| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
| Yavuz Bülent Bakiler'den / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,468
| Şaşırdım Kaldım İşte Sözde, senden kaçıyorum dolu dizgin atlarla.. Bazen sessiz sedasız ipekten kanatlarla.. Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla.. Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla.. Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla.. Yüreğimin başına noktalarla.. Hatlarla.. Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla.. Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla. Ne olur bir gün beni kapında olsun dinle.. Öldür bendeki beni.. ..Sonra dirilt kendinle! Çarpsan karasevdayı en azından yüzbinle.. Nasıl bağlandığımı anlarsın kemendinle.. Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle.. Ama her defasında geri döndüm SENINLE.. Hangi düğüm çözülür.. Nazla.. Sitemle.. Kinle.. Ne olur bir gün beni, kapında olsun dinle.. Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin..? Bazen kızkardeşimsin.. Bazen öpöz annemsin.. Sultanımsın susunca, konuşunca kölemsin.. Eksilmeyen çilemsin.. Orada ufuk çizgim, burda yanım yöremsin.. Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin.. Çâresizim.. Çâremsin.. Şaşırdım kaldım işte bilmem ki neyimsin... Yavuz Bülent Bakiler __________________
Bilimsiz din kör, dinsiz bilim topaldır. Albert Einstein |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2008 Ülke / Şehir: Adana-Karaman-Balıkesir
Mesajlar: 817
| CEBECİ İSTASYONU VE SEN Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü İncecikten bir yağmur yağıyordu yollara Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi Sıcak bir kara sevda Yüreğimizin başında bağdaş kurup oturmuştu; Acımsı, buruk. mühürlenmişti ağzımız bir sessizlik içinde Sessizliği üstümüzden atamıyorduk Bir saçak altında kararsız, yorgun Saatlerce duruyorduk Kimse görmüyordu bizi Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü Bir başka türlüydü bu insanlar Sen bir başka türlüydün Gözlerin yine öyle bir bilinmez renkteydi Gözlerin gözlerimde erimekteydi Bir mermer heykel gibi yanımda duruyordun Beni bırakma diyordun Meyhane sarhoşları gibi sırılsıklam Bir yalnızlık duyuyorduk Ağlıyordun, ağlıyordun... Cebeci İstasyonunda bir tren Nefes nefese soluyordu Gerilmiş bir keman teli gibiydik Ankara Kalesi'nde bir eski çalar saat Bilmem kaça vuruyordu Bir yağmur yağıyor inceden ince İçimizdeki binbir düşünce Harmanlar misali savruluyordu Islanmış bir ceylan yavrusu gibi Tiril tiril titriyordun Gitsek gitsek diyordun. Yüreğimin atışından deli gönlümce Sırıl sıklam, paramparça, permeperişan Türküler söylüyordum Ağlıyordun, ağlıyordun... Şimdi, şimdi seni düşünüyorum Cebeci yollarında rüzgarlar esiyor, serin Paramparça düşmüş gönül ufkuma İki yıldız gibi gözlerin Gel Ey ciğerime saplanan hançer Gel ey yüreğime oturmuş kurşun Göçmen kuşlar gibi çok uzaklardan Gel artık Ne olursun __________________
Ve tarih bir gün, acz içinde kıvrana kıvrana şehadete susamış bir ülkücüden daha müthiş bir silahın keşfedilemediğini yazmak zorunda kalacaktır... |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bülent Ersoy hakkında soruşturma | phidas | Türkiye Siyaseti | 129 | 16-03-08 18:44 |
| Yavuz Sultan Selim'in Zerafeti | burky_show | Arşiv | 11 | 16-12-06 09:59 |