Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Türkiye Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Türkiye'nin ana çelişkisi nedir ?

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler


Anket Sonuçlarını Göster: Türkiye'de ana çelişki kimler arasındadır ?
Burjuvazi ile Bürokrasi arasında...8 88.89%
Burjuvazi ile İşçi sınıfı arasında...3 33.33%
Multiple Choice Poll. Oy Verenler: 9. Bu ankete oy veremezsiniz

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski23-03-08, 23:41  #1
Aristo
Moderator
 
Aristo'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Ülke / Şehir: Dünya'da bir yerdeyim...
Mesajlar: 2,216
Türkiye'nin ana çelişkisi nedir ?



Arkadaşlar Türkiye'de ki ana toplumsal / sınıfsal çelişki nedir ?

Bir takımın dediği gibi Burjuvazi ile Bürokrasi arasında mı ?

Yoksa klasik Marksizme göre Burjuvazi ile İşçi sınıfı arasında mı ?

Ya da her iki çekişki de geçerli midir de zaman zaman dozajları değişmektedir ?

Not: Sınıf savaşından söz ediyorum, "sınıf savaşı da ne" ya da "Laikler ile Gerici Dinciler" diyenler yazmasın lütfen...
__________________
"Gerçekleri yazmak, insanlara bir şeyler öğretmeye çalışmak, insanları düşünmeye, kendilerine dayatılanları yutmamaya yönlendirmek en ağır suç sayılıyor artık!" E.Ardıç.
Aristo is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski24-03-08, 00:10  #2
MK DEVRİM
 
MK DEVRİM'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 3,205

Sayın aristo,
Ülkemiz sanayisi gelişmediği yada birilerince gelişiminin önüne
geçildiği için buna paralelel olarak bir işçi sınıfının gelişmişliğinden
vede sermayeye kafa tutabilcek bir yapıda olduğundan söz edemiyorum.
Tam anlamıyla,Burjuva ile işçi sınıfı çelişkisinden söz edemeyiz.
12 eylül ile birlikte işçi sınıfının güçlenmesi bilinen yöntemler ile
engellenmiştir.
Bunun yanında;Bürokrasi ile burjuva arasındada bir çelişki göremiyorum.
Bürokrasiyi belirleyen burjuva olduğu için;bir çelişkiden söz etmek mümkün
değil.Bazı dönemlerde suni olarak böyle bir çelişki varmış gibi gösterilsede.
Genel anlamda bu çelişkinin varlığı olanaksız.
Aslında en büyük sorunumuz bir sistem kaosu yaşanması.
1938 den sonraki 2li anlaşmalar ve yabancı burjuvanın ulusal burjuvayı
eline geçirip onu istediği gibi idare ettiğinden dolayı ulusal burjuvamızda
uluslararası arenada söz sahibi olamıyor.Büyük amcalarının istediği
şekilde işlerini yürütmek zorunda.
Kısacası bu bağımlılıktan dolayı kendimize has bir çelişkimiz bile olmuyor
Emekçiler azınlıkta olmasına rağmen bir Emek, sermaye çelişkisi doğaları
gereği her zaman olacaktır.
Ülkemizde emekli ve işsiz nufusu çalışandan fazla olduğu için.İşçilerin
iktidara talip olması gerçekten çok zor.
Bu göstergelerden dolayı anketinizdeki şıklardan birini seçemedim.

MK DEVRİM Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 24-03-08 00:12 .
MK DEVRİM is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski24-03-08, 00:31  #3
Aristo
Moderator
 
Aristo'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Ülke / Şehir: Dünya'da bir yerdeyim...
Mesajlar: 2,216

Ben emek-sermaye çelişkisinden çok sermaye-devlet çelişkisi görüyorum.

Sermaye ekonomiyi ele geçirdi tabiatı gereği, fakat ne zaman partileşti, siyasallaştı ve başta devlet olmak üzere üstyapı kurumlarını da ele geçirmeye niyetlendi, işte o zaman devleti kuranlar ve onu sahiplenenler sınıfının direnciyle karşılaştı ki Sermayeyi yaratan da gene bu sınıftı !!! Diyalektik işte...

Neyse, asıl çelişki devleti babalarının malıymış gibi görenler, yani aşırı korumacı devletçiler (Bürokrasi ipi çekiyor) ile sermaye arasındadır !!!

Yoksa geçmişte yaşanan askeri darbelerden tutunda son günlerdeki çete haberlerine, nasıl açıklarsınız olanları ?

Sermaye ile Bürokrasi çatışıyor, halk şimdilik (57 yıldır da) sermayeden yana !!!
__________________
"Gerçekleri yazmak, insanlara bir şeyler öğretmeye çalışmak, insanları düşünmeye, kendilerine dayatılanları yutmamaya yönlendirmek en ağır suç sayılıyor artık!" E.Ardıç.
Aristo is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski24-03-08, 00:54  #4
KoLHoZ
 
KoLHoZ'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 453

Burjuvazi ile işçi sınıfı arasınaki çelişkilerin Türkiye'de olmadığını söylemek bir kere çok büyük bir yanlış olur. Evet dünyanın her ülkesinde olduğu gibi TÜrkiye'de de emek-sermaye çelişkisi var oldu varolmaya devam ediyor. Bu madalyonun belki bugün için görünmeyen yüzü. Görünen yüzünde ise geleneksel otoriter devlet anlayışını savunan güçler ile ABD nin BUGÜNKÜ politikalarının TÜrkiye şubesi AKP arasında şiddetli bir egemenlik savaşı var. Kuşkusuz ki AKP bugün ABD için varolanlar içerisinde en uygun olanı. TÜSİAD da her ne kadar son zamanlardaki türban tartışmalarından dolayı tavır alıyor görünse de kendi menfaatlerine en uygun politikaları yürütecek olan partinin herşeye rağmen AKP olduğunun bilincinde. Bu yüzden TÜSİAD da bugün için AKP nin tarafındadır. Aslında TÜSİAD ın tutumuna bağlı olarak ayrıca bir değerlendirme yaparsak, TÜrkiye burjuvazisi bugüne kadar devlete hakim görüntü çizen geleneksel ulusalcı kesim ile TSK ile kimi zaman gizliden kimi zaman açıktan bir sürtüşme yaşamaktaydı yaşamaya da devam ediyor. Evet Türkiye'de her ne kadar hakim güç büyük burjuvazidir desek de bir İngiliz bir Fransız burjuvazisi ile karşılaştırdığımızda durumun çok da öyle olmadığını görebiliriz. Bu yüzden aslında yaşanan süreci ılımlı islamcılarla geleneksel kemalist anlayışı savunanlar arasında bir savaş olarak görsek de öte yandan TÜrkiye burjuvazisinin de gelişiminin önünde engel olarak gördüğü merkezi otorite ile alenen olmasa da bir mücadelesi olarak görebiliriz. Örneğin bir Kürt sorununun çözüme kavuşması Türkiye'deki büyük burjuvazinin uzun vadede işine gelecek bir durumdur. Bu noktada TSK nın geleneksel tutumu burjuvazi için bir problemdir. Bütün bunların ışığında toparlayacak olursak AKP nin ilk iktidar döneminde coşkuyla destek veren TÜrkiye burjuvazisi 22 temmuz sonrası yaşanan gerilimlerle AKP ye sitem etse de bir süre daha AKP den vazgeçmeyecektir.

Diğer cepheye bakacak olursak 22 temmuz öncesi TSK-CHP-MHP diğer ulusalcı parti ve sivil toplum örgütleri arasında özellikle Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşanan ittifakta bugün bir çatırdama söz konusu. Özellikle Türban yasası söz konusu olmaya başladığı dönemde TSK nın o her zamanki tavrının aksine suskun tavrı herkesi şaşırtmıştır. Ardından gelen sınır ötesi operasyon TSK ile AKP arasında şimdilik bir uzlaşma sağlandığının (ABD öncülüğünde) açıkça göstergesidir. Yine son Ergenekon operasyonları kapsamında AKP nin sergilediği tutumlara TSK nın sessizliğini bozmaması ABD nn dünya ülkeleri üzerinde oluşturmaya çalıştığı YENİ DERİN DEVLET ANLAYIŞINI ses çıkarmayacağını gösteriyor.
Önümüzdeki günlerde devlet içerisindeki hakimiyet mücadelesinin daha da kızışacağı muhtemel. Bu süreçten AKP mi karlı çıkar yoksa Türkiye kaosa mı sürüklenir herhangi bir kesin yargıda bulunmak yanlış olur. Ancak halkın kazançlı çıkmayacağı açık.
__________________
Bir bebekten bir katil yaratan karanlık sorgulanmadan hiçbirşey yapılamaz. -Rakel Dink-

KoLHoZ Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 24-03-08 01:00 .
KoLHoZ is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski24-03-08, 00:55  #5
MK DEVRİM
 
MK DEVRİM'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 3,205

[quote=Aristo;378491..

Neyse, asıl çelişki devleti babalarının malıymış gibi görenler, yani aşırı korumacı devletçiler (Bürokrasi ipi çekiyor) ile sermaye arasındadır !!!

Yoksa geçmişte yaşanan askeri darbelerden tutunda son günlerdeki çete haberlerine, nasıl açıklarsınız olanları ?

Sermaye ile Bürokrasi çatışıyor, halk şimdilik (57 yıldır da) sermayeden yana !!![/quote]
Aşırı korumacı devletçiler nerede sayın aristo?
Okullar, hastaneler ve hatta güvenlik şirketlerini dahi aşırı devletçiler
özelleştirirmi?Haberleşme dahil en büyük devlet kuruluşlarının
satılmasına devletçiler göz yumarmıydı?
Devletçi zihniyet yerel yönetimlere bu kadar yetki verirmi?
Devletçi zihniyet bankaların bırakın özelleşmesine,yabancılara
satılmasına izin verirmi?
Devletçi bir zihniyet İMKB nin %75 inden fazlasını yabancıların
eline geçirmesine asla izin vermez.
Tüm bu saydıklarımın ve yaşanan askeri darbelerin dayanağı
dışa bağımlılıktan başka bir şey değil.
İkili anlaşmaların başlangıç tarihi itibarı ile birlikte ulusal bürokrasi
yada devletçi bürokrasi diye pek bir şey kalmamıştır.
MK DEVRİM is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski24-03-08, 01:15  #6
ferroburak
 
ferroburak'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 273

Alıntı:
Sayın Aristo şöyle demiş:

Mesajı Göster
Ben emek-sermaye çelişkisinden çok sermaye-devlet çelişkisi görüyorum.

Sermaye ekonomiyi ele geçirdi tabiatı gereği, fakat ne zaman partileşti, siyasallaştı ve başta devlet olmak üzere üstyapı kurumlarını da ele geçirmeye niyetlendi, işte o zaman devleti kuranlar ve onu sahiplenenler sınıfının direnciyle karşılaştı ki Sermayeyi yaratan da gene bu sınıftı !!! Diyalektik işte...

Neyse, asıl çelişki devleti babalarının malıymış gibi görenler, yani aşırı korumacı devletçiler (Bürokrasi ipi çekiyor) ile sermaye arasındadır !!!

Yoksa geçmişte yaşanan askeri darbelerden tutunda son günlerdeki çete haberlerine, nasıl açıklarsınız olanları ?

Sermaye ile Bürokrasi çatışıyor, halk şimdilik (57 yıldır da) sermayeden yana !!!

Devleti babasının malı gibi görenler statükoculardır, iktidarlar ve onların 'Osmanlıca' cisimleşmesi, kişiler değil!

Ha birde seçmen Akp'ye oy vererek Nato'ya karşıyım mesajı vermiştir!

Engel çıkaranları teşhir:
http://www.sol.org.tr/index.php?yazino=27235
__________________
Elhamdülillah Sömürgeyiz diyen
Aa-Ke-Pe'yi İstemiyoruz

ferroburak Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 24-03-08 01:37 .
ferroburak is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski24-03-08, 06:41  #7
Aristo
Moderator
 
Aristo'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Ülke / Şehir: Dünya'da bir yerdeyim...
Mesajlar: 2,216

Alıntı:
Sayın MK DEVRİM şöyle demiş:

Mesajı Göster
Aşırı korumacı devletçiler nerede sayın aristo?
Okullar, hastaneler ve hatta güvenlik şirketlerini dahi aşırı devletçiler
özelleştirirmi?Haberleşme dahil en büyük devlet kuruluşlarının
satılmasına devletçiler göz yumarmıydı?
Devletçi zihniyet yerel yönetimlere bu kadar yetki verirmi?
Devletçi zihniyet bankaların bırakın özelleşmesine,yabancılara
satılmasına izin verirmi?
Devletçi bir zihniyet İMKB nin %75 inden fazlasını yabancıların
eline geçirmesine asla izin vermez.
Tüm bu saydıklarımın ve yaşanan askeri darbelerin dayanağı
dışa bağımlılıktan başka bir şey değil.
İkili anlaşmaların başlangıç tarihi itibarı ile birlikte ulusal bürokrasi
yada devletçi bürokrasi diye pek bir şey kalmamıştır.
Evet sayın MK DEVRİM,

Vermediler zaten, vermemeye çalıştılar desem daha doğru olur, ama başarılı olamadıkları apaçık ortada...

27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, Özal Suikasti, 28 Şubat, 27 Nisan... Bunlar Bürokrasi'nin hamleleri, fakat ardı sıra gelen seçimler ya da sağcı siyasi oluşumlarda Burjuvazi'nin tepkisi...

Bi konu açmıştım Ekonomi bölümünde; Türkiye nasıl kalkınır başlığı ile...

Soru şuydu: Türkiye nasıl kalkınır ? Elimizde ise iki seçenek vardı:

1. Dışa açık, entegrasyoncu ve serbest piyasaya dayalı ekonomik görüş ile...

2. Korumacı, ulusal, müdahaleci ve devletçi görüş ile...

Unutmayalım ki her iki görüşde Kapitalizmin farklı birer yorumudur !!!

demiştim.

İşte bu iki farklı görüşte Burjuvazi ile Bürokrasi'nin anlayışları...

Bilmem anlatabildim mi ?
__________________
"Gerçekleri yazmak, insanlara bir şeyler öğretmeye çalışmak, insanları düşünmeye, kendilerine dayatılanları yutmamaya yönlendirmek en ağır suç sayılıyor artık!" E.Ardıç.
Aristo is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski24-03-08, 16:10  #8
ferroburak
 
ferroburak'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 273

Devlet sınıflar üstü değildir..
__________________
Elhamdülillah Sömürgeyiz diyen
Aa-Ke-Pe'yi İstemiyoruz
ferroburak is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski24-03-08, 18:21  #9
YOL
Genel Moderatör
 
YOL'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 1,649

Alıntı:
Sayın Aristo şöyle demiş:

Mesajı Göster
Yoksa klasik Marksizme göre Burjuvazi ile İşçi sınıfı arasında mı ?
Sn. Aristo, bana klasik Marksizmden kastınızı açıklar mısınız?
__________________
Daha çok özgürlük; Daha çok demokrasi; Daha çok zenginlik; Daha çok adalet; Daha çok eşitlik...
YOL is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski24-03-08, 19:34  #10
İvanov
 
İvanov'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2007
Ülke / Şehir: Ankara-İstanbul
Mesajlar: 1,857

Devlet-Sermaye ilişkisi frankenstain hikayesine ne kadar da benziyor aslında

Bu devlet, sermaye rahatça serpilsin diye "Mübadele" yaptı, "Varlık Vergisi" çıkardı, 6-7 eylülü tezgahladı, Liberalizme kapıyı tümden açabilmek için 12 eylül yaptı, ama yine de bazılarına yaranamadı.

Sermaye kendi yaratıcısını yok saydı, kendini başkalarına sattı.
Devletin içine kendi adamlarını yerleştirdi, kafasına göre iktidar değişiklikleri yaptı..

Ancak yine de "ilk sahiplerini" tamamen yok etmeyi başaramadı.
Hala uğraşıyor.

Son olarak ; Sermaye güçlü, (fakat kendine karşı zayıf) bir iktidar ister, her zaman için.
__________________
Dünyada 3 şey vardır ; Tanrı, vergi ve bu ikisine duyulan saygı - Woody Allen

Sen benim güldüğüme bakma
Nefret ediyorum senden hala
İvanov is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Türkiye'nin Temel Sorunu Nedir ? uye Türkiye Siyaseti 26 05-05-08 16:28
Türkiye'nin kitap okuma alışkanlığı üzerine... uzeyir_k Konu Dışı 5 20-03-08 19:11
Türkiye'nin terörizmle kararlı mücadelesi helindem Türkiye Siyaseti 0 13-02-08 09:38


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 22:37.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz