Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Türkiye Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

İşte bize cüppeli muhtıra, ezber bozar cinsten türkiye tahlili

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski17-03-08, 17:47  #1
Sürgün
 
Sürgün'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2007
Ülke / Şehir: Cehennemin dibinden.
Mesajlar: 1,380



Alıntı:
'Cüppeli muhtıra'ya 'ama'sız, 'fakatsız' karşı çıkmak...

Cuma günü Türkiye’de hiç alışılmadık bir şey oldu aslında. Oy verenler, örgütlü emek güçleri çıkarlarına aykırı gördükleri bir yasayı protesto ettiler ve yasayı yürürlüğe koymayı amaçlayan hükümete geri adım attırdılar. Hükümet böylesine büyük bir tepki beklemiyordu açıkçası. Üstelik kamu çalışanlarının iş bırakmasına da yurttaşlar büyük ölçüde destek verdi. Bu demokratik bir başarıydı. Küresel krizin ülkenin kapısına dayandığı şu günlerde, hükümet de çalışanların bu haykırışını duymamazlıktan gelemedi ve zorunlu olarak geri adım attı. Bütün bunlar mesai saati bitimine kadar olan gelişmelerdi.

Ama çalışanlar günün yorgunluğuyla evlerinin yolunu tutarken bu sefer alışıldık bir şey daha oldu: 'Cüppeli muhtıra' geldi. Yani devlet araya girdi. Zamanlama ilginçti AKP’ye adeta “öyle sokağa bakma, bizim devlet geleneğimizde sokağa bakmak, ona göre karar vermek yoktur” deniyordu. Zaten neo-liberal politikalar yürütmek konusundaki azmi, çalışanların kararlı direnişiyle gerilemek üzere olan AKP aslında rahat bir nefes aldı. Şimdi bu müdahalenin kesinlikle AKP’ye ve onun ekonomik-politik hattına yapılmadığını, tam aksine başta yeni yükselmek üzere olan birleşik sendikal mücadeleye ve Kürt sorununda olası bir siyasi açılıma karşı olduğunu bilmeliyiz.
DEVAMI.............
http://www.sesonline.net/php/index.php
Taraf, bir gün gazetesi yazarı cemil ertem in kaleminden ezber bozan yazılar çıkıyor.
Bildiklerimizin aslında bir masal, yaratılan bir mite, tapınan bununla ayakta kalan, hayatta kalan bir halkın masalı. Ne imiş kemalistler ülkenin bölünmez bütünlüğü için, her şeyciklerini feda etmezlermiş miş . Sevsinler yaaa. Yaşını başını almış bazı insanlar hala bu masala kanıyor.

Çocuk kalmış toplumlar işte böyle masallarla avutulur. Yurdunu kurtaran bir öncü grup ve onların arkasından koşan göğsü imanla dolu, bağımsızlık mücadelesi için, emperyalizme karşı omuz omuza. 600 Sene köle gibvi kullanılan, eğitim, sağlık, barınak insanca yaşamdan mahrum bırakılmış bir halktan, uydurulsa uydurulsa müfredattaki biçiminde masalsı bir tarih uydurulurdu ancak.

Sivil, askeri bürokrasi yani oligarşi, işte bizim esas kan emicilerimiz.
__________________
Sivil ve askeri bürokrasinin (oligarşi) dikta rejiminden ,onların kurumlarını özelleştirerek kurtulabiliriz.

ReMaT Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 19-03-08 22:48 .
Sürgün is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski17-03-08, 17:55  #2
fenerbahçeli
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 3,963

Bu sol maskeli neoliberal yazıyı kim, hangi gazetede yazmış?
__________________
Yok!
fenerbahçeli is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-03-08, 17:52  #3
Sürgün
 
Sürgün'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2007
Ülke / Şehir: Cehennemin dibinden.
Mesajlar: 1,380

İnsanları aklı başında, etraflı ,detaylı, basit bir dille anlatılmış türkiye tahlilleri pek ilgilendirmiyor her halde. Niye ki acaba?

Avrupa bize diyor ki, çocuk zekalı, hödük, güdük kalmış bir halkmışız. Sebebi de yıllar ve yıllarca, önce osmanın oğullarına ayaklarımızda çarıklarımız, yamalı pantolonlarımız, ilkel tarım altleriyle toprağını işlemişiz, vergi ödeyip, askerini beslemişiz, sonrasında onların torunları da kemalin oğullarının imparatorluğunun vesayetinde, demir dipçiği altında yaşamış olmamızdanmış. Yine demir dipçik, altta kalnın canı çıksın hesabı ne yolumuz olmuş şehire götüren bizi, ne işimiz, ne aşımız olmuş. Kanıksamışız böyle köleler gibi çalışmayı yaşamayı, hep ama hep onlara uzaklardan imrenerek bakmayı. İşte bu sebeplerden, baskı, şiddet, gasp yoluyla yolunmuş tavuğa çevrilen bu halk, hödük, güdük, çocuk zekalı kalmış.

Çok mu haksız avrupa acaba?
__________________
Sivil ve askeri bürokrasinin (oligarşi) dikta rejiminden ,onların kurumlarını özelleştirerek kurtulabiliriz.
Sürgün is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-03-08, 20:55  #4
kgurleyen
 
kgurleyen'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Ülke / Şehir: Ankara
Mesajlar: 495

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin...Mustafa Kemal Atatürk'ün ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin gizli açık düşmanları ne yazık ki...Demokrasiye ve Özgürlüklere önem veren...Ama bu anlayışının kötüye kullanıldığını gördüğü halde seyirci kalabilen bu forumda sürgün edebiyatıyla cirit atıyor...

Yukarıda ki alıntılar, Türk Milletinden nefret ettiği çok açık olan bir üyenin,bir Ulusa hakaret etmek için bu formu kullandığının açık kanıtlarıdır.

''Avrupa bize diyor ki ''diye yazarak, Avrupalı yerine bir kara parçasını konuşturma kültürüne sahip bu sürgün edebiyatçısına ''Avrupa'nın taktığı tüm sıfatlara sen uygun düşüyorsun...'' diyorum...
kgurleyen is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-03-08, 21:18  #5
Nostrum
 
Nostrum'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 1,584

Ordu darbe yapar militarizm olur.Ülkenin hukuk adamı doğru ya da yanlış bir iddianame hazırlar o da cübbeli muhtıra olur.

Kaderde olan gelirmiş başa!

Takdir-i ilahi deyin ve geçin...

Ne yani kadare inanmıyor musunuz münafıklar!?
__________________
Birer birer, biner biner, biner ölürüz
Yana yana, döne döne, yine geliriz ay canım
Biz dostu da düşmanı da elbet biliriz
Vurulup düşenler gülüm, darda kalmasın ay canım
Nostrum is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-03-08, 21:57  #6
Sürgün
 
Sürgün'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2007
Ülke / Şehir: Cehennemin dibinden.
Mesajlar: 1,380

Alıntı:
Sayın kgurleyen şöyle demiş:

Mesajı Göster
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin...Mustafa Kemal Atatürk'ün ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin gizli açık düşmanları ne yazık ki...Demokrasiye ve Özgürlüklere önem veren...Ama bu anlayışının kötüye kullanıldığını gördüğü halde seyirci kalabilen bu forumda sürgün edebiyatıyla cirit atıyor...

Yukarıda ki alıntılar, Türk Milletinden nefret ettiği çok açık olan bir üyenin,bir Ulusa hakaret etmek için bu formu kullandığının açık kanıtlarıdır.

''Avrupa bize diyor ki ''diye yazarak, Avrupalı yerine bir kara parçasını konuşturma kültürüne sahip bu sürgün edebiyatçısına ''Avrupa'nın taktığı tüm sıfatlara sen uygun düşüyorsun...'' diyorum...
Senarist, oyuncu, yönetmen, yılmaz güney duvar adlı bir film çekmişti. Yıllar ve yıllar sonra kendi öz yurdunda sahnelenebildi. Ve ödüllü filmi dünyanın pek çok köşesinde izlenirken ( yol) kendi ülkesinde 30 yıl sonra sahnelenebildi.

Yılmaz güney, bu ülkede olup biten ve hasır altı edilmek istenilen pek çok infialleri dillendiren, bu ülkenin nice aydını sanatçısının uğradığı akıbete uğramıştır.

Düşünce suçu, vatana ihanet, türklüğe hakaret vs, vs. Nedir bu insanların işlediği suç? Bu ülkede altta kalanın, ezilenin ve işlenen insanlık suçlarının çıpasını avrupa ya kadar taşımak, dünya kamuoyu oluşturmaya çalışmaktır.

Bu ülkenin dünyaya kapalı olmasını isteyenler, kapalı kapılar ardında burjuvazi ile işbirliği yapıp, ülkenin tüm kaynaklarını iç etmek, olmadı, kurdukları kurtlar sofrasında en büyük payı kapmak telaşında olabilirler.

Unuttukları bir şey var. Burjuvazi, sivil ve askeri bürokrasiyi, kitabından sildi. Devlet çeşmesi akmıyor artık onlara. 80 Senedir sürdürdüğünüz devran ve bu ülke halkına kaybettirdiğiniz zaman, iş, güç, emek, hayat kayıplarının sorulma vakti gelmiş ;çok mu rahatsız oldunuz?

Tükettiğiniz kadar, ürettiğiniz bir düzen dayatması çok mu zor geldi?

Ülkedeki dönen dolapları deşifre edenleri, vatan haini, işbirlikçi, şucu ,bucu diye nitelemeden önce kendinize dönün, kim olduğunuz tesbitini yapın. Kimsiniz ve ne yaptınız bu ülke halkına?

İlgili makama şikayet kapısı belli; ilkokul çocukları gibi, tıpkı avrupalıların tarif ettiği gibi, güdük, hödük, çocuk zekalı kalmış bir halktır tabiri, gazetelerde yayınlanacak da sanal ortamda niye yayınlanamıyor.

You tube yaptığınız muameleyi, sanal forumlarada mı yapacaksınız?

Ne kimseyi yapay, yapmacık, sözel biçimde sevmek zorundayım ne de nefret etmek. Buna karar verecek olan benim. Sen kim oluyorsun da akıl vermeye kalkıyorsun. Varsa biraz başına çal o aklını. Ayrıca bu tanımlamayı ve daha fazlasını kimin hak ettiği çok açık ortada.

Kaynak yukarda sesonline net. Okumada mı bilmiyorsunuz. Bakıyorum bu yazı sizi ve sizin gibileri çok rahatsız etmiş fatma seher. Bir de bütün forum biliyor ki, kopyala yapıştır konusundaki uzmanlığınıza kimse su dökemez.
__________________
Sivil ve askeri bürokrasinin (oligarşi) dikta rejiminden ,onların kurumlarını özelleştirerek kurtulabiliriz.

Sürgün Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 19-03-08 21:59 .
Sürgün is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-03-08, 21:59  #7
phidas
 
phidas'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,508

Alıntı:
Sayın Sürgün şöyle demiş:

Mesajı Göster
Taraf, bir gün gazetesi yazarı cemil ertem in kaleminden ezber bozan yazılar çıkıyor.
Bildiklerimizin aslında bir masal, yaratılan bir mite, tapınan bununla ayakta kalan, hayatta kalan bir halkın masalı. Ne imiş kemalistler ülkenin bölünmez bütünlüğü için, her şeyciklerini feda etmezlermiş miş . Sevsinler yaaa. Yaşını başını almış bazı insanlar hala bu masala kanıyor.

Çocuk kalmış toplumlar işte böyle masallarla avutulur. Yurdunu kurtaran bir öncü grup ve onların arkasından koşan göğsü imanla dolu, bağımsızlık mücadelesi için, emperyalizme karşı omuz omuza. 600 Sene köle gibvi kullanılan, eğitim, sağlık, barınak insanca yaşamdan mahrum bırakılmış bir halktan, uydurulsa uydurulsa müfredattaki biçiminde masalsı bir tarih uydurulurdu ancak.

Sivil, askeri bürokrasi yani oligarşi, işte bizim esas kan emicilerimiz.
Statükocuları rahatsız eden bir yazı...

Gerçi artık ne rahatsız etmiyorki. Umarım herkes baştan sona okur.

Yok oluş sendromunda bir şeriatçı kadar özgürlükçü olamayanların sonuna geliniyor...
phidas is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-03-08, 22:08  #8
phidas
 
phidas'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,508

Alıntı:
Sayın Sürgün şöyle demiş:

Mesajı Göster
Senarist, oyuncu, yönetmen, yılmaz güney duvar adlı bir film çekmişti. Yıllar ve yıllar sonra kendi öz yurdunda sahnelenebildi. Ve ödüllü filmi dünyanın pek çok köşesinde izlenirken ( yol) kendi ülkesinde 30 yıl sonra sahnelenebildi.

Yılmaz güney, bu ülkede olup biten ve hasır altı edilmek istenilen pek çok infialleri dillendiren, bu ülkenin nice aydını sanatçısının uğradığı akıbete uğramıştır.

Düşünce suçu, vatana ihanet, türklüğe hakaret vs, vs. Nedir bu insanların işlediği suç? Bu ülkede altta kalanın, ezilenin ve işlenen insanlık suçlarının çıpasını avrupa ya kadar taşımak, dünya kamuoyu oluşturmaya çalışmaktır.

Bu ülkenin dünyaya kapalı olmasını isteyenler, kapalı kapılar ardında burjuvazi ile işbirliği yapıp, ülkenin tüm kaynaklarını iç etmek, olmadı, kurdukları kurtlar sofrasında en büyük payı kapmak telaşında olabilirler.

Unuttukları bir şey var. Burjuvazi, sivil ve askeri bürokrasiyi, kitabından sildi. Devlet çeşmesi akmıyor artık onlara. 80 Senedir sürdürdüğünüz devran ve bu ülke halkına kaybettirdiğiniz zaman, iş, güç, emek, hayat kayıplarının sorulma vakti gelmiş ;çok mu rahatsız oldunuz?

Tükettiğiniz kadar, ürettiğiniz bir düzen dayatması çok mu zor geldi?

Ülkedeki dönen dolapları deşifre edenleri, vatan haini, işbirlikçi, şucu ,bucu diye nitelemeden önce kendinize dönün, kim olduğunuz tesbitini yapın. Kimsiniz ve ne yaptınız bu ülke halkına?

İlgili makama şikayet kapısı belli; ilkokul çocukları gibi, tıpkı avrupalıların tarif ettiği gibi, güdük, hödük, çocuk zekalı kalmış bir halktır tabiri, gazetelerde yayınlanacak da sanal ortamda niye yayınlanamıyor.

You tube yaptığınız muameleyi, sanal forumlarada mı yapacaksınız?

Ne kimseyi yapay, yapmacık, sözel biçimde sevmek zorundayım ne de nefret etmek. Buna karar verecek olan benim. Sen kim oluyorsun da akıl vermeye kalkıyorsun. Varsa biraz başına çal o aklını. Ayrıca bu tanımlamayı ve daha fazlasını kimin hak ettiği çok açık ortada.

Kaynak yukarda sesonline net. Okumada mı bilmiyorsunuz. Bakıyorum bu yazı sizi ve sizin gibileri çok rahatsız etmiş fatma seher. Bir de bütün forum biliyor ki, kopyala yapıştır konusundaki uzmanlığınıza kimse su dökemez.
Sn sürgün...

Osmanoğullarının rejiminden kemalist rejime geçiş bir özgürlük olarak sunuldu . Ancak hiçbir zaman bunu sağlayamadı. Brçok yönden o günlerden bile çok gerilerde kaldık. Osmanoğulları 72 milleti bir arada tutabildi yüzlerce yıl. Ne zamanki ittihatçı kafalar osmanoğullarına sirayet etmeye başladı çöküş başladı...

Bu milletleri barış içerisinde tutabilme bugünün avrupasının bile pekte beceremediği bir durumdur...

Gel gelelim bu millet 1000 yıldır hiçbir zaman özgürleşemedi. Hep kul olarak görüldü.

Bunu yıkacağını vadeden bir Kemalist devrim bile nihayi olarak buna bir son veremedi... Kağıt üzerinde vatandaş olmakla en küçük bir şikayette karakollarda dayak yiyen insanlar oldu geçmişimizide...

Halen devletin istemediği hiçbirşeyi "düşünebilmek" bile suçtur...

padişahın eleştirilmesinden tüzel bir padişaha geçtik...

Bu millet aç kalmış, susuz kalmış , ekmeğe dilenmiş bu grubun umurunda değildir.

Varsa yoksa atatürküçülüğe zarar gelmesin derler.

atatürkçülük toplumun geri kalmasına göz yummakmıdır?

milli bir devlet kuracağız diye dünyada 21 yy da enver hocalık tahayyüllerimidir?
phidas is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-03-08, 22:18  #9
Sürgün
 
Sürgün'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2007
Ülke / Şehir: Cehennemin dibinden.
Mesajlar: 1,380

Sn phidas
vali konağı yakınlarında bir sokakta oturuyorum. Doğudaki vali konakları ise bir saraydan farksızdır. Bahçıvan, aşçı, hizmetçi, koruma, şofor, vs vs gider. Altlarında 1 trilyonluk araç.

Bu sadece gözümüze görünen bir halkın bir aylık vergisinin nerelere harcandığını gösteren küçük bir örnek. 81 vilayet ve 81 bürokratlar takımı çarpın bölün, toplayın vs. İşte bizim açık verdiğimiz, milli servetimize el koyanların küçük bir kısmı.

Şimdi bir de orduyu düşünün. Bütçenin % 38 ine el koymaktalar. Bunu sadece bir aylığına bir hesabını yapın. Biz niye fakiriz, biz niye insanca muamele görmüyoruz, bu oligarşi niye durup durup darbe denemeleri yapıyormuş, işte bütün cevap budur. Özelleştirdiğiniz kurumlarında rüşveti, iltiması, engellerseniz, burjuvazi, oligarşiden elini çekerse, işte bu traji komik olayları, yaşarız. Bütün dertleri hortumların eskisi gibi, sonuna kadar açık olmamasındandır. Yoksa kemalizm filan hikaye.
__________________
Sivil ve askeri bürokrasinin (oligarşi) dikta rejiminden ,onların kurumlarını özelleştirerek kurtulabiliriz.

ReMaT Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 19-03-08 22:50 .
Sürgün is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-03-08, 23:28  #10
inceoğlu
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 406

Bu ülkenin savcısı görevini yapmasınmı?İKTİDAR SAHİBİ OLANLARIN SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜMÜ VAR.Akp niye bukadar saldırgan niye bukadar küstah ben savcılara suç duyurusunda bulunuyorum.BU ÜLKENİN GÖREVİNİ YAPAN SAVCILARINA ALENEN TEHDİT ,ŞANTAJ ,HAKARET EDİLİYOR.
__________________
Z.
inceoğlu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 23:06.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz