Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Bilim > Bilim (Genel) ve Rasyonel Bilimler

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Nükleer Santraller

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Bilimsel kavramlar-Mantık, Matematik, Hukuk


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski24-03-08, 03:43  #1
Usyolu
Yazar Adayı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 10
Nükleer Santraller



Özellikle çevrecilerin nükleer santralleri lanetlemesi çarpıcıdır. Termik santraller sera gazı püskürtür. Hidroelektrik santralleri ilk bakışta doğayla barışık görünse de kilometrelerce kare bölgeyi suya gömer. Ekosistemi sarsar. Aslında çevrecilerin “tarafında” olan biricik ana enerji kaynağı nükleer santrallerdir. Kömür santralinden daha fazla yer kaplamaz. Çevreyle tek ilişkisi saldığı “su buharı”dır.

Elektrik tüketiminden tasarruf edilmesi için uyarılar yapılır. Kömür santrallerinin ve benzerlerinin daha az sera gazı salması amaçlanmıştır. Geçmiş yıllara bakıldığında tüketim gittikçe artmış. Fütüristlerin öngördükleri geleceğe bakın; Daha otomatik eşyalar olacak. Robotların yetenekleri artacak ve kullanım alanları artacak. Robot hizmetçiler bilindik şeyler. Bina duvarları, istenen manzarayla aydınlanacak. Maglev gibi elektrikli ulaşım araçları gelişecek. Fütüristlerin öngördüğü geleceğin ortak paydası “elektrik tüketiminin çok artacağı”. Bilgisayar işlemcilerinin transistörlerinin küçültülmesinde teknik sınırlara yaklaşıldığını düşünenler var. Acaba, teknolojinin gelişmesinde yeni sınırlar rüzgar türbinleri mi olacak dersiniz. Zorlama üreteceği elektriği mümkün olduğunca tutumlu kullanmak durumunda kalındığından teknolojiye yatırım yapmak anlamını yitirecektir. Elektrik tüketimi azalmayacak! Kömür santralinin yerini ancak nükleer santralle doldurarak küresel ısınmanın engellenmesine katkı yapmış oluruz. Rüzgar enerjisinden verimli faydalanma konusunda örnek gösterilen Almanya 17 000’den fazla türbiniyle 18,10 GW elektrik üretmektedir, on yedi tane nükleer santrali ve diğer ana enerji kaynaklarından yararlanmasının üstüne.

“Nükleer santral tehlikelidir. Patlayabilir, radyasyon sızdırabilir.” önyargısı kolay yayılmıştır. Suyun “kontrolden çıkarak” aşırı ısınarak kazanını yırtması, olabilecek tek patlamadır. Batı ülkeleri 1957’de bu kazayı ilk kez yaşadıktan sonra koruma kabuğu ve yedek soğutma suyu kanalları standardı getirdi. Güvenlik yatırımı %40 artmış oldu. Bu beton kubbe uçak düşmesinde dahi çatlamamak üzere geliştirilmiştir. Doğu tipi reaktörlerde maliyetten kaçınıldığından koruma kabuğu olmaması yakın geçmişte dert olmuştur.

Columbia uzay mekiği atmosferde yandı. Bazen fark edilmeyen ayrıntılar, eksik hesaplar, bazen de şansızlık dramlara neden oluyor. “Uzay yolculuğu çok tehlikelidir, bir daha mekik gönderilmesin” mantığı abartılı duygusallığın ürünüdür. Deneyimlerden dersler çıkarılarak iyileştirmeler yapılmasaydı, hala taş devrinde olunurdu. Güneş pilleri şimdilik yetersiz verimdedir. İlerleyen zamanda güneş enerjisini çok yüksek verimde yararlanabilmenin yolunu kuramsal olarak bulunduğunu düşünelim. Enerjinin depolanması filan riskli olduğu veya kaza olursa yüksek enerji boşalmasına yangınlara sebep olacağı fark edilsin. Belki de yapısı gereği çok hassas olacaktır, bozulduğunda tüm şebekede hayat duracaktır. “Güneş enerjisi tehlikeliymiş, vazgeçelim” önerisi kaç taraftar toplayacaktır. Acaba tahmin edilebilen tersliklere özenle tedbir alarak, güçten yararlanmak mantıklı gelmiyor mu?

1000 MWe gücündeki kömür santrali yılda 6,5 milyon ton karbon-dioksit atık üretir. Nükleer santral yakıt olarak uranyum-dioksit kullanır. 1000 MWe eş güçteki santral yılda yaklaşık 30 ton yakıt kullanır. Yıl sonunda bu kadar atık olur. Yakıtın yoğunluğu yüksektir. Sadece 7,3 metreküp hacim kaplar. Kömür santraliyle kıyaslandığın 250-300 bin kere daha az kütlede atık bırakır, bu atık 70-80 milyon kez daha az yer kaplar. Santraller, 50 yıllık ömürleri boyunca biriktirecekleri atığı alacak havuzlarıyla birlikte yapılmaktadır. ABD’de, şimdilik gömerek jeolojik tasfiye edilmesi görüşü ağır basmaktadır. Atık %96,4 değerli uranyum ve plütonyum içermektedir. Fransa başta bazı Avrupa ülkeleri ve Japonya atığı işleyerek bu maddeleri tekrar kazanmakta ve bunu yakıt olarak yeniden kullanmaktadır. Neredeyse devridaim makinesi değil mi! Ama yine de atığın işgal edeceği yer soru işaretlerine neden oluyorsa şu örnek tatmin edebilir; Türkiye’nin 2005 yılında tükettiği elektriğin hepsi 1000 MWe gücündeki 23 nükleer santralden sağlanabilir. Bunlar 20 yıl boyunca çalıştıklarında biriktirecekleri atık 3400 metreküp yer tutar. Olimpik ölçülerinde ve 10 metre derinliğindeki bir havuzda korunabilir.

“Batı ülkeleri yeni nükleer santraller yapmaktan vazgeçti. Çünkü atık tasfiyesi sorunu var. Elektrik maliyeti yüksektir.” savları oltaya gelmeye genelde yetiyor. ABD yıllarca 103, Fransa 59 tane yaptıktan sonra yeni mi akılları başlarına gelmiş. Bu mühendislik öngörüsüyle nükleer reaktör yapacak bilgiye erişmeleri bile hayret verici. ABD, üreticilerden KWh başına 0,1 cent alarak jeolojik tasfiyesi için yeterli finansmanı sağlamaktadır.

Bu arada çok daha yakında, önümüzdeki yüzyılda sorun olacağı saptanan kömür, doğalgaz atıklarını tasfiye edememenin maliyeti ne olacak!

Bill Gates yurtdışına yatırım konusunda “Gelecek yıllarda satışların artacağı yerlerin gelişmekte olan ülkeler olacağını çünkü bunların stoklarında pek bilgisayar olmadığından ABD ve Avrupa’da olduğundan daha büyük işler yapılabileceğini” belirtmiş. Başka şirketlerin de bundan daha az mantıklı davranmayacağı açık. Çin’e akın ediyorlar. Sanayisi gelişen ülkelerin elektrik tüketimi de artıyor. Stokunda hiç nükleer santrali bulunmayan ülkeler yeni müşteriler oluyor. Fransa elektriğinin 4/5’ini zaten nükleerden üretip ucuza sunuyor. Yeni bir tanesine ihtiyaç duymadığından sipariş etmiyorsa, çok anlaşılmaz değildir. Doymuş pazar. Nükleer santrallerinin güzel yanı bu zaten; Yetmiyor olsaydı bir çekiciliği olmazdı!

Nükleer santralden söz açıldığında alternatifiymiş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına sarılan romantiklerin ağzı yoklanıldığında çoğu görüntü kirliliğini de dert eder. Şimdiden çatılardaki antenler, güneş ısıtma sistemleri böyle etiketleniyor. On binlerce güneş paneline katlanabileceklerinden emin olunamaz. Binlerce türbinin yaratacağı gürültü kirliliği bir süre sonra da hoş karşılanacak mı?

Bir de doğallık saplantısı ilginçtir. İnsanlar tarım yapmayı ilk öğrendiklerinde artık neyin yetişeceğine karar verir oldular. Dönemin muhalifleri sadece kendiliğinden yetişmiş sebzelerin, meyvelerin yenmesi için bayağı mücadele etmiş olmalılar. Alışılagelmişin dışındaki bu yöntem onlara hiç doğal gelmemiştir. Belki mağaralardan çıkıp taş evler yapılmaya başlanmasını da garip karşılayanlar olmuştur. Güneş enerjisini sağlayan çekirdek tepkimeleridir. Doğal fizik yasalarının sonuçlarıdır. Nükleer enerjide doğaüstü fizik işlemez yani.

Zamanında batı ülkelerinde kömür ve petrol santrallerinin yapımlarının sürdürülmesi nükleer santrallerin geliştirme çalışmalarına sekte vurmadı. Neden nükleer santrallerle ihtiyacı karşılamak, güneş enerjisi verimini arttırma çalışmalarını zora soksun.

İşte ABD’nin 2005 yılında KWh başına elektriğin cent cinsinden maliyetleri; Petrol 8,09, Doğalgaz 7,51, Kömür 2,21, Nükleer 1,72. Fransa, AB’nin desteğiyle 2005 yılında ilk füzyon reaktörünün inşaatına başladı. Güneşteki tepkimeler taklit edilecek. İlerde daha ucuz ve yüksek enerji elde edilecek.

Nükleer enerji lobileri var. Karşıt insanlar, yarattıklarını düşündükleri bilgi kirliliğine bağışık olduklarına inanır. İnsanlardaki nükleere olan “doğal” antipati fırsatı sayesinde, rakip doğalgaz, petrol lobilerinin işleri çok kolaylaşmaktadır.

Bu yazının hazırlanmasında www.nukte.org , http://www.ressiad.org.tr adreslerinden de yararlanılmıştır.
__________________
http://usyolu.blogspot.com/

Usyolu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 31-03-08 02:40 .
Usyolu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski27-03-08, 23:04  #2
umbrasword
 
umbrasword'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 1,409

- Tüm dünya salak, bir akıllı biziz. Gelişmiş ülkeler nükleer santrallerini ivmelendrerek artırırken biz şunu bunu tartışalım.
__________________
KÜRT'ÜN TÜRK'TEN BAŞKA DOSTU YOKTUR...
umbrasword is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-04-08, 19:40  #3
oguzoglu
 
oguzoglu'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 2,340

Alıntı:
Sayın umbrasword şöyle demiş:

Mesajı Göster
- Tüm dünya salak, bir akıllı biziz. Gelişmiş ülkeler nükleer santrallerini ivmelendrerek artırırken biz şunu bunu tartışalım.

Bu durum; genelde hakim ülkemize...
__________________
tek gerçek ben'im.
oguzoglu is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-04-08, 20:37  #4
Lupen
 
Lupen'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2008
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 177

Nükleer santraller çevreye zararlıdır. Bile bile bu güzelim dünyayı maffediyorlar.

Çernobil'i unutmayınız...

Saygılarımla...
__________________
"Ya istiklâl, ya ölüm!"

Elenorin Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 29-04-08 21:40 .
Lupen is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Nükleer santral ve enerji gündemi Antioksidan Türkiye Siyaseti 68 23-04-08 18:53
Nükleer enerji konusunda ne düşünüyorsunuz? AnTiMaSKe Konu Dışı 17 25-01-08 19:03
İran Büyük Elçisinden Nükleer Program!!! Anti-Kahve Dünya Siyaseti 14 03-04-07 18:22
Nükleer "Gelecek" Engellenecek! küçükkarabalık Türkiye Siyaseti 52 12-01-07 16:18
Nükleer Silahlar’ın Uluslararası Hukuk’taki Yeri insight Dünya Siyaseti 3 26-06-06 21:00


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 21:06.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz