| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Reformizm Üzerine/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 1,646
| Herkese iyi akşamlar dostlar… Birkaç gündür burjuvazinin kutsalları üzerine birkaç yazılama yapmayı düşünüyordum, kısmet bu akşamaymış, fikirlerimi sizlerle paylaşma heyecanını yaşayarak bir an önce konuya girmek istiyorum. Reformizm Nedir? Reformizm, sosyalizme geçişin doğası ve sosyalizme erişmede en uygun ve doğru politik strateji üzerine uzun bir tartışmada temel bir pozisyon olarak açıklanabilir. Reformizm, gelişmiş kapitalizm içerisindeki işçi sınıfı hareketlerinin sosyalist kısmını yıllardır kasıp kavurmaktadır. Bu tartışmaların başında: “Sosyalizme geçiş şiddete başvurulmadan olabilir mi? Sosyalizme yani başarıya başta parlemento olmak üzere, burjuva demokratik devletin milletvekilleri gibi işçi sınıfının politik kurumları ile mi ulaşılacaktır?” soruları gelmekteydi ve tabiiki, bu sorular dahada uzayabilir. En az 1890’lardan beri birçok defa, bu sorular farklı sosyalist ve komünist partiler ve teorisyenler tarafından cevapları farklı şekilde sunuldu. Tarihler 1917’yi gösterdikten itibaren kırk yıl için cevaplar göreli olarak kısırlaşma eğilimindeydi; bunlar genellikle Lenin’den esinlenilen, devrimci-ayaklanmacı yol ve temeli Karl Kautsky’nin yazılarında 1914 öncesi Alman Sosyal Demokrasisi’nin politik pratiğinde bulunan bir reformizm anlayışı arasındaydı. 1917’den sonra, Batı Marksizmindeki devrimci akım, geçişi, zorunlu olarak şiddete dayalı ve başkaldırıcı biçime sahip, işçi sınıfının politik kurumlarının dışında kimi zaman ise bu politik kurumların içerisinde mücadele içeren ve burjuva devletin en son olarak Proletarya Diktatörlüğü ile yer değiştirmesi noktasına varan şekilde görmeye eğilimliydi. Reformistler ise, sosyalizme anayasal araçlarla ulaşma olasılığı taraftarıydı. Aslında “sosyalizme anayasal araçlarla ulaşma olasılığı taraftarıydı” demek, Marksistleri aşağılamak ve reformistleri ise daha “polyana”cı göstermek olur. Marksistlerin görevi şüphesiz bu noktada reformistleri acımasızca eleştirmek ve reformizmin, temelde burjuvazinin düzenine sadık kalan uzlaşmacı bir siyasal tutum olduğunu belirtmektir. Reformizmi acımasızca eleştirirken, reformizmin iyi bir tahlilini yapmalı ve yönleriyle açıklamalıyız. Reformlar sayesinde işçi sınıfı çıkarına ilerlemeler kaydedilebilir ancak unutulmamalıdırki, bunlar sağlansada ücretli kölelik sisteminin yani sömürü düzeninin içindeki kısıtlı kazanımlardır. Bu noktada Karl Marks’tan bir alıntı yapmak istiyorum: “Ücretli işçi, ücretli işçi oldukça, yazgısı sermayeye bağlıdır. İşçi ile kapitalist arasındaki o kadar övülen çıkar ortaklığı işte budur.” [1] Marks, 1847’nin Aralık ayının ikinci yarısında kendisi tarafından verilen konferanslarda bunu belirtmiştir. Yukarıdaki yorumumuzu Marks’ın bu sözü ile karşılaştırdığımızda ne kadarda haklı olduğumuz bir defa daha ortaya çıkmaktadır. Burjuvazi reformları o kadar iyi kullanırki, bunların en büyük örnekleri her daim yaşanır. İşçi sınıfının yükseldiği dönemlerde burjuvazi reform silâhını eline alır ve işçi sınıfı hareketinin ivmesini düşürerek, mücadeleyi yumuşatarak faşizmi kullanmadan dahi sınıfın mücadelesini kırabilir. İşte tamda bu sebepten dolayı reformizm, burjuvazinin kutsalları arasında yer alır. Sözlerimi bitirirken son olarak altını çizmek istiyorum; reformlar işçi sınıfı çıkarına ilerlemeler kaydedebilir ancak bunlar sömürü düzeninin kısıtlı kazanımlarıdır ve hiçbir zaman sınıf mücadelesini kelimenin tam anlamıyla başarıya ulaştıramaz. “ ‘Adil bir işgünü karşılığında adil bir ücret!’ biçimindeki tutucu slogan yerine, bayrakları üzerine şu devrimci sloganı yazmalıdırlar: ‘Ücretlilik sisteminin kaldırılması!’ ” [2] Marks’ın, Mayıs sonu ve 27 Haziran 1865 tarihleri arasında yazmış olduğu bu yazı belkide reformizm ile Marksizm arasındaki farklılığın en iyi belgesidir. Yazımı burada sonlandırırken daha uzun, daha bilgi içeren bir yazıyı sizlerle paylaşamadığım için hepinizden ayrıca özür diliyorum. Dostluk, kardeşlik ve sevgi dileklerimle. Dipnotlar: [1] Karl Marks, Ücretli Emek ve Sermaye, Marks-Engels: Seçme Yapıtlar, Cilt: I, s: 174-212, Birinci Baskı, Sol Yayınları, Aralık 1976 [2] K. Marks, Ücret, Fiyat ve Kâr, Marks-Engels: Seçme Yapıtlar, Cilt: II, s: 37-91, Birinci Baskı, Sol Yayınları, Temmuz 1977 __________________
Daha çok özgürlük; Daha çok demokrasi; Daha çok zenginlik; Daha çok adalet; Daha çok eşitlik... YOL Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 14-03-08 17:36 . |
|
| #2 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 340
| Alıntı:
Merhaba sayın kohlhass, İlk önce ben belirtmek isterimki yazı yazmaya çaba harcamın güzelliğini bildiğim için yazma çabalarımızın bile bir başarı olduğu kanısındayım. Yani yazınızın sonundaki kısalığı için yapılan özürü mütevaziliğinize atfediyorum. Bakın seçtiğiniz konu aslında günümüzde gündemde olması gereken konudur. Ülkede ve dünyada bir çok devrimci olduğunu iddi eden grup parti yada siyasi hareketler tam kavga zamanı gelen şu günde reformizme hapsolmuşlardır. Neden mi? Sermaye içinde düştüğü krizi çözemediği için, sürekli olarak ücretlilere yani işçi sınıfının mensuplarına saldırmaktadır. Ve buda keskin bir kavga sebebi yaratmaktadır. Ancak sol hareketler kaybedilen haklar peşinde koşmak yerine kitleleri savaş davet etmek yerine, reforma yani kötü şartların iyileştirilmesine çağırarark demokratik mücadele yolları ile değişimi öngörmekten kurtulamıyor. Heleki son zmanalarda artan dincilik karşısında laiklik safsatası yada milliyetçilik akımına katılan kitleleri, sözde cumhuriyetçi, laikçi yada devletçi partilerin peşine düşmekten reformist tavırlarında dolayı alı koyamamakadır. Bu yüzden reformizm ile marksizmin temeli arasındaki işte budur. Marksın söylediği gibi bir kitlelere; Nasıl kavga etmelerini değil, Niçin kaba etmelerini söyleyeceğiz..--komünistler olarak-- dostça yeni yazılarınızı bekliyoruz. | |
|
| #3 | |
Moderator ![]() Giriş Tarihi: Dec 2007 Ülke / Şehir: Dünya'da bir yerdeyim...
Mesajlar: 2,214
| Arkadaşlar, ben Reformizm dediğiniz olayı, demokrasi sınırları içinde küçük ama sağlam adımlarla ilerleme olarak anlıyorum !!! Çünkü sermaye-emek çelişkisinin tam olarak oturmadığı Türk toplumunda işçi sınıfından (!!!) ki toplumsal ve tarihsel önemini kavrayamamış, örgütsüz ve bilinçsiz bir kitleden sosyalist devrim gibi büyük bir dönüşüm beklemek bana biraz hayal gibi geliyor !!! Ha şu var; Batı toplumunda Sermayenin gireceği / içine düşeceği bir bunalımda bozulacak toplumsal sistemden sıyrılmayı bilecek olan Sol partiler ve işçi sınıfı silahlı bir hareketle değil ama (kimbilir belkide o denli bir çatışmada yaşanır, bilemiyorum) büyük demokratik hamlelerle Sosyalist sistem kurulabilir. Bunun için ön şart, sosyal-ekonomik yapının bozulması olmalıdır !!! Son yıllarda Avrupa'da yaşanan genel grevler ve işçi eylemleri gösteriyor ki Batıdaki pembe düzen çatırdıyor !!! Görüşlerimi Galiyev'den de takip edebiliriz ![]() __________________
"Gerçekleri yazmak, insanlara bir şeyler öğretmeye çalışmak, insanları düşünmeye, kendilerine dayatılanları yutmamaya yönlendirmek en ağır suç sayılıyor artık!" E.Ardıç. |
|
| #4 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 340
| Alıntı:
Sayın aristo bir noktada uyarmak isterim sizi. Bakınız bu ülkede devrimci hareket o kadar yığınsallaştı ki ve işçi sınıfın emek sermaye çelişkisini o kadar derinden yaşadı ki bir devrimin eşiğinden döndü. Döndü diyorum çünkü 1980 ihtilalinden önce devrimi öngören siyasi yapılar ya devrim gelecek ya karşı devrim dediğinde, kimse devrim için silahlanmayı göze alamadı. Ama ülke o kadar kesikin çelikşkiler yaşıyordu ki emekle sermaye arasında bir kıvılcım yetecekti. Ama emin ol ki reformizim adım adım ilerlemek değildir, sadece ve sadece düzene baş kaşkaldırmayı göze alamayanları biraz aha iyisini ummasıdır. dostça __________________
Bu bir sevdadır--Demire tırnakla--duvara kanla yazılar-- Ya sosyalizm ya ölüm. R.Y. | |
|
| #5 | ||
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 1,646
| Alıntı:
Marksizm, demokrasi sınırları (doğal olarak bu sınırlara burjuva kanunları da dahil) içerisinde verilecek olan “legal” mücadeleye karşı değildir. Aksine legal örgütleri ve legal partileri de reformizme kaymamak kaydıyla destekler. Bu noktada Lenin’den alıntı yapmakta fayda görüyorum: “İşçi sınıfının partisi, legal eylemden vazgeçmeksizin, ama ona bir an bile büyük bir önem vermeksizin, 1912-1914 yılları sırasında olduğu gibi, legal çalışmayı illegal çalışmayla birleştirmelidir. Legal eylemi bir saat olsun durdurmayalım. Ama anayasaya dayanan ve ‘barışçı’ hayallerle, gözlerimizin kamaşmasına izin vermeyelim.” [1] Reformizm Marksizm’den “devrimci” olmaması koşuluyla ayrılır. Dostluk, kardeşlik ve sevgi dileklerimle Saygılarımla [1] V. İ. Lenin’in, Thèses d’Avril (Moscou, 1953) ve Nisan-Ekim 1917 tarihleri arasındaki yazı, mektup ve konuşmalarından derlenen La Révolution d’Octobre (Bureau d’Editions, Paris, 1932) adlı kitaplarını Fransızcasından M. Ardos dilimize çevirmiş ve kitap Sol Yayınları tarafından Nisan Tezleri ve Ekim Devrimi adı ile Şubat 1979 (Birinci Baskı: Kasım 1969; İkinci Baskı: Aralık 1975) tarihinde yayınlanmıştır. __________________
Daha çok özgürlük; Daha çok demokrasi; Daha çok zenginlik; Daha çok adalet; Daha çok eşitlik... | |
|
| #6 | |
Moderator ![]() Giriş Tarihi: Dec 2007 Ülke / Şehir: Dünya'da bir yerdeyim...
Mesajlar: 2,214
| Sevgili mağripli, bu bir Fraksiyon çatışması sanırım, yani aramızdaki görüş farklılığı !!! 68 kuşağının en büyük yanlışlarından birisi de bu görüş ayrılıklarını süzebilmiş olamamalarıdır !!! Sonuç itibari ile silahlı devrimi savunanlar kaybetmiştir !!! Tabi ki Sosyal Demokrasi'yi savunanlarda kazanmış değildir ama en azından daha akılcı davrandıklarını tarih ispat etmiştir... Efendim, Türkiye'de zamanında sol birikim vardı evet, kentleşme ve kapitalizm ile doğan işçi sınıfı demokratik yollardan bir oluşum içine girdi, ama buna en büyük ihaneti (ağır oldu ama...) bence öğrenci hareketleri yaptı !!! Öğrenciler bir kere üretim sisteminde değildiler bile, emek-sermaye çelişkisinin dışındaydılar, fakat sokağa dökülerek büyük bir hata ettiler !!! Burjuva ve Bürokrasi'de bunu çok iyi kullandı ve işçi sınıfının üzerinden 71 ve 80 tankları geçti !!! Günümüz için sosyalizm daha farklı ele alınmalı, devrimcilik iddiasından arındırılarak !!! Sözün özü __________________
"Gerçekleri yazmak, insanlara bir şeyler öğretmeye çalışmak, insanları düşünmeye, kendilerine dayatılanları yutmamaya yönlendirmek en ağır suç sayılıyor artık!" E.Ardıç. |
|
| #7 | |
Moderator ![]() Giriş Tarihi: Dec 2007 Ülke / Şehir: Dünya'da bir yerdeyim...
Mesajlar: 2,214
| Sevgili Kohlhaas, Reformizm'i savunuyorum ama Devrimcilikten kopmuyorum. Yeri ve Zamanı değil diyorum !!! Bu çok önemli !!! Yani tarihsel evrimimiz (Türkiye için...) henüz Kapitailizme tam olarak geçemedi, öncelikle bunu atlattalım, Kapitalizm bütün oligarşisini kursun, o zaman SOL HAREKET daha güçlü ve sağlam gelecek !!! __________________
"Gerçekleri yazmak, insanlara bir şeyler öğretmeye çalışmak, insanları düşünmeye, kendilerine dayatılanları yutmamaya yönlendirmek en ağır suç sayılıyor artık!" E.Ardıç. |
|
| #8 | ||
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 1,646
| Alıntı:
![]() __________________
Daha çok özgürlük; Daha çok demokrasi; Daha çok zenginlik; Daha çok adalet; Daha çok eşitlik... | |
|
| #9 | |
Moderator ![]() Giriş Tarihi: Dec 2007 Ülke / Şehir: Dünya'da bir yerdeyim...
Mesajlar: 2,214
| Teşekkür ederim; Bir sahne / Hatırla Sevgili dizisi 59.Bölüm'den (Bu konuşma 1977 yılların dağ dağlı günlerinde geçiyor): Hoca: Dün gece ki olayları duydun mu ? Öğrenci: Evet hocam, polis sürekli faşistleri kolluyor, adeta beraber çalışıyorlar, peki hocalar neden ses çıkarmıyor ? Hoca: Çünkü hocalarda korkuyorlar Zeynep... Öğrenci: O zaman biz neye güveneceğiz ? Hoca: Hukuk devletine, adalete... Öğrenci: Kapitalist toplumda hukuk ne işe yarar, biz burada bir sürü ders yapıyoruz, hukukun üstünlüğünü konuşuyoruz falan, siz inanıyor musunuz gerçekten böyle bir hukukun olabileceğine ? Hoca: Tabi inanıyorum, düzen ne olursa olsun genişletilebilecek haklar vardır. Öğrenci: Hocam kusura bakmayın ama sizin düzen dediğiniz şey burjuva düzeni, hukuk da burjuva hukuku; emperyalizme göbeğinden bağımlı, oligarşik yapı sizin bahsettiğiniz hukuka nasıl izin verecek ? Hoca: İktidarın istediği oligarşi mi ? Bak Zeynep, işte bu oldukça tartışma götürür, kusura bakma ama ben halk savaşının o oligarşik yapıyı devrimle alt etmesini beklemek niyetinde değilim, bugün burada ufak tefek adımlarla belki çok daha kalıcı şeyler yapabiliriz. Öğrenci: Peki hocam, bakalım hangimizin yöntemiyle daha çabuk sonuç alacağız görürüz ? .................................................. .................................. Hangi yöntemle, ne kadar zamanla, nasıl sonuç alındı ??? ![]() __________________
"Gerçekleri yazmak, insanlara bir şeyler öğretmeye çalışmak, insanları düşünmeye, kendilerine dayatılanları yutmamaya yönlendirmek en ağır suç sayılıyor artık!" E.Ardıç. |
|
| #10 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 1,646
| Sn. Aristo dizi izleyen biri değilim, o yüzden alıntıladığınız konuşmaların hangi sahnede geçtiğini dahi bilmiyorum. Benim kanaatimce siz reformizm ile legal alanda çalışma yürütmeyi ayıramıyorsunuz. Seçimlere katılmayı, seçilinirse burjuvazinin alanında emekçilerin temsil edilmesine Marksizm zaten karşı değildir. Ancak seçimler ne zaman kendine "devrimci" sıfatını yakıştıranlara araç değil de amaç olursa, reformizmin keskin rüzgarı esiyor demektir. Saygılarımla __________________
Daha çok özgürlük; Daha çok demokrasi; Daha çok zenginlik; Daha çok adalet; Daha çok eşitlik... |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Aman da ne güzel yakışmış beyaz çarşaf üzerine.... | gezer | Türkiye Siyaseti | 1 | 14-02-08 08:46 |
| Kürt vatandaşlarımızda milliyetçilik üzerine hareket ediyor. | flager45 | Türkiye Siyaseti | 37 | 04-01-08 21:52 |
| Kadınlar ve Erkekler Üzerine... | Dağlı | Toplum Felsefesi | 25 | 25-12-07 00:33 |
| Büyükkanıt'ın konuşması üzerine.. | NSC | Türkiye Siyaseti | 76 | 06-10-06 17:46 |
| Bilim ve Din üzerine bir değerlendirme | yam_yam | Arşiv | 29 | 31-08-06 12:53 |