| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Apr 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 23
| Temel anlayış itibariyle, Zaman kavramı dördüncü boyut olarak yaklaşık bir asırdır Fizik'te kabul edilen ve hesaba katılan bir olgudur. Üç boyutluluk pek çok kişinin üstesinden gelemediği bir kavrayış iken bari iki boyutlu algılamadan başlayalım diyeceğim ancak dinci zihniyetin yazdıklarını okudukça tek çizgi üzerinde ilerlendiğini görüyor ve hayret ediyorum. Okul sınıflarında dersin hızını en zayıf öğrenciler belirler. İşlenen konuyu anlayanlar eşzaman dersi zinde tutarlar. Bundan yıllar önce dostlar meclisinde; "Aptallık ne ölçüde ceza kapsamına alınabilir? " türünde bir sohbeti hatırlıyorum. Ortaya atılan argümanlar gerçekten çok ilginçti. Neyse... Devri daim dönen bir küre... Evrenin sırlarını çözme dürtüsü... İnsan hayatını kolaylaştıran teknolojik buluş ve uygulamalar… İnsanların oldu olasılar yaşam, özgürlük ve onurları için kelle koltukta verdikleri kavgalar... Ve Tek çizgide afyon tutmuş misali gerçek dünya ve entrikalardan bihaber İnanmış İnsanlar… (...) Sevgiler BC melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 06-05-06 16:19 . |
| #2 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Alıntı:
| |
| #3 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650
| Kendisine "cahil" dendiğinde ortalığı lağıma çeviren bir üyemiz başkasına-kendi gibi düşünmeyenlere, "aptal" denildiğinde :-) türünden mutluluğunu ifade eder. Daha sonra başka yerlerde, başka konularda, -bu ikilemde kalan kendisi değilmiş gibi- yine insanlara iyiliği-güzelliği nasihat eder.... __________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar. Beyin Fırtınası Geri Döndü |
| #4 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 407
| Alıntı:
__________________
Hak geldi batıl zail oldu..... | |
| #5 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Cennete gidecekler diyorum bazıları kızıyor,cehemneme göndermeyide ben arzu edemem.Nereye giderseniz gidin,benim tasamda kaygum da değilsiniz.:-) |
| #6 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 1,464
| zaman kavramını 4. boyut olarak kabul eden fizikçiler ile 4. boyut olarak kabul etmeyen fizikçiler de var; gerekçeleri ise bu boyutun diğer 3 boyut gibi somut olmamasıymış.. zaman yani 4. boyut, bir şeyi tanımlarken kullanılan en,boy, yükseklik gibi 3 boyuttan biri değildir dolayısıyla bazı çevrelerce kabul görmemesi daha net ifade ile kabul görememesi doğal değil mi ?olayların oluşlarını sıraya koymak gerektiğinde en mantıklısı, zamana göre sıraya koymaktır, zamana ihtiyaç duyulmasının nedeni bu..yani tamamen sıralama ihtiyacından doğmuş bir çözümdür zaman..fiziki olarak zaman en önemli kavramdır; ancak yardımcı kavramdır..fizikçiler, her şeyi / olayı zamanın bir fonksiyonu olarak kullanırlar..bir şeyin nasıl oluştuğu/ değiştiğini zamana bağlı olarak incelerler bir dakikanın 60 eşit saniyeden, 1 saatin 60 eşit dakikadan ve bir günün 24 eşit saatten oluşmasına karar verilmesi tamamen insanların takdiridir.... (yani allah dünyayı bilmem kaç insan gününde yaratmış )varsayım , saniyeden başlar , şimdi zamanı 4. boyut kabul etmeyenlere gülerim, hele fizikçiyse hem gülerim hem üzülürüm..bilim varsayımlara dayalıdır, meraka - sorgulamaya dayalıdır çok esaslı bir örnek vereyim; atom fizikçilerini düşünelim, bu adamlar/kadınlar bomba yapıyor( bomba somut mudur ? hem de nasıl ) nasıl yapıyorlar bombayı, atomun özelliklerini kullanarak , ama sanmayalım ki şimdiye kadar 1 atom bile gözle görülebildi... varsayımlar kuruldu ve sadece çekirdeği olan,etrafındaki yörüngelerde elektron dolaşan model en tutarlı model çıktı..her şey hala bu varsayıma göre yapılır..niçin? çünkü bu varsayımı diğer varsayımlardan daha fazla destekleyen olay var, o kadar.. bir gün biri çıkıp yeni bir varsayımı , şimdiki varsayımın doğrulanırlığından daha doğrulanır kılana kadar bunu kullanmaya devam edecek fizikçiler...bilime göre soyut ve somutu din adamı edasıyla değerlendiren fizikçilere üzülüyorum..fizikçilerin güzel varsayımcılığını konu alan bir fıkra anlatmak isterim ; bir entegre tavuk tesisi sahibi adam var..kar yapamıyor çünkü en çok para ve zaman harcayan olay tavukların tüylerinin yolunması olayıdır..bunun için ben uğraşmayayım, bilim adamlarına sorayım diyor,önce ziraatçiye gidiyor..ziraatçi diyor ki buna şöyle böyle yem yedirelim, ilaçlı falan,tüyü çıkmasın... deniyolar, tavuklar mutant gibi oluyor.. adam daha bir batıyor sonra fabrika sahibi kimyacıya gidiyor kimyacı diyor ki bunları bi çözeltiye batıralım, tüyleri dökülsün kolayca... adamın ziraatçiden ağzı yanmış, kimyasal istemem diye çıkıp fizikçiye gidiyor..diyor ki böyle böyle..son çarem sizsiniz fizikçi kendine gayet güvenli diyor ki,tamam..ben hallederim ama düşünmem lazım adam tamam diyor 1 hafta sonra fizikçi arıyor adamı,gel çabuk buldum diye..adam koşa koşa gidiyor..fizikçiler oturmuş toplantıda,adamı buyur ediyolar,adam hevesli hevesli..biliyordum sizin bulacağınızı diyor ..bizim profesör tamam diyor, dinleyin şimdi...eee şimdi efendim,küp şeklinde bi tavuk olduğunu düşünürseeeeek fizikçiler hemen hemen her şeyi şöyle düşünürsek, böyle varsayarsak diyerek yola çıkarlar velhasıl kelam, dogmalarla nereye gidiyorsun be arkadaş ! sevgiler Ae Elaşina Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 06-05-06 03:30 . |
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006 Ülke / Şehir: Denizli
Mesajlar: 611
| İnanana saygı! SAYIN B.C . Dini konularda yazı yazarken biraz düşünün.İnanmasanızda inançlara karşı saygılı olun.İnanan insanlar nereye gittiklerini biliyor peki sen nereye gidiyorsun arkadaş? __________________
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor! Atilla Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 06-05-06 09:59 . |
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 1,026
| Aptallık... Dinin kökeni bu kadar basit değildir. Dini iki yönde ele alabiliriz, hatta üç yönden: 1-Felsefi ve inanç esasları yönünden 2-Toplumsal etkisi, toplumu yönlendirmesi açısından 3-Toplumun değerleri, bir ulusun ya da grubun inandığı, kutsallık yönünden -Din sadece dogmaları yıkmamak, körlük falan değildir. Din bir sığınak gibidir. Yoksulluk, gelecek kaygısı, yok olma korkusu, cennet isteği, hayatın bitmesini istememe... din, ruhsuz bir dünyanın ruhu; ezilenlerin iniltisi, kalpsiz bir dünyanın kalbidir. din halkın afyonudur (K. Marx) -aynı zamanda egemen sınıfların kullandığı bir olgudur. Bkz: Demirel örneği... -aynı zamanda bir kültürdür: bayramlar, kıyafetler vesaire... .......................... Din etkisini neden en çok geri kalmış şehir proletaryası, yarı-proletarya ve köylü kitlesi üzerinde göstermektedir? Burjuva ilerici aydınları, radikaller ve burjuva maddecileri bu soruya "cahil oldukları için" diye cevap verirler. O zaman da "kahrolsun din, yaşasın dinsizlik! Ateist görüşleri yaymak başlıca görevimizdir"- diye haykırmaya başlarlar. Marksistler ise, bunun doğru olmadığını, aldatıcı bir görüş olduğunu, dar görüşlü burjuvaların fikri olduğunu söylerler. Bu görüş dinin kökenini yeterince açıklamaz, açıklar da, maddeci biçimde değil, ülkücü biçimde açıklar. Modern kapitalist ülkelerde bu kökler genellikle toplumsaldır. ........................... (Lenin, Proleterya Partisinin Din konusundaki Tutumu) __________________
“İşçinin milliyeti ne Fransız, ne İngiliz ne de Alman’dır, onun milliyeti emektir, özgür köleliktir.” "İşçinin vatanı yoktur" (Karl Marx) |
| #9 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 1,226
| Alıntı:
Aptallık ne ölçüde ceza kapsamına alınabilir?bunu bilemem.Ama ne ölçüde girerse girsin bu cezayı biz veremeyiz size. Özgürlükleri için kelle koltukta mücadele veren insanlar diyorsun sizler nerde verdiniz bu mücadeleyi?suan bile dünya üzerinde öldürülenlere öldürenlere bak.nerdesiniz?Sizler bu işin edebi kısmında varsınız ve ancak burda olabilirsiniz. hiçbir şeyden haberi olmayan birşeylere karşı olmaya çalışan laf ebeliğinde üstüne olmayan ancak herhangi bir harekette heran kaçmaya hazır, savaşmak ölmek mücadele etmek gibi kavramları sadece sözlükte bir kelime zanneden insanların ancak edebiyat parçalaması elbetteki şaşırtıcı değil. Dünya üzerinde nerde öldün?nerde öldürdün?nerde acı çektin?nerde mücadele ettin?neden bahsediyorsun? | |
| #10 | ||
Ayrıldı
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 1,464
| Alıntı:
bir insanın bir yazısından gen haritasını nasıl da hızlı çıkarttınız, kutlarım..sözde tespitleriniz, önyargı timsali ithamlarınız açık küfür ve hakaretten daha ağır.. kimin ne tür faaliyetler içinde olduğunu hiç birimiz bilemeyiz örneğin siz gerilla birlikleri komutanı mısınız efendim ? sevgiler Ae Elaşina Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 07-05-06 00:28 . | |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bunlar da benim beğendiklerim. | petricli | Arşiv | 153 | 29-08-06 02:12 |
| Bilgisayar mühendisi arkadaş! | ibra | Arşiv | 13 | 23-08-06 09:25 |
| DEHAP nereye koşuyor!!! | TGTci | Türkiye Siyaseti | 1 | 28-06-06 23:02 |
| İki anı. Nereden nereye? | canugur | Dünya Siyaseti | 44 | 11-04-06 14:36 |
| Nereden nereye gelmişiz!.. | petricli | Arşiv | 1 | 03-06-05 12:29 |