İkinci kurtuluş savaşı
Atatürk,ikinci dünya savaşından çok önceleri kendisini ziyarete gelen ABD büyükelçisine Avrupa'da meydana gelen gelişmelerden bahsederek ikinci dünya savaşının çıkacağını ve derhal bu konuda gerekli önlemlerin alınması gerektiğini açıklamıştı.Ve tabiki ilerleyen yıllarda zaman onu haklı çıkarmıştı.Bu özelliğiyle(öngörü)İlkokul yıllarında Ataatürk'ün kahinlerinki gibi özel bir gücünün olduğunu düşünüyordum.Ama zamanla aslında Atatürk'ün bu yeteneğini meydana gelen olaylardan hareketle gelecekte nelerin yaşanabileceğini tahmin edebilmesine borçlu olduğunu anlamıştım.Bugün AKP hükümetinin atmış olduğu ve atma teşebbüsünde bulunduğu aralarında bir bağlantı yokmuş gibi duran eylemleri tıpkı Ataatürk'ün yaptığı gibi yorumlayacak olursak erbakanla başlayan milli görüş hareketinin aslında ABD'nin gizli desteği ve tayyip'in önderliğiyle daha genel bir hedefi gerçekleştirmek gayesiyle büyük bir değişikliğe uğrayarak devam etmekte olduğunu anlayacağız.
Yalnız gerçekleştirilmek istenen hedef sadece elit damgası yiyen laikliği savunan kesimi değil aynı zamanda faşistlikle suçlanan milliyetçi kesimi de yakından ilgilendirmektedir.Çünkü hedef tahtasındaki sanıldığının aksine yalnızca Türkiye'nin rejimi değil aynı zamanda ülkemizin üniter ve Türklüğe dayanan yapısıdır.
Ne yazık ki bugün hepimiz sadece türbanı tartışırak büyük resmin bütününe değil yalnızca küçük bir parçasına odaklanmış durumdayız.Bugün ne laikliği savunanlar ne de türban takanlar gündemi türbana odaklayanların umurunda.Türban onlar için yalnızca hedefe giden yolda geçilmesi gereken onca basamaktan yalnızca biridir.Hükümetin yapmış ya da yapmaya çalıştığı hamlelerini(renksiz ideolojilerden soyutlanmış anayasası,vakıflar kanunu,alevlerin azınlıkmış gibi algılanılmasını sağlamaya çalışmak,terörle siyasi mücadele adı altında ülkemizin eyalet sistemine geçmesinin sağlanmaya çalışılması,kurum ve kuruluşlara uyumlu çalışmak bahanesiyle kendi adamlarını atamaları,ordunun yıpratılmaya,yargının kontrol altına alınmaya çalışılması,tayyip'in otoritesini arttırmak maksadıyla başkanlık sistemini getirmeye çalışması gibi)bir bütün halinde yorumlayacak olursak çizilmeye çalışılan büyük resmin ılımlı islamla yönetilen,toplumu ümmet faktörüne dayanan,eyaletlere ayrılmış,vakıfların siyasi güç olduğu “eski bir Osmanlı yeni bir Türkiye ”olduğunu görebiliriz.Tabiki AKP bunu gerçekleştirmek için Türkiye'de gerek kurumlarla çatışarak,gerekse de aleviler ve türban üstünden toplumu kamplara bölüp ülkemizde bir karışıklık meydana getirerek hedefleri için uygun ortamı sağlamaya çalışmaktadır.Zira bir karmaşa ortamında hedeflerini bir oldu bittiye getirerek kolayca gerçekleştirebileceklerdir.Tabiki bunun bir anda olmayacağını onlar da bildikleri için amaçlarını demokrasi adı altında sabırla ve büyük bir titizlikle yapacakları hamlelerle yavaş yavaş gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar.Satrançta yapmış olduğunuz birbirinden farklıymış gibi gözüken her hamle aslında bir bütündür size hem amacınızı gerçekleştirmek için uygun ortamı sağlamakla birlikte sizi hedefinize adım adım yaklaştırır.Oyunun püf noktasıysa sabır ve rakibinizin hamlelerini tahmin etmek ve ona göre bir strateji belirlemek.İşte bugün de Türkiye üstünde ABD'nin desteğini arkasına alarak bu mücadeleyi başlatan AKP ile aynı takımda olmalarına karşın aralarında bir birlik sağlanamamış olan laikliği savunan kesimlerle milliyetçi kesimler arasında bir satranç oynanmaktadır.Türkiye gibi bir ülkenin büyük orta doğu projesinde yer almaması düşünülemez ABD bu projede ülkemize giydirmeye çalıştığı kefeni doğrudan değilde AKP aracılığıyla dolaylı olarak,AKP'de hedeflerini ancak ABD desteğiyle gerçekleştirebileceğini anladığı için bu oyunda bir takım olabilmişlerdir.Ne varki karşı taraf,aynı amaç için yani Türkiyemiz için mücadele vermelerine karşın bunun farkında olmadıklarından ve aralarında görüş farklılıkları bulunduğu için tek bir güç oluşturamamışlardır.Ve biz bugün kahpelerin demokrasi adı altında bizlere attıkları sahte nutuklar,iftiralar ve kendilerini mazlum gösterdikleri bu oyunda sırf bir birlik oluşturamadığımız için yenilmekteyiz.
Her ne kadar bu mücadeleden bir oyunmuş gibi bahsetsemde aslında vatanımızda “ikinci bir kurtuluş savaşı” mücadelesi yaşanmaktadır.Milli mücadele döneminde olduğu gibi bugünde yabancı güçler,hainler,çıkarcılar ve kandırılan bir kesimle sürekli karalanan gerçek vatanseverlerin oluşturduğu bir kesim arasında hayati bir mücadele yaşanmakta.Eğer bu mücadeleyi kaybedersek ülkemiz belki de çok büyük bir iç savaşa sürüklenebilir.Hepimiz tüm farklılıklarımızı unutup bu insanlara karşı ülkemizin geleceği için tek yumruk olmalıyız tıpkı dedelerimizin yaptığı gibi. |