar yakıyor beni. Ve kirpiklerin.


12.

Mayıs çalkantıları, lodoslar, eriyen
Kar suları yıkıyor beni. Mayıs; bir kelebek gibi
Uçuşuyor yüzümün kıyısında

N'oluyoruz?
Durdurun şu tango'yu
Tüm çiçekleri eziyor.
__________________
Su da yandı
Sel bastı su dayandı
Üstüme su serptiler
Tutuştu su da yandı
Yağız is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski04-03-08, 10:09  #3
serzeniş
Kültür-Sanat & Edebiyat
 
serzeniş'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2008
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 791
Diren ey kalbim

Diren! Ey kalbim
Diren! Hayasızlığa
Namussuzluğa
Diren! Kötüye
Çirkine, yanlışa
Diren! Yenilme

Ne güzeldir yaşamak
Bir ırmak gibi coşkunca
Dağların üzerinde yürümek
Bulutlara değdirmek başımızı
Sıcacık ak bir somun
Koltuğumuzun altında
Kırlara çıkmak
Karışmak insanların arasına
Milyonların arasına.

Ben öylesine severim
Savaşmayı ve sevişmeyi
Anlatmayı insanlara
Durmadan, bıkmadan anlatmayı.
Çiçekler nasıl fışkırır dallarda
Balıklar nasıl yavrular
Bir çocuk ki nasıl açar
Gözlerini dünyaya
İşte ben öyle yaşamak isterim
Bir tren rayların üzerinden
Nasıl kayar gider
Öyle yaşamak isterim.

Cesurum Ey hayat
Cesurum Ey namussuzlar
Genç bir yürekle
Karşı çıkıyorum dünyaya
Eskimiş potinlerim benim
Güveniyorum sizlere.
Büyük bir coşkuyla
Yürüyorum sokaklarda
Yumruklarım sıkılı
Türkü söylüyorum haykırarak
Haykırarak yaşıyorum.

Diren! Ey kalbim
Diren! Yenilme
Sen benim silahımsın
Aşkımsın.

Yollarda yaprak döküntüleri
Çocuk ölüleri
Ve göğsümüzde
Bir kefen olarak taşıdığımız
Bahar.
Kuşlar uçardı
Tarhana kokularının
Göğe yayıldığı
Küçücük evlerin üzerinden
İnsanlar ağlardı durmadan
Sokaklar kıpkırmızı olurdu
Kahır ve acıdan.

Ve insanın
Etine sokulmuş
Bir bıçaktır
Artık
Yaşamak
Yaşamak.

Diren! Ey kalbim
Diren! Yenilme
Sen benim silahımsın
Aşkımsın

Güzel bir dünya için yavrum
Sıcacık ak bir somun için
Tertemiz sevdalarımız için
Direnmeliyiz!
Direnmeliyiz!

Cesurum Ey hayat
Cesurum Ey namussuzlar
Dağ gibi bir sevda bitti
Birer çocuk mezarı artık
Toprak damlı küçücük evler
Ve bir dal kadar
İncecik bedenleri
Bombalanıyor genç insanların
Dünyanın her yerinde.
Benim tek sevdam devrim
Kaynar bir su gibisin içimde
Çiçeklenmiş taptaze bir fidansın
Yaşanmamış güzel günlerimsin.

Diren! Ey kalbim
Diren! Yenilme
Sen benim silahımsın
Aşkımsın

Özkan Mert

__________________
Ellerin var mı, ya yüzün?
serzeniş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski04-03-08, 10:13  #4
serzeniş
Kültür-Sanat & Edebiyat
 
serzeniş'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2008
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 791

Sn.Yağız Özkan Mert'in şiirlerini pek bilmiyorum.Paylaştığınız şiirleri çok güzel bende bu şiirini paylaşmak istedim.
Sevgilerimle.
__________________
Ellerin var mı, ya yüzün?
serzeniş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski04-03-08, 13:49  #5
erhanbay
 
erhanbay'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 129

Hemşehrim Özkan Mert(Erzurum doğumludur)in şiirlerini beğeniyorum.Mayıs çalkantıları şiirinde doğduğu şehrin,Erzurumun izlerini görmek mümkün.
__________________
Küçük kapılardan girmeye çalışanlar eğilmeye mecbur olurlar. Cenap ŞAHABETTİN
erhanbay is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski04-03-08, 14:35  #6
Yağız
 
Yağız'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 772

Alıntı:
Sayın serzeniş şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sn.Yağız Özkan Mert'in şiirlerini pek bilmiyorum.Paylaştığınız şiirleri çok güzel bende bu şiirini paylaşmak istedim.
Sevgilerimle.
Sn. serzeniş,

Siz de bilirsiniz, şiir bir akarsu gibi gibidir. Bu akarsunun her zaman beslenebileceği kaynaklara yani yeni şairlere ihtiyacı vardır.
Okur olarak yazık ki, birçoğumuz sadece tanıdığımız yazarlar ve şairlerle ömrümüzü geçiriyor; birçok değerli yazarı ise tanımıyoruz.
Özkan Mert'de onlardan biridir. Onu sevmenizden ve bir şiirini de bizlerle paylaşmanızdan mutluluk duydum.

Alıntı:
Sayın erhanbay şöyle demiş:

Mesajı Göster
Hemşehrim Özkan Mert(Erzurum doğumludur)in şiirlerini beğeniyorum.Mayıs çalkantıları şiirinde doğduğu şehrin,Erzurumun izlerini görmek mümkün.
Evet, kendisi sizin hemşeriniz oluyor. Ayrıca sadece şiirle değil tiyatro ile de ilgilidir.
Madem hemşeriniz, bu topikte onun şiirlerini bizlerle paylaşmanızı bekleyebilir miyiz?

Sevgiler..
__________________
Su da yandı
Sel bastı su dayandı
Üstüme su serptiler
Tutuştu su da yandı
Yağız is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski04-03-08, 14:37  #7
Yağız
 
Yağız'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 772

VAN GÖLÜ SAVUNMASI.

.

Herkes bir tanıdık arar dünya'da
beyaz birşeyler arar
ne kadar çıplak yüz bulursa
doldurur albümüne. Albümler ki,
bembeyaz görüntüler sağnağıdır: Uçururlar şapkamızı!
Şapkamız yoksa kalbimizi
Hep nisan'I bekledim ben: Delik deşik
bir ceket bırakarak geçtiğim
nar bahçeleri icin
söyliyeceğim
ne var! Bileyim diye
Mavi yeleğime çarparak ölen kuşlardan
artakalan nedir bana? Bileyim
Hangi trene elimi değsem
avucumda kentlerin soluğu
Hangi ağaca sarılsam: Güz işgali. . .
Bir balerin'in küçücük ayakları gibi
sekiyor yağmur saçlarımda

Hepiniz tanıdığım oldunuz bu şiirde
Hazır olun! Kırmızı bir gül'ün önünde
dağılacağız şimdi!



2.

Sabah ki, pantolonuma rüzgârlar akıtan
kızlarla öğretti bana
gökyüzüne bakmasını
Tehlikeli diyaloglarla karalanmış
bir mektup'tu
akşam yürüyüşlerim
Maviydi o zamanlar
bir kelebek gibi uçarak
Konak'a inen belediye
otobüsleri
liseli kızlarla dolu
çorapları dizlerinin
altında
birdenbire biten
Ve ben âşıktım her sabah
bir otobüs dolusu kıza
cebimde bir sustalı gibi taşıdığım
bafra
paketi
beyaz perde'sinde açık hava sinemalarının
olmuştum
bir
yelkenli


3.

Herkes bir tanıdık arar dünyada
beyaz birşeyler arar. Kiminin
beklediği okyanuslardır. Kimi
böcekleri, kırları,
bıldırcınları bile tanımaz.
Bir karanfil nasıl taşınır dünyaya? Papatya tarlaları ki,
kuş seslerine asılı
sarışın casuslarıdır güz'ün
Bilmezler ki,
kuru bir denizdi Akdeniz
Akdeniz
olmadan önce
uzun bir öpücük oldu sonra
Herkes birşeyler arar dünyada
beyaz birşeyler arar. Kimse,
kimseye söylemez öldüğünü
Hiç kimse çıkarmaz ölünün şapkasını: Korkar!
Halk'sa gizler yüzünü.
hiç kimseye göstermez
çok konuşursa kafasının kesileceğini
bilir; Susar!
Halk en çok alışveriş etmeyi sever pazarlarda
bando dinler
düğünlerde oynar
kuru fasulya'ya
ekmeğini banar
turşu kurar
ve soğanı
avuçları arasında
kırmaya bayılır
Halk! Esas
duruşta'dır
Halk!
Savaştırılır

Savaşlarda tanışmayın! Bu şiirde tanışın!
Hazır olun! Sarışın bir lale'nin önünde
dağılacağız şimdi!



4.

Çok uzaklardan geliyorum: Trenlerin
ve yıldızların arkasına asılarak:
Geçtiğim her ağacı
son durağım sanarak.
Yaylalarda,
yırtık bulutları oyuncak sanarak
oynayan

yoksul çocukları
çocuğum sanarak. . .
Tuzlu ve esmer tenimle
saplandığım hayat! Hayatım ey!
Yakama
iliştirdiğim yasa dışı
karanfiller

yetmiyor tanrıyı
uyandırmaya.
Tanrı'nın gölgesi

hepimizden hızlı: İnsan'ın gölgesi
yumuşacık,
bir ekmek gibi
kırılabilirsiniz
Tanık kalmadı büyük şiir'e!

Palyaçolar ve sülförlerle dolup taşıyor kentler! İT
oral seks, aile boyu şiir
antolojileri, chipsler kazandı
Puştluk Megahertz'le

ölçülüyor
İşte! Bakın, kuş seslerine asılı
bir şatoda bekliyor
bizi güz
karıncalarla dudak
dudağa
Hem siz biliyor musunuz? Neden kırmızıdır
karıncaların çükü?

Neden
bir vazo gibi kırılıyor Sapanca gölü

bu şiire
girince?


5.

Bakın! Bir kez daha söylüyorum: En yıldızlı
gecelerde bile
hiç kimse hiç kimseyi tanımıyor
Boğazı kesilerek öldüren
bir bebeği ve annesini
tanımıyorsunuz
Cezayir'de
Ne kadar suskundun ey! Şafak,
yanılgılar seni,
daha ne kadar
barındırır?
Unutma! Bir gün dönüp arkamıza
ad vereceğiz tüm cinayetlere
siyah lalelerin açtığı deliklerden
yeryüzüne taşınıp katillerini arıyacaklar

ölüler. . .


6.

Çok uzaklardan geliyorum
düşlerimizi ölçmekten yorgun
ufuk çizgisini
bir haç gibi taşıyarak sırtımda. Tenimdeki
taş ve kamçı yaraları
savaşlar ve suskunluklar
yetmiyor tanrı'yı
uyandırmaya

Hayat ve yaşam dudaklarını değiştirmiş
yeni dudaklar arıyor
Kim neyi biliyor? Nehirden su içen kuşlar
bir aynadan su içtiklerini bilmiyorlar: Bir konserve
kutusunu yırtarak fışkıran
tenor sesleri gibi omuzlarıma konuyor
sürüldüğüm tüm renkler, kokular ve sesler. . .
Kim neyi biliyor? Ağaç
ağaç olduğunu bilmiyor
Su su olduğunu,
taş taş olduğunu bilmiyor: Dünya
ki
en çok bayırlarda sallanır: Papatyaların
haberi
yok
Hazırım bir intihar komandosu gibi
menekşeleri belime sararak
uçurmaya bir kenti
uçurmaya en çıplak saatlerini
sabah
'ın.
Sabah ki, değil midir
kırlarda yuvarlanıp giden
en güzel bomba? Değil
midir
dallarından dünyaya sarkan
en güzel mürdüm eriği?

Okyanus'lardaki balıklar ayarlıyor saat'i
Eriyikler, soğuk metaller, bikti artıkları
ve o büyük!
beyaz köpük
'ten damlayan biz,
biz! bir uçurtmayız
yıldılzlara takılıp kalmış. Yıldızlar ki,
bazı geceler
hiç kimseye görünmeden
gizlice yeryüzü'ne
inip
ilaçlarını satın alırlar eczanelerden
daha parlak görünmek için bize

Yıldızlar ne kadar parlak olsa
ne yüreğin acısı
ne şarkıların hüznü kesilir: Radyolardan
plaklardan fışkırır
şarkılar:


'Bir öpücük vermezsen
Eyfel kulesinden aşağı
atarım
kendimi'


Varlık Kasım 1998
__________________
Su da yandı
Sel bastı su dayandı
Üstüme su serptiler
Tutuştu su da yandı
Yağız is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Tuncay Özkan: Türkmen yürüyüşü gibi siyaset yürüyüşü yapacağız V.T.Retci Türkiye Siyaseti 13 21-01-08 10:06
Tuncay Özkan smsleri çok seviyor... noperva Türkiye Siyaseti 3 15-01-08 10:29
Tuncay Özkan Kanaltürk'ü sattı! redyellow Türkiye Siyaseti 10 09-12-07 02:05
Mustafa Kemal'i Sevmek (Tuncay Özkan) tatoprak Ustalardan Seçkiler 0 02-11-07 12:49
Mert dayanır namert kaçar! 157ku Türkiye Siyaseti 17 23-10-07 20:12


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 01:41.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz