| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Eğitim Anlayışı/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Apr 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 23
| Tarih dersi. Almanya’da bir ortaokul! Öğretmenim, dersi dinlemediğimi görünce beni sözlüye kaldırdı. — Bana bugünkü dersin konusu anlat! Dedi. —Bizlere anlattığınız tarihi olayları dinledikçe o anda orada bulunduğunuzu düşüne durdum. Tarihi olayları bizlere inanılmaz bir ehemmiyet içinde aktarıyorsunuz. Bunların doğruluk derecesinden ve bir o kadar da tarafsız bilgi aktardığınızdan şüphe duyuyorum. Dedim. Tarih Dersi öğretmenim, cevabımı sözlü imtihan olarak değerlendirdi ve bana “1” verdi. (“1” alman öğretim sistemi içindeki en iyi sayısal nottur!) Sınıf Arkadaşlarım durumu protesto ettiler. — Bizler dersi dinliyoruz. Sorunuza tam cevap verebilirken, arkadaşımıza cevap veremediği halde bu notu, nasıl verirsiniz? Dediler. Öğretmenimiz: — Arkadaşınız koyun gibi her şeyi yutmuyor! Sorguluyor ve şüpheci bir tavır sergiliyor. Bu 1000’lerce bilgiyi bilmekten çok daha değerli ve önemli bir bilgidir. Dedi. Edebiyat Dersi. Türkiye’de bir lise! Yazılı sınav. Konu; Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinden bir bölüm’ün yorumlanması! Seyahatname’den söz konusu bölüm: Düldül ( E. Çelebi’nin atı) Balkan topraklarında, Müslüman Akıncılara mukavemet gösteren bir kafir önünde şaha kalkar. Adamı ezer ve öldürür. Osmanlı’nın istila ettiği toprakların köylülerini korkak bulan Düldül gülmektedir… Soru: Buradaki mizahi anlatımı yorumlayınız! — Bir insanın ölümü komik değil acı bir gerçektir. Bir insanın bir at tarafından öldürülmesinin neresinde mizah olabilir?... Başka insanların yaşadıkları toprakları istila etmek, onları öldürmek ne kadar doğrudur? Şeklinde bir yazı yazdım. Aldığım not “0” idi. Almanya! Ortaokul’da Edebiyat dersi! Yazılı imtihan! Konu: Martin Luther’in kişiliğini yorumlamak! “Aldım kalemi elime ve yumdum gözlerimi” desem, abartmamış olurum. Bir şeyler yazdım. Yazdıklarımı buraya aktaramayacağım. Martin Luther’in, Anadolu tabiriyle deyim yerindeyse “bir tek halasının kızına” dokunmadığım kaldı. Öğretmenim bu yazılı kağıdımı ertesi derste bana uzattı ve sınıf önünde sesli okumamı istedi. Okudum. Bana “1” verdiğini söyleyince sınıf yine ayağa kalktı. — Arkadaşınız, dedi öğretmenim, Martin Luther’in hayatının son dönemini ele almış ve davasını nasıl sattığını, aristokratların verdiği rüşvetlere nasıl kandığını ve böylece (sınıf) savaşı nasıl olumsuz etkilediğini, dava arkadaşlarını nasıl cellatlara teslim ettiğini dile getirdi. Yazısında Kişilik, İnsani Boyut ve Makul Ahlak'ın önemi ön plana çıkmaktadır. Dedi. Sevgiler BC Beautiful Chaos Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 04-05-06 20:47 . |
|
| #2 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807
| Lise yıllarım.Yer Türkiye,şehir İstanbul.Tarih dersinden, matamatik ve fizik gibi problemlerle uğraşmaktan daha çok korkardık.Tarihsel konu ve olayları anlatırken hocamız sık sık anlatanı susturarak sorular sorar ve bizlerin iflahını keserdi.Neden,niçin,sebeb ve sonuç gibi sorular karşısında sınıfın bütün öğrencileri dut yemiş bülbüle dönerdi,tarih kitabında bile bu sorulara yanıt verilelemişken bizlerin yanıt vermesi oldukça zordu.Bütün sınıfın en korktuğu ders tarih dersi olmuştu.Çoğumuzun tarih notları kötüydü,en çalışkan öğrenciler bile geçer not aldığında pekiyi almış gibi sevinirlerdi. O dönemlerde en kızdığımız öğretmenimiz tarih öğretmenimizdi.Yılllar sonra kendisiyle karşılaştığımızda lise yıllarımızda bizi bu şekilde hazırladığı için kendise teşekkür edip ellerinden öpmüştüm.O da bana gülümsiyerek " O günlerde bana ne kadar kızsanızda yıllar sonra şimdiki gibi takdir edileceğimi biliyordum " demişti. Herkese saygılarımla. |
|
| #3 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Apr 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 23
| Sevgili Türesin, Bir Norm vardır. Bir çıta vardır ve matematiksel anlamda Bir Doğru vardır. Bilimsel bilgi, hümanist değerler bütünü ve en önemlisi gelişmeler karşısındaki muhakeme şekli (diyalektik) küresel düzeyde her toplum ve her ulusun kültürel altyapısında kabul görmelidir. Ulaşım ve İletişim'in jet hızıyla geliştiği şu çağda "çoklu doğrular denklemi" tarihe gömülmelidir artık. İlkokul çocuklarının karnelerini ilk gördüğümde ne kadar hayret ettiğimi hatırlıyorum. Az çok "çalışkan" bir öğrencinin ders notları baştan sona Pek İyi'ler ile bezeniyordu. Pek İyi’leri sistemin onay mührü olarak algıladım. Bireysel niteliklerin önemsenmediği ve geliştirilmediği sonucuna vardım. Ülke olarak gerçekçi değiliz. Doğruları bazen iyi bildiğimiz halde görmezlikten geliyor, muhalif oluyor ve hatta kinli-nefretli, kanlı-bıçaklı düşman bile kesiliyoruz. Doğrular hiçbir millet, din, ırk veya toplumun tekelinde değildir. Doğrular şu mavi bilye üzerinde yaşayan biz insanları 'Bir' kılacak güç ve güzelliktedir. Sevgiler BC |
|
| #4 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807
| Sayın Beautiful Chaos ! Alıntı:
Matamatik bütün milletlere tek bir doğruyu ve doğruya gidecek tek bir yol gösterirken,sosyal yaşam ve sosyal bilimler sonuca farklı yollardan ulaşılabileceğini gösterir. Saygılarımla. | |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 1,028
| Evrenin belli bir işleyiş sistemi vardır ve bu sistem evrenseldir. Toplumda ve doğada ayrı ayrı değildir. Toplum doğadan çıkmış bir şeydir. Topluma etki eden olgular bir çoktur ve karmaşıktır. Bu yüzden genel kuralların bulunması ve her toplumun öznel koşullarına uyarlanması güç olsa bile bir genellikten söz edebiliriz. Bir topluma yada çağa göre ileri olan birşey başka bir topluma yada çağa göre geride olabilir. Ama bu evrensel kuraların olmamasından değil aksine her toplumun farklı gelişme göstermesinden kaynaklanır. Çağımıza baktığımızda bu sistem (emperyal kapitalizm) zaten dünyayı büyük ölçüde globalleştirmiş veya globalleşmeye zorlamaktatır. __________________
“İşçinin milliyeti ne Fransız, ne İngiliz ne de Alman’dır, onun milliyeti emektir, özgür köleliktir.” "İşçinin vatanı yoktur" (Karl Marx) |
|
| #6 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Dec 2005
Mesajlar: 1,511
| Yazdığınız yazı Almaya'yla aramzıdaki düzey farkını tam olarak ortaya koyuyor sayın beautiful chaos.Ne zaman kitapta yazandan farklı birşeyler yazsam,kitabı ezberleyenler benden yüksek not alır.Sonra da buna eğitim derler.Benim okulda öğrendiğim birkaç şeydir en fazla.Onların en önemlisi de sabredilmek.Karşında hoca saçmalarken susup oturabilmek büyük meziyettir.Bir oranda öğrenebildim herhâlde.Ama halâ arasıra patlamıyorum diyemem. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İbretlik ihanetler,hainlikler,iftiralar | Türesin | Türkiye Siyaseti | 126 | 24-01-07 22:54 |
| AİHM kararında muhalif üyenin çarpıcı gerekçeleri | ibra | Dünya Siyaseti | 5 | 19-11-05 13:19 |
| Ne kadar para, o kadar eğitim | ışık | Konu Dışı | 24 | 22-10-05 23:51 |
| Odtü Hakkında Bilgiler | ozkankirim | Konu Dışı | 0 | 30-08-05 17:46 |
| Yabancı dille eğitim | petricli | Bilişim | 0 | 16-07-05 12:00 |